Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
İbrahim, orada Lut da var demişti de onlar, biz daha iyi biliriz demişlerdi, orada kim var; onu ve ailesini kurtaracağız, ancak karısı kurtulmayacak, o, şüphe yok ki orada kalanlardan olacak.
Besim Atalay (1965)
İbrahim dedi ki: «Orda Lût vardır», elçiler de dediler ki: «Orda kim varsa, biz onları iyi biliyoruz, biz onu da, öbür kimselerle birlik olan karısından başka, ailesini de herhalde kurtarırız»
Cemal Külünkoğlu
İbrahim: “Ama orada Lût var” deyince, elçiler şöyle dediler: “Biz orada kimlerin olduğunu elbette ki çok iyi biliyoruz. Lût'u ve yakınlarını (Allah'ın emriyle) kurtaracağız. Yalnız karısı orada kalarak azaba çarpılanlardan olacaktır.”
Cemil Said (1924)
(İbrâhîm) "Lût ânların meyânındadır" didi. "Ânların meyânında bulundığını biliyoruz fakat ânı ve ’âilesini kurtaracağız yalnız zevcesi geride kalacak" didiler.
Diyanet Vakfı
(İbrahim) dedi ki: Ama orada Lût var! Şöyle cevap verdiler: Biz orada kimlerin bulunduğunu çok iyi biliyoruz. Onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Yalnız karısı müstesna; o, (azapta) kalacaklar arasındadır.
Edip Yüksel
Dedi ki, "Ama orada Lut var." Onlar da, "Orada kimlerin bulunduğunu iyi biliyoruz. Onu ve ailesini kurtaracağız, fakat karısı hariç; o geride kalacaklardandır,"dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
«Onda Lût var a» dedi, biz dediler: onda kim var idiğini pek âlâ biliriz, her halde onu ve ehlini kurtaracağız, ancak karısı ötekilerden oldu
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
(İbrahim) dedi ki: "Ama orada Lut var!" Şöyle cevap verdiler: "Biz orada kimlerin bulunduğunu çok iyi biliyoruz. Onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Yalnız karısı müstesna; o geride (azabda) kalacaklar arasındadır. "
Emrah Demiryent
(İbrâhîm,) “Orada Lût (ve ona inananlar da) var” dedi. (Elçiler,) “Orada kimin olduğunu biz daha iyi biliriz. Biz, onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Ancak karısı müstesna. O, geri de kalıp helâk edilenlerden olacaktır” dediler.
Abdullah-Ahmet Akgül
(Hz. İbrahim) Dedi ki: "Ama onun içinde Lut da vardır!.. (Bu masum insanların durumu ne olacaktır?" Melekler) Dediler ki: "Orada kimin olduğunu biz daha iyi biliriz. Kendi karısı dışında, onu ve ailesini elbette kurtaracağız. O (karısı ise) arkada kalacak olanlardan birisidir." (Çünkü rezillerle işbirlikçidir!)
Erhan Aktaş
İbrâhim: “Fakat orada Lût var!” dedi. “Biz, orada kimin olduğunu daha iyi biliriz. Geride kalanlarla beraber olacak olan karısı hariç, onu ve ehlini¹ mutlaka kurtaracağız.” dediler.
Eski Anadolu Türkçesi
eyitti ibrāhįm “bayıķ anuñ içinde lūŧ var!” eyittiler “biz bilüriregüz anı kim anuñ içindedür. ķurtaravuz daħı 'ayālını illā 'avratını oldı girü ķalıcılardan.”
Hasan Basri Çantay
(İbrâhîm) «Onların içinde, dedi, Luut da var». Dediler ki: «Biz orada kimin bulunduğunu çok iyi bileniz. Onu da, ehlini de muhakkak kurtaracağız. Yalınız geride (azâbda) kalacaklardan olan karısı müstesna».
Hayrat Neşriyat
(İbrâhîm:) “Ama orada Lût var!” dedi. (Onlar:) “Biz orada kimin bulunduğunu daha iyi bilenleriz; onu ve âilesini mutlaka kurtaracağız; ancak karısı hâriç; (o, inkârı sebebiyle) geride kalacak (helâk edilecek) olanlardandır” dediler.
İhsan Aktaş
(Bunun üzerine İbrahim,) “Muhakkak ki orada Lût var” dedi. Onlar (melekler), “Orada kimin bulunduğunu biz daha iyi biliriz. Biz, onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Ancak hanımı başka. O, (çirkin işlerinde onlardan yana olduğundan) geri kalıp helâk edilenlerden olacaktır.” dediler.
İlyas Yorulmaz
İbrahim “Onların içinde Lut var” dedi. Melekler “Biz orada kimlerin olduğunu biliyoruz. Lut’u ve ona inanan ehlini kesinlikle kurtaracağız, yalnızca karısı helak edilenlerden olacak” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
İbrahim elçilerimize dedi: "Onların arasında Lut da var!" Dediler: "Biz onların arasında kimlerin bulunduğunu çok iyi biliyoruz. Onu da, ondan olanları da, ne olursa olsun, kurtaracağız. Yalnız karısını değil."
