Ankebût Suresi 33. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

33. Ayet

وَلَمَّٓا اَنْ جَٓاءَتْ رُسُلُنَا لُوطًا س۪ٓيءَ بِهِمْ وَضَاقَ بِهِمْ ذَرْعًا وَقَالُوا لَا تَخَفْ وَلَا تَحْزَنْ۠ اِنَّا مُنَجُّوكَ وَاَهْلَكَ اِلَّا امْرَاَتَكَ كَانَتْ مِنَ الْغَابِر۪ينَ

Elçilerimiz Lût’a geldiklerinde, Lût, onlar yüzünden tasalandı, onlar hakkında çaresizlik içine düştü. Elçiler ona, “Korkma, üzülme. Biz, seni ve aileni kurtaracağız. Ancak karın başka. O, geride kalıp helâk edilenlerden olacaktır.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Elçilerimiz Lut'a gelince Lut, onların yüzünden kederlenmişti, gönlü daralmıştı. Onlar, korkma ve tasalanma demişlerdi; şüphe yok ki biz, seni de, aileni de kurtaracağız, ancak karın müstesna ve şüphe yok o, orada kalanlardan olacak.

Besim Atalay (1965)

Bizim elçilerimiz, Lût'a geldiklerinde, onlar için kaygılandı, gönlü sıkıldı, dediler ki: «Korkma, kaygılanma da, biz seni de, —öbür kimselerle birlikte olan karından başka — aileni de kurtaracağız !»

Cemal Külünkoğlu

Elçilerimiz Lût'a geldiklerinde, Lût, onlar yüzünden tasalandı ve onlar(ın kimlikleri konusunda) çaresizlik içine düştü. Elçiler ona: “Korkma, endişe etme! Biz, karının dışında seni ve aileni kurtaracağız. Karın, geride kalıp helâk olanlardan olacaktır.”

Cemil Said (1924)

Bizim rasûllerimiz Lût’ın nezdine geldikleri vakit Lût ânlar içün [1] me’yûs oldı. Melekler "Hiç korkma ve mahzûn olma, seni ve ’âileni kurtaracağız yalnız zevcen geride kalacakdır" didiler.

Diyanet Vakfı

Elçilerimiz Lût'a gelince, Lût onlar hakkında tasalandı ve (onları korumak için) ne yapacağını bilemedi. Ona: Korkma, tasalanma! Çünkü biz seni de aileni de kurtaracağız. Yalnız, (azapta) kalacaklar arasında bulunan karın müstesna, dediler.

Edip Yüksel

Elçilerimiz Lut'a vardıklarında elçilerimize yapılan muameleden dolayı fenalaştı, zor durumda kaldı. Kendisine dediler ki, "Korkma, üzülme. Biz seni ve aileni kurtaracağız. Karın hariç; o geride kalanlardan olmuştur."

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve vaktâ ki elçilerimiz Lûta çıka vardılar onlar yüzünden fenalaştı, ve haklarında eli kolu daraldı, onlar da: korkma, dediler: ve kader etme, çünkü biz seni ve ehlini kurtaracağız, ancak karın ötekilerden oldu

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Elçilerimiz Lut'a gelince, onlar hakkında tasalandı. Ve onlar(ı düşünmesi) sebebiyle takatten düştü. O'na: "Korkma, tasalanma! Çünkü biz seni de, aileni de kurtaracağız. Yalnız (azabda) kalacaklar arasında bulunan karın müstesna" dediler.

Emrah Demiryent

Elçilerimiz (yakışıklı delikanlılar sûretinde) Lût’a gelince, (ilk anda onların melek olduğunu anlayamayan Lût, sapkın olan kavminin onlara bir zarar vereceğini düşünerek) onlardan dolayı kaygılandı, göğsüne bir sıkıntı bastı. Elçiler (melekler kendilerini tanıttıktan sonra) dediler ki: “Korkma, üzülüp tasalanma biz seni ve aileni kurtaracağız, ancak (cüz’î irâdesi ile küfrü tercih eden) karın geride kalanlar arasında olacak.”

