Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Derken, gözü aydın olsun, ışıklansın ve mahzun olmasın ve Allah'ın vaadettiği şeyin, şüphesiz gerçek olduğunu bilsin diye tekrar anasına verdik onu, fakat insanların çoğu bilmez.
Besim Atalay (1965)
«Anasının gözü aydın olsun, kaygılanmasın, Allahın sözü hak olduğun anlasın» diye, onu geri verdik biz anasına, birçokları bilmezler!
Cemal Külünkoğlu
(Böylece) onu annesine kavuşturduk ki gözü aydın olsun, tasalanmasın ve Allah'ın vadinin gerçek olduğunu, fakat insanların çoğunun bunu anlamadığını öğrensin.
Cemil Said (1924)
Böylece vâlidesinin mahzûn olmasını ve Allâh’ın va’dinde halef itmeyeceğini anlaması içün çocuğını yine kendine i’âde itdirdik lâkin insânların ekserîsi bilmez.
Diyanet Vakfı
Böylelikle biz onu, anasına, gözü aydın olsun, gam çekmesin ve Allah'ın vâdinin gerçek olduğunu bilsin diye geri verdik. Fakat yine de pek çoğu (bunu) bilmezler.
Edip Yüksel
Böylece onu annesine döndürdük ki gözü aydınlansın, üzülmesin ve ALLAH'ın sözünün gerçek olduğunu bilsin. Ne var ki çokları bilmez.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bu suretle onu anasına iâde eyledik ki gözü aydın olsun da huzünlenmesin ve bilsin ki Allahın va'di muhakkak haktır ve lâkin çokları bilmezler
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Böylelikle biz onu, gözü aydın olsun, gam çekmesin ve Allah'ın vaadinin gerçek olduğunu bilsin, diye anasına geri verdik. Fakat yine de pek çoğu (bunu) bilmezler.
Emrah Demiryent
İşte böylece, (annesinin) gözü aydın olsun, (artık) üzülmesin ve şüphesiz, Allah’ın vaadinin hak olduğunu bilsin diye onu annesine geri döndürdük. Fakat onların pek çoğu bunu bilmezler.
Abdullah-Ahmet Akgül
Böylelikle gözünün aydın olması (ferahlanıp sevinmesi), üzülmemesi ve gerçekten Allah’ın va’adinin Hakk olduğunu bilmesi için, onu (Musa’yı) annesine geri vermiş (ve ikisini bir araya getirmiş)tik. Ancak onların (inkârcıların ve akılsızların) çoğu (bu hikmetleri ve mucizeleri) bilmeyen (gafil ve cahil kimse)lerdi.
Erhan Aktaş
Derken gözü aydın olsun, üzülmesin diye onu annesine kavuşturduk. Ve Allah'ın sözünün gerçek olduğunu fakat onların çoğunun bunu anlamadığını bilsin.
Eski Anadolu Türkçesi
pes girü döndürdük anı anasındın yaña tā aydın ola gözi daħı ķayurmaya daħı tā bile kim bayıķ Tañrı va'desi ŧoġrudur velįkin eyregi anlaruñ bilmezler.
Hasan Basri Çantay
İşte (böylece) onu anasına iaade etdik. Tâki gözü aydın olsun, tasalanmasın, Allahın va'dinin şübhesiz bir hak olduğunu bilsin. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.
Hayrat Neşriyat
Böylece onu annesine geri verdik ki, gözü aydın olsun, üzülmesin ve şübhesiz, Allah'ın va'dinin gerçek olduğunu bilsin! Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.
İhsan Aktaş
Böylece onu annesine geri verdik ki, annesinin gözü (ve gönlü) aydın olsun, artık üzülmesin ve tam manasıyla bilsin ki, Allah’ın va’di haktır, mutlaka yerine gelir. Ama yine insanların çoğu (bunu) bilmezler.
İlyas Yorulmaz
Böylece, Musa’nın annesi sevinsin, üzülmesin diye ve sizinde Allah’ın vaadini mutlaka yerine getireceğini bilmeniz için, o bebeği annesine geri iade ettik. Fakat İsrailoğullarının çoğu bunları bilmiyor.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Böylece onu anasına döndürdük. Gözü aydın olsun, kaygılanmasın, Allah’ın verdiği sözün doğru olduğunu bilsin diye. Ancak onların pek çoğu bunu bilmezler.
