Kasas Suresi 15. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

15. Ayet

وَدَخَلَ الْمَد۪ينَةَ عَلٰى ح۪ينِ غَفْلَةٍ مِنْ اَهْلِهَا فَوَجَدَ ف۪يهَا رَجُلَيْنِ يَقْتَتِلَانِۘ هٰذَا مِنْ ش۪يعَتِه۪ وَهٰذَا مِنْ عَدُوِّه۪ۚ فَاسْتَغَاثَهُ الَّذ۪ي مِنْ ش۪يعَتِه۪ عَلَى الَّذ۪ي مِنْ عَدُوِّه۪ۙ فَوَكَزَهُ مُوسٰى فَقَضٰى عَلَيْهِۘ قَالَ هٰذَا مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِۜ اِنَّهُ عَدُوٌّ مُضِلٌّ مُب۪ينٌ

Mûsâ, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından; kavga eden iki adam gördü. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Mûsâ da ona bir yumruk indirip onu öldürdü. Mûsâ, “Bu şeytanın işidir. O, gerçekten apaçık bir saptırıcı düşmandır” dedi.[413]

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Halkı, gaflete dalmış, öğle uykusundayken şehre girdi de orada iki adamın kavga etmekte olduğunu gördü; bu, kendi taraftarlarındandı, öbürü, düşmanlarından. Derken, taraftarlarından olan, düşmanlarından olana karşı Musa'dan yardım istedi, o da düşmanlarından olan kişinin göğsüne bir yumruk indirdi de işini bitiriverdi; bu iş dedi, Şeytan'ın işlerinden; şüphe yok ki o, insanı apaçık sapıklığa sevkeden bir düşman.

Besim Atalay (1965)

Musa, halkın haberi yokken şehre inmişti, gördü ki, iki kişi birbiriyle çarpışıyor, biri kendi ulusundan, biri de düşman ulusundan olan, düşmanına karşı yardım istedi, hemen Musa yumrukladı adamı, o demde ölüverdi, Musa dedi: «Bu şeytanın işidir, o açık bir saptırıcı düşmandır»

Cemal Külünkoğlu

Musa, halkının haberi olmadığı bir sırada şehre girdi ve iki adamı kavga eder buldu. Biri kendi tarafından, (İsrailoğullarından) diğeri de düşman tarafından (Mısırlı bir Kipti) idi. Kendi tarafından olan adam, düşmana karşı Musa'dan yardım istedi. Musa da ona (düşman tarafından olana) bir yumruk vurdu, derken adam öldü. Musa: “Bu (olsa olsa) şeytanın işindendir. Şüphesiz ki o apaçık saptırıcı bir düşmandır” dedi.

Cemil Said (1924)

Bir gün hiç kimse farkına varmaksızın şehre girdi iki âdemin döğüşmekde olduklarını gördi. Biri kendi kavminden (Benî İsrâîl’den) diğeri düşman idi. Kendi kavminden olan âdem düşmana karşu mu’âvenetini taleb itdi. Mûsâ düşmana bir yumruk urdı öldürdi. Lâkin nâdim oldı. "Bu bir şeytân işidir şeytân bizim âşikâr düşmanımızdır" didi.

Diyanet Vakfı

Musa, ahalisinin habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada, biri kendi tarafından, diğeri düşman tarafından olan iki adamı birbiriyle döğüşür buldu. Kendi tarafından olanı, düşmana karşı ondan yardım diledi. Musa da ötekine, bir yumruk vurup ölümüne sebep oldu. (Bunun üzerine:) Bu şeytan işidir. O, gerçekten saptırıcı, apaçık bir düşman, dedi.

