85. Ayet
وَوَقَعَ الْقَوْلُ عَلَيْهِمْ بِمَا ظَلَمُوا فَهُمْ لَا يَنْطِقُونَ
Zulümlerinden dolayı sözü edilen azap tepelerine iner de artık konuşamazlar.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَوَقَعَ الْقَوْلُ عَلَيْهِمْ بِمَا ظَلَمُوا فَهُمْ لَا يَنْطِقُونَ
Zulümlerinden dolayı sözü edilen azap tepelerine iner de artık konuşamazlar.
Zulmettiklerinden dolayı o söz, tahakkuk etmiş, başlarına gelmiştir, artık onlar konuşamazlar da.
Zulümleri yüzünden, onlara söz hak oldu, söz de söyleyemezler
Zalimliklerinden dolayı hak ettikleri o (azap) sözü onlar üzerine kesinleşmiştir. Bu yüzden artık onlar konuşamazlar.
Küfürlerinin cezâsı olan hüküm icrâ idilecek ve bir kelime söylemiyecekler.
Yaptıkları haksızlıktan ötürü, (azaba uğrayacaklarını bildiren) o söz gerçekleşmiştir; artık onlar konuşamazlar.
Haksızlık ettikleri için verilen söz başlarına gelir ve artık konuşamazlar.
Buyurur ve haksızlık ettikleri cihetle aleyhlerinde söz, hakk olur (söylenen başlarına gelir) de artık nutukları tutulur
Yaptıkları haksızlıktan dolayı, o söz gerçekleşmiştir; artık onlar konuşamazlar.
Zulmetmelerinden (Allah’ın âyetlerini yalanlamalarından) dolayı o (azap) söz (ü) başlarına gelmiştir. Artık onlar konuşamazlar.
(Böylece küfre düşmelerine ve) Zulmetmelerine karşılık (hak ettikleri azap ve aşağılanmayla ilgili Kur’an’da haber verilen) söz, kendi aleyhlerine (olmak üzere başlarına) gelmiş bulunmaktadır. (Bütün kötü niyetleri ve çirkin amelleri ortaya çıktığından) Artık (yalan) konuşamayacak (ve kendilerini savunamayacak)lardır.
Ve haksızlıkları¹ nedeniyle üzerlerine söz² gerçekleşmiş oldu. Artık onlar konuşamazlar.
daħı düşdi söz ya'nį 'aźāb anlaruñ üzere žulm eyledüklerinden ötürü pes anlar söylemeyeler.
Zulüm etdikleri sebebiyle üzerlerine o söz vukuua gelmişdir. Artık onlar söz de söyleyemeyeceklerdir.
Ve zulmetmeleri (Allah'ın âyetlerini yalanlamaları) yüzünden o (azab) söz(ü)başlarına gelmiştir; artık onlar konuşamazlar.
Ve (dünyadayken) zulmetmiş olmalarından dolayı (o gün) aleyhlerinde söz gerçekleşmiş olur ve onlar artık konuşamazlar (mazeret beyan edemezler).
Onlara vaat edilen azap sözü zulüm etmeleri nedeniyle gerçekleşince, artık onlar konuşamayacaklar.
Kıyıcılıkları yüzünden o azap sözü onlar üzerinde gerçekleşmiştir. Artık onlar söz söyleyemez olmuşlardır.
Onlara zulümlerinden dolayı mev/ut olan azap vâki olacak, onların söylemeye mecalleri kalmayacak.
Zulümlerinden ötürü, sözü edilen azap gerçekleşmiştir ve artık konuşamazlar.
Zulmetmelerinden dolayı aleyhlerinde söz (azap vaadi) gerçekleşmiş olur ve onlar artık konuşamazlar.
Yaptıkları haksızlıklardan dolayı, vaadedilen azap sözü başlarına gelirde, artık söz söyleyecek güçleri kalmaz.
Zulme saptıkları için kendileri hakkındaki söz gerçekleşmiştir; artık konuşamazlar.
