Kasas Suresi 10. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

10. Ayet

وَاَصْبَحَ فُؤٰادُ اُمِّ مُوسٰى فَارِغًاۜ اِنْ كَادَتْ لَتُبْد۪ي بِه۪ لَوْلَٓا اَنْ رَبَطْنَا عَلٰى قَلْبِهَا لِتَكُونَ مِنَ الْمُؤْمِن۪ينَ

Mûsâ’nın anasının kalbi bomboş kaldı. Eğer biz (çocuğu ile ilgili sözümüze) inancını koruması için kalbine güç vermeseydik, neredeyse bunu açıklayacaktı.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Musa'nın anası, gönlü bomboş bir halde kaldı, eğer inananlara katılması için gönlünü, bize bağlamasaydık nerdeyse açığa vuracaktı bunu.

Besim Atalay (1965)

Musa'nın anasının yüreği durmuştu; Gönlünü inanarak bağlamamış olsaydık, az kaldı her şeyi açıklıyordu

Cemal Külünkoğlu

Musa'nın annesi, gönlü bomboş (olarak) sabaha kadar oğlunu düşündü. Eğer biz, vaadimize inananlardan olması için kalbini (sabırla) iyice pekiştirmemiş olsaydık, (saraya alınan çocuğun) kendi oğlu olduğunu açığa vuracaktı.

Cemil Said (1924)

Mûsâ’nın vâlidesinin kalbi keder ile doldı [1] Az kaldı ki kendini belli itsün. Hattâ mü’min olması içün kalbini takviye itmiye idik yapacak idi.

Diyanet Vakfı

Musa'nın anasının yüreğinde yalnızca çocuğunun tasası kaldı. Eğer biz, (vâdimize) inananlardan olması için onun kalbini pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse işi meydana çıkaracaktı.

Edip Yüksel

Musa'nın annesinin gönlü bomboş sabahladı. İnanması için gönlünü pekiştirmeseydik, neredeyse durumu açığa vuracaktı

Elmalılı Hamdi Yazır

Musânın anasının gönlü ise bomboş sabahı etti, az daha onu açıverecekti: kalbine râbıta vermese idik eğer iymanlılardan olsun diye

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Musa'nın anasının yüreği (tasadan) bomboş kalıverdi. Eğer biz, (vaadimize) inananlardan olması için onun kalbini pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse işi meydana çıkaracaktı.

Emrah Demiryent

(Çocuğunun Firavun hanedanı tarafından bulunduğunu haber alan) Mûsâ’nın annesi, (çocuğunu düşünmenin dışında, dünyadaki hiçbir şeyle meşgul olmadan) gönlü bomboş (içi yanarak) sabahladı. Eğer biz, (vaadimize) inananlardan olması için onun kalbini (sabırla) pekiştirmeseydik, neredeyse on (un kendi oğlu olduğun) u açıklayacaktı.

Abdullah-Ahmet Akgül

Musa’nın annesi ise, (yavrusunun yokluğundan) yüreği boşluk içinde sabahladı. Eğer mü’minlerden (ve Allah’ın va’adine güvenenlerden) olması için kalbi üzerinde (sabrı ve dayanıklılığı) pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse onu(n durumunu ve saraydaki çocuğun kendi evladı olduğunu) açığa vuracak (ve çocuğu ele verecekti).

Erhan Aktaş

Mûsâ'nın annesi gönlü boş olarak sabahladı. Eğer Biz sözümüze güvenenlerden olması için gönlünü pekiştirmeseydik az kalsın durumu açığa vuracaktı.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı oldı göñli mūsā anasınuñ fārıġ ya'nį boş bayıķ yaķın oldı kim belürde-y-idi anı eger degül misse kim baġladuķ göñli üzere ya'nį śabr tā ola inanıcılardan.

Hasan Basri Çantay

Musânın anası — yüreği (evlâdından başka bir şeyden) bomboş olarak — sabahladı. Eğer (Allahın vadine) inananlardan olması için kalbine (sabr-ü sükûn ile) rabıta vermeseydik az daha onu mutlak açığa vuracakdı.

Hayrat Neşriyat

Mûsâ'nın annesinin gönlü ise, (çocuğundan başka herşeyden) bomboş olaraksabahladı. Eğer (va'dimize) inananlardan olması için kalbini (sabırla) takviye etmiş olmasaydık, nerede ise onu(n kendi çocuğu olduğunu) açığa vuracaktı.(2)

İhsan Aktaş

Musa’nın annesinin yüreği (çocuğundan başka bütün düşüncülerden) bomboş bir hâlde kaldı. Eğer (vaadimize) inananlardan olması için gönlünü (sabırla) bağlamış (pekiştirmiş) olmasaydık neredeyse onu (çocuğun durumunu) açığa vuracaktı.

