Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlara okundu mu inandık ona diyorlar, şüphe yok ki o, Rabbimizden gelen bir gerçek, bundan önce de gerçeğe teslim olmuştuk biz.
Besim Atalay (1965)
O, okununca bu adamlara; dediler ki: «Biz ona inanmışız, Tanrımız katından gelen hak budur, daha önce biz Müslüman olmuşuz!»
Cemal Külünkoğlu
Kur'an kendilerine okunduğu zaman: “Ona inandık, şüphesiz o Rabbimizden gelen gerçektir. Bu bize ulaşmadan önce de biz zaten O'na (Allah'a) yürekten boyun eğen kimselerdik (Müslümandık)!” derler.
Cemil Said (1924)
Ânlara Kur’ân okundığı vakit "Bu kitâba inanırız çünki rabbimizden gelen bir hakîkatdir. Bu nâzil olmazdan evvel biz müslüman idik" didiler.
Diyanet Vakfı
Onlara (Kur'an) okunduğu zaman: Ona iman ettik. Çünkü o Rabbimizden gelmiş hakikattir. Esasen biz daha önce de müslüman idik, derler.
Edip Yüksel
Kendilerine okunduğu zaman, "Ona inandık. Bu, Rabbimizden gelen gerçektir. Zaten ondan önce de müslümanlar idik," derler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hem kendilerine tilâvet olunur olunmaz «biz, dediler: buna iyman ettik bu şübhesiz hak, rabbımızdan, biz doğrusu evvelinden müsliman idik»
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Onlara (Kur'ân) okunduğu zaman "O'na iman ettik. Çünkü o, Rabbimizden gelmiş hakikattir. Esasen biz daha önce de müslüman idik" derler.
Emrah Demiryent
Kendilerine (Kur’ân) okununca, “Biz, ona îmân ettik. Çünkü o, Rabbimizden gelen bir haktır. Doğrusu biz, bundan önce de müslüman kimselerdik” derler.
Abdullah-Ahmet Akgül
(Bunlar) Kendilerine (Kur’an) okunduğu zaman da "Buna inandık, O Rabbimizden gelen Hakk’tır. Biz zaten daha önce de Müslümandık" demektedirler (diyeceklerdir).
Erhan Aktaş
Onlara okunduğu¹ zaman: “Ona inandık. Kuşkusuz o, Rabb'imizden gelen Hak'tır. Biz ondan önce de teslim² olanlardık.” dediler.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı ķaçan kim oķına anlaruñ üzere eyittiler “inanduk aña bayıķ ol ḥaķdur çalabumuzdan bayıķ biz olduġ-ıdı andan ilerü müsülmānlar.”
Hasan Basri Çantay
Onlara (Kur'an) okunduğu zaman: «Buna inandık. Şübhesiz ki bu, Rabbimizden (gelen) bir hakdır. Hakıykat, biz bundan evvel de İslâmı kabul etmiş kimselerdik» dediler.
Hayrat Neşriyat
Ve onlara (Kur'ân) okunduğu zaman: “(Biz) ona îmân ettik; şübhesiz ki o, Rabbimizden (gelen) haktır; zâten biz ondan önce de Müslüman kimseler idik” derler.
İhsan Aktaş
Onlara (Kur´an) okunduğu zaman: «Buna inandık. Şüphesiz ki bu, Rabbimizden (gelen) bir haktır. Biz bundan evvel de (bütün ilahi kitaplara inanmış olduğumuzdan) müslüman olmuş (İslâm’ı kabul etmiş) kimselerdik» derler.
İlyas Yorulmaz
Onlara (kitap) okunduğunda “Ona iman ettik. O (kitap) Rabbimizden gelen gerçekler (Hak) dır. Biz ondan önceki (kitaplara da) teslim olmuştuk” derler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Onlara Kur’an okununca şöyle derler: Biz ona inandık, çünkü bu bizim çalabımızdan gelen doğrunun kendisidir. Çünkü bizler bundan önce Allah’a kendimizi vermiş kimseleriz."