Böylece, işlemiş oldukları zulüm ve haksızlıklardan dolayı kendilerine vaadedilen azap sözü gerçekleşmiş olacak ve onlar da, buna karşı söyleyecek söz bulamayacaklar. Çünkü suçlarını hafifletecek en ufak bir mâzeretleri bile olmayacak.
Zulmettikleri sebebiyle Söz onların aleyhine vâki’ olduğu zaman artık konuşmazlar / nutku tutulur.
Yaptıkları haksızlıklar sebebiyle verilen kesin hüküm karşısında dilleri tutulacak...
Zulümleri yüzünden karar başlarına gelmiştir. Artık konuşamazlar.
Yaptıkları haksızlıktan dolayı haklarında (azap) sözü gerçekleşmiştir; artık onlar konuşamazlar. [*]
Yaptıkları zulümden dolayı, söylenenler başlarına gelince artık onlar, söyleyecek söz bulamazlar.
Ve (böylece, onlara vaktiyle söylenen) söz, onların tüm karalamalarına rağmen, olanca gerçekliğiyle karşılarına çıkacak ⁷⁶ ve onlar da buna karşılık artık diyecek söz bulamayacaklar;
Ayetlerimiz karşısında yalana sarılmalarından dolayı haklarındaki azap sözü yerine gelir, nutukları tutulur da tek kelime dahi edemezler. 39/71-72, 78/38
Yaptıkları baskılar, zulümler, işkenceler, temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri engellemeler, haksızlıklar, isyanlar ve Allah'ın âyetlerini, Kur'ân'ı inkârları sebebiyle, onların aleyhindeki hüküm gerçekleşmiştir. Bu sebeple mantıklı bir cevap vermek için söyleyecek söz bulamayacaklar.
İşte onların tüm çarpıtmalarına[³³⁵⁸] rağmen kendileri aleyhindeki söz böyle yerini bulmuş olacak. Dahası, bu durum karşısında onlardan çıt çıkmayacak.
Ve zulümleri sebebiyle o söylenen söz, üzerlerine vukû bulmuştur. Artık onlar söz söyleyemezler.
(Dünyada yaptıkları) Zulümleri (Rablerinin ayetlerini inkar etmeleri) yüzünden (çok kere uyarmamıza rağmen bir türlü inanmadıkları) azap va'di, başlarına inmiştir. (Onlar azabı çoktan hak etmişlerdir) Artık onlar konuşamaz olurlar!
Ve zulmetmeleri yüzünden o azap başlarına gelmiştir, artık konuşmazlar.
Zulmetmeleri sebebiyle hüküm giyecekler ve bir şey de diyemeyeceklerdir.
Daḫı düşe söz ki ‘aẕābdur anlar üstine ẓulmleri sebebi‐y‐ile. Pes anlar söyle‐mek bilmeyeler.
İşledikleri zulüm yüzünden tehdit olundukları azap hükmü onlar hakkında gerçekleşti, onların artık konuşacak halleri kalmadı.
Zulmetmeleri yüzünden o (azab) karar(ı) başlarına gelmiştir, artık konuşmazlar.
İrtikâb iyldikleri zulüm ve küfür sebebiyle üzerlerine va'd olunan 'azâb gelir, nutka mecalleri olmaz.
Yaptıkları yanlışlara karşılık aleyhlerindeki tehdit gerçekleşecek; onlar ağızlarını bile açamayacaklar.
Zulmetmelerinden dolayı o (azap) söz(ü) başlarına gelmiştir. Artık onlar konuşamazlar.
Ettikleri zulüm yüzünden haklarındaki hüküm gelip çatmıştır; artık konuşamaz olurlar.
İşledikleri zulümler yüzünden o söz tepelerine inmiştir; artık tek kelime söyleyemezler.
Zulmetmelerine karşılık, söz, kendi aleyhlerine gelmiş bulunmaktadır, artık konuşmazlar.
Yaptıkları küfür yüzünden o vaadedilen azap tepelerine inmiştir; artık onlar konuşamazlar.
Ve zulmettiklerinden dolayı, azap sözü başlarında gerçekleşir. Artık onlar konuşamazlar.
İşledikleri zulümler yüzünden o söz, tepelerine inmiştir, artık tek kelime söyleyemezler.