Neml Suresi 13. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

13. Ayet

فَلَمَّا جَٓاءَتْهُمْ اٰيَاتُنَا مُبْصِرَةً قَالُوا هٰذَا سِحْرٌ مُب۪ينٌۚ

Nitekim âyetlerimiz kendilerine gerçeği gösterecek biçimde gelince, “Bu apaçık bir sihirdir” dediler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Delillerimiz, gözle görünür bir surette onlara gösterilince bu, apaçık bir büyü dediler.

Besim Atalay (1965)

Apaydın belgelerimiz, onlara vardığında, dediler ki: «Bu açık bir büyüdür!»

Cemal Külünkoğlu

Mucizelerimiz onların gözleri önüne serilince: “Bu, apaçık bir büyüdür” dediler.

Cemil Said (1924)

Bizim mu’cizelerimiz âşikâr bir sûretde gözlerine görindiği vakit "Bu şübhesiz sihirdir" didiler.

Diyanet Vakfı

Mucizelerimiz onların gözleri önüne serilince: «Bu, apaçık bir büyüdür» dediler.

Edip Yüksel

Onlara açıkça görünen mucizelerimiz geldiğinde, "Bu apaçık bir büyüdür," dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bu suretle âyetlerimiz hakıkati gözlerine sokarak vardığı vakıt onlara bu apaçık bir sihir dediler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Bu şekilde âyetlerimiz onların gözleri önüne serilince, "Bu apaçık bir sihirdir" dediler.

Emrah Demiryent

Onlara (Firavun ve kavmine), bütün açıklığıyla mu‘cizelerimiz gelince, “Bu, apaçık bir sihirdir!” dediler.

Abdullah-Ahmet Akgül

Vaktâki (bütün mucizelerimiz ve) ayetlerimiz onlara, gözleri önünde sergilenmiş olarak gelince (yine) dediler ki: "Bu, apaçık olan bir büyüden ibarettir."

Erhan Aktaş

Onlara, gerçeği ortaya koyan ayetlerimiz¹ gelince, “Bu apaçık sihirdir.” dediler.

Eski Anadolu Türkçesi

pes ol vaķt kim geldi anlara āyetlerümüz görici eyittiler “uşbu cādūlıķdur bellü.”

Hasan Basri Çantay

Vaktaki âyetlerimiz böyle parlak (ve vazıh) olarak onlara geldi, «Bu, apaçık bir büyüdür» dediler.

Hayrat Neşriyat

İşte mu'cizelerimiz onlara (hakikati) açıkça gösterir bir şekilde gelince: “Bu apaçık bir sihirdir” dediler.

İhsan Aktaş

Ama ayetlerimiz (kanıt ve delillerimiz) onlara (hakikati) açıkça gösterir bir şekilde gelince: ’Bu açık bir sihirdir’ dediler.

İlyas Yorulmaz

Onlara, gördükleri ayetlerimiz (mucizeler) geldiğinde “Bu apaçık bir sihirdir” derler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Belgelerimiz bütün açıklığı ile onlara erişince: "Bunlar apaçık büyüdür" dediler.

İsmail Hakkı İzmirli

Vaktaki mûcizelerimiz onlara görünür bir halde [⁸] geldi. Onlar «— Bu, apaçık bir büyücülüktür» dediler.

İsmail Yakıt

Mucizelerimiz [âyâtunâ] gözle görülür [mubsireten] bir şekilde kendilerine gelince, “Bu apaçık bir sihirdir” dediler.

Kadri Çelik

Ayetlerimiz onlara bütün aydınlığıyla apaçık olarak gelince dediler ki: “Bu, apaçık olan bir büyüdür.”

Abdullah Parlıyan

Fakat onlara gerçeği, bütün açıklığıyla ortaya koyan mesajlarımız gelince: “Bu apaçık bir büyü” dediler.

Kuran Yolu

Mûcizelerimiz onların gözleri önüne serilince, “Bu, düpedüz bir sihirdir” dediler.

Mahmut Kısa

Böylece Mûsâ, Firavunun karşısına çıkıp ona ilâhî buyrukları tebliğ etti. Fakat Firavun ve adamları inkârda direttiler. Öyle ki, hiçbir şüpheye yer vermeyecek biçimde hakîkati ortaya koyan apaçık mûcizelerimiz onlara ulaşınca, “Bu olağanüstü olaylar, apaçık bir büyüdür!” dediler.