Edip Yüksel

Halkının haberi olmadığı bir sırada kente girmişti. Orada iki adamın kavga ettiklerini gördü; biri onun tarafından (İbrani), diğeri de düşman tarafından (Mısırlı) idi. Tarafından olan adam düşmanına karşı ondan yardım istedi. Bunun üzerine Musa da ötekine bir yumruk indirip işini bitirdi. "Bu şeytanın bir işidir; o bir düşmandır, apaçık bir saptırıcıdır," dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de şehre girdi ehalisinin bir gaflet demi idi, derken orada iki adam buldu döğüşüyorlardı biri şiy'asından biri de düşmanından, binaenaleyh şiy'asından olan ondan düşmanından olana karşı istimdad etti Musâ da ona bir yumruk indirdi işini bitiriverdi, bu dedi: Şeytanın işinden, o cidden şaşırtıcı belli bir düşman

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Musa, halkının habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada, biri kendi tarafından diğeri düşman tarafından olan iki adamı birbirleriyle döğüşür buldu. Kendi tarafı olan, düşmana karşı ondan yardım diledi. Musa da ötekine bir yumruk indirip onun ölümüne sebep oldu. "Bu, şeytan işidir. O, gerçekten saptırıcı, apaçık bir düşmandır" dedi.

Emrah Demiryent

(Mûsâ,) halkın gaflet anında (insanların öğle sıcağında, evlerine çekildikleri ve uyudukları bir sırada saraydan çıkıp) şehre girdi. Orada birbirleri ile kavga etmekte olan iki adama rast geldi, bunlardan birisi kendi tarafından (İsrâiloğullarından), diğeri ise düşmanlarından (Kıptîlerden) idi. (Derken) kendi tarafından olan kişi, (feryâd-u figan ederek,) düşmanlarından olana karşı, (kendisini ondan kurtarması için Mûsâ’dan) yardım istedi. Mûsâ, (İsrâiloğullarından birisini, tartaklamakta olan Kıptî’ye, kavgayı sonlandırmak maksadı ile onu bırakmasını söyledi, ancak Kıptî söz dinlemedi. Bunun üzerine, oradan uzaklaşıp gitmesi için) o adamı itti (de kazaen) onun ölümüne sebep oldu. (Sonra,) “Bu (yaptığınız kavga) şeytanın işindendir. O, gerçekten şaşırtıcı apaçık bir düşmandır” dedi.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Artık yetişmiş olan Hz. Musa, saray) Halkının gaflet anında (onların haberi olmadığı bir zamanda, veya istirahat ortamında, Firavun’un sarayından çıkıp) şehre girdi. Orada birbirini öldürmek üzere kavgaya tutuşan iki adama rast geldi; bunlardan birisi kendi taraftarlarından (Beni İsrail takımından), diğeri ise düşmanlarından (Firavun’un adamlarından) idi. Derken kendi kavminden olan (kişi) düşmanına karşı, (Hz. Musa’ya sığınıp) ondan imdat istedi. Bunun üzerine Musa o adama (uzaklaşıp rahat durması için) bir yumruk indirdi ve kazaen işini bitirip öldürüverdi. (Sonra hemen pişmanlık gösterip:) "Bu şeytanın işindendir; o gerçekten apaçık saptırıcı bir düşmandır" (diyerek hatasını anlayıverdi).

Erhan Aktaş

Mûsâ, şehir halkının habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri de düşman olan taraftan kavga eden iki kişi buldu. Kendi tarafından olan, diğerine karşı ondan yardım istedi. Bunun üzerine Mûsâ onu yumrukladı ve ölümüne neden oldu. Mûsâ: “Bu şeytanın işindendir. Kuşkusuz o, saptırıcı apaçık bir düşmandır.” dedi.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı girdi şara ya'nį mıśra uśañlıķ vaķtında ķavumıñdan. pes buldı anuñ içinde iki er çalışurlar biribiri-y-ile uşbu ķavumından daħı uşbu düşmānından. arķa virmek diledi mūsā’dan ol kim ķavumından-idi anuñ üzere kim düşmānından-idi pes muşt urdı aña mūsā pes depeledi anı. eyitti “uşbu şeyŧān işindendür bayıķ ol düşmāndur azduncıdur bellü.”

