Kasas Suresi 51. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

51. Ayet

وَلَقَدْ وَصَّلْنَا لَهُمُ الْقَوْلَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَۜ۟

Andolsun, düşünüp öğüt alsınlar diye o sözü (Kur’an âyetlerini) onlara peş peşe ulaştırdık.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve andolsun öğüt alsınlar diye sözü, birbiri ardınca ayetayet ulayıp indirmedeyiz.

Besim Atalay (1965)

«Öğüt alsınlar» diye, sözü ulaştırdık o kimselere

Cemal Külünkoğlu

Andolsun ki biz, düşünüp öğüt alsınlar diye, sözü (vahyi) birbiri ardınca (kesintisiz bir şekilde) ulaştırdık.

Cemil Said (1924)

Düşünsünler diyu sözimizi işitdirdik.

Diyanet Vakfı

Andolsun ki biz, düşünüp öğüt alsınlar diye, sözü (vahyi) birbiri ardınca yetiştirmişizdir (aralıksız vahiylerimizi göndermişizdir).

Edip Yüksel

Öğüt alırlar diye kendilerine mesajı iletip durduk.

Elmalılı Hamdi Yazır

Celâlim hakkı için onlar hakkında sözü uladık da uladık ki iyi düşünsünler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Andolsun ki biz, düşünüp öğüt alsınlar diye, sözü (vahyi) birbiri ardınca ulamışızdır.

Emrah Demiryent

Kasem olsun ki, düşünüp öğüt alsınlar, diye o sözü (Kur’ân âyetlerini) onlara, peş peşe ulaştırdık.

Abdullah-Ahmet Akgül

Andolsun Biz öğüt alıp düşünsünler diye, (bu Hakk) Sözü (Kur’an ayetlerini) birbirlerinin (manalarını tamamlamak ve gönderiliş amacına ulaştırmak üzere) art arda bitiştirip (indirdik ve onlara) ulaştırıverdik.

Erhan Aktaş

Ant olsun! Öğüt alırlar diye, onlara Söz'ü¹ ardı ardına yolladık.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı bayıķ ulaşdurduķ anlaruñ içün sözi ola kim anlar ögütleneler.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki biz onlar için, nasıyhat kabul etsinler diye, sözü birbiri ardınca inzal edib durmuşuzdur.

Hayrat Neşriyat

Celâlim hakkı için, ibret alırlar diye sözü (vahyi) onlar için ardı ardına yetiştirdik.

İhsan Aktaş

Muhakkak biz, düşünüp öğüt alsınlar diye, sözü (Kur’an ayetlerini) onlara peş peşe ulaştırdık.*

İlyas Yorulmaz

Belki düşünürler diye (Allah’a ait) sözleri onlara ulaştırdık.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Biz onlara allah’ın sözünü biribiri ardınca bildirdik, öğütlensinler diye.

İsmail Hakkı İzmirli

* Biz, onlar için nasihat kabul etsinler diye sözü [¹] birbiri ardı sıra getirdik [²].

İsmail Yakıt

Andolsun Biz, düşünüp öğüt alsınlar diye sözü/Kur’an ayetlerini, peş peşe gönderdik.

Kadri Çelik

Şüphesiz biz hatırlayıp kendilerine gelsinler diye sözü birbiri ardınca dizip indirdik.

Abdullah Parlıyan

Gerçek şu ki, biz vahyimizi onlara birbiri ardınca, aralıksız göndermişizdir. Belki düşünüp, öğüt alırlar diye.

Kuran Yolu

Gerçek şu ki düşünüp öğüt alsınlar diye biz sözü (vahyi) onlara birbiri ardınca ulaştırmışızdır.

Mahmut Kısa

Doğrusu Biz, bu ilâhî sözü onlara birbiri ardınca, kesintisiz bir şekilde ulaştırdık ki, sürekli gündeme gelen ayetlerimizi düşünüp öğüt alsınlar.

Mahmut Özdemir

And olsun ki onlara Söz’ü ard arda ulaştırdık! Umulur ki düşünürler.

Mehmet Çakır

Biz, arada düşünme payı olsun diye Kuran ayetlerini aralıklarla indirdik.

