Kasas Suresi 14. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

14. Ayet

وَلَمَّا بَلَغَ اَشُدَّهُ وَاسْتَوٰٓى اٰتَيْنَاهُ حُكْمًا وَعِلْمًاۜ وَكَذٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِن۪ينَ

Mûsâ, olgunluk çağına ulaşıp gelişimini tamamlayınca, biz ona ilim ve hikmet verdik. Biz, iyilik edenleri böyle mükâfatlandırırız.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ergenlik çağına gelip olgunlaşınca ona peygamberlik ve bilgi verdik ve biz, iyilik edenleri böylece mükafatlandırırız.

Besim Atalay (1965)

Musa yiğitlenip, olgunlaşınca, ona hikmet verdik, bilim de verdik, iyi olan kimseleri, işte böyle ödülleriz

Cemal Külünkoğlu

Derken, (Musa) erginlik çağına ulaşıp (zihnen) iyice olgunlaşınca, kendisine güçlü bir muhakeme yeteneği ve ilim verdik. İyiliğe yatkın olanları işte böyle mükâfatlandırırız!

Cemil Said (1924)

Mûsâ sinn-i kemâle vâsıl oldığı ve kuvvet buldığı vakit âna akıl ve ’ilim virdik. İşte biz fâzıl âdemlere böyle mükâfât ideriz.

Diyanet Vakfı

Musa yiğitlik çağına erip olgunlaşınca, biz ona hikmet ve ilim verdik. İşte güzel davrananları biz böylece mükâfatlandırırız.

Edip Yüksel

Erginlik çağına gelip olgunlaşınca ona bilgelik ve bilgi verdik. İyi davrananları böyle ödüllendiririz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Vaktâ ki kıvamına irip dengini buldu ona bir hâkimiyyetle bir ılim verdik ve işte muhsinlere böyle mükâfat ederiz

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Musa yiğitlik çağına girip olgunlaşınca, biz ona hikmet ve ilim verdik. İşte güzel davrananları biz böyle mükafatlandırırız.

Emrah Demiryent

(Mûsâ) olgunlaşıp kemale erince, ona hikmet ve ilim verdik. İşte Biz, muhsin kullarımızı böyle mükâfatlandırırız.

Abdullah-Ahmet Akgül

Derken o (Musa, Firavun’un sarayında) vaktâki güçlü erginlik çağına ulaşıp olgunlaşınca, ona bir ‘hüküm-hikmet’ (hâkimiyet=yönetme yeteneği) ve ilim verdik. Biz iyilikte bulunanları (muhsin olanları) işte böyle ödüllendiririz.

Erhan Aktaş

Ve güçlü çağına erişip olgunlaşınca, ona hikmet¹ ve ilim verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ol vaķt kim irdi yiġitliġine ya'nį otuz üç yaşına, daħı tamām oldı yiġitliġi ya'nį ķırķ yaşadı; virdük aña ḥikmet daħı bilmek daħı ancılayın cezā virürüz eyü işlülere.

Hasan Basri Çantay

Vaktaki (Musa) civanlığına erib olgunlaşdı. Biz ona hikmet ve ilim verdik. İyi hareket edenleri biz böyle mükâfatlandırırız.

Hayrat Neşriyat

Nihâyet (Mûsâ'nın) gücü kemâle erip olgunlaşınca, ona hikmet ve ilim verdik. İşte iyilik edenleri böyle mükâfâtlandırırız.

İhsan Aktaş

Ve (Musa) erişkinlik dönemini tamamlayıp (aklen ve bedenen) iyice olgunlaşınca, ona üstün bir muhakeme ve (seçip ayırma yeteneği kazandıran) bir bilgi verdik: Ve biz sürekli iyi (ve erdemli) davrananları işte böyle ödüllendiririz .*

İlyas Yorulmaz

Bebek olgunluğa ve belirli bir yaşa geldiğinde, ona karar verme yeteneği ve bilgi vermiştik. Biz iyi davrananları böyle mükafaatlandırırız.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Musa erginlik, olgunluk çağına erişince Biz ona doğrunun düşüncesini, bilimi verdik. Biz iyilik edenlerin karşılığını böyle veririz. (Musa, olgunluk çağına erişince biz ona bir karar verme yeteneği ve bir ilim verdik. Biz iyi davranış gösterenleri böyle ödüllendiririz.)