İsmail Hakkı İzmirli
İbrahim elçilerimize «— İçlerinde Lût var» dedi. Onlar da dediler ki biz orada kimlerin bulunduğunu herkesten en iyi biliriz. * Onu ve ailesini kurtaracağız, ancak karısı geri kalanlarla beraber helâk olacak.
İsmail Yakıt
(İbrahim) “Ama gerçekten orada Lût da var” dedi. Onlar da “Orada kimin olduğunu biz daha iyi biliriz. (Lût’un) geriye kalanlardan olan karısı hariç kendisini ve ailesini elbette kurtaracağız” dediler.
Kadri Çelik
(İbrahim) Dedi ki: “Onun (kavminin) içinde Lut da vardır.” Elçiler, “Onun içinde kimin olduğunu biz daha iyi bilmekteyiz. Kendi karısı dışında, onu da ailesini de muhakkak kurtaracağız. O (karısı) arkada kalacak olanlardandır” dediler.
Abdullah Parlıyan
Fakat İbrahim: “Ama Lût da onlar arasında yaşıyor!” diye haykırdığı zaman, melekler şu cevabı verdiler: “Kimin orada olduğunu biz daha iyi biliyoruz. O'nu ve karısı dışındaki, bütün aile afradını kesinlikle kurtaracağız. Karısı ise, geride bırakılanlar arasında yer alıp, helak edilenlerden olacaktır.”
Kuran Yolu
İbrâhim, “Ama orada Lût da yaşıyor!” dedi. “Biz orada kimlerin bulunduğunu çok iyi biliyoruz; onu ve karısı dışındaki bütün ailesini elbette kurtaracağız, karısı geride kalanlar arasında yer alacak” dediler.
Mahmut Kısa
Bunun üzerine İbrahim, “Ama orada Lut da var!” dedi. Melekler, “Orada kimlerin olduğunu biz çok iyi biliyoruz! Korkma, onu ve ailesini kurtaracağız; sadece karısı kurtulamayacak. Çünkü o, Lut’u izlemek yerine kâfirlerle birlikte kalmayı tercih ederek geride kalanlardan olacak!” dediler.
Mahmut Özdemir
İbrahim: -“Ama orada Lût var” dedi. “Orada kimler var, biz çok iyi biliriz. Geride Kalanlar’dan / Geberenler’den olmuş karısı hariç, onu ve ehlini / ailesini elbette kurtarırız” dediler.
Mehmet Çakır
İbrahim: " Ama orada Lût da var. " diye tepki verince Melekler: " Biz oradakileri gayet iyi tanıyoruz. Lût ailesini elbette kurtaracağız. Ama karısı pislik içinde kalacak " karşılığını vermişlerdi.
Mehmet Çoban
İbrahim: "Ama orada Lut var." dedi. Onlar: "Orada kimin bulunduğunu biz daha iyi biliriz. Biz onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Ancak karısı başka! Karısı inkâr edenlerle birlikte kalacak! Onun için inkârcılarla birlikte yok olacaktır."
Mehmet Okuyan
(İbrahim) şöyle demişti: “Ama orada Lut var!” (Melekler ise): “Biz orada kimin bulunduğunu çok iyi bilenleriz. Onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Sadece hanımı hariç; [*] o, (azapta) kalacaklar arasındadır.” demişlerdi. [*]
Mehmet Türk
(İbrahim): “Ama orada Lût da var.” deyince (melekler): “Orada kimin olduğunu biz daha iyi biliriz. Biz, arkada kalacaklardan olan karısı¹ dışında, onu ve ailesini kesinlikle kurtaracağız.” dediler.
Muhammed Esed
[Fakat İbrahim] “Ama Lût da onlar arasında yaşıyor!” diye haykırdı[ğı zaman] şu cevabı verdiler: “Kimin orada olduğunu iyi biliyoruz; o’nu ve karısı dışındaki bütün aile efradını kesinlikle koruyacağız: karısı ise geride bırakılanlar arasında yer alacak.” ²⁷
Mustafa Çavdar
İbrahim: – Fakat orada Lut var, dedi. – Biz, orada kimin olduğunu çok iyi biliyoruz. O’nu ve ailesini kurtaracağız, fakat hanımı hariç. O geride kalıp helak olanlar arasında yer alacak, dediler. 15/57...77
Ahmet Tekin
İbrâhim: “Orada Lût da var” dedi. Melekler: “Biz orada kimlerin olduğunu çok iyi biliyoruz. Onu ve ailesini, mü'minleri elbette kurtaracağız. Yalnız karısı, geride kalanlar, cezaya çarptırılanlar arasında olacak.” dediler.
