Neml Suresi 84. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

84. Ayet

حَتّٰٓى اِذَا جَٓاؤُ۫ قَالَ اَكَذَّبْتُمْ بِاٰيَات۪ي وَلَمْ تُح۪يطُوا بِهَا عِلْمًا اَمَّاذَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

Hesap yerine geldiklerinde Allah şöyle der: “Siz benim âyetlerimi, onları ilmen kavramamışken yalanladınız öyle mi? Yoksa ne yapıyordunuz ki?!”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Sonunda, onlar geldi mi, delillerimi bir bilgi edinip kavramadığınız halde yalanladınız mı, neydi o yaptığınız der.

Besim Atalay (1965)

Onlar geldiklerinde: «Aklınız ermemişken, benim âyetlerimi yalanladınız mıydı? Yoksa ne yapmıştınız?» denilir

Cemal Külünkoğlu

Nihayet hesap yerine geldiklerinde (Allah şöyle) buyurur: “(Doğru düşünce ve) bilgi yoluyla üstesinden gelemeyince tutup mesajlarımızı yalanlamaya kalktınız, öyle mi? Yoksa yaptığınız, başka neydi ki?”

Cemil Said (1924)

Nihâyet Allâh’ın mahkemesi huzûrına çıkacaklar, ânlara diyecek ki: "Benim âyâtımı anlayamadığınız içün mi tekzîb itdiniz? Yâhud böyle yapmak içün başka bir sebeb mi var idi?"

Diyanet Vakfı

Nihayet, (hesap yerine) geldikleri zaman Allah buyurur: Siz benim âyetlerimi, ne olduğunu kavramadan yalan saydınız öyle mi? Değilse yaptığınız neydi?

Edip Yüksel

Geldikleri zaman, "Ayet ve mucizelerimi bilginizle kavramadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa yaptığınız neydi?" der.

Elmalılı Hamdi Yazır

Nihayet geldikleri vakıt: siz benim âyetlerimi ılmen kavramadığınız halde tekzib mi ettiniz? Yoksa ne yapıyordunuz

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Nihayet (oraya) geldikleri vakit Allah buyurur: "Siz benim âyetlerimi, ne olduğunu kavramadan yalan saydınız öyle mi? Yoksa yaptığınız başka neydi?"

Emrah Demiryent

Nihâyet, (hesap yerine) geldikleri zaman Allah (şöyle) buyurur: “Siz benim âyetlerimi, ilmen ne olduğunu kavramadan/anlamadan yalanladınız öyle mi? (Değilse) o yaptıklarınız neydi?”

Abdullah-Ahmet Akgül

Nihayet (Huzur-u İlahi’ye) geldikleri zaman (Allah onlara): "Siz Benim ayetlerimi, bilgi bakımından (nelerle uyarıldığınızı düşünüp araştırmadığınız ve) kavramadığınız halde (hikmet ve hakikatini anlamaya çalışmadığınız ve Kur’an üzerinde yoğunlaşmadığınız için) yalanladınız (değil) mi? Yahut (siz söyleyin), o sizin yapmaya çalıştığınız neydi?" diye (sual edecektir).

Erhan Aktaş

Ve geldikleri zaman: “Onu bilgi ile kavramadınız¹ da mı ayetlerimi yalanladınız? Yoksa başka bir neden mi var?” dedi.

Eski Anadolu Türkçesi

tā ķaçan kim geleler eyide Tañrı “iy yalan duttuñuz mı āyetlerimi ol ḥalde kim ķaplamaduñuz anları bilmekdin yaña yā ne nesene olduñuz mı işlerdüñüz?”

Hasan Basri Çantay

Nihayet (hesâb yerine) geldikleri zaman (Allah) buyurur ki: «Siz benim âyetlerimi, onları hiçbir bilgi ile kavramadığınız halde (körü körüne), tekzîb mi etdiniz? Ne idi o ısraar ile yapdığınız»?

Hayrat Neşriyat

Nihâyet (oraya) geldikleri zaman (Allah onlara): “Kendilerini ilmen kavramadığınız hâlde, ayetlerimi yalanladınız mı? Yoksa ne yapıyordunuz?” buyurur.

İhsan Aktaş

Nihayet (o gün hesab yerine) geldiklerinde (Allah) der ki: ‘’Siz benim ayetlerimi, bilgi bakımından kavramadığınız hâlde mi yalanladınız? Değilse ne yapıyordunuz?”