İlyas Yorulmaz

Musa’nın annesi, kalbi boş ve üzüntülü olarak sabahladı. Eğer biz onun kalbini sakinleştirmeseydik neredeyse inananlardan olduğunu açığa çıkaracaktı.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Musa’nın anasının sabaha kadar içi içine sığmadı. Eğer onun inanır kişi olması için yüreğini iyice sağlamlaştırmış olmasaydık, ne de olsa olanı biteni açığa vuracaktı.

İsmail Hakkı İzmirli

Musa/nın anası bu hali duyunca kalbi bomboş oldu, [³] biz onun vâdemize iman getirenlerden olması için kalbine vahiy bağlamasaydık [⁴], az kaldı işi meydana çıkaracaktı [⁵].

İsmail Yakıt

Musa’nın annesinin gönlü [fu’âd] bomboş olarak kaldı [asbaha]. Onun inancını sürdürenlerden olarak kalması için kalbini güçlendirmemiş/irtibat kurmamış [rabatnâ] olsaydık, neredeyse işi açığa çıkaracaktı.²

Kadri Çelik

Musa'nın annesinin kalbi, (kendisine yapılan vahiy nedeniyle her türlü hüzün ve kederden) arınmış olarak sabahladı. Eğer müminlerden olması için kalbini pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse onu (Musa'nın durumunu) açığa vuracaktı.

Abdullah Parlıyan

Bu arada Musa'nın annesi, yüreği acıyla dolup taşarak sabahı etti, öyle ki Allah'ın vaadine inananlardan olması için, kalbini güçlendirip yatıştırmasaydık, az daha saraya alınan O çocuğun, kendi evladı olduğunu açığa vuracaktı.

Kuran Yolu

Mûsâ’nın annesinin yüreği ise yalnızca çocuğuyla meşguldü. Eğer, inanıp güvenen biri olması için onun kalbini pekiştirmemiş olsaydık neredeyse işi meydana çıkaracaktı.

Mahmut Kısa

Bu arada Mûsâ’nın annesi, bütün gece yavrusunu düşünmüş, gönlü bomboş bir hâlde sabahlamıştı. O kadar üzülmüştü ki, eğer vaadimize olan inancını sonuna kadar canlı tutması için yüreğine dayanma gücü bahşetmemiş olsaydık, onun kendi çocuğu olduğunu az kalsın açığa vuracaktı.

Mahmut Özdemir

Musa’nın annesinin gönlü bomboş kalıverdi. Müminler’den olması için onun (annesinin) kalbini pekiştirmemiş olsaydık, bunu neredeyse açığa vurayazdı.

Mehmet Çakır

Musa'nınanası ise heyecandan sabahı zor etmişti. Eğer biz, metin olması için onun ağzını tutmasaydık, neredeyse durumu belli edecekti.

Mehmet Çoban

Musa’nın annesi kalbi boşalmış ne yapacağını bilmez halde sabahladı. Sözümüze inanması için kalbini pekiştirdik. Değilse benim oğlum diye ortaya çıkıp tuzağımızı bozacaktı.

Mehmet Okuyan

Musa’nın annesinin kalbi korku dolmuştu. İnanıp güvenenlerden olması için kalbine dayanıklılık vermemiş olsaydık neredeyse işi açığa vuracaktı.

Mehmet Türk

Mûsa’nın anasının yüreği bomboş olarak sabahladı.¹ Eğer Biz (sözümüze) inananlardan olması için onun kalbini pekiştirmemiş² olsaydık, neredeyse işi açığa vuracaktı.

Muhammed Esed

Bu arada, Musa’nın annesi yüreği acıyla dolup taşarak sabahı etti; öyle ki, eğer [sözümüze olan] inancını sonuna kadar canlı tutması için ¹⁰ yüreğini iyice güçlendirmemiş olsaydık o’nun kim olduğunu az kalsın açığa vuracaktı. ¹¹

Mustafa Çavdar

Musa’nın annesinin aklı başından gitti. Eğer biz, vaadimize güvenen birisi olması için onun kalbini güçlendirip pekiştirmeseydik az kalsın çocuğun kendisine ait olduğunu söyleyecekti. 28/13

Ahmet Tekin

Mûsâ'nın annesinin kalbi, gönlü, zihni bomboş, sabahı sabah etti. Eğer biz, va'dimize inananlardan olması için onunla kalben râbıta kurmamış, iradesini güçlendirmemiş olsaydık, kesinlikle onu ele verecekti.

Mustafa İslamoğlu

Bu arada Musa’nın annesi, gönlü onun acısıyla dolu olarak[³³⁷⁶] sabahladı. Öyle ki, (vaadimize) inanıp güvenenlerden biri olması için kalbini sımsıkı pekiştirmiş olmasaydık,[³³⁷⁷] az kalsın onun kimliğini açığa vuracaktı.