Hasan Basri Çantay

(Musa), ehâlîsinin gaflet üzere bulunduğu bir zamanda şehre girdi de (orada) birbiriyle kavga etmekde olan iki adam gördü. Şu kendi tarafdarlarından, bu da düşman (lar) ındandı. Derken tarafdarlarından olan (adam), düşmanının aleyhinde imdâd istedi. Bunun üzerine (Musa) onu bir yumruk vurub öldürdü. «Bu, dedi, şeytanın iş (ler) indendir. O, hakıykat şaşırtıcı, apaçık bir düşman».

Hayrat Neşriyat

Derken (Mûsâ,) halkının (henüz istirâhatte iken herşeyden) habersiz olduğu bir sırada şehre girdi de orada birbiriyle öldüresiye dövüşen iki adam buldu; birisi kendi kabîlesinden (İsrâiloğullarından), diğeri düşmanından (Mısırlı bir kıbtî) idi. Bunun üzerine kendi kabîlesinden olan kimse, düşmanından olana karşı, ondan (Mûsâ'dan) yardım istedi. Mûsâ da ona (o kıbtîye) bir yumruk vurdu, böylece onun hakkında (takdîr edilen) kazâya(ölümüne) sebeb oldu. (O kâfir kıbtî öldü). (Hatâen de olsa, bundan çok üzüldü ve:) “Bu,şeytanın işindendir. Gerçekten o, saptırıcı apaçık bir düşmandır!” dedi.

İhsan Aktaş

Ve (Musa,) halkının habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada dövüşen iki adam buldu. Birisi kendi taraftarı (İsailoğullarından), diğeri ise düşmanlık yapanlardan (Firavun’un adamlarından) idi. Kendi taraftarı olan kimse, düşmanlık yapan kimseye karşı ondan yardım istedi. Musa da (aralarına girerek onları ayırabilmek amacıyla dövüşmeyi bırakmayan ve saldırmaya devam eden) diğerini (o saldırgan kişiyi) itekledi ve (bu itekleme sonucu kalp krizi gibi bir sorun geçiren adamın) ölümüne sebep oldu. (Bunun üzerine büyük bir üzüntü ile Musa) dedi ki: “Bu (dövüş) şeytanın işindendir! Gerçekten o, açıkca saptırıcı bir düşmandır" dedi.*

İlyas Yorulmaz

Ehlinin, sokaklardan evlerine çekildikleri ıssız saatlerde, bir şehre girmişti. Bir müddet sonra karşılıklı kavga eden iki adamla karşılaştı. Onlardan birisi kendi tarafından (kavminden), diğeri ise kendisinin de düşman olduğu karşı taraftandı. Taraftarı olduğu kişi düşmanına karşı Musa’dan yardım istedi. Sonra Musa düşmanı olduğu kimseye yumruk atınca, adamın ölümü gerçekleşmişti. Dedi ki “Bu (adam öldürmek) şeytanın yaptırdığı yanlış davranışlardan birisi. Gerçekten şeytan apaçık saptıran bir düşmandır.”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Musa kent kişilerinin dalgınlık içinde bulunduğu bir sırada kente vardı. Orada iki kişinin biribiriyle kavga ettiğini gördü. Bunlardan biri kendilerindendi, öteki düşmanlarındandı. Kendilerinden olan düşmanına karşı yardım istedi. Bunun üzerine düşman olana bir yumruk vurdu, onu öldürüverdi. Musa dedi: "Şeytan’ın işi bu. Çünkü o düşmandır, açıktan açığa yoldan çıkarcıdır."

İsmail Hakkı İzmirli

Musa şehre, [²] ahalisi habersizken girdi [³]. Burada iki kişinin birbiriyle kavga ettiklerini gördü. Bunların biri kendine tâbi olanlardan Sıpti, diğeri düşmanından olan Kıpti [⁴] idi. Kendine tâbi olan Sıpti düşmanına karşı Musa/dan medet diledi. Buna karşı Musa ona bir yumruk vurdu, hemen kazaya sebep oldu [⁵]. Musa dedi ki «— Bu, şeytan işindendir. Çünkü şeytan aşikâr surette azdırır bir düşmandır».