İlyas Yorulmaz

Onlar huzura geldiklerinde Allah “Ayetlerimin içeriğini henüz anlamadığınız halde (daha okumadan) peşin olarak mı yalanladınız? Yoksa bu yaptıklarınızın anlamı nedir?” dedi.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Onlar gelince Allah buyuracak: "Sizler Benim belgemi iyice incelemeden yalan saydınız, öyle mi? Neydi o sizin ettikleriniz?"

İsmail Hakkı İzmirli

Nihayet mahşere geldikleri zaman Allah şöyle diyecek: Siz âyetlerimi ilminiz kavramaksızın defaten yalan saydınız. Öyle mi? Siz ne yapardınız?

İsmail Yakıt

Nihayet (huzura) geldiklerinde Allah, “Siz Ben’im ayetlerimi ilmen kavrayamadığınız hâlde yalanladınız öyle mi? Yoksa yaptığınız neydi?” (buyurur).

Kadri Çelik

Nihayet (bir araya) geldikleri zaman (Allah) der ki: “Siz benim ayetlerimi, bilgi bakımından kavramadığınız halde mi yalanladınız? Değilse ne yapıyordunuz?”

Abdullah Parlıyan

Sonunda mahşer meydanına geldiklerinde, Allah onlara: “Siz ayetlerimizi anlayıp, kavramadığınız halde, yalan mı saydınız, yoksa neydi o yaptığınız?” der.

Kuran Yolu

Nihayet oraya geldikleri zaman Allah buyurur: “Siz benim âyetlerimi, ne olduğunu kavramadan yalan saydınız öyle mi? Değilse yaptığınız neydi?”

Mahmut Kısa

Nihâyet, Yüce Hâkim’in huzuruna çıktıkları vakit, Allah onlara, “Ey zâlimler!” diyecek, “Demek ayetlerimi hiç düşünüp anlamadan öyle körü körüne inkâr ettiniz, öyle mi? Evet, söyleyin bakalım, neydi o yaptıklarınız öyle?”

Mahmut Özdemir

Nihayet geldikleri zaman dedi ki: -“Bilgi olarak kavramadığınız halde benim âyetlerimi yalanladınız, öyle mi? Öyle değilse, peki, ne işliyordunuz?”.

Mehmet Çakır

Tam huzura vardıklarında bir ses: " Benim ayetlerimi doğru dürüst anlayıp dinlemeden inkar mı ettiniz ?. yoksa bir şeyler mi çeviriyordunuz? " diyecek

Mehmet Çoban

Huzura geldiklerinde deriz ki: "Siz benim ayetlerimi ilimle anlamadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa yaptığınız şey nedir?"

Mehmet Okuyan

Sonunda, (hesap yerine) geldikleri zaman (Allah) kendilerine şöyle soracaktır: “Bilip kavramadan ayetlerimi yalanladınız, öyle mi? (Değilse, bu) yaptığınız neydi?”

Mehmet Türk

Sonunda, (Allah’ın huzuruna) geldikleri zaman (Allah onlara): “Siz, Benim âyetlerimi anlamaya çalışmadan yalanladınız öyle mi? (Öyle) değilse (bugüne yarar) ne iş yaptınız?” der.

Muhammed Esed

öyle ki, [yargı önüne] çıktıkları zaman, Allah, onlara: “(Doğru düşünce ve) bilgi yoluyla üstesinden gelemeyince ⁷⁵ tutup mesajlarımızı yalanlamaya kalktınız, öyle mi? Peki, bu yaptığınız neydi öyleyse?” diyecek.

Mustafa Çavdar

Hepsi de huzura geldiklerinde Allah onlara: – Ayetlerimi bilgiyle düşünüp kavramadan onlar karşısında yalana mı sarıldınız? Değilse o zaman yaptığınız neydi? Der. 10/39, 46/11

Ahmet Tekin

Nihayet hesap yerine geldikleri vakit Allah: “Âyetlerimin, Kur'ân'ımın ne olduğunu kavramadan, anlama gayreti göstermeden âyetlerimi mi yalanladınız? Yalanlamadınızsa bu amelleriniz ne?” buyurur.

