Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve biz, geçim bolluğuna nail olmuş ve şükretmemiş nice şehirlerin halkını helak ettik; işte pek azı müstesna, kendilerinden sonra insanlara yurt olmayan evleri ve oralara biz varis olmuşuzdur.
Besim Atalay (1965)
Geçimleri bolluğundan şımaran nice şehirleri yok ettik, işte bunların — pek azında— oturulan yurtları, vârisleri biz olduk
Cemal Külünkoğlu
Oysa biz, varlık ve refahtan ötürü şımarıp azmış nice toplumları helak ettik. İşte, onların yaşadıkları yerler! Onlardan sonra oralarda pek az insanın dışında kimse yerleşmedi. Onların tamamına biz varis olduk (çünkü herkes göçüp gittikten sonra, ebediyen kalacak olan yalnızca biziz).
Cemil Said (1924)
Ahâlîsi refâh içinde te’ayyüş iden ne kadar karyeler tahrîb itdik! Meskenlerini göriyorsunuz, hemân kâmilen gayrı meskûndur ve ânların vârisleri biz olduk. [1]
Diyanet Vakfı
Biz, refahından şımarmış nice memleketi helâk etmişizdir. İşte yerleri! Kendilerinden sonra oralarda pek az oturulabilmiştir. Onlara biz vâris olmuşuzdur.
Edip Yüksel
Kendilerine verilen nimetlere nankörlük eden nice toplumları yok etmişizdir. İşte şunlar, kendilerinden sonra pek az kimse tarafından ikametgah edinilmiş evleridir. Oralara biz varis olduk.
Elmalılı Hamdi Yazır
Bununla beraber biz maışetiyle şımarmış nice memleket helâk ettik, işte meskenleri bir daha arkalarından meskûn olmadı meğer ki pek az, ve hep biz vâris olduk
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Biz, maişetleriyle şımarmış nice memleketi helak etmişizdir. İşte yerleri! Kendilerinden sonra oralarda pek az oturulabilmiştir. Onlara biz varis olmuşuzdur.
Emrah Demiryent
Biz nimetler içinde şımaran nice memleket halkını helâk etmişizdir. İşte kendilerinden sonra içlerinde pek az oturulmuş yurtları! (O yurtlara) biz vâris olduk, biz.
Abdullah-Ahmet Akgül
Bu nedenle Biz (haram ve haksız yollarla kazanılmış) bol geçimi ile şımarıp azmış (fuhuş ve fesatlığa dalmış) nice ülkelerin halkını helak ettik. İşte meskenleri (harap olmuş şehirlerinin ve semtlerinin viraneleri, şimdi sahipsiz ve değersiz haldedir); çok az (bir zaman) dışında (oralarda da) kendilerinden sonra oturulabilmiş değillerdir. (Onlara ve tüm imkânlarına gerçek sahip ve) Vâris olanlar Biziz.
Erhan Aktaş
Şımararak, geçindikleri şeylere şükretmeyen nice kenti yıkıma uğrattık. İşte bunlar, onların yerleşim yerleri! Kendilerinden sonra pek az kullanılan evleri. Şimdi onların hepsi bize kaldı.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı niçe helāk eyledük köy bundundı dirliġine. pes şol ŧuraķ yirleri-di anlaruñ ŧuraķ olınmadı anlardan illā az! daħı olduġ-ıdı biz mįrāŝ alıcılar.
Hasan Basri Çantay
Biz, (bol) geçimi ile (halkı) şımarmış nice memleket (ler) helak etdik. İşte kendilerinden sonra ancak pek az kimselerin konabileceği (haraab) meskenleri! (Bütün onlara.) biz vâris olmuşuzdur.
Hayrat Neşriyat
Hâlbuki (bol ve rahat) geçimleri ile şımarmış nice şehir (halkını) helâk ettik. İşte şu (harâb olmuş) meskenleri! Kendilerinden sonra (oralarda) ancak pek az oturulabilmiştir. Çünki (onlara) vârisler, biz olmuşuzdur.
İhsan Aktaş
Oysa, Biz, varlık ve refahtan ötürü azgınlaşan (her türlü zulüm ve kötülüğü yapan) nice toplumları yok etmişizdir; işte, (göz önünde) onların yaşadıkları yerler: Pek azı dışında, onlardan sonra oralarda kimse yerleşmemiştir ve zaten her şeyin (hakiki ve ebedi) varisi (sahibi) sadece Biziz. *
İlyas Yorulmaz
Biz geçimliklerini beğenmeyip inkârcı davranan nice şehirleri yok ettik. Onların bıraktığı bu topraklara, onlardan sonra pek az insan yerleşti. Zaten oraların sahibi biziz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Biz geçim bolluğu içinde şımarmış kalmış olan nice illeri yok ettik. İşte barınakları! Kendileri göçüp gittikten sonra onlar ancak pek az kimseyi barındırabiliyorlar. Bütün bunlar bize kalmıştır.