Ömer Nasuhi Bilmen

Mûsa'nın validesinin kalbi bomboş olarak sabahladı. Eğer inananlardan olsun diye O'nun kalbine bir rabıta vermese idik az kaldı onu açığa vuracaktı.

Orhan Kuntman

Musa'nın anası (yavrusunun Firavun'un eline düştüğü haberini alınca, öldürüleceğinden endişe etti, kederinden) kalbi bomboş olarak sabahladı. (Yavrusundan başka bir şey düşünmez oldu, şaşkın bir hale geldi) Eğer biz, (Rabbinin va'dine) inananlardan olması için kalbini pekiştirmeseydik, az daha onu (saraya alınan çocuğun kendi evladı olduğunu) açığa vuracaktı.

Osman Fırat

Mûsâ’nın anasının kalbi bomboş kaldı. Eğer biz (çocuğu ile ilgili sözümüze) imanını koruması için kalbine güç vermeseydik, neredeyse bunu açıklayacaktı.

Şaban Piriş

Musa'nın annesi kalbi bomboş olarak sabah etti. Müminlerden olması için kalbini pekiştirmemiş olsaydık neredeyse işi açığa vuracaktı.

Satıraltı Meal (1534)

Mūsā anasınuñ yüregi ‘aḳldan ḥālī oldı, Fir‘avn eline düşdügin işitdügi vaḳt. Yaḳın oldı‐y‐ıdı kim ẓāhir eyleye Mūsā emrini eger ṣabr‐ıla ṭoḫtatmasa‐y‐duḳ anuñ yüregini. Ḥattā ki Tañrı va‘desine inanıcılardan ola.

Suat Yıldırım

Mûsâ'nın annesi, çocuğunun Firavun'un eline geçtiğini öğrenince aklı başından gitti, onun dışındaki her şeyi unuttu. Eğer, Biz vâdimize inananlardan olması için kalbine sabır kuvveti vermeseydik, neredeyse işi açığa vuracak, gidip çocuğa sahip çıkacaktı.

Süleyman Ateş

Musa'nın annesinin gönlü bomboş sabahladı (meraktan çıldıracak oldu). Eğer biz, (va'dimize) inananlardan olması için onun kalbini iyice pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse işi açığa vuracaktı.

Süleyman Tevfik (1927)

(Mûsâ'yı Fir'avn'ın bulub aldığını haber alınca) Vâlide-i Mûsâ'nın kalbi (sabır ve akıldan) boşaldı. Eğer onun kalbine va'dimize inananlardan olması içün sabır ve sebâtı rabt itmemiş olsa idik onlara Mûsâ'nın sırrını az kaldı izhâr idecekdi.

Süleymaniye Vakfı

Musa’nın anası, içinde bir umudu kalmamış olarak sabaha çıktı. Güvenini yitirmesin diye kalbini tutmasaydık neredeyse her şeyi açığa vuracaktı.

Ahmet Varol

Musa'nın annesinin yüreği (çocuğundan başka bütün düşüncülerden) boş oldu. Eğer (vaadimize) inananlardan olması için kalbini pekiştirmiş olmasaydık neredeyse onu açığa vuracaktı.

Ümit Şimşek

Musa'nın annesi ise, aklı başından uçacak gibiydi. Vaadimize inanması için onun kalbine sebat vermeseydik, neredeyse işi açığa vuracaktı.

Yaşar Nuri Öztürk

Mûsa'nın annesinin kalbi ise bomboş bir halde sabahladı. Eğer inananlardan olması için kalbine bir bağ vermeseydik, onu açığa vuracak bir durumdaydı.

Ali Bulaç

Musa'nın annesi ise, yüreği boşluk içinde sabahladı. Eğer mü'minlerden olması için kalbi üzerinde (sabrı ve dayanıklılığı) pekiştirmemiş olsaydık, neredeyse onu(n durumunu) açığa vuracaktı.

Ali Fikri Yavuz

Mûsa'nın anasının kalbi, evlâd derdinden başka her şeyden boş olarak sabahladı. Eğer vaadimizi tasdik edenlerden olması için kalbine sabır vermeseydik, az kalsın onu açığa vuracaktı (bu çocuk benimdir, diyecekti).

Bahaeddin Sağlam

Ve Musa’nın annesinin gönlü boş bulundu. Bize inananlardan olması için onun kalbine sebat vermiş olmasaydık, nerede ise onun kendi evladı olduğunu açıklayacaktı.

Bayraktar Bayraklı

Mûsâ'nın annesi, pek kaygılandı. Güvende olması için kalbini pekiştirmeseydik, neredeyse durumu açığa vuracaktı.