İsmail Hakkı İzmirli

Vaktaki Musa yiğitlik çağına yetişti, aklı itidal kesbetti [¹], biz ona nübüvvet ve ilim verdik, biz iyi iş işleyenlere böyle mükâfat veririz.

İsmail Yakıt

Musa en güçlü çağına erişip olgunlaştığında Biz ona hikmet ve ilim verdik. Biz iyi davrananları mükâfatlandırırız.

Kadri Çelik

O, kemaline erişip oturaklı hale gelince de biz ona bir hüküm ve ilim verdik. Biz ihsan sahiplerini işte böyle ödüllendiririz.

Abdullah Parlıyan

Derken Musa, ergenlik çağına ulaşıp zihnen iyice olgunlaşınca, kendisine doğruyla eğriyi birbirinden ayırmaya yarayan, güçlü bir muhakeme yeteneği ve ilim verdik. İyi işler işleyenleri, biz böylece mükafatlandırırız.

Kuran Yolu

Mûsâ yetişip olgunlaşınca, ona hikmet ve ilim verdik. İşte güzel davrananları biz böyle ödüllendiririz.

Mahmut Kısa

Ve aradan yıllar geçti. Nihâyet Mûsâ gençlik çağına ulaşıp zihni ve bedeni açıdan iyice olgunlaşınca, kendisine derin bir hikmet ve ilim verdik. İşte Biz, güzel davrananları böyle ödüllendiririz.

Mahmut Özdemir

Ergenlik çağına ulaştığında ve olgunlaştığında ona ilim ve hüküm (hikmet) verdik. Muhsinler’i / İyilik-Güzellik Edenler’i böyle ödüllendiririz.

Mehmet Çakır

Musa, dal gibi bir delikanlı oldu, ona bilgi ve yönetim sanatını öğrettik. Zaten bizim, güzellik tutkunlarına cevabımız hep böyledir...

Mehmet Çoban

Musa Firavun ailesinin yanında büyümeye başlamıştı. Yetişirken insanlara karşı saygılı, sevgi dolu, iyilik yapan biriydi. Kimseye kötülüğü dokunmazdı. Bu nedenle etrafında çok sevilirdi. Delikanlılık çağına ulaşıp olgunlaşmaya başlayınca ona hüküm ve ilim verdik! Onu akıl ederek doğru kararlar veren biri yaptık! Güzel davrananları biz böyle mükâfatlandırırız.

Mehmet Okuyan

(Musa) yetişkinlik çağına ulaşıp olgunlaşınca ona doğru hüküm verme yeteneği ve ilim vermiştik. Güzel davrananları biz işte böyle ödüllendiririz. [*]

Mehmet Türk

(Mûsa) olgunluk çağına erip dengini bulunca, kendisine hâkimiyet ve (vahiy) ilmi verdik. İşte Biz iyilik yapanları¹ böyle ödüllendiririz.

Muhammed Esed

DERKEN, [Musa] erginlik çağına ulaşıp [zihnen] iyice olgunlaşınca, kendisine [doğruyla eğriyi birbirinden ayırmaya yarayan] güçlü bir muhakeme yeteneği ve ilim verdik; ¹² iyiliğe yatkın olanları Biz işte böyle mükafatlandırırız.

Mustafa Çavdar

Nihayet Musa ergenlik çağına ulaşıp, olgunlaşınca, ona güçlü bir muhakeme yeteneği ve ilim verdik. İşte biz, erdemli ve iyi kişileri böyle ödüllendiririz. 4/6

Ahmet Tekin

Mûsâ erginlik, yiğitlik çağına-onsekiz yaşına girip gençlik dönemini tamamlayarak olgunlaşınca, biz ona, hikmete dayalı hükümranlık, yargı ve icra yetkisi, şeriat ve ilim verdik. İşte iyiliği, iyi niyetleri, dinin, ahlâkın ve kamu vicdanının emirlerini, devamlı davranışlarına, ilişkilerine, görevlerine, hayatlarına yansıtan, samimiyetle ibadet eden, aktif olarak iyiliğe, iyi uygulamaya, iyileştirmeye örnek olan, işlerinde mükemmellik, dürüstlük ve başarı için dikkat harcayan, hayırlı icraatlar, kalıcı hizmetler yapan müslüman önderleri, idarecileri ve müslümanları biz böyle mükâfatlandırırız.

