52. Ayet
اَلَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِه۪ هُمْ بِه۪ يُؤْمِنُونَ
Bu Kur’an’dan önce kendilerine kitap verdiklerimiz var ya, işte onlar ona da inanırlar.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اَلَّذ۪ينَ اٰتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِه۪ هُمْ بِه۪ يُؤْمِنُونَ
Bu Kur’an’dan önce kendilerine kitap verdiklerimiz var ya, işte onlar ona da inanırlar.
Bundan önce kendilerine kitap verdiklerimiz, inanıyorlar buna.
Bundan önce, kendilerine kitap vermiş olduğumuz kimseler, buna inanmışlardı
Kendilerine bu (Kur'an)dan önce kitap verdiğimiz kimselere gelince, onlardan samimi ve insaflı olanlar, bu Kur'an'a da derhal inanırlar.
Kendilerinden evvel kitâb gönderdiğimiz akvâm îmân itdiler.
Ondan (Kur'an'dan) önce kendilerine kitap verdiklerimiz, ona da iman ederler.
Kendilerine daha önceki kitapları verdiklerimiz buna inanırlar.
Bundan evvel kendilerine kitab verdiklerimiz ona iyman ediyorlar
Ondan (Kur'ân'dan) önce kendilerine kitap verdiklerimiz, ona da iman ederler.
Kendilerine bundan önce kitap verdiklerimiz (den, Abdullah b. Selâm ve diğer bazı kimseler, Tevrât’ın ve İncîl’in aslına ve) buna (Kur’ân’a) da îmân ederler.
(Böylece) Bundan önce kendilerine kitap verdiklerimiz(den iyi niyetli ve istikametli bazı kimseler) şimdi de buna (Kur’an’a) iman etmektedirler.
Ondan¹ önce kendilerine kitap verdiklerimiz, O'na² inanırlar.
anlar kim virdük kitāb’ı andan ilerü ya'nį ķur’ān’dan anlar aña inanurlar.
Bundan evvel kendilerine kitâb verdiğimiz (nice kimseler vardır ki) onlar buna (Kur'ana) inanıyorlar.
Bundan önce kendilerine kitab verdiğimiz o kimseler ki, onlar buna (Kur'ân'a da)îmân ederler.(1)
Ondan (Kur’an’dan) önce kendilerine Kitap verdiklerimiz (nice kimseler vardır ki), ona (Kur’an’a da) iman ederler.
Önceden kendilerine kitap verdiklerimiz, kendilerine ulaşan sözlere inanırlar.
kimseler ki Kur’an’dan önce kendilerine Kitap verilmiştir, onlar Kur’an’a inanıyorlar.
Kendilerini Kur/an/dan evvel Kitaba nâil ettiğimiz kimseler Kur/an/a inanıyorlar.
Kendilerine daha önce kitap verdiklerimiz de ona inanırlar.
Bundan (Kur'an'dan) önce, kendilerine kitap verdiklerimiz buna (Kur'an'a) da inanmaktadırlar.
Bu Kur'ân'dan önce, kendilerine kitap verdiklerimiz de, yine bu Kur'ân'a inanmaktadırlar.
Bundan önce kendilerine kitap verdiğimiz kimseler (içinde öyleleri vardır ki) buna da iman ederler.
Kendilerine daha önce kitap verdiğimiz kimselere gelince, onlardan samîmî ve insaflı olanlar, bu Kur’ana da derhal inanırlar.
Öncesinden Kitap verdiğimiz kimseler, gerçekten buna inanıyor.
Kuran’a, daha önce Kitap verdiğimiz/ehlikitap da inanır. [1]
Kendilerine daha önce kitap verdiklerimiz buna inanırlar.
Ondan (Kur’an’dan) önce kendilerine kitap verdiklerimiz, ona (Kur’an’a) inanırlar.
(Fakat onlar duruyor da) Kur’an’dan önce kendilerine kitap verdiklerimiz ona inanıyorlar.¹
Kendilerine bundan önce de kitap vermiş bulunduğumuz kimseler buna [da] inan[mak zorundad]ırlar. ⁵²
Nitekim daha önce kendilerine vahiy verdiğimiz kimseler bu vahye de inanırlar. 13/36
Kur'ânın Muhammed'e indirilmesinden önce, kendilerine verdiğimiz kitapların hükmünce amel edenler, indirilen kitaba, Kur'ân'a, Muhammed'e iman ederler.
Kendilerine daha önce kitap vermiş olduğumuz kimseler de ona inanmak durumundadırlar.[³⁴²⁶]
Bundan evvel kendilerine kitap vermiş olduğumuz kimseler ki, onlar buna imân ederler.
Daha önce kendilerine kitap verdiklerimiz, ona da, Kur'an'a da iman ederler.
Bu Kur’an’dan önce kendilerine kitap verdiklerimiz (Ehli Kitaptan bazıları) var ya, işte onlar ona da (Kur’an’ da) iman ederler.
Daha önce kendilerine kitap verdiklerimiz buna da inanırlar.
Ol kişilere ki kitāb virdük anlara andan burun. Anlar aña inanurlar.
Daha önce kendilerine kitap verdiğimiz ilim sahipleri buna da, Kur'âna da inanırlar. [2, 121; 3, 199; 17, 107-108; 5, 82-83]
Bundan önce kendilerine Kitap verdiklerimiz, bu(Kur'a)n'a inanırlar.
Kur'ân'dan evvel kendilerine kitâb virdiklerimiz (ehl-i kitâbın mü'minleri) ona îmân iderler.
Kendilerine daha önce kitap verdiklerimiz bu kitaba da inanacaklardır. (Kendi kitabına gerçek anlamda inanmayan bu kitaba da inanmaz.)
Bundan önce kendilerine kitap vermiş olduklarımız buna inanırlar.
Ondan önce kendilerine kitap verdiklerimiz, buna da inanırlar.
Ondan önce kendilerine kitap verdiklerimiz, ona da iman ederler.
Bu (Kur'an)dan önce, kitap verdiklerimiz buna inanmaktadırlar.
Kur'an'dan evvel kendilerine kitab verdiklerimiz (Abdullah ibni Selâm ve arkadaşları gibi kimseler), Kur'an'a iman ediyorlar.
Bu Kur’andan önce kitap verilenler, ona gerçekten inanırlar.
Kendilerine daha önceden kitap verdiklerimiz, Kur'ân'a inanırlar.[401]