İsmail Hakkı İzmirli
Biz, nice kasaba helâk ettik ki ahalisi hoş geçinmeleri yüzünden şımarmışlardı. İşte konaklar kendilerinden sonra bomboş duruyor. Ancak oraya az kimse konuyor [⁸]. Bizler, onlara vâris olduk [⁹].
İsmail Yakıt
Biz bolluk içinde şımarmış nice beldeleri helak ettik. İşte oturdukları yerler! Kendilerinden sonra ancak pek az kişi oraları yurt edinmiştir. Onlara yalnız Biz vâris olduk.
Kadri Çelik
Biz, yaşama biçimleriyle refah içinde şımarıp azmış nice şehri yıkıma uğrattık. İşte meskenleri; çok az (bir zaman) dışında (onlarda) kendilerinden sonra oturulabilmiş değildir. (Onlara) Varis olanlar biziz.
Abdullah Parlıyan
Oysa biz, varlık ve konfordan dolayı azgınlaşan nice toplumları yok etmişizdir. İşte gözler önünde, onların yaşadıkları yerler, pek azı dışında onlardan sonra oralarda kimse yerleşmemiştir. Onlara hep biz varis olduk, hepsi bize kaldı.
Kuran Yolu
Oysa biz, bolluk içinde azmış nice şehir halkını helâk etmişizdir. İşte yerleri! Kendilerinden sonra oraların pek azında oturulabildi; hepsi bize kalmıştır.
Mahmut Kısa
Biz, sahip oldukları servet ve zenginlikle şımarıp azgınlaşan nice ülkeleri helâk ettik! Gidin bu harabelerin durumunu kendi gözlerinizle görün; bir zamanlar cıvıl cıvıl insanlarla dolup taşan bu şehirler, şimdi nasıl virane ve perişan bir hâle gelmiş! İşte, bir zamanlar göz kamaştıran görkemli sarayları, köşkleri, lüks villaları ve evleri; pek az kimse dışında, onlardan sonra bu evlerde hiç kimse oturamadı ve sahip oldukları ne varsa, hepsi bir kez daha Bize kaldı! O hâlde, bugünkü zâlimlerin başına gelecek olanlar da bundan farklı olmayacaktır. Ancak şu da var ki;
Mahmut Özdemir
Geçim bolluğu yaşamış nice şehri helâk ettik. İşte, onların ardından birazı hariç kimsenin yerleşmediği meskenleri! Mirasçılar biz olduk.
Mehmet Çakır
Biz sahip oldukları nimetin hakkını vermeyen nice kent halkını yok ettik. İşte kendilerinden sonra sadece tektük insanın yaşadığı yurtlar! Hepsi bize kaldı...
Mehmet Çoban
Onlar bilmiyorlar mı? İnkârlarından dolayı refah içinde şımarmış nice şehirleri yok ettik! Yeryüzünü gezip dolaştıkça yok edilen toplulukların yaşadıkları yerleri görmüyorlar mı? Hepsi yerle bir olmuş, yaşayanlarından hiçbir haber yok! Hâlbuki onlar sonsuza kadar yaşayacaklarına, hiçbir gücün kendilerini yok edemeyeceğine inanıyorlardı. Bak, onların yaşadığı yerlerin hepsi bize kaldı. Oralara inanan kullarımızı yerleştireceğiz.
Mehmet Okuyan
Biz refahından şımarmış nice şehri helak etmişizdir. İşte kendilerinden sonra içinde az oturulabilen evleri! Onlara biz mirasçı olmuşuzdur. [*]
Mehmet Türk
(Hâlbuki) Biz, refahından dolayı şımarmış nice memleketi helâk ettik. İşte onların, kendilerinden sonra, ancak çok az kimsenin oturulabildiği yerleri! (Oralarda) baki kalan sadece Biz olduk.
Muhammed Esed
Oysa, Biz, varlık ve refahtan ötürü azgınlaşan nice toplumları yok etmişizdir; işte, (gözönünde) onların yaşadıkları yerler: pek azı dışında, onlardan sonra oralarda kimse yerleşmemiştir; çünkü herkes göçüp gittikten sonra, ebediyyen kalacak olan yalnızca Biziz! ⁵⁹
Mustafa Çavdar
Oysa biz, daha önce zenginlik ve konforun azgınlaştırdığı nice memleketleri helak ettik. İşte onların yaşadıkları yurtlar! Kendilerinden sonra pek azı dışında oraları yurt edinen olmadı. Zira her şeyin önünde sonunda varisi biziz. 23/64
Ahmet Tekin
Biz, geçim kaynaklarının çokluğu sebebiyle refahtan şımarmış, nice memleketleri helâk ettik. İşte yerleri, yurtları! Kendilerinden sonra oralarda, pek az oturulabilmiştir. Onlara biz vâris olduk, bâki olan biziz. Varlıkları, servetleri bizim elimize geçti.
