Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve dediler ki: Seninle beraber doğru yola uyarsak yerimizden, yurdumuzdan oluruz, bizi çıkarıverirler buradan. Biz onları, her çeşit yiyeceklerin, meyvelerin getirilip toplandığı emin bir haremde yerleştirmedik mi, onlara katımızdan rızık olarak vermedik mi bunları ve fakat çoğu bilmez.
Besim Atalay (1965)
«Seninle birlikte, doğru yola uyarsak, yerimizden kovuluruz!» diyorlar; biz onları, katımızdan azık olmak üzere, her çeşit yemişin getirildiği kutsal yerde, emniyetle oturtmadık mı? Pek çoğuysa bilmiyorlar onların
Cemal Külünkoğlu
(Onlar:) “Biz seninle beraber hidayete uyacak olursak, yurdumuzdan atılırız” dediler. Biz onları, kendi katımızdan bir rızık olarak her türlü ürünün toplanıp getirildiği, güvenli, dokunulmaz bir yere (Mekke'ye) yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu (verilen bu nimetin kıymetini) bilmezler.
Cemil Said (1924)
Kâfirler: "Eğer seni ta’kîb ider isek memleketden ihrâc olunuruz" Biz ânlar içün emîn bir mahal olan Harem-i Şerîf’i mekân itmedik mi? Orada kendilerine mebzûl meyve ve erzâk ihsân iylemedik mi? Fakat ekserîsi bilmezler.
Diyanet Vakfı
«Biz seninle beraber doğru yola uyarsak, yurdumuzdan atılırız» dediler. Biz onları, kendi katımızdan bir rızık olarak her şeyin ürünlerinin toplanıp getirildiği, güvenli, dokunulmaz bir yere (Mekke-i Mükerreme'ye) yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu bilmezler.
Edip Yüksel
Dediler ki, "Senin hidayetine uysak yurdumuzdan ediliriz. Onları, katımızdan her çeşit ürünün rızık olarak toplanıp götürüldüğü güvenli ve kutsal bir bölgeye yerleştirmedik mi? Ne var ki çokları bilmez.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bir de, doğrusun amma biz o doğru yolu tutar seninle beraber olursak derhal yerimizden yurdumuzdan olur çarpılırız dediler, ya biz onlara darül'emân bir haremi mekân kılmadık da mı? Ona ledünnümüzden rızkolarak her şeyin semaralı toplanacak ve lâkin ekserîsi bilmezler
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
"Biz seninle beraber doğru yola uyarsak, yurdumuzdan atılırız" dediler. Biz onları, kendi katımızdan bir rızık olarak her şeyin ürünlerinin toplanıp getirildiği, güvenli, dokunulmaz bir yere (Mekkei Mükerreme'ye) yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu bilmezler.
Emrah Demiryent
(Bazı Kureyşliler: “Ey Muhammed! Aslında güzel şeyler söylüyorsun, fakat) eğer seninle birlikte bu yola (İslâm’a) girecek olursak, yerimizden yurdumuzdan sürülüp atılırız!” dediler. (Oysa) biz onları, kendi tarafımızdan bir rızık olarak, her türlü ürünün toplanıp getirildiği, güvenli, dokunulmaz bir yere (Mekke’ye) yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu bilmezler.
Abdullah-Ahmet Akgül
(İslami hüküm ve hakikatler işlerine gelmeyen inkârcılar ve münafıklar) Dediler ki: (Evet Sen haklısın ve doğru yoldasın, ama) "Eğer Seninle birlikte (aynen ve alenen) hidayete uyacak olursak; yerimizden ve yurdumuzdan (bâtıl ve zalim düzen içindeki saygın konumumuzdan) çekilip kopartılıveririz (makam ve menfaatimizden mahrum ediliriz)!" Oysa Biz onları, Kendi katımızdan bir rızık olarak her şeyin ürününün aktarılıp toplandığı, güvenli bir Harem’de (Mekke ve Medine’de) yerleşik kılmış değil miydik? Fakat onların çoğu (yaratılış gayelerini) bilmeyen (cahil ve gafil kimselerdir).
