Neml Suresi 3. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

3. Ayet

اَلَّذ۪ينَ يُق۪يمُونَ الصَّلٰوةَ وَيُؤْتُونَ الزَّكٰوةَ وَهُمْ بِالْاٰخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ

2,3. Kur’an, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve ahirete de kesin olarak inanan mü’minler için bir hidayet rehberi ve bir müjdedir.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

O inananlara ki namazlarını kılarlar, zekatlarını verirler ve onlardır ahirete adamakıllı inananlar.

Besim Atalay (1965)

Onlar, namazların kılarlar, zekâtların verirler, ahrete de yakından inan ederler

Cemal Külünkoğlu

Onlar ki, namazı özenerek ikame ederler, zekâtı verirler ve ahirete gönülden inanırlar.

Cemil Said (1924)

O mü’minler ki namâz kılarlar zekât virirler ve âhirete inanırlar.

Diyanet Vakfı

2, 3. Namazı kılan, zekâtı veren ve ahirete de kesin olarak iman eden müminler için bir hidayet rehberi ve bir müjdedir.

Edip Yüksel

Onlar ki namazı gözetirler, zekatı verirler ve ahiret konusunda da kuşkuları yoktur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ki namazı dürüst kılarlar ve zekâtı verirler, Âhırette de onlar yakîn edinirler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Ki o (müminler) namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de kesin olarak iman ederler.

Emrah Demiryent

O (inana) nlar ki namazı (dosdoğru) kılarlar, zekât (sadaka) verirler ve âhirete de kesin olarak inanırlar.

Abdullah-Ahmet Akgül

Ki onlar, namazı dosdoğru kılıp (ikame edenler), zekâtı verenlerdir. Ve onlar, ahirete kesin bilgiyle iman edenlerdir.

Erhan Aktaş

Onlar, salâtı ikame ederler, zekâtı verirler.¹Onlar, ahirete kesin olarak inanırlar.

Eski Anadolu Türkçesi

anlar kim ŧurururlar namāzı daħı virürler zekātı daħı anlar āħirete anlar gümānsuz olurlar.

Hasan Basri Çantay

(öyle mü'minler) ki namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler. Onlar âhirete kat'î kanaat edinenlerin de ta kendileridir.

Hayrat Neşriyat

(O mü'minler) o kimselerdir ki namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler ve onlar âhirete gerçekten kat'î olarak inanırlar.

İhsan Aktaş

Onlar (o mü’minler) ki, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı (toplumun, yoksul, muhtaç ve işsiz kesimine) verirler ve ahirete de kesinlikle inanırlar.

İlyas Yorulmaz

O İnananlar, namazlarını kılarlar, zekâtlarını verirler ve ahiret gününe de en ufak bir tereddütleri ve şüpheleri olmadan inanırlar.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

inananlar ki yalvarıya dururlar, zekat verirler, öbür dünyaya da kanasıya inanırlar.

İsmail Hakkı İzmirli

2, 3. Namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren, âhireti de yakinen bilen mü/minleri doğru yola götürür, Cennet ile müjdeler.

İsmail Yakıt

O (mü’minler ki) namazı dosdoğru kılarlar, arınmak için [zekât] verirler¹ ve ahiret hakkında da kesin iman sahibidirler.

Kadri Çelik

Onlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler ve onlar, ahirete yakin edenlerdir.

Abdullah Parlıyan

O mü'minler ki, namazlarına devamlı ve duyarlıdırlar, zekatlarını da verirler, ahirete de adamakıllı olarak inanırlar.

Kuran Yolu

2-3. Namazı kılan, zekâtı veren ve âhirete kesin bir şekilde iman eden müminler için bir hidayet rehberi ve bir müjdedir.

Mahmut Kısa

O inananlar ki, namazlarını tam bir duyarlılıkla ve düzenli olarak kılarlar, ekonomik ve sosyal kulluğun özel bir örneği olan zekâtı hak sahiplerine verirler ve ilâhî mahkemenin kurulacağı öte dünyanın varlığına tüm kalpleriyle inanırlar.

Mahmut Özdemir

Namaz’ı kılan, Zekât’ı veren, Âhiret’e kesin inananlara!