Mahmut Özdemir

Göz görecek şekilde onlara bizim âyetlerimiz geldiğinde: -“Bu açıkça bir sihir” dediler.

Mehmet Çakır

Mucize gösterisi herkesin gözü önünde yapıldı fakat: " Bu bir büyü " deyip geçtiler.

Mehmet Çoban

Ayetlerimiz Firavun ve yanında bulunanlara açıklanınca; gerçeklerimiz karşısında şaşırıp kaldılar. Şaşkınlık içinde dediler ki: "Sihirli sözlerinle bizi etkilediniz. Yaptığınız şey apaçık bir büyüdür."

Mehmet Okuyan

Gerçeği ortaya koyucu delillerimiz kendilerine gelince ‘Bu, apaçık bir büyüdür!’ demişlerdi.

Mehmet Türk

Mûcizelerimiz onlara bütün açıklığıyla gelince: “Bu, apaçık bir büyüdür.” dediler.

Muhammed Esed

Fakat onlara gerçeği bütün açıklığıyla ortaya koyan mesajlarımız gelince: “Bu apaçık bir büyü!” dediler; ¹⁴

Mustafa Çavdar

Nitekim mucizelerimiz açık seçik onların gözlerinin önüne serilince kalkıp; “Bu apaçık bir sihirdir” dediler. 20/9...48, 28/29...36

Ahmet Tekin

Mûcizelerimiz, onların gözleri önüne serilince: “Bu aklı etki altına alan apaçık bir sihirdir” dediler.

Mustafa İslamoğlu

Fakat onlara göz açıcı nitelikteki (mucizevî) âyetlerimiz gelince: “Bu apaçık bir büyüdür” dediler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki, onlara âyetlerimizi, vazihen, (tarik-i hidâyeti gösterir bir halde) geldi. Dediler ki: «Bu apaçık bir sihirden ibarettir.»

Orhan Kuntman

Vaktâ ki onlara; (Firavun ile kavmine, Musa'yı destekleyen) mucizelerimiz aşikar olarak geldi: "Bu ancak apaçık bir büyüdür" dediler.

Osman Fırat

Onlara açıkça görünen âyetlerimiz gelince: "Bu, apaçık bir sihirdir" dediler.

Şaban Piriş

Nitekim ayetlerimiz, gözleriyle görecekleri şekilde, kendilerine gelince:- Bu, apaçık bir sihirdir! dediler.

Satıraltı Meal (1534)

Pes ol vaḳt kim geldi anlara bellü āyetlerümüz, bu ulu cāẕūluḳdur, didiler.

Suat Yıldırım

Mûcize ve belgelerimiz bütün aydınlığıyla apaçık olarak onlara geldiğinde: “Bu besbelli bir büyü! ” dediler.

Süleyman Ateş

Onlara açıkça görünen ayetlerimiz gelince: "Bu, apaçık bir büyüdür" dediler.

Süleyman Tevfik (1927)

Vaktâ ki Mûsâ ile mu'cizâtımız Fir'avn kavmine âşikâr ve bedîhî olarak geldikde "Bu metîn ve âşikâr bir sihirdir" didiler.

Süleymaniye Vakfı

Her şeyi açıkça gösteren belgelerimiz onlara gelince: “Bunlar açık büyüdür” dediler.

Ahmet Varol

Onlara ayetlerimiz açık olarak gelince: "Bu apaçık bir büyüdür" dediler.

Ümit Şimşek

Fakat gözleriyle gördükleri âyetlerimiz kendilerine geldiğinde, onlar yine “Bu apaçık bir büyü” dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte bu şekilde ayetlerimiz göz ve gönül açar bir biçimde onlara geldiğinde şunu deyiverdiler: "Açık bir büyüdür bu..."

Ali Bulaç

Ayetlerimiz onlara, gözler önünde sergilenmiş olarak gelince dediler ki: 'Bu, apaçık bir büyüdür.'

Ali Fikri Yavuz

Vaktaki mucizelerimiz açık olarak onlara geldi: “- Bu meydanda bir sihirdir.” dediler.

Bahaeddin Sağlam

Ayetlerimiz (mucizelerimiz) apaçık olarak onlara geldiğinde: “Bunlar, besbelli bir büyüdür” dediler.

Bayraktar Bayraklı

Mucizelerimiz onların gözleri önüne serilince: “Bu, apaçık bir sihirdir” dediler.