Erhan Aktaş
“Eğer seninle beraber doğru yoldan gidersek, yerimizden kovuluruz.” dediler. Katımızdan bir rızık olarak her türlü ürünün kendilerine getirildiği, saygı duyulan kutlu yere¹ güven içinde yerleştirmedik mi? Ne var ki onların çoğu bilmiyorlar.²
Eski Anadolu Türkçesi
daħı eyittiler “eger uyarsavuz ŧoġru yola senüñ-ile ķapınılavuz yirümüzden.” iy daħı yirlendürmedük mi anlara ḥarem yirin imin dirinilür andın yaña her nesene yimişleri rūzį virmek içün ķatumuzdan? velįkin eyregi anlaruñ bilmezler.
Hasan Basri Çantay
Dediler ki: «Biz, eğer senin maiyyetinde doğru yolu (tutub) uyarsak derhal yerimizden (yurdumuzdan olub) kapılırız». Biz onları tarafımızdan bir rızık olarak her şey'in mahsullerinin gelib toplanacağı korkusuz bir haremde yerleşdirmedik mi? Fakat onların çoğu (bu hakıykatı) bilmezler.
Hayrat Neşriyat
Bir de; “(biz) seninle berâber hidâyete tâbi' olursak, yurdumuzdan hemen çıkarılırız” dediler. Hâlbuki onları, katımızdan bir rızık olarak herşeyin mahsûllerinin(toplanıp) ona getirildiği, emîn bir hareme (Mekke'ye) yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu(üzerlerindeki ni'metimizi) bilmezler.
İhsan Aktaş
Ve onlar (henüz iman etmeyenler) dediler ki: «Eğer biz seninle beraber doğru yola uyarsak (İslâm’ı kabul etmeyen dost ve müttefiklerimizin desteğini kaybeder, bunun sonucunda da) yurdumuzdan atılırız.» Oysa biz onları (bunu söyleyenleri) güvenli, katımızdan rızık olarak her türlü ürünün taşınıp toplandığı Harem’e (dokunulmaz bir yere) yerleştirmedik mi? Ama onların çoğu (bu hakikati) bilmezler.*
İlyas Yorulmaz
Onlar “Seninle birlikte doğru yola girersek topraklarımızdan atılırız” dediler. Peki, bir takım uyulması gerekli yasakların olduğu güvenli bu topraklara sizi biz yerleştirmedik mi? Katımızdan rızık olarak her türlü meyveler oraya toplanılmadı mı? Fakat onların çoğu bunları bilmiyorlar.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Dediler: "Eğer biz seninle birlikte doğru yolu tutacak olursak, yerimizden, yurdumuzdan oluruz." Biz onları kendi katımızdan azıklansınlar diye, her türlü ürünlerin her yandan gelip yığılacağı korkusuz, kutlu bir çevrede yerleştirmedik mi? Ancak, onların pek çoğu bunu bilmezler.
İsmail Hakkı İzmirli
Onlar «— Senin hidayetine tâbi olsak yerimizden tedirgin oluruz», dediler. Biz, onları emniyetli, tarafımızdan rızk olmak üzere kendisine her çeşit meyve taşınır haremde yerleştirmedik mi? [⁷] Fakat onların pek çoğu bunların Allah/tan geldiğini bilmezler.
İsmail Yakıt
(Bazıları) dediler ki: “Eğer biz seninle birlikte doğru yola tabi olursak yurdumuzdan kovuluruz.”¹⁴ Hâlbuki Biz onları tarafımızdan bir rızık olarak, her türlü ürünün toplandığı güvenli ve mukaddes bir yere yerleştirmedik mi? Fakat onların pek çoğu bilmezler.
Kadri Çelik
Dediler ki: “Eğer seninle birlikte hidayete uyacak olursak, yerimizden çekilip kopartılırız.” Oysa biz onları, kendi katımızdan bir rızık olarak her şeyin ürününün aktarılıp toplandığı güvenli bir Harem'de (Mekke-i Mükerreme'de) yerleşik kılmadık mı? Fakat onların çoğu bilmiyorlar.