Mehmet Çoban

Belki düşünüp öğüt alırlar diye birbiri ardınca sözlerimizi gönderdik.

Mehmet Okuyan

Yemin olsun ki (gerçeği) hatırlasınlar diye o sözü (Kur’an’ı) onlara ulaştırmıştık.

Mehmet Türk

Yemin olsun ki Biz, belki düşünüp (inanırlar) diye, onlara (Kur’an) âyetlerini ardı ardına gönderdik.

Muhammed Esed

GERÇEK ŞU Kİ, Biz vahyi onlara adım adım ulaştırdık ⁵¹ ki böylece belki [üzerinde düşünür], akıllarında tutarlar.

Mustafa Çavdar

Andolsun ki biz belki düşünüp öğüt alırlar diye, onlara ilahi sözü peş peşe ulaştırdık. 21/10

Ahmet Tekin

Andolsun ki, biz ilâhi kitapları, ilâhi kelâmı, birbiri ardınca, birbirleriyle irtibatlı olarak onların lehlerine göndermeye devam ettik, şer'î ahkâmın, ahlâkî ilkelerin, geçmiş örneklerin, örfün vaatlerin ve tehditlerin, müjdelerin ve uyarıların, Kur'ân âyetlerinin birbirleriyle irtibatlandırılarak, bir bütünlük içinde anlaşılmasını ve uygulanmasını emrettik. Ola ki bunun hikmetini düşünüp öğüt alırlar.

Mustafa İslamoğlu

DOĞRUSU Biz aynı ilâhî sözü onlara da adım adım[³⁴²³] ulaştırdık ki,[³⁴²⁴] belki (sorumluluklarını) hatırlayıp ders alırlar.[³⁴²⁵]

Ömer Nasuhi Bilmen

Kasem olsun ki, onlar için belki düşünürler diye sözü birbiri ardınca irâd ettik.

Orhan Kuntman

Andolsun ki, onlar düşünüp iman ederler diye Kur'an ayetlerini peşpeşe indirdik.

Osman Fırat

Ve düşünüp öğüt alsınlar diye o sözü (Kur’an âyetlerini) onlara ulaştırdık.

Şaban Piriş

Andolsun ki, belki düşünürler diye, onlar için sözü ard arda bildirdik.

Satıraltı Meal (1534)

Taḥḳīḳ biz yitişdürdük anlara ḳavli. Ola kim anlar ögütleneler.

Suat Yıldırım

Düşünüp ibret almaları için Biz, sözümüzü birbiri ardından getirdik.

Süleyman Ateş

Andolsun biz, düşünüp öğüt alsınlar diye onlar için sözü(müzü) birbirine bitiştirdik (ardı ardına gerçeği kanıtlayan ayetler gönderdik).

Süleyman Tevfik (1927)

Ve biz onlara Kur'ân'ı inzâl iyledik ki tezekkür ideler ve düşüneler.

Süleymaniye Vakfı

Bu sözleri onlar için peş peşe sıraladık. Belki kafalarını çalıştırırlar.

Ahmet Varol

Andolsun biz, olur ki düşünürler diye onlar için sözü (Kur'an'ı) birbiri ardınca indirdik.

Ümit Şimşek

Güzelce düşünüp öğüt alsınlar diye, Biz sözümüzü onlara peş peşe ulaştırdık.(6)

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, biz onlar için sözü ardarda getirdik ki, düşünüp öğüt alabilsinler.

Ali Bulaç

Andolsun, biz öğüt alıp-düşünsünler diye, sözü birbiri ardınca dizip-indirdik.

Ali Fikri Yavuz

Gerçekten o kâfirlere, Kur'an ayetlerini, birbiri ardınca inzal ve beyan ettik ki, ibret alıp iman etsinler.

Bahaeddin Sağlam

Andolsun! Biz peşpeşe birbirlerini destekleyen bir sözü (Kur’anı) onlara ulaştırdık ki, idrak edip düşünsünler.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun ki, düşünüp öğüt alsınlar diye, sözü birbiri ardınca yetiştirmişizdir.