İsmail Yakıt

Musa, halkının habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Biri kendi tarafından [şîa’tihi], diğeri düşman tarafından olan iki kişiyi dövüşürken buldu. Kendi taraftarı, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Musa da ona/rakibine bir yumruk vurdu ve öldürdü. Dedi ki: “Bu şeytanın işidir! Şüphesiz o, apaçık saptırıcı bir düşmandır.”

Kadri Çelik

(Musa,) Halkının haberi olmadığı bir zamanda şehre girdi ve orda kavga etmekte olan iki adam buldu. Bu kendi taraftarlarından, şu da düşmanlarından. Derken taraftarlarından olan, düşmanlarından olana karşı ondan yardım istedi. Bunun üzerine ona bir yumruk attı ve (elinde olmaksızın) işini bitiriverdi. “Bu (ölüm sebebi kavganız) şeytanın işindendir. O, gerçekten açıkça saptırıcı bir düşmandır” dedi.

Abdullah Parlıyan

Ve Musa, halkının kendisinden habersiz olduğu bir sırada şehre indi. Orada biri kendi taraflarından, öbürü de düşmanlarından olan iki adamın dövüştüklerini gördü. Kendi halkından olan kişi, düşman tarafından olan kişiye karşı, O'nu yardıma çağırdı. Bunun üzerine Musa, bir yumruk indirip onun ölümüne sebeb oldu. Ama hemen sonra kendi kendine: “Bu düpedüz şeytanın işindendir!” dedi. Doğrusu o gözle görülse de görülmese de insanı yoldan çıkaran apaçık bir düşmandır.

Kuran Yolu

Mûsâ, ahalisinin farkedemeyeceği bir vakitte şehre girdi. Orada, biri kendi halkından, diğeri düşmanı olan taraftan iki adamın birbirleriyle kavga ettiğini gördü. Kendi halkından olan kişi, düşman taraftan olana karşı ondan yardım istedi. Bunun üzerine Mûsâ ötekine bir yumruk vurup ölümüne sebep oldu; sonra şöyle dedi: “Bu şeytanın işidir; o gerçekten ayartıcı ve apaçık bir düşman!

Mahmut Kısa

Bir gün, halkın öğle sıcağında evlerine çekildikleri bir sıradasaraydan çıkıp şehre indi. Orada, biri kendi halkından, diğeri düşman tarafından olan iki adamın kavga etmekte olduğunu gördü. Kendi halkından olan adam, düşmanlarından olan adama karşı Mûsâ’dan yardım istedi. Bunun üzerine Mûsâ, İsrail Oğulları’ndan birisini tartaklamakta olan Mısırlıyı engellemek için ona bir yumruk indirdi ve istemeden de olsa onu öldürdü. Çok geçmeden büyük bir pişmanlıkla, “Bu yaptığım, düpedüz şeytan işi ve besbelli ki şeytan, insanı yoldan çıkaran apaçık bir düşmandır!” dedi.

Mahmut Özdemir

Oranın ahâlisinden gâfil / dikkatsiz olduğu bir sırada Şehir’e girdi. Orada iki adamı kavga ediyorlar buldu. Birisi kendi taraftarından, birisi de bunun düşmanlarındandı. Taraftarından olan, düşmanından olana karşı ondan destek yardımı istedi. Musa onu yumrukladı. Aleyhine kaza oldu. Dedi ki: -“Bu Şeytan’ın amelindendir. O, açıkça saptırıcı bir düşmandır”.

Mehmet Çakır

Bir gün Musa,şehre halkın uykuda olduğu geç saatlerde gelmişti. Şehirde dövüşen iki adam gördü. Biri kendilerinden, diğeri karşı tarafından idi. Rakibe karşı, kendilerinden olana yardım etti. bir yumrukla adamın işini bitirdi. bir yandan : " Hay Allah, bu, belâ kör şeytanın işi olmalı! " diye söyleniyor,

Mehmet Çoban

Firavun ailesinden biri olarak tebdili kıyafetle halkın arasında dolaşır, onların durumlarını kontrol ederdi. Halkının arasında tebdili kıyafetle dolaşırken, Firavun halkından birinin İsrailoğullarından biriyle dövüştüklerini gördü. İsrailoğullarından olan kişi Musa’dan yardım istedi. Musa Mısırlıya bir yumruk indirip onu öldürdü. "Bu şeytanın işidir. Şeytan gerçekten insanı yoldan çıkaran en büyük düşmandır." diye içinden geçirdi.

