Kasas Suresi 64. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

64. Ayet

وَق۪يلَ ادْعُوا شُرَكَٓاءَكُمْ فَدَعَوْهُمْ فَلَمْ يَسْتَج۪يبُوا لَهُمْ وَرَاَوُا الْعَذَابَۚ لَوْ اَنَّهُمْ كَانُوا يَهْتَدُونَ

Onlara, “Haydi ortaklarınızı çağırın!” denir. Onlar da çağırırlar fakat ortakları onlara cevap veremez. Azabı görürler. Keşke onlar (dünyada iken) doğru yola gelselerdi.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve çağırın şirk koştuğunuz şeyleri denir, onlar da çağırırlar, fakat icabet etmezler onlara ve azabı görürler; ne olurdu doğru yolu bulsalardı.

Besim Atalay (1965)

Denilir ki: «Eş koşmuş olduğunuz şeyleri çağırınız»; hemen çağıracaklar, onlara cevap gelmez, azabı gördüklerinde: «Ne olaydı, doğru yolu tutsalardı!» denecek

Cemal Külünkoğlu

Sonra (Allah'tan başka varlıkları tanrılaştıranlara:) “(Allah'a koştuğunuz) ortaklarınızı çağırın (da sizi kurtarsınlar)!” denecek. Onlar da çağıracaklar fakat kendilerine cevap veremeyecekler ve (işte o anda karşılarında o korkunç) azabı görecekler. Keşke onlar (dünyada iken) doğru yola girselerdi!

Cemil Said (1924)

Ânlara "Şeriklerinizi çağırınız" denilecek, çağıracaklar, fakat cevâb alamıyacaklar, kendilerine ihzâr olunan ’azâbı görecekler o vakit tarîk-i hidâyete sülûk itmiş olmak isteyecekler.

Diyanet Vakfı

«(Allah'a koştuğunuz) ortaklarınızı çağırın!» denir, onlar da çağırırlar; fakat kendilerine cevap vermezler ve (karşılarında) azabı görürler. Ne olurdu (dünyada iken) doğru yola girselerdi!

Edip Yüksel

Onlara, "Haydi ortaklarınızı (yardıma) çağırın." Bunun üzerine onları çağırırlar, ancak kendilerine karşılık vermezler. Azabı görürler ve doğru yolda bulunmadıklarına yanarlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de haydin yalvarın bakalım şeriklerinize denilmiştir, binaenaleyh yalvarmışlardır fakat kendilerine icabet etmemişler ve azâbı görmüşlerdir, vaktiyle hakkı görselerdi ya

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

"(Allah'a koştuğunuz) ortaklarınızı çağırın!" denir, onlar da çağırırlar; fakat kendilerine cevap vermezler ve (karşılarında) azabı görürler. Ne olurdu (dünyada iken) doğru yola girselerdi!

Emrah Demiryent

Onlara, (müşriklere şöyle) buyurulur: “Haydi, (Allah’a) ortak koştuklarınızı (putlarınızı, yardıma) çağırın. Bunun üzerine onları çağırırlar, fakat (putlar) kendilerine cevap veremezler. (Böyle perişan hâllere düşmeden önce, dünyada iken) doğru yolu tercih etselerdi ya!

Abdullah-Ahmet Akgül

(Tağutların ve sahte ma’budların ardına sığınanlara ise) Denilir ki: ’Ortaklarınızı (Allah’a şirk koşup peşlerine takıldıklarınızı şimdi) çağırın (bakalım, yanınıza gelebilecekler mi?)’ Böylelikle çağırırlar, ama kendilerine cevap (ve destek) vermezler ve (dehşetli) azabı görünce (acı bir pişmanlık içinde kıvranıverirler. Halbuki;) şayet hidayet bulmuş olsalardı ne olurdu. (Ama bunlar nasipsizlerdir.)

Erhan Aktaş

Ve onlara: “Ortaklarınızı çağırın.” denildi. Onlar da çağırdılar. Ancak cevap alamadılar ve azapla karşı karşıya kaldılar. Keşke zamanında doğru yolu seçselerdi.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı eyidildi “oķın ortaķlaruñuzı.” pes oķıdılar anları pes cevāb virmediler anlara daħı gördiler 'aźābı. eger bayıķ anlar olmışlarmıssa ŧoġru yol dutarlar!