Mustafa İslamoğlu
Ama Biz, refahın şımartıp azgınlaştırdığı nice ülkeyi helâk etmişiz. Bakın, işte onların yaşadıkları mekânlar! Pek azı dışında arkalarından oralara bir daha yerleşen olmadı: ve zaten her şeyin ebedî vârisi sadece Biziz.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve bir nice kasabayı da helâke uğrattık ki, (ahalisi) maişetlerinin çokluğuyla şımarmış idi. İşte şu onların konaklarıdır ki, onlardan sonra pek azı müstesna (kimseye). İkametgâh olmadı ve Bizler varisler olduk.
Orhan Kuntman
Biz, halkı şımarmış nice beldeleri helak ettik. İşte harabeleri, kendilerinden sonra o beldelerde çok az kimse oturabilmiştir. Oralara varis olanlar bizdik, biz! (Çünkü göklerin ve yerin mülk ve hükümranlığı O'nundur.)
Osman Fırat
Biz nimetler içinde şımaran nice memleket halkını helâk etmişizdir. İşte kendilerinden sonra içlerinde pek az oturulmuş yurtları! (O yurtlara) biz varis olduk...
Şaban Piriş
Biz, geçim bolluğu içinde yaşamış fakat, hakkı kabul etmemiş nice şehirleri helak ettik. İşte yerleri, onlardan sonra orada çok az oturan oldu. Onların mirasçısı biz olduk.
Satıraltı Meal (1534)
İy niçe şehrler ḳavmini helāk itdük ḳudurduḳları vaḳt virildükleri ni‘met‐ile. Pes gör ol evlerini, kimse sākin olmadı anda anlardan ṣoñra, illā az.Daḫı biz vāriẟler‐biz.
Suat Yıldırım
Bununla beraber Biz, kazançlarının çokluğu sebebiyle şımarmış pek çok memleketi helâk ettik. İşte yerleri! Kendilerinden sonra oralarda pek az oturuldu. Bütün onlara Biz vâris olduk (hepsi geçti, bâki Biz'iz).
Süleyman Ateş
Biz refah içinde şımarmış nice kenti helak ettik. İşte şunlar, onların meskenleri, onlardan sonra oralarda pek az oturuldu. Onlara hep biz varis olduk (hepsi bize kaldı).
Süleyman Tevfik (1927)
Ma'îşetleri ve refâhları sizden çok fazla oldığı halde ne kadar karyeleri helâk itdik. İşte onların meskenleri, onlardan sonra oralarda pek az sâkin olanlar bulunur ve biz onlara vâris olduk. (Onlar gitdiler biz bâkî kaldık).
Süleymaniye Vakfı
Biz geçim bolluğu içinde şımarmış nice kentleri yok ettik. İşte oturdukları yerler! onlardan sonra pek az kullanıldı. Onların varisi biz olduk.
Ahmet Varol
Biz, geçim rahatlığı dolayısıyla şımarmış nice beldeleri helak ettik. İşte konakları; onlardan sonra ancak çok az oturulmuştur. (Oralara) hep biz varis olduk.
Ümit Şimşek
Oysa Biz geçimlerinin bolluğuyla şımarmış nice ülkeleri helâk ettik. İşte onların, pek az istisnasıyla, kendilerinden sonra bomboş kalmış meskenleri! Onlara da Biz vâris olmuşuzdur.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşayışı şımarıklık ve gösterişe yol açmış nice kenti helâk ettik biz. İşte yerleri yurtları! Onlardan sonra oralarda çok az oturuldu. Biziz Vâris olanlar/mirasçılar, biz!
Ali Bulaç
Biz, yaşama biçimleriyle 'refah içinde şımarıp azmış' nice şehri yıkıma uğrattık. İşte meskenleri; çok az (bir zaman) dışında (onlarda) kendilerinden sonra oturulabilmiş değildir. (Onlara) Varis olanlar biziz.
Ali Fikri Yavuz
Biz (böyle) geçimi ile şımarıb azmış nice memleket halkını helâk ettik. İşte meskenleri, (seyahatlerinizde gördüğünüz harabeye dönmüş evleri) ki, kendilerinden sonra pek azı iskân edilmiştir!... Varis olan (bâkî kalan ve hakikî mutasarrıf bulunan) da ancak biz olduk.
Bahaeddin Sağlam
Biz, refah içinde şımarmış nice şehirleri helak ettik. İşte meskenleri! Çok azı hariç, kendilerinden sonra oralarda hiç oturulmadı. Her şeylerine yalnızca Biz varis olduk.
Bayraktar Bayraklı
Refahın şımarttığı nice memleketleri helâk etmişizdir. İşte yerleri! Kendilerinden sonra oralarda pek az oturulabilmiştir. Onlara biz vâris olmuşuzdur.