İsmail Hakkı İzmirli
Bunun üzerine onu tekrar anasına döndürdük ki onunla gözü aydın olsun, ayrılığıyle gam çekmesin, Allah/ın vaadi doğru olduğunu [⁷] bilsin. Fakat onların çoğu bunu bilmez.
İsmail Yakıt
Böylece Biz; annesinin gözü aydın olması, üzülmemesi ve Allah’ın vaadinin de hak/gerçek olduğunu bilmesi için onu tekrar annesine döndürdük. Fakat onların pek çoğu bunu bilmiyor.
Kadri Çelik
Böylelikle gözünün aydın olması, hüzne kapılmaması ve gerçekten Allah'ın vaadinin hak olduğunu bilmesi için, onu annesine geri vermiş olduk. Ancak onların çoğu bilmezler.
Abdullah Parlıyan
İşte böylece, O'nu annesine kavuşturduk ki, gözü gönlü aydınlansın, artık üzülmesin ve insanlardan çoğu bu gerçeği bilmeseler bile, O Allah'ın verdiği sözün, mutlaka gerçekleşeceğini bilsin.
Kuran Yolu
Böylelikle biz annesinin gönlü rahatlasın, gam çekmesin ve Allah’ın vaadinin gerçek olduğunu bilsin diye onu annesine geri verdik; fakat oradakilerin çoğu bunu bilmiyorlardı.
Mahmut Kısa
Böylece onu yeniden annesine kavuşturduk ki, kadıncağızın yüreği sevinçle dolsun, çektiği üzüntülerden kurtulsun ve Allah’ın vaadinin gerçek olduğunu görsün. Evet, elbette Allah verdiği sözü yerine getirecekti, ne var ki, insanların çoğu bunu bilmez.
Mahmut Özdemir
Böylece gözü aydın olsun, üzülmesin ve Allah’ın vaadinin gerçek olduğunu bilsin diye onu annesine geri verdik; ama onların çoğu bilmez.
Mehmet Çakır
Sonunda, bebeği anasına iade ettik, anasının yüzünü güldürüp yasına son verdik. Allah'ın sözünü tuttuğunu, bilsin istedik. Çokları, bunların anlamını bilmez bile.
Mehmet Çoban
Böylece Musa’yı annesine geri verdik ki, gözü aydın olsun, üzülmesin. Allah’ın verdiği sözün gerçek olduğunu bilsin! Ne yazık ki, Allah’ın verdiği sözleri mutlaka tuttuğunu inkâr edenler anlayamaz.
Mehmet Okuyan
Böylelikle gözü aydın olsun, (daha fazla) üzülmesin ve insanların çoğu bilmeseler bile Allah’ın vaadinin gerçek olduğunu bilsin diye biz onu annesine geri vermiştik.
Mehmet Türk
Böylece Biz onu anasına, gözü aydın olsun, üzülmesin ve Allah’ın verdiği sözün gerçek olduğunu bilsin diye, geri verdik. Fakat (insanların) çoğu, bunu hâlâ bilmiyorlar.
Muhammed Esed
İşte böylece, o’nu annesine kavuşturduk ki gözü gönlü aydınlansın, artık üzülmesin ve onların çoğu bunu bilmeseler bile o, Allah’ın verdiği sözün mutlaka gerçekleşeceğini bilsin!
Mustafa Çavdar
İşte böylece onu annesine kavuşturduk ki gözü aydın olsun, gönlü ferah olsun daha fazla üzülmesin ve Allah’ın vaadinin gerçek olduğunu anlasın. Gel gör ki insanların çoğu bunu bilmez. 28/7
Ahmet Tekin
Böylelikle biz onu, gözü aydın olsun, mutlu olsun, hüzünlenmesin, Allah'ın va'dinin doğru, gerçek olduğunu bilsin diye annesine geri verdik. Fakat yine de onların pek çoğu bunu bilmezler.