Hasan Basri Çantay

(O gün onlara): «Çağırın ortaklarınızı» denilmişdir (denilecekdir) de onları çağırmışlardır. Fakat bunlar kendilerine icabet etmemişlerdir ve (onların uğradıkları) azâbı görmüşlerdir. Nolurdu (o müşrikler) hidâyeti kabul etmiş olsalardı.

Hayrat Neşriyat

Ve (o gün müşriklere:) “(Allah'a koştuğunuz) ortaklarınızı çağırın!” denilir de onları çağırırlar; fakat kendilerine cevab vermezler ve (karşılarında) azâbı görürler. Ne olurdu, onlar gerçekten hidâyete ermiş olsalardı?

İhsan Aktaş

Ve (o gün) onlara (Allah’tan başka varlıkları tanrılaştıranlara:), “Haydi yalvarın ortak koştuğunuz o varlıklara!” denir. Yalvarırlar, fakat diğerleri onlara hiçbir cevap veremez ve (cevap olarak) karşılarında ancak azabı görürler. Eğer onlar (dünyada iken) doğru yolda olsalardı (bunu görmezlerdi).

İlyas Yorulmaz

Müşriklere “Ortaklarınızı çağırın” denilir. Allah’a ortak koşanlar ortaklarını çağırırlar ama, çağrılanlar çağıranlara cevap veremezler. Azabı gördüklerinde ise “Keşke onlar doğru yolda olsaydılar” derler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

"Eş koştuklarınızı çağırın" denilecek. Onlar da çağıracaklar. Ancak onların çağrısına gelen olmıyacaktır. Azaba uğruyacaklardır. Doğru yolu tutmuş olsalardı, ne olurdu?

İsmail Hakkı İzmirli

Onlara şöyle denecek: Sizi azaptan kurtarmak için şerik tuttuklarınız putları çağırın. Onlar da şaşkınlık içinde bunları çağıracaklar, bunlar ise onlara cevap vermeyecekler, azap görecekler, eğer onlar hidayet bulsalardı azap görmeyeceklerdi [²].

İsmail Yakıt

Onlara “Şu koştuğunuz ortakları çağırınız”¹⁷ denir. Onlar da çağırırlar ama kendilerine cevap veremezler. Azabı görürler. Keşke (dünyada) doğru yolu bulmuş olsalardı!

Kadri Çelik

“Ortaklarınızı çağırın” denir. Böylelikle onları çağırırlar, ama kendilerine cevap vermezler ve azabı görürler. Hidayet bulmuş olsalardı ne olurdu!

Abdullah Parlıyan

Sonra onlara: “Çağırın bakalım, tanrısal nitelikler yakıştırarak, Allah'a ortak koştuğunuz varlıkları, ya da güçleri.” Ve onlar da bu sözü geçen varlık ve güçleri yardıma çağıracaklar, fakat onlar cevap veremezler ve sonunda, göre göre sadece azabı görecekler karşılarında. Böyle umutsuz ve çaresiz duruma düşeceklerine, vaktiyle doğru yolu tutsalardı ya.

Kuran Yolu

“Allah’a koştuğunuz ortaklarınızı çağırın!” denir. Çağırırlar ama (o sahte tanrılar) onlara cevap vermezler ve azabı görürler! Keşke vaktiyle doğru yola girmiş olsalardı!

Mahmut Kısa

Sonra onlara, “Allah’a ortak olduğunu iddia ettiğiniz şu sözde ilâhlarınızı çağırın da, sizi kurtarsınlar bakalım!” denecek; onlar da çağıracaklar, fakat hiçbirisi onların bu çağrısına cevap veremeyecek ve işte o anda, o korkunç azâbı karşılarında görecekler! Yazık; keşke doğru yolu izlemiş olsalardı!

Mahmut Özdemir

-“Ortaklarınızı çağırın!” denildi. Onları çağırdılar; onlara cevap vermediler. Azab’ı gördüler. Keşke onlar, doğru yolda gidiyor olsalardı!