Mehmet Okuyan

(Musa), halkının habersiz olduğu bir sırada şehre girmiş ve orada biri kendi tarafından diğeri düşmanı tarafından olan iki adamı dövüşür bulmuştu. Kendi tarafından olanın, düşmanına karşı ondan yardım istemesi üzerine, (Musa, o) kişiyi itekleyip [*] işini bitirmişti (ölümüne sebep olmuştu). (Sonunda) “Bu, şeytan işidir. Şüphesiz ki o, apaçık saptırıcı bir düşmandır.” demişti.

Mehmet Türk

Mûsa halkının (kendisinden) habersiz olduğu bir sırada şehre inince orada, birisi kendi tarafından,¹ diğeri düşman tarafından² olan iki adamın birbiriyle kavga ettiğini gördü. Kendi tarafından olan adam, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Mûsa da ötekinin çenesine bir yumruk vurup³ öldürdü.⁴ (Mûsa bunun üzerine): “Bu şeytanın işidir. O gerçekten apaçık, saptırıcı bir düşmandır.” dedi.

Muhammed Esed

Ve (Musa), halkının [şehirde olup bitenden] habersiz [evlerinde oturdukları bir gün] ¹³ şehre indi; ve biri kendi halkından, ¹⁴ ötekisi düşmanlarından olan iki adamın birbiriyle kavga ettiğini gördü. Kendi halkından olan kişi düşman tarafından olan kişiye karşı o’nu yardıma çağırdı; bunun üzerine Musa onu yumrukla devirip işini bitirdi. [Ama hemen sonra kendi kendine:] “Bu düpedüz Şeytan’ın işi!” dedi, “Doğrusu o [insanı] yoldan çıkaran apaçık bir düşmandır!” ¹⁵

Mustafa Çavdar

Musa, halkın olan bitenden habersiz olduğu bir vakitte şehre girdi ve orada kavga eden iki adama rastladı. Bunlardan biri kendi halkına, diğeri de düşman tarafına mensuptu. O sırada kendi halkından olan kişi düşman taraftan olan kişiye karşı yardım istedi. Bunun üzerine Musa o adamı öldürdü. Musa: “İşte bu düpedüz şeytanın işidir, gerçekten şeytan insanı yoldan çıkaran apaçık bir düşmandır,” dedi. 36/60-61

Ahmet Tekin

Mûsâ, idarecilerin, halkın farkına varamayacakları bir sırada şehre girdi. Orada iki adam gördü. Öldüresiye birbirleriyle kavga ediyorlardı. Şu kendi tarafındandı. Öteki de düşman tarafından. Kendi kabilesinden olan, düşman tarafından olana karşı Mûsâ'dan yardım istedi. Mûsâ da, ötekine elinin ayasıyla vurarak itti, ölümüne sebep oldu. Bunun üzerine: “Bu şeytanın işidir. O düşmandır, insanı başına buyruk hale getirerek, hak yoldan uzaklaştıran, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihine imkân sağlayandır.” dedi.

Mustafa İslamoğlu

Ve (Musa) halkından bir kısmının gaflete daldığı bir zamanda kente girdi ve orada iki adamı birbiriyle kavga ederken buldu. Bunlardan biri kendi halkına, diğeri düşman tarafına mensuptu. Derken kendi halkından olan, düşmana mensup olana karşı ondan yardım istedi. Yerinden fırlayan[³³⁸²] Musa ona bir yumruk vurdu ve işini bitirdi. (Fakat kendine geldiğinde) “Bu şeytanın işi!” dedi, “Çünkü o, kişiyi yoldan çıkaran apaçık bir düşmandır.”[³³⁸³]

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve ahalisinin gaflette bulundukları bir vakitte şehre girdi, orada birbiriyle mukatelede bulunan iki erkek buldu. Bu biri kendi kabilesinden idi ve öbürü de düşmanından idi. Kendisinin kabilesinden olan düşmanından olana karşı ondan yardım diledi. Mûsa da ona bir yumruk vurdu, artık onun işini bitirmiş oldu. Dedi ki: «Bu şeytanın işindendir. Şüphe yok ki o şaşırtıcı, apaçık bir düşmandır.»