Mehmet Çakır

2,3. Kuran, Namazını aksatmayan, aklanma vergisini veren ve ahret hayatına inanan sağlamcıların kılavuzu ve güç kaynağıdır.

Mehmet Çoban

Kur’an’ın gösterdiği yola girenler Allah’a, Allah’ın gönderdiği ayetlere inanırlar, ayetlerle bilgilerini bilinçlerini artırırlar. Her türlü kötülükten, her türlü dünyevi kaygılardan arınırlar. Dünya hayatından sonraki ahiret hayatına inanarak yaşarlar. İşte onlar cennetle müjdelenen müminlerdir.

Mehmet Okuyan

Onlar namazı kılar, zekatı verir ve ahirete de kesin bir şekilde inanırlar. [*]

Mehmet Türk

O (Mü’minler) âhirete gönülden inanarak namazı dosdoğru ve devamlı kılar ve zekâtı verirler.¹

Muhammed Esed

o inananlar ki, salâtta devamlı ve duyarlıdırlar, arınmak için verirler ³ ve ahirete de yürekten inanırlar!

Mustafa Çavdar

Onlar ki, namazı hakkıyla kılarlar, zekâtı verirler ve ahirete de şeksiz şüphesiz inanırlar. 2/238, 6/92, 2/267, 9/60

Ahmet Tekin

Mü'minler, namazı erkanına, şartlarına, vaktine riayet ederek âşikâre kılanlar, vicdanlarını, servetlerini, sosyal bünyelerini arındıran, berekete vesile olan zekâtı verenler, özellikle âhiretin varlığını delilleriyle, gerekçeleriyle bilerek kesinlikle inananlardır.

Mustafa İslamoğlu

Onlar ki, namazı hakkını vererek kılarlar, arınıp yücelmek için ödenmesi gereken bedeli öderler;[³²⁷⁸] zira onlar, âhirete gönlü yatarak inananların ta kendisidirler.[³²⁷⁹]

Ömer Nasuhi Bilmen

Öyle (mü'min) kimseler ki namazı doğruca kılarlar ve zekâtı verirler ve onlar ahirete de (evet onlar) kat'i surette inanırlar.

Orhan Kuntman

O müminler ki; namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de gönülden inanırlar.

Osman Fırat

Onlar ki namazı kılarlar, zekâtı verirler ve âhirete de kesin olarak iman ederler.

Şaban Piriş

Onlar, namazı kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de kesin olarak inanırlar.

Satıraltı Meal (1534)

durġururlar namāzı ve virürler zekātı. daḫı anlar āḫirete şeksüz inanurlar.

Suat Yıldırım

O müminler ki namazı hakkıyla ifa eder, zekâtı verir ve âhirete kesin olarak iman ederler.

Süleyman Ateş

Onlar ki namazı kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de kesin olarak inanırlar.

Süleyman Tevfik (1927)

Onlar namâzlarını erkân ve âdâbıyla kılar ve zekâtlarını virir ve âhirete şübhesiz inanırlar.

Süleymaniye Vakfı

Namazı tam kılan ve zekâtı veren müminler için müjdeler içerir. Onlar Ahirete de içten inanırlar.

Ahmet Varol

Onlar namazı kılarlar, zekatı verirler ve onlar ahirete kesin inanırlar.

Ümit Şimşek

O mü'minler ki, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler. Onlar âhirete de kesin şekilde inanmışlardır.

Yaşar Nuri Öztürk

O müminler ki, namazı/duayı yerine getirirler, zekâtı verirler. Ve âhirete tam bir biçimde inananlar da onlardır.

Ali Bulaç

Ki onlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve onlar, ahirete kesin bilgiyle iman ederler.

Ali Fikri Yavuz

O müminler ki, namazı gereği üzere kılarlar, zekâtı verirler; âhireti ancak bunlar hakkıyla tasdik ederler.

Bahaeddin Sağlam

O inananlar ki, namazı tam kılarlar, zekâtı verirler ve onlar ahiret hayatına kesin olarak inanırlar.

Bayraktar Bayraklı

Onlar ki namazı kılarlar, zekâtı verirler ve âhirete de kesin olarak inanırlar.