Neml Suresi 41. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

41. Ayet

قَالَ نَكِّرُوا لَهَا عَرْشَهَا نَنْظُرْ اَتَهْتَد۪ٓي اَمْ تَكُونُ مِنَ الَّذ۪ينَ لَا يَهْتَدُونَ

Süleyman, “Tahtını tanınmaz hâle getirin. Bakalım tanıyacak mı, yoksa tanımayacaklardan mı olacak?” dedi.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Süleyman, tahtının şeklini değiştirin dedi, bakalım tanıyacak mı, tanımıyacak mı?

Besim Atalay (1965)

Süleyman dedi ki: «Belkıs'ın tahtını belirsizleyin, bakalım ki, tanır mı? Ya tanımaz mı?»

Cemal Külünkoğlu

(Süleyman, yanındakilere dönerek:) “Tahtı kraliçenin tanımayacağı şekilde değiştirin! Bakalım doğru yolu bulacak mı? Yoksa doğru yolu bulamayan kimselerden mi olacak?” dedi.

Cemil Said (1924)

40, 41. Kitâba âşinâ diğer biri "Ben ânı sen gözini açub kapayıncaya kadar getüreceğim" didi. Süleymân gözini açub kapayıncaya kadar tahtının önüne geldiğini görince "Bu Allâh’ın bir lütfıdır benim şükür mi yoksa küfür mi ideceğimi tecrübe idiyor, kim şükür ider ise kendi nefsine iyilik ider küfrân-ı ni’met iden yine kendine ider zîrâ Allâh ganî ve kerîmdir. Bu tahtı tanınmaz bir hâle getüriniz bakalım tarîk-i hidâyete geleceklerden midir yoksa bir dürlü yola gelmeyenlerden midir?" didi.

Diyanet Vakfı

(Süleyman devamla) dedi ki: Onun tahtını bilemeyeceği bir hale getirin; bakalım tanıyacak mı, yoksa tanıyamayanlar arasında mı olacak.

Edip Yüksel

"Tahtının biçimini değiştirin, bakalım doğruyu bulabilecek mi, yoksa doğruyu bulamıyanlardan mı olacak?"

Elmalılı Hamdi Yazır

Ona, dedi: tahtını başkalaştırın bakalım hakıkati tanıyacak mı? Yoksa tanımazlardan mı olacak?

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

(Süleyman devamla) dedi ki: "Onun tahtını bilemeyeceği bir vaziyete sokun; getirin bakalım tanıyabilecek mi, yoksa tanıyamayanlardan mı olacak?"

Emrah Demiryent

(Süleymân) dedi ki: “Onun tahtını (üzerinde değişiklik yaparak) tanınmaz hâle getirin, bakalım, tahtını tanıyabilecek mi?”

Abdullah-Ahmet Akgül

(Hz. Süleyman görevlilerine) Dedi ki: "Onun tahtını (biraz) değiştirin de, bakalım (farkına varıp) doğru olanı bulacak mı, yoksa tanımayıp şaşıranlardan mı olacak (bilelim)?"

Erhan Aktaş

Süleyman: “Onun tahtının şeklini değiştirin. Bakalım doğruyu bulacak mı yoksa doğruyu bulamayanlardan mı olacak?” dedi.

Eski Anadolu Türkçesi

eyitti süleymān “gendü ḥalın döndürüñ anuñ-içün taħtın bekāvuz ŧoġru yol duta mı yā ola mı anlardan kim ŧoġru yol dutmazlar.”

Hasan Basri Çantay

(Süleyman) dedi ki: «Onun tahtını bilinmez şekle getirin. Bakalım (tanımıya) muvaffak olacak mı, yoksa muvaffak olamayacaklardan mı bulunacak»?

Hayrat Neşriyat

(Ve devamla) dedi ki: “Onun tahtını, kendisine tanınmaz bir hâle getirin; bakalım(tanımaya) muvaffak olacak mı, yoksa doğruyu farkedemeyenlerden mi olacak?”