Abdullah Parlıyan
“Seninle beraber doğru yolu tutacak olsak, bizi ülkemizden koparıp atarlar” diyorlar. Oysa biz onları, katımızdan rızık olarak, her türlü ürünün getirilip toplandığı mukaddes Harem'de yerleştirmedik mi? Ne var ki, çokları bunun farkında değil.
Kuran Yolu
“Seninle beraber doğru yolu izlersek yurdumuzdan sökülüp atılırız” diyorlar. Peki biz onları dokunulmaz, güvenli, katımızdan bir rızık olarak her şeyin ürünlerinin içinde toplandığı bir yere yerleştirmedik mi? Fakat çoğu bunun şuurunda değildir.
Mahmut Kısa
Ey şanlı Elçi! Hak dini reddeden bazı soydaşların ve hemşerilerin, buna gerekçe olarak diyorlar ki: “Ey Muhammed! Aslında güzel şeyler söylüyorsun, fakat eğer seninle birlikte bu yola girecek olursak, İslâm’a sıcak bakmayan dost ve müttefiklerimizin desteğini kaybeder, bunun sonucunda dayerimizden yurdumuzdan sürülüp atılırız!” Oysa Biz onları, katımızdan rızk olarak her çeşit ürünün getirilip toplandığı güvenli ve kutsal bir yer olan Mekke’ye yerleştirmedik mi? Ne var ki, onların çoğu, bütün nîmetlerin Allah’ın elinde olduğunu ve dolayısıyla, üstünlük ve başarıya ancak O’na kulluk etmekle ulaşılabileceğini bilmezler.Peki, bilmezlerse ne olur:
Mahmut Özdemir
-“Seninle birlikte Hidayet’e uyarsak, yerimizden-yurdumuzdan sürülürüz” dediler. Oysa onları ledünnümüzden / tarafımızdan bir rızık olarak verdiğimiz ürünlerin gelip toplandığı güvenli ve saygın bir yere yerleştirmedik mi? Ama onların çoğu bilmez.
Mehmet Çakır
" Eğer senin Tanrı'nın yolundan gidersek, yerimizden yurdumuzdan oluruz " diyorlar. Her türlü ürünün akışını sağlayarak kendilerini güvenli / Harem ortamında itibar sahibi yapan biz değil miyiz sanki. çoğu insan, bunun bilincinde değil.
Mehmet Çoban
Sevdiklerinden bazıları sana dediler ki: "Biz seninle beraber doğru yola gelirsek yurdumuzdan atılırız." Görüyorsun: Onların bu sözleri bile ayetlerimizle açıkladığımız gerçekleri görmediklerini, ayetlerimizle akıl etmediklerini, hala cehaletin peşinden gittiklerini gösteriyor. Onlar hiç düşünmüyorlar mı? Biz inanan topluluklara yaşadıkları ülkeyi mekân yaptık! Orada türlü nimetlerden yararlanıyorlar. Yaşadıkları ülkeyi onlar için emin bir belde kıldık! Bu gerçekleri görmeyenler kendi yalanlarıyla oyalanan cahillerdir.
Mehmet Okuyan
(İnkârcılar) “Biz seninle birlikte o doğru yola uyarsak, yerimizden (yurdumuzdan) atılırız!” demişlerdi. Onları, kendi katımızdan bir rızık olarak her şeyin ürünlerinin toplanıp getirildiği güvenli, dokunulmaz bir yere (Mekke’ye) yerleştiren de biz değil miydik! [*] Fakat onların çoğu (bu gerçeği) bilmezler.