Orhan Kuntman

Musa, halk gaflette bulundukları sırada (gece yarısı uyurken) şehre indi ve birbiriyle döğüşen iki adam gördü ki, biri kendi adamlarından (İsrailoğullarından), diğeri ise düşmanlarından (Kıptilerden) idi. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Bunun üzerine Musa kıptiye bir yumruk indirdi ve ölümüne sebep oldu. "Bu şeytan işidir, şüphe yok ki o doğru yoldan saptıran bir düşmandır." dedi.

Osman Fırat

Mûsâ, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. Orada biri kendi tarafından, diğeri düşmanı tarafından; kavga eden iki adam gördü. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Mûsâ da ona bir yumruk indirip onun işini bitirdi. Mûsâ, "Bu şeytanın işidir. O, gerçekten apaçık bir saptırıcı düşmandır" dedi.

Şaban Piriş

O halkın haberi olmadığı bir sırada şehre girdi ve kavga eden iki adam gördü. Birisi kendi tarafından, diğeri düşmanlarından idi. Kendi tarafından olan, düşmanına karşı yardım istedi. Musa da ona bir yumruk vurdu, adam öldü.-Bu, şeytanın işindendir, O, apaçık yoldan saptıran bir düşmandır, dedi.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı girdi Mıṣr şehrine bir vaḳtda ki ehli ġāfil‐idi. Pes iki kişi ṭapdıṣavaşurlar, biri kendü ṭāyifesinden ve birisi düşmanından. Pes yardım is‐tedi Mūsādan özi ṭāyifesinden olan kimse, ol kişi üstine ki düşmanındandur. Pes vurdı anı Mūsā, depeledi. Döndi Mūsā eyitdi: Bu şeyṭān işi‐y‐idi.Taḥḳīḳ ol azdurıcı, ulu düşmandur, didi.

Suat Yıldırım

Mûsa, bir gün, halkın habersiz olduğu bir sırada şehre girdi. İki adamı, birbiriyle kavga eder vaziyette gördü. Onlardan biri kendi kavminden, öbürü ise düşmanının kabilesinden idi. Hemşehrisi, düşman olana karşı ondan yardım istedi. Mûsa da bir yumruk atıp onu öldürdü. Arkasından: “Bu, dedi, şeytanın işindendir, kötü bir iştir. O gerçekten saptırıcı açık bir düşmandır. ” {KM, Çıkış 2, 11 vd. }

Süleyman Ateş

Halkının (kendisinden) habersiz olduğu bir sırada şehre girdi, orada biri kendi taraftarlarından, öbürü de düşmanlarından olan iki adamın dövüştüklerini gördü. Kendi taraftarlarından olan, düşmanlarından olana karşı Musa'dan yardım istedi. Musa da ötekine bir yumruk indirip onun işini bitirdi. (Sonra): "Bu dedi, şeytanın işindendir. O, gerçekten apaçık, şaşırtıcı bir düşmandır."

Süleyman Tevfik (1927)

Ahâlîsinin uykuda oldukları bir zamânda Mûsâ, Mısır'a dâhil oldı. Biri kendi kabîlesinden ve diğeri düşmanlarından olan iki kişinin gavga itmekde olduklarını gördi. Kabîlesinden olan, dümanı bulunan şahıs üzerine ondan yardım istedi. Mûsâ kıbtînin göğsüne itdi. Ve o anda herif düşüb öldi. Mûsâ: "Bu şeytânın işidir. Zîrâ o mudill ve âşikâr düşmandır." didi.