Mustafa İslamoğlu

Ta ki (huzura) geldikleri zaman, (Allah) onlara “Aklınızın kapasitesi onları kavramaya yetmediği için âyetlerimizi yalanlamaya mı kalktınız? Eğer öyle değilse, bugüne dek ne yaptınız?” diyecek.

Ömer Nasuhi Bilmen

Nihâyet geldikleri vakit (Hak Teâlâ) buyurur ki: «Benim âyetlerimi ilmen ihata edemez olduğunuz halde onları tekzîp mi ettiniz. Yoksa sizin yapar olduğunuz şey ne idi?»

Orhan Kuntman

Sonunda oraya vardıklarında (Allah) “Siz benim ayetlerimi, (peygamberlerim vasıtasıyle yaptığım, ölümden sonra dirileceğinizi, yapmış olduğunuz her şeyin hesabını Rabbinizin huzurunda tek tek vereceğinize ait uyarılarımı, nasıl oldu da) körü körüne yalan saydınız. Eğer yalan saymadınızsa (bu gün size yarar sağlayacak ne gibi ameller işlediniz? Nasıl oldu da) küfrünüzde direnip durdunuz! (da huzuruma böyle kapkara olmuş amel defterleriyle geldiniz)" buyurur.

Osman Fırat

Hesap yerine geldiklerinde Allah şöyle der: "Siz benim âyetlerimi, onları ilmen kavramamışken yalanladınız öyle mi? Ne yaptığınızı sanıyordunuz...

Şaban Piriş

Hepsi geldiği zaman:-Ayetlerimi iyice kavramadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yapıyordunuz? der.

Satıraltı Meal (1534)

Ḥattā geldükleri vaḳt ḥaşr yirine, Tañrı Ta‘ālā eyide: Yalanladuñuz sizbizüm āyetlerümüzi, anı siz bilmedügüñüz ḥālde. Yā ne nesne işlerdi‐siz.

Suat Yıldırım

Nihayet hesap yerine vardıklarında Allah Teâlâ: “Demek siz ayetlerimin ne olduğunu iyice anlamadan yalan saydınız öyle mi? Yoksa ne yaptınız? ” [75, 32; 77, 34]

Süleyman Ateş

(Divanına) Geldiklerinde (Allah onlara) der: "Ayetlerimi anlamadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yaptınız?"

Süleyman Tevfik (1927)

Mahşere geldiklerinde Cenâb-ı Hak onlara: " 'İlminiz ihâta itmediği ve mealini fehm iylemediğiniz halde benim âyetlerimi vehleten tekzîb mi itdiniz. Bundan başka ne gibi şeyler işlediniz?" diye sorar.

Süleymaniye Vakfı

Huzurumuza geldiklerinde de onlara şöyle denir: “Anlayıp dinlemeden[*] ayetlerimiz karşısında yalan mı söylediniz? Ya da neydi o yapıp ettikleriniz?”

Ahmet Varol

Sonuçda (hesap yerine) geldiklerinde (Allah) der ki: "Siz benim ayetlerimi bilgi yönünden kavramadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yapıyordunuz?"

Ümit Şimşek

Huzuruna geldiklerinde, Allah buyurur: “Hiçbir şeyini kavramadan Benim âyetlerimi inkâr ettiniz, öyle mi? Değilse bu yaptığınız neydi?”

Yaşar Nuri Öztürk

Geldiklerinde Allah onlara: "Ayetlerimizi, ilminiz onları kuşatmadığı halde inkâr mı ettiniz yoksa ne yapıyordunuz?" der.

Ali Bulaç

Nihayet geldikleri zaman, (Allah) der ki: 'Siz benim ayetlerimi, bilgi bakımından kavramadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yapıyordunuz?'

Ali Fikri Yavuz

Nihayet hesap yerine geldikleri vakit, Allah buyurur ki: “- Siz benim âyetlerimi ilim bakımından kavramadığınız halde yalanladınız mı? Yoksa ne yapıyordunuz?”

Bahaeddin Sağlam

Nihayet oraya geldikleri zaman, Allah: “Ayetlerim hakkında hiçbir bilgi elde etmeden mi onları yalanladınız? Yoksa başka ne iş yapmakta idiniz?” der.

Bayraktar Bayraklı

Nihayet, hesap yerine geldikleri zaman Allah şöyle buyurur: “Siz benim âyetlerimi iyice anlamadan yalan saydınız, öyle mi? Değilse, yaptığınız ne idi?”