Mehmet Türk
(Onlar): “Biz seninle beraber hak yola uyarsak, (o zaman) yurdumuzdan kovuluruz.” dediler. Onları, kendi katımızdan bir rızık olarak, her şeyin kazancının toplanıp getirildiği, güvenli, dokunulmaz bir yere (Mekke’ye) Biz yerleştirmedik mi? Fakat onların pek çoğu bunu bilmiyorlar.¹
Muhammed Esed
“Seninle aynı yolu izleyecek olursak kendi toprağımızdan koparıp atarlar bizi” diyorlar. ⁵⁷ Oysa, Katımızdan rızık olarak her türlü ürünün getirilip toplandığı, koruyucu örf altında güvenli bir yere yerleştirmedik mi onları? ⁵⁸ Ne var ki, çokları [bunun] farkında değil.
Mustafa Çavdar
Bir de; “Eğer biz seninle birlikte doğru yolu tutarsak, yerimizden yurdumuzdan oluruz” diyorlar. Peki, biz onları, her türlü ürünün tarafımızdan rızık olarak toplandığı güvenli ve dokunulmaz bir memlekete yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu bu nimeti bilmiyorlar. 19/75
Ahmet Tekin
Onlar: “Biz, seninle beraber, doğru, hak yola uyarsak, yurdumuzdan atılırız.” dediler. Biz onları, dokunulmazlığı olan kutsal, güvenli bir yere, Mekke-i Mükerreme'ye yerleştirmedik mi? Onları itibarlı hale, iktidara getirmedik mi? Kendi katımızdan rızık olarak, her ülkenin ürünleri toplanıp oraya getirilmiyor mu? Fakat onların çoğu bunu bilmezler.
Mustafa İslamoğlu
Bir de, “Eğer seninle birlikte doğru yola girersek, yurdumuzdan yuvamızdan koparılırız” dediler.[³⁴³⁴] Onları, sayemizde her türlü ürünün gelip rızık olarak kendisinde toplandığı kutsal bir dokunulmazlığa sahip güvenli bir yere Biz yerleştirmedik mi? Ne ki onların çoğu bunun bilincinde bile değil.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve dediler ki: «Eğer seninle beraber hüdaya (İslâm'a) tâbi olursak yerimizden hemen çıkarılırız. Biz onlar için bir emniyetli Harem'i metin bir mekân kılmadık mı ki, her şeyin semereleri Bizim tarafızdan bir rızk olmak üzere onun için toplanır. Fakatonların ekserisi bilmezler.»
Orhan Kuntman
Onlar "Seninle beraber İslam'a tabi olursak, yurdumuzdan oluruz" dediler. Oysa biz onları (katımızdan bir ihsan olarak) her şeyin mahsulünün toplandığı, mukaddes bir beldede yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu (şükretmeleri gerektiğini) bilmezler (de servetleri ve refahları ile böbürlenirler)
Osman Fırat
Dediler ki: "Biz seninle beraber doğru yola gelirsek yurdumuzdan atılırız. " Biz onlara kendi katımızdan bir rızık olarak, her şeyin ürünlerinin toplanıp getirildiği, güvenli, dokunulmaz bir mekân vermedik mi? Fakat çokları bilmezler
Şaban Piriş
-Eğer, seninle birlikte doğru yolu tutacak olursak, ülkemizden sürülürüz, dediler. Oysa biz, onları katımızdan rızık olarak verdiğimiz ürünlerin gelip toplandığı emin ve saygın bir yere yerleştirmedik mi? Fakat, onların çoğu bilmezler.
Satıraltı Meal (1534)
Daḫı eyitdiler: Eger hidāyete uysavuz senüñle, ḳorḳaruz ki bizi çıḳaralarillerümüzden. Biz anları yirlendürmedük mi imin ḥaremde ki getürülüp gelüraña her nesnenüñ yemişleri? Rızḳ yitişür bizüm ḳatumuzdan, lākin anlaruñçoġı bilmezler.
Suat Yıldırım
“Doğru söylüyorsun, ama biz sana tâbi olup o doğru yolu tutarsak, yerimizden yurdumuzdan olur, burada barınamayız” dediler. Oysa tarafımızdan bir rahmet olarak Biz, onları her türlü ürünün getirilip toplandığı, güvenli, dokunulmaz bir yere (Mekke-i Mükerreme'ye) yerleştirmedik mi? Ne var ki onların çoğu bu nimetin kadrini bilmezler.