Mustafa İslamoğlu

DERKEN (Musa) olgunluk çağına ulaşıp rüştünü isbat edince,[³³⁷⁹] ona üstün bir muhakeme ve (seçip ayırma yeteneği kazandıran) bir ilim[³³⁸⁰] bahşettik: Biz dürüst ve erdemli davrananları işte böyle ödüllendiririz.[³³⁸¹]

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki Mûsa, yiğitlik çağına erdi ve olgunlaştı, O'na hüküm ve ilim verdik, ve işte muhsin olanları böylece mükâfaatlandırırız.

Orhan Kuntman

Erginlik çağına ulaşıp olgunlaşınca biz Musa'ya ilim ve hikmet verdik, işte güzel davrananları biz böyle mükafatlandırırız.

Osman Fırat

(Mûsâ), güçlü çağına erip, olgunlaşınca biz ona hüküm ve ilim verdik. İşte güzel davrananları böyle mükafatlandırırız.

Şaban Piriş

Musa ergenlik çağına ulaşıp, olgunlaşınca, ona, anlayış ve bilgi verdik. İyileri işte böyle ödüllendiririz.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı ol vaḳt ki erenler ḥaddine yitişdi ve yigitligi tamām oldı. Añanübüvvet‐ile ‘ilm virdük. Daḫı anuñ gibi cezā virür‐biz muḥsinlere.

Suat Yıldırım

Mûsâ yiğitlik çağına erip olgunlaşınca Biz ona hikmet ve ilim verdik. Biz iyilik edenleri işte böyle mükâfâtlandırırız.

Süleyman Ateş

(Musa), güçlü çağına erip, olgunlaşınca biz ona hüküm ve ilim verdik. İşte güzel davrananları böyle mükafatlandırırız.

Süleyman Tevfik (1927)

Vaktâ ki Mûsâ sinn-i rüşd ve kemâle vâsıl oldı, ona nübüvvet ve 'ilim virdik. Biz muhsinleri bu vecihle mükâfât iyleriz.

Süleymaniye Vakfı

Musa olgunluk çağına erişip dengeli bir kişilik kazanınca ona hikmet ve ilim verdik. Güzel davrananları işte böyle ödüllendiririz.

Ahmet Varol

Güçlülük çağına erip olgunlaşınca biz ona hüküm (hikmet) ve ilim verdik. İşte biz iyilikte bulunanları böyle mükafatlandırırız.

Ümit Şimşek

Musa yetişkin çağa gelip de olgunlaşınca, ona hüküm(4) ve ilim verdik. İyilik yapan ve iyi kulluk edenleri Biz böyle ödüllendiririz.

Yaşar Nuri Öztürk

Mûsa, yiğitlik çağına ulaşıp olgunlaşınca ona hikmet ve ilim verdik. Biz, güzel düşünüp güzel davrananları böyle ödüllendiririz.

Ali Bulaç

Erginlik çağına ulaşıp olgunlaşınca, ona bir 'hüküm ve hikmet' ve ilim verdik. Biz iyilikte bulunanları işte böyle ödüllendiririz.

Ali Fikri Yavuz

Mûsa, tam kemâl çağına erip de dengini bulunca, biz ona peygamberlik ve ilim verdik. İşte güzel iş yapanlara böyle mükâfat veririz.

Bahaeddin Sağlam

Ve Musa, erginliğine ulaşıp olgunlaşınca, Biz ona hüküm ve ilim verdik. Biz iyilik ve güzellik ile davrananları böylece mükâfatlandırırız.

Bayraktar Bayraklı

Mûsâ ergenlik çağına gelip olgunlaşınca, ona güçlü bir muhakeme yeteneği ve ilim verdik. Güzelliğe sevdalı olanları böyle ödüllendiririz.