İsmail Hakkı İzmirli
Onlara Kur/an okunduğu zaman onlar «— Biz ona inandık, o, Rabbimiz tarafından nâzil olmuş hak bir sözdür. Bizler bundan evvel Müslüman olmuştuk» derler.
İsmail Yakıt
Onlara (Kur’an) okunduğu zaman, “Ona inandık, Muhakkak ki bu Rabbimizden gelen bir gerçektir/haktır. Hiç şüphesiz Biz bundan önce de Müslüman’dık” derler.
Kadri Çelik
Onlara okunmakta olduğu zaman, “Biz ona inandık, gerçekten o, Rabbimizden olan bir haktır, şüphesiz biz bundan önce de Müslümanlar idik” derler.
Abdullah Parlıyan
Bu kimseler, değişmeyen gerçek kendilerine okununca derler ki; “Biz buna inandık! Çünkü bu Rabbimizden bize ulaşan tek gerçek. Biz ondan önce de hakka teslim olmuştuk yani müslümanlardan idik” derler.
Kuran Yolu
Onlara Kur’an okunduğu zaman, “Ona iman ettik, şüphesiz o rabbimizden gelmiş gerçeğin kendisidir. Esasen biz bundan önce de rabbimize boyun eğmiştik” derler.
Mahmut Kısa
Onlara ayetlerimiz okunduğu zaman, “Biz ona iman ediyoruz!” derler, “Çünkü bu Kur’an, Rabb’imizden gelen gerçeğin ta kendisidir! Doğrusu biz, bundan önce de Allah’a gönülden boyun eğen kimselerdik. Dolayısıyla, inancımızdan vazgeçip yeni bir dine girmiş değiliz. Aksine, önceki Peygamberlere iman ettiğimiz gibi, onların müjdelemiş olduğu Son Elçiye de iman ediyoruz.”
Mahmut Özdemir
Onlara okunduğu zaman: -“Ona inandık. O, rabbimizden gelen Hakk’tır / Gerçek’tir. Biz, bundan önce de müslümandık” dediler.
Mehmet Çakır
Hatta onlara okununca: " Kuran’a inanıyoruz. Bunlar, Rabb'imizin gerçek sözleridir, zaten biz, daha önce de Müslüman idik " derler.
Mehmet Çoban
Onlara ayetlerimiz okunduğu zaman derler ki: "Ona iman ettik! Çünkü o Rabbimizden gelen gerçeklerdir. Esasen biz daha önce de Rabbimize teslim olan Müslimlerdik!"
Mehmet Okuyan
Kendilerine (Kur’an) [tilavet] edildiği (okunup aktarıldığı) zaman “Ona iman ettik. Şüphesiz ki o, Rabbimizden gelen gerçektir. Esasen biz daha önce de müslümanlardık.” derler. [*]
Mehmet Türk
Kendilerine (Kur’an) okununca: “Biz, ona îman ettik. Çünkü o, Rabbimizden gelen bir gerçektir. Aslında biz daha önceden de Müslüman idik.”¹ diyenler var ya!
Muhammed Esed
Bu kimseler [değişmeyen gerçek] kendilerine ulaştırıldığında, hemen, “Buna inandık!” derler, “Çünkü bu bize Rabbimizin katından ulaşan bir gerçek; bu bize ulaşmadan önce de, biz zaten O’na yürekten boyun eğen kimselerdik!”
Mustafa Çavdar
Onlara bu vahiy okununca derler ki: – Biz buna iman ettik, çünkü bu Rabbimizden gelen hakkın ta kendisidir, zira biz daha önceden de Müslüman’dık. 41/43
Ahmet Tekin
Onlara Kur'ân okunduğu zaman: “Kur'ân'a iman ettik. O, Rabbimizden gelen gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek hak bir kelâmdır. Esasen biz Kur'ânın indirilmesinden önce de, Allah'ın emrine, hükmüne rıza gösterip boyun eğen, İslâm'ı yaşayan müslümanlar idik.” derler.