İhsan Aktaş

(Süleyman) dedi ki: ‘’Onun (Kraliçe’nin ülkesini ve üzerindeki hükümranlığını simgeleyen) arşını onun için (biraz) farklılaştırın, bir bakalım doğru olanı bulabilecek mi, yoksa (doğru olanı) bulamayanlardan mı olacak? *

İlyas Yorulmaz

“Tahtını değiştirin. Bakalım tahtını tanıyabilecek mi yoksa tanıyamayacak mı?” dedi.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Dedi: "Onun tahtını değiştirin, bakalım tanıyabilecek mi, tanıyamayacak mı?"

İsmail Hakkı İzmirli

Süleyman «— Onun tahtını belirsiz edin, bakalım onu tanıyabilecek mi? Yoksa tanıyamayacaklar arasında mı bulunacak?» [³] dedi.

İsmail Yakıt

(Süleyman): “Tahtını tanınmaz hâle getirin. Bakalım tanıyacak/doğruyu bulacak mı [tehtedî] yoksa tanıyamayanlardan/doğruyu bulamayanlardan mı olacak?” dedi.

Kadri Çelik

Dedi ki: “Onun tahtını değişikliğe uğratın, bir bakalım (kendi tahtı olduğunu) bulabilecek mi, yoksa bulamayanlardan mı olacak?”

Abdullah Parlıyan

Süleyman sözlerine şöyle devam etti: “Şimdi O'nun tahtını tanınmaz hale getirin bakalım, tahtını tanıyıp bilebilecek mi veya doğru olan İslâm'ı bulabilecek mi, yoksa doğru yolu bulamayan kimselerden mi olacak?”

Kuran Yolu

“Onun tahtını tanıyamayacağı bir hale getirin; bakalım gerçeği anlayacak mı yoksa anlamayanlardan mı olacak?” dedi.

Mahmut Kısa

Süleyman, saltanat ve zenginliğin gelip geçici olduğunu, bunların ancak imtihan amacıyla insana verildiğini, bu gibi dünyevi nimetlerin parlaklığına aldanıp da ahireti unutmamak gerektiğini, hiç bitmeyecek gerçek saltanatın, zenginliğin Allah katında olduğunu Belkıs’a —etkileyici bir üslûpla— anlatmak istiyordu. Bunun için, adamlarına, “Onun tahtını, üzerinde bir değişiklik yaparak tanınmaz hale getirin!” dedi, “Bakalım onun nasıl bir anda el değiştirdiğini ve eski şaşaasını, güzelliğini kaybederek perişan hale geldiğini gördükten sonra, dünyevî zenginliklerin gelip geçici olduğunu anlayıp doğru yolu bulabilecek mi, yoksa tahtı tâcı uğrunda imanı reddederek doğru yolu bulamayan kimselerden mi olacak?”

Mahmut Özdemir

-“Onun tahtını kendisi için tanınmaz hale getirin! Bakalım, gerçeği fark edecek mi; yoksa doğruyu bulmayanlardan mı olacak?” dedi.

Mehmet Çakır

Süleyman: " Kraliçenin tahtını tanınmaz hale getirin. Bakalım farkedebilecek mi, belki farkında bile olmayacak. "

Mehmet Çoban

Süleyman sözlerine devam etti: "Kraliçenin tahtını tanınmaz hale getirin! Bakalım tahtını tanıyabilecek mi?"

Mehmet Okuyan

(Süleyman) şöyle demişti: “Onun (denenmesi) için tahtını değiştirin; bakalım doğruyu bulabilecek mi, yoksa doğruyu bulamayanlardan mı olacak?”

Mehmet Türk

(Ve devamla): “Onun tahtını bilemeyeceği bir hale getirin. Bakalım tanıyacak mı, yoksa tanıyamayacak mı?” dedi.

Muhammed Esed

[Ve] sözlerine şöyle devam etti: “(Şimdi) onun tahtını tanınmaz hale sokun; bakalım, kendi başına doğru yolu bulacak mı, yoksa doğru yolu bulamayan kimselerden mi olacak.” ³⁶

Mustafa Çavdar

Süleyman: “Onun tahtını kendisinin tanıyamayacağı bir hale getirin, görelim bakalım, onu tanıyabilecek mi, yoksa tanıyamayacak mı?”