Süleymaniye Vakfı

Musa, halkın onu fark edemeyeceği bir sırada şehre indi. İki kişinin öldüresiye kavga ettiklerini gördü. Onlardan biri kendi halkından diğeri düşman tarafındandı. Kendi halkından olan, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Musa ona okkalı bir şamar indirerek işini bitirdi. “bunu Şeytan yaptırdı; o insanı yoldan çıkaran açık bir düşmandır” dedi.

Ahmet Varol

Halkının habersiz olduğu bir anda şehire girdi. Orada birbirleriyle kavga eden iki adam gördü. Biri kendi taraftarlarından diğeri de düşmanlarından(dı). Kendi taraftarlarından olan düşmanlarından olana karşı ondan yardım istedi. Bunun üzerine Musa ona bir yumruk vurup canını aldı. "Bu şeytanın işindendir. Şüphesiz o apaçık saptırıcı bir düşmandır" dedi.

Ümit Şimşek

Birgün Musa, ahalisinden habersiz bir şekilde şehre girdiğinde, kavga eden iki adamla karşılaştı. Onlardan biri kendi kavminden, diğeri ise düşman tarafından idi. Kendi kavminden olan adam, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Musa da ona bir yumruk attığı gibi, onun ölümüne sebep oldu. O zaman dedi ki: “Bu Şeytanın işidir. O ise insanı şaşırtan apaçık bir düşmandır.”

Yaşar Nuri Öztürk

Halkının habersiz olduğu bir sırada kente girdi. Orada iki adam buldu, dövüşüyorlardı. Bu, Mûsa'nın halkından, şu da düşmanlarındandı. Kendi halkından olan, düşmanından olana karşı Mûsa'dan yardım istedi. Mûsa ona bir yumruk indirip işini bitirdi. Dedi: "Bu yaptığım, şeytanın amellerindendir. İnsanı saptıran açık bir düşmandır o."

Ali Bulaç

(Musa) Halkının haberi olmadığı bir zamanda şehre girdi, orda kavga etmekte olan iki adam buldu; bu kendi taraftarlarından, şu da düşmanlarından. Derken taraftarlarından olan, düşmanlarından olana karşı ondan yardım istedi. Bunun üzerine ona bir yumruk attı ve işini bitiriverdi. (Sonra da:) 'Bu şeytanın işindendir; o, gerçekten açıkca saptırıcı bir düşmandır' dedi.

Ali Fikri Yavuz

Mûsa, halkının meşgul bulunduğu bir zamanda şehire (Mısır'a) girdi de, orada birbirleriyle döğüşen iki adam buldu. Biri kendi taraftarlarından, diğeri de düşmanlarından. Taraftarlarından olan adam, düşmanı olan kimseye karşı, kendisinden (Mûsa'dan) yardım istedi. Bunun üzerine Mûsa ona bir yumruk atıp onu öldürdü. Mûsa dedi ki:”- Bu şeytanın işindendir. O, gerçekten şaşırtıcı açık bir düşmandır.”

Bahaeddin Sağlam

Ve Musa, şehirdekilerin habersiz oldukları bir sırada şehre girdi. Birbiriyle dövüşen iki adam gördü. Biri kendi partisinden, diğeri düşman partisinden idi. Kendi partisinden olan adam, düşmanına karşı ondan yardım istedi. Musa onu yumruklayıp işini bitirdi. “Bu, şeytanın işi oldu. Şüphesiz o, saptırıcı, apaçık bir düşmandır.” dedi.

Bayraktar Bayraklı

Mûsâ, halkının habersiz olduğu bir zamanda şehre girdi. Orada, biri kendi tarafından, diğeri düşman tarafından olan iki adamı birbiriyle dövüşür buldu. Kendi tarafından olanı, düşmana karşı ondan yardım diledi. Mûsâ da ötekine bir yumruk vurup ölümüne sebep oldu. Bunun üzerine, “Bu, şeytan işidir. O, gerçekten saptırıcıdır; apaçık bir düşmandır” dedi.