Mustafa İslamoğlu
Onlar, kendilerine (Kur’an vahyi) iletildiğinde “Buna iman ettik, çünkü bu Rabbimizden gelen hakikatin ta kendisidir; zaten biz bundan önce de (O’na) kayıtsız şartsız teslim olmuş kimselerdik!”[³⁴²⁷] derler.[³⁴²⁸]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve onlara karşı tilâvet edildiği zaman dediler ki: «Buna biz imân ettik. Şüphe yok ki, bu Rabbimizden (gelen hak) bir kitaptır. Şüphe yok ki, biz bundan evvel müs-Iümanlar olmuştuk.»
Orhan Kuntman
Onlara Kur'an okunduğu zaman: "Ona inandık. Çünkü o, Rabbimizden gelen bir gerçektir. Esasen biz daha önce de müslüman idik." (Allah Teala'nın birliğine iman etmiştik, Son Peygamberin geleceğini biliyorduk) derler.
Osman Fırat
Kur’an kendilerine anlatıldığı zaman, "Ona iman ettik, şüphesiz o Rabbimizden gelen gerçektir. Şüphesiz biz ondan önce de Müslümandık" derler.
Şaban Piriş
Onlara okununca derler ki:- Ona iman ettik, çünkü o Rabbimizden gelen gerçektir. Biz önceden de müslüman idik.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı ḳaçan ki oḳunsa üstlerine bizüm āyetlerümüz, eydürler: Aña īmān ge‐türdük. Ol ḥaḳdur bizüm Tañrımuzdan. biz andan öñdin Müselmānlar‐ıduḳ, dirler.
Suat Yıldırım
Kendilerine Kur'ân okununca şöyle derler: “Ona iman ettik, O Rabbimizden gelen gerçeğin ta kendisidir. Biz zaten daha önce de Allah'a teslim olmuş kimselerdik. ”
Süleyman Ateş
Onlara (Kur'an) okunduğu zaman: "Ona inandık, o, Rabbimizden gelen gerçektir... Zaten biz ondan önce de müslümanlar idik." derler.
Süleyman Tevfik (1927)
Onlara Kur'ân tilâvet olundukda "Biz ona îmân itdik. O, rabbimiz tarafından hakdır. Tahkîk biz evvelden müslümânlardan idik" didiler.
Süleymaniye Vakfı
Onlara okununca şöyle diyeceklerdir: Biz ona inandık; o Rabbimizden gelen gerçek kitaptır. Biz daha önce de Rabbimize teslim olmuş kimselerdik.
Ahmet Varol
Onlara (Kur'an) okunduğunda: "Biz ona inandık. Şüphesiz o Rabbimizden (gelen) bir gerçektir. Biz zaten bundan önce de Müslümanlar idik" derler.
Ümit Şimşek
Onlara Kur'ân okunduğu zaman, “Ona inandık,” dediler. “O hiç kuşkusuz Rabbimizden gelen haktır. Biz daha önce de hakka teslim olmuş kimselerdik.”
Yaşar Nuri Öztürk
O, onlara okunduğu zaman şöyle derler: "İnandık buna, Rabbimizden gelmiş haktır o. Biz, ondan önce de müslümanlardık."
Ali Bulaç
Onlara okunduğu zaman: 'Biz ona inandık, gerçekten o, Rabbimizden olan bir haktır, şüphesiz biz bundan önce de müslümanlar idik' derler.
Ali Fikri Yavuz
Onlara Kur'an okunduğu zaman: “- Biz buna iman ettik. Şübhesiz bu, Rabbimiz tarafından inzal edilen hak kelâmdır. Doğrusu biz, Kur'an bize okunmadan önce de müslüman olmuş kimselerdik.” dediler.
Bahaeddin Sağlam
Bu Kur’an, onlara okunduğu zaman; “Biz ona inandık, o Rabbimiz katından gelen bir haktır. Biz ondan önce de Allah’a teslim olanlardan idik.” derler.
Bayraktar Bayraklı
Kur'ân onlara okunduğu zaman, “Ona inandık, doğrusu o, Rabbimizden gelen gerçektir. Şüphesiz biz, daha önceden Müslüman olmuş kimseleriz” derler.