Süleyman Ateş
Dediler ki: "Biz seninle beraber doğru yola gelirsek yurdumuzdan atılırız." Biz onlara kendi katımızdan bir rızık olarak, her şeyin ürünlerinin toplanıp getirildiği, güvenli, dokunulmaz bir mekan vermedikmi? Fakat çokları bilmezler.
Süleyman Tevfik (1927)
(Korkarak îmâna gelmeyenler) "Eğer biz seninle doğrı yola tâbi' olur isek 'arablar bizi yerimizden çıkarırlar" didiler. Dünyânın her tarafından her dürlü mahsûlün oraya getirildiği emîn Harem'i onlara mekân kılmadık mı? Onlara tarafımızdan rızık ihsân itmedik mi? Ve lâkin ekserîsi bunı bilmez ve anlamazlar.
Süleymaniye Vakfı
Size diyorlar ki; “Eğer doğru yola, seninle birlikte biz de girsek, yerimizden, yurdumuzdan ediliriz.” Dokunulmaz ve güvenli olan bir bölgeye (Mekke’ye) onları biz yerleştirmedik mi? Oraya her yerden her türlü ürün; ayrıca katımızdan da bir rızık getirilir. Ancak, onların pek çoğu bunu bilmez.
Ahmet Varol
Dediler ki: "Seninle birlikte doğru yola girersek yurdumuzdan atılırız." Onları, tarafımızdan bir rızık olarak her şeyin ürünlerinin toplandığı güvenli bir Harem'e [5] yerleştirmedik mi? Ancak onların çoğu bilmiyorlar.
Ümit Şimşek
“Seninle birlikte doğru yolu tutacak olursak yerimizden, yurdumuzdan oluruz” dediler. Her çeşit ürünün tarafımızdan bir rızık olarak gelip toplandığı güvenli ve hürmetli bir beldeye(7) onları yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu, bunların Allah'tan geldiğini bilmiyor.
Yaşar Nuri Öztürk
Dediler ki: "Eğer seninle birlikte yol alırsak, yerimizden, yurdumuzdan oluruz." Biz onları, katımızdan rızık olarak gelen tüm ürünlerin derlenip toplandığı güvenli, saygıdeğer bir mekâna yerleştirmedik mi? Ama onların çokları bilmiyorlar.
Ali Bulaç
Dediler ki: 'Eğer seninle birlikte hidayete uyacak olursak, yerimizden (yurdumuzdan ve konumumuzdan) çekilip-kopartılırız.' Oysa biz onları, kendi katımızdan bir rızık olarak her şeyin ürününün aktarılıp toplandığı, güvenli bir harem'de yerleşik kılmadık mı? Fakat onların çoğu bilmiyorlar.
Ali Fikri Yavuz
(Kureyş'liler) dediler ki: “- (Doğrusun amma), eğer biz doğru yola (dinine) uyar, seninle beraber olursak yerimizden (Mekke'den) kovuluruz.” Tarafımızdan bir rızık olarak, onları, çeşitli bir çok mahsüllerin gelib toplanacağı emin bir Harem'de (içinde Beytullah olan hürmete değer bir yerde) yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu (bunların Allah katından bir rızık olduğunu) bilmezler.
Bahaeddin Sağlam
Ve: “Eğer seninle beraber gösterdiğin yola uyarsak, yurdumuzdan atılırız.” dediler. Hâlbuki Biz onlara güvenli, saygın bir bölgeyi (Mekke’de Kâbe çevresini) sağlamadık mı? Kendi katımızdan bir rızık olarak, bütün meyvelerden oraya celbedilmiyor mu? [Evet, böyledir.] Fakat çokları bilmez, cahil kişilerdir.
Bayraktar Bayraklı
“Biz seninle beraber doğru yola uyarsak, yurdumuzdan atılırız” dediler. “Biz onları, kendi katımızdan bir rızık olarak her şeyin ürünlerinin toplanıp getirildiği, güvenli, dokunulmaz bir yere yerleştirmedik mi? Fakat onların çoğu bilmezler.”