Ahmet Tekin

Süleyman: “Onun tahtını kendisince tanınmayacak hale getirin. Bakalım hakkı, hakikatı tanımayı başarabileceği yolu bulabilecek mi? Yoksa o da hakka, hakikate ulaşabileceği yolu tercih edemeyenlerden mi olacak?” dedi.

Mustafa İslamoğlu

Sözünü şöyle sürdürdü: “Onun tahtını kendisinin tanıyamayacağı bir hale getirin de, görelim bakalım doğru yolu bulacak mı? Yoksa doğru yolu bulamayan kimselerden mi olacak?”[³³¹⁹]

Ömer Nasuhi Bilmen

Dedi ki: «Ona tahtını tağyîr edin, bakalım onu tanımaya muvaffak olacak mı, yoksa muvaffak olamayacaklardan mı olacak?»

Orhan Kuntman

Sonra da adamlarına "Tahtını; kendisinin zor tanıyacağı bir hale getirin, bakalım bu tahtın kendisine ait olduğunu (tanımaya) muvaffak olacak mı, yoksa olmayacak mı?" diye emretti.

Osman Fırat

(Süleyman) "Tahtını tanınmaz hâle getirin. Bakalım tanıyacak mı, yoksa tanımayacaklardan mı olacak?" dedi.

Şaban Piriş

-Tahtın şeklini değiştirin bakalım, onu tanıyabilecek mi; yoksa tanıyamayanlardan mı olacak? dedi.

Satıraltı Meal (1534)

Süleymān eyitdi: Anuñ taḫtını taġayyür eyleñüz, görelik hidāyet bulur mıanı bilmege, yā hidāyet bulmayanlardan mı olur? didi.

Suat Yıldırım

Devamla dedi ki: “Şimdi Kraliçenin tahtının şeklini değiştirin! Bakalım onu tanıyacak mı, tanımayacak mı? ”

Süleyman Ateş

(Ve) dedi ki: "Onun tahtını tanınmaz hale getirin, bakalım tanıyabilecek mi, yoksa tanımayacak mı?"

Süleyman Tevfik (1927)

Süleymân (orada bulunanlara) Bu tahtı başka bir hale koyunuz. Bakalım tanır mı veyâhud tanımayanlardan mı olur" didi.

Süleymaniye Vakfı

Dedi ki: “Arşını onun için farklılaştırın, bakalım tanıyacak mı yoksa tanımayacak mı?”

Ahmet Varol

Dedi ki: "Onun için tahtını tanınmaz hale getirin. Bakalım tanıyabilecek mi yoksa tanıyamayanlardan mı olacak."

Ümit Şimşek

Süleyman “Tahtını onun tanıyamayacağı bir hale getirin,” dedi. “Bakalım doğruyu bulabilecek mi, bulamayacak mı?”

Yaşar Nuri Öztürk

Emir verdi: "Onun tahtını başkalaştırın, bakalım tanıyacak mı, tanıyamayanların arasına mı girecek?"

Ali Bulaç

Dedi ki: 'Onun tahtını değişikliğe uğratın, bir bakalım doğru olanı bulabilecek mi, yoksa bulmayanlardan mı olacak?

Ali Fikri Yavuz

Süleyman dedi ki: “- Onun (Belkıs'ın) tahtını tanınmaz hale getirin; bakalım, tanıyacak mı, yoksa tanımıyanlardan mı olacak?”

Bahaeddin Sağlam

Ve devamla: “Onun için tahtını değiştirin, bakalım yol bulacak mı yoksa bulamayanlardan mı olacak?” dedi.

Bayraktar Bayraklı

Süleyman devamla dedi ki: “Onun tahtını tanınmaz hale getiriniz, bakalım tanıyabilecek mi, yoksa tanıyamayacak mı?”