Mustafa İslamoğlu
(İbrahim): “Peki ama” dedi, “Lût da onların içinde yaşıyor!” (Elçiler:) “Biz” dediler, “onların arasında kimlerin yaşadığını çok iyi biliyoruz; sonuçta onu ve (iman) ailesini[³⁵⁰⁶] mutlaka kurtaracağız; ne ki onun karısı hariç: zaten o kadın, dökülenlerden biri olmalıydı.”[³⁵⁰⁷]
Ömer Nasuhi Bilmen
Dedi ki: «Orada muhakkak ki, Lût vardır. Dediler ki: «Biz orada kim olduğunu daha iyi biliriz. Elbette O'nu ve ehlini kurtaracağız, karısı müstesna. O geride kalanlardan oldu.»
Orhan Kuntman
Bunun üzerine İbrahim: "Ama Lut da oradadır" deyince, Elçiler: "Biz orada kimlerin bulunduğunu çok iyi biliyoruz, onu ve -karısı hariç- ailesini kurtaracağız" diye cevap verdiler.
Osman Fırat
İbrahim, "Ama orada Lût var" dedi. Onlar, "Orada kimin bulunduğunu biz daha iyi biliriz. Biz, onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Ancak karısı başka. O, geberenlerden olacaktır. "
Şaban Piriş
İbrahim:-Fakat orada Lut var, dedi.-Biz, orada kimin olduğunu daha iyi biliyoruz. Onu ve ailesini kurtaracağız, karısı hariç. O geride kalanlardandır dediler.
Satıraltı Meal (1534)
İbrāhīm eyitdi: Ol şehrde Lūṭ vardur, didi. Feriştehler eyitdiler: Biz bilür‐biz anda olanı, didiler. Ḳurtarur‐biz Lūṭ cemā‘atini daḫı, lākin ‘avratı ḳurtul‐maz, helāk olanlardan olur, didiler.
Suat Yıldırım
İbrâhim: “Ama Lût da orada! ” deyince onlar şöyle cevap verdiler: “Orada bulunanları biz pek iyi biliyoruz. Onu ve yakınlarını kurtaracağız, yalnız eşi geride kalıp helâk edilenler arasında olacak. ”
Süleyman Ateş
(İbrahim) dedi: "Ama orada Lut var?" dediler: "Biz orada kimin bulunduğunu daha iyi biliriz. Onu ve ailesini kurtaracağız. Yalnız karısı (azabda) kalacaklardandır."
Süleyman Tevfik (1927)
İbrâhîm: "O karyede Lût vardır" didi. Melekler: "Orada kim oldığını biz senden eyi biliriz, Lût'ı ve helâk olacaklardan bulunan karısından gayrı ehlini kurtaracağız." didiler.
Süleymaniye Vakfı
“Orada Lut da var!” dedi, İbrahim. “Orada kimin olduğunu iyi biliyoruz. Onu, ailesi ile birlikte kurtaracağız; diğerleri gibi küller altında kalacak olan sadece karısıdır.” dediler
Ahmet Varol
(İbrahim): "Orada Lut var" dedi. (Elçiler): "Orada kimin olduğunu biz daha iyi biliriz. Onu ve karısı dışında ailesini kurtaracağız. O ise geride kalacaklardandır" dediler.
Ümit Şimşek
İbrahim “Orada Lût da var” dedi. “Orada kimin olduğunu biz çok iyi biliyoruz,” dediler. “Onu ve ailesini kurtaracağız. Ancak karısı müstesna; o geride kalanlardan olacak.”
Yaşar Nuri Öztürk
İbrahim dedi: "Ama orada Lût var." Dediler: "Orada kim olduğunu biz daha iyi biliyoruz. Elbette ki onu ve ailesini kurtaracağız. Karısı hariç. O, geride kalanlardan olacak."
Ali Bulaç
Dedi ki: 'Onun içinde Lut da vardır.' Dediler ki: 'Onun içinde kimin olduğunu biz daha iyi biliriz. Kendi karısı dışında, onu ve ailesini muhakkak kurtaracağız. O (karısı) arkada kalacak olanlardandır.'
Ali Fikri Yavuz
İbrahîm dedi ki, onların içinde (zalim olmıyan) Lût da var. Onlar: “- Biz orada kimin bulunduğunu çok iyi biliriz. Hem onu, hem ailesini kurtaracağız, ancak karısı müstesna; o azab içinde kalanlardan oldu” dediler.
Bahaeddin Sağlam
İbrahim: “Fakat orada Lut vardır” dedi. Onlar: “Biz orada kimin olduğunu daha iyi biliriz. Biz, onu ve ailesini kurtaracağız. Yalnız hanımı, (azaba uğrayacak olanların içinde) kalacaklardandır.” dediler.
Bayraktar Bayraklı
İbrâhim dedi ki: “Ama orada Lût var!” Şöyle cevap verdiler: “Biz, orada kimlerin bulunduğunu çok iyi biliyoruz. Onu ve ailesini elbette kurtaracağız. Yalnızca karısı müstesna; o, azapta kalacaklar arasındadır.”