Mehmet Çakır

O gün: " Suç ortaklarınızı çağırın " denecek. Çağıracaklar ama cevap veremeyecekler. Azabı görünce, müslüman olmadıklarına yanacaklar.

Mehmet Çoban

Onlara deriz ki: "Sizler yeryüzünde yasalarıma karşı çıktınız. İnsanların akıllarından ürettikleri yasalara tabi oldunuz. Çıkarlarınıza göre yasa yapanları başınıza geçirerek onları ilahlaştırdınız. Bugün yaptıklarınız yüzünden cezalandırılacaksınız. Haydi! Yeryüzünde yasalarına uyarak taptığınız ilahları çağırın da sizi kurtarsınlar!" Yeryüzünde kurtarıcımız banimiz liderimiz dediklerinden ses gelmez. Artık onları cezamızdan kurtaracak da yoktur. Onlar cehennem azabıyla karşı karşıyadırlar. Hiçbir kurtuluşları yoktur. Keşke yeryüzünde akıl edip yaşarken yasalarımıza uysalardı.

Mehmet Okuyan

(İnkârcılara) “Ortaklarınızı çağırın!” denecektir. Onlar da çağıracaklar fakat kendilerine cevap veremeyecekler ve (karşılarında) azabı göreceklerdir. Keşke (dünyadayken) doğru yola girselerdi!

Mehmet Türk

(O gün) onlara: “(Allah’ın) ortağı olduğunu iddiâ ettiklerinize yalvarın (da sizi kurtarsınlar bakalım!)” denilecek. Onlar da yalvaracaklar fakat (o putlar) kendilerine cevap vermeyecekler ve (karşılarında sadece) azabı görecekler. Keşke onlar (vaktiyle) hak yolu bulsalardı!

Muhammed Esed

Sonra onlara: “Çağırın, bakalım” denecek, “tanrısal nitelikler yakıştırarak [Allah’a] ortak koştuğunuz [varlıkları ya da güçleri]!” ⁶⁸ Ve onlar da bu sözü geçen [varlıkları ya da güçleri] yardıma çağıracaklar, ama berikiler kendilerine herhangi bir karşılık vermeyecekler; ve sonunda, göre göre sadece azabı görecekler karşılarında; [oysa, bu umutsuz, çaresiz duruma düşeceklerine] vaktiyle doğru yolu tutsalardı ya! ⁶⁹

Mustafa Çavdar

Ve kendilerine, “Çağırın ortak koştuklarınızı!” denir. Onları çağıracaklar fakat onların çağrısına cevap veremeyecekler ve azapla yüz yüze gelecekler, keşke dünyadayken doğru yolu tutmuş olsalardı. 2/165...167

Ahmet Tekin

Onlara: “İlâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında Allah'a ortak saydığınız varlıkları çağırın” denilir. Onlar da çağırırlar. Fakat, kendilerine cevap vermezler ve karşılarında azâbı görürler. Ne olurdu, dünyada iken doğru yolu tercih etselerdi!

Mustafa İslamoğlu

Sonunda onlara: “Çağırın ortak (koştuk)larınızı!” denilecek ve onları yardıma çağıracaklar,[³⁴³⁹] fakat kendilerine asla karşılık verilmeyecek ama azabı görüverecekler.[³⁴⁴⁰] Ne olurdu sanki, daha önceden doğru yolu bulmuş olsalardı!

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve denilmiş (olacak)dır ki, «Ortaklarınızı çağırınız». Artık onları çağırmış olacaklardır. Fakat kendilerine icabet etmiş olmayacaklardır ve azabı görmüş olacaklardır. Eğer onlar hidâyete ermiş olsalar idi (böyle muazzep olmazlardı).

Orhan Kuntman

Bunun üzerine onlara: "(Rabbinize eş) koştuğunuz ortaklarınızı çağırın” buyurulur. Onlar da çağırırlar, ama kendilerine cevap veren bulunmaz, karşılarında azabı bulurlar. (Cehenneme atılacaklarını anlarlar, dünyada) doğru yola girmediklerine yanarlar.