Mustafa İslamoğlu
Ve sonunda onu annesine döndürdük ki, gözü aydın olsun ve üzülmesin diye… Dahası insanların çoğu bunu bilmese de, kendisi Allah’ın vaadinin kesin bir gerçek olduğunu bilsin…[³³⁷⁸]
Ömer Nasuhi Bilmen
Artık O'nu validesine döndürdük ki, gözü aydın olsun ve mahzun olmasın ve bilmiş olsun ki, Allah'ın vaadi şüphe yok ki haktır, velâkin onların çoğu bilmezler.
Orhan Kuntman
Böylece anasının gözü aydın olsun, kederi zâil olsun, Allah’ın her va'dinin bir gerçek olduğuna gönülden inansın diye, yavrusunu ona geri verdik. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler. (Allah Teala’nın va'dinin muhakkak gerçekleşeceğine inanmazlar)
Osman Fırat
Böylece biz, anasının gözü aydın olsun ve üzülmesin, Allah’ın va’dinin hak olduğunu bilsin diye onu anasına geri döndürdük. Fakat onların pek çoğu bunu bilmezler.
Şaban Piriş
Böylece onu; gözü aydın olsun, üzülmesin ve Allah'ın vaadinin gerçek olduğunu bilsin diye annesine geri verdik. Fakat, onların çoğu bilmezler.
Satıraltı Meal (1534)
Pes dönder‐ dük anı, Mūsāyı anasına, ḥattā ki sevine, gözi nūrlana. Daḫıḳayġurma[ya]. Daḫı bilmeg‐içün ki Tañrı Ta‘ālā va‘desi girçekdür, lākin anlaruñ çoġı bilmezler.
Suat Yıldırım
Böylece onu annesine kavuşturduk ki gözü aydın olsun, tasalanmasın ve Allah'ın vâdinin gerçek olduğunu, fakat insanların çoğunun bunu anlamadıklarını öğrensin.
Süleyman Ateş
Böylece biz onu, annesine geri verdik ki gözü aydın olsun, üzülmesin ve Allah'ın va'dinin gerçek olduğunu bilsin. Fakat çokları bilmezler.
Süleyman Tevfik (1927)
Gözi aydın olması ve mahzûn olmaması ve Allâh'ın va'dinin hak oldığını bilmesi içün Mûsâ'yı vâlidesine red iyledik ve lâkin insânların ekserîsi Allâh'ın va'dinin hak oldığını bilmezler.
Süleymaniye Vakfı
Böylece onu anasına geri getirdik ki, gözü aydın olsun ve üzülmesin . Bir de bilsin ki Allah’ın verdiği söz yerine getirilir. Ancak onların çoğu bunu bilmezler.
Ahmet Varol
Böylece onu, gözü aydın olsun, üzülmesin ve Allah'ın vaadinin gerçek olduğunu bilsin diye annesine geri çevirdik. Ancak onların çoğu bilmezler.
Ümit Şimşek
Onu annesine böylece kavuşturduk—tâ ki annesinin gözü aydın olsun, tasalanmasın ve bilsin ki Allah'ın vaadi haktır; lâkin insanların çoğu bunu bilmez.
Yaşar Nuri Öztürk
Nihayet Mûsa'yı öz anasına geri çevirdik ki, o ananın gözü aydın olsun, kederlenmesin ve Allah'ın vaadinin hak olduğunu bilsin. Fakat çokları bunu bilmezler.
Ali Bulaç
Böylelikle, gözünün aydın olması, üzülmemesi ve gerçekten Allah'ın va'dinin hak olduğunu bilmesi için, onu annesine geri vermiş olduk. Ancak onların çoğu bilmezler.
Ali Fikri Yavuz
İşte böylece onu annesine geri verdik ki, gözü aydın olsun, kederlenmesin ve Allah'ın vaadinin şüphe götürmez hak olduğunu bilsin. Fakat (Mısır halkının) çoğu bunu bilmezler.
Bahaeddin Sağlam
Böylece onu annesine geri çevirdik. Ki annesinin gözü dinsin, üzülmesin ve insanların çoğunun bilmemesine rağmen, Allah’ın va’dinin hak ve doğru olduğunu bilsin (görsün.)
Bayraktar Bayraklı
Böylece biz onu, anasına “Gözü aydın olsun, gam çekmesin, Allah'ın verdiği sözün gerçek olduğunu bilsin” diye, geri verdik. Fakat onların çoğu bilmezler.