Osman Fırat

(Allâh tarafindan) onlara: "(Bana), koştuğunuz ortakları çağırın!" denir. Onları çağırırlar. Fakat (çağırılanlar), bunların çağrısına cevap vermezler ve (bunlar), karşılarında azâbı görürler. Ne olurdu (sanki dünyâda) yola gelselerdi!

Şaban Piriş

-Ortaklarınızı çağırın, denir. Onları çağırırlar. Fakat onlara cevap veremezler, Çünkü azabı görmüşlerdir, keşke doğru yola girmiş olsalardı.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı eyidile anlara ki ḳıġıruñuz şerīklerüñüzi. Pes ḳıġıralar anlara, hīçcevāb virmeyeler kendülere ve ‘aẕābı göreler lāzım olmış. Eger anlar hidāyetüstine olsalardı ‘aẕābı görmezlerdi.

Suat Yıldırım

Bu defa onları putlaştıranlara hitaben: “Haydin, şeriklerinize yalvarın da onlardan yardım isteyin! ” denir. Yalvarırlar ama onlar bunlara cevap veremezler. Fakat cevap olarak, karşılarına çıkan azabı görürler. Ne olurdu yani, dünyada iken bu gerçeği anlayıp hakkı kabul etselerdi! . .

Süleyman Ateş

(Allah tarafından) onlara: "(Bana), koştuğunuz ortakları çağırın!" denir. Onları çağırırlar. Fakat (çağırılanlar), bunların çağrısına cevap vermezler ve (bunlar), karşılarında azabı görürler (sanki çağırdıkları şey, azabın kendisi olmuştur). Ne olurdu (sanki dünyada) yola gelselerdi!

Süleyman Tevfik (1927)

Ve onlara " 'İbâdet iylediğiniz ma'bûdlarınızı çağırınız (size yardım itsünler)" dinilür. Onlar da çağırırlar ise de icâbet olunmaz. O zamân kendilerine va'd olunan 'azâbı görirler. Eğer onlar doğrı yolda olsalardı (bunı görmezlerdi).

Süleymaniye Vakfı

(Aldatılanlara) “Eş koştuklarınızı çağırın” denecek; onlar da çağıracaklar ama çağrılarına cevap alamayacaklar. Artık azap önlerindedir. Keşke doğru yola girmiş olsalardı.

Ahmet Varol

"Ortaklarınızı çağırın" denir. Çağırırlar ama kendilerine cevap vermezler ve azabı görürler. Ne olurdu doğru yolu kabul etselerdi!

Ümit Şimşek

“Çağırın ortaklarınızı” denir. Çağırırlar; fakat onlar cevap vermez. Artık azabı da görmüşlerdir. Ne olurdu, vaktiyle doğru yolu tutmuş olsalardı!

Yaşar Nuri Öztürk

Şöyle denilir: "Çağırın ortak koştuklarınızı!" Onlar da çağırırlar. Fakat ötekiler bunlara cevap veremezler; azabı görmüşlerdir. Önceden yola gelselerdi ne olurdu!

Ali Bulaç

Denir ki: 'Ortaklarınızı çağırın.' Böylelikle çağırırlar, ama kendilerine cevap vermezler ve azabı görürler. Hidayet bulmuş olsalardı ne olurdu.

Ali Fikri Yavuz

Müşriklere şöyle denecek: “- (azabdan kurtulmanız için) yalvarın bakalım ortaklarınıza (putlarınıza).” Onlar da yalvaracaklar, fakat kendilerine karşılık vermiyecekler, (hiç bir yardımda bulunamıyacaklardır. Öncüler ve düşükler hepsi) azabı göreceklerdir. Önceden onlar hakkı kabul edib hidayete ereydiler ya!...

Bahaeddin Sağlam

Ve: “Allah’a eş koştuklarınızı çağırın!” denilir. Onlar, o eş koştuklarını çağırırlar. Fakat o putlar, kendilerine cevap vermezler. İşte o zaman azabı görürler… Keşke daha önce doğru yola gelmiş olsalardı!

Bayraktar Bayraklı

“Allah'a koştuğunuz ortaklarınızı çağırınız” denir. Onlar da çağırırlar ama, taptıkları kendilerine cevap vermezler. Cehennem azabını görünce, “Dünyadayken doğru yolda olsalardı!” diye hayıflanırlar.