Abdullah-Ahmet Akgül

Vaktâki elçilerimiz Lut’a geldikleri zaman o, bunların (gazap görevlerini sezmesi) dolayısıyla fenalaşıp (kendini kötü hissetmeye) başladı ve içi daralıp sıkıntı bastı. Ona dediler ki: "Korkuya düşme ve hüzne kapılma. Karın dışında, seni ve aileni muhakkak kurtaracağız. O ise, arkada kalanlardan olacaktır. (Böylece hıyaneti nedeniyle helak olmayı hak etmiştir.)"

Erhan Aktaş

Elçilerimiz Lût'a vardıkları zaman, onların gelmelerinden dolayı telaşlandı, sarkıntılık yapacaklarını düşünerek içi daraldı. Elçiler: “Korkma ve üzülme; Biz -geride kalanlarla beraber olacak olan karın hariç- seni ve ehlini mutlaka kurtaracağız.” dediler.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ol vaķt kim geldi yalavaçlarumuz lūŧ’a ķayķulu olındı anlardan ötürü daħı ŧar oldı anlardan ötürü göñüldin yaña. daħı eyittiler “ķorķma daħı ķayġurma bayıķ biz ķurtarıcıvuz seni daħı 'ayālunı illā 'avratuñ oldı girü ķalıcılardan.”

Hasan Basri Çantay

Elçilerimiz Luuta gelince o, bunlar sebebiyle tasalandı, bunlar sebebiyle kolu (göğsü) daraldı. «Korkma, tasalanma, dediler, çünkü biz seni de, senin ehlini de kurtaracağız. Yalnız geride (azâbda) kalacaklardan olan karın müstesna».

Hayrat Neşriyat

Ve elçilerimiz Lût'a gelince, (kavminin sapıklığını bildiğinden ve melekleri de tanımadığından) onlar için endişeye düştü ve onlardan dolayı göğsü daraldı; bunun üzerine(onlar:) “Korkma ve üzülme! Doğrusu biz seni ve âileni kurtarıcı olanlarız; ancak karın hâriç; (o) geride kalacak olanlardandır” dediler.

İhsan Aktaş

Ve elçilerimiz Lût’a gelince, (kavminin sapıklığını bildiğinden ve gelen elçi melekleri de tanımadığından) onlar için endişeye düştü ve onlardan dolayı göğsü daraldı; bunun üzerine (onlar:) ’Korkma ve üzülme! Şüphesiz ki biz seni de aileni de kurtaracağız, ancak karın hariç, (o) geride kalacak olanlardandır’ dediler.

İlyas Yorulmaz

Elçilerimiz Lut’a gelip de (gelen genç misafirlerini kavminin kötü emellerine karşı korumaya) gücü yetmeyeceği için üzüldü ve uzunca bir müddet canı sıkıldı. ”Korkma, üzülme biz seni ve aileni, karın hariç kurtaracağız, karın boğulanlardan olacak” dediler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Elçilerimiz yanına varınca Lut kaygılandı, onun göhsü daraldı. Elçilerimiz dediler: "korkma, kaygılanma. Biz seni de, senden olanları da kurtaracağız. Yalnız karın geride kalanlarla kalacaktır."

İsmail Hakkı İzmirli

Vakta ki elçilerimiz Lût/a vardılar. Lût onların gelmesinden pek sıkıldı, nâçar kaldı. Onlar şöyle dediler: «— Korkma, bizim için gam çekme, biz seni ve aileni kurtaracağız. Ancak karın kalanlarla beraber helâk olacak».

İsmail Yakıt

(Melek) elçilerimiz Lût’a geldiği zaman, o, onlar adına üzüntüye kapıldı ve sıkıntıya düştü/daraldı. Onlar ona: “Korkma, üzülme! Muhakkak ki biz, geride kalanlardan olan karın hariç seni ve aileni kurtaracağız” dediler.

Kadri Çelik

Elçilerimiz Lut'a geldikleri zaman, o, bunlar dolayısıyla fenalaştı ve (onları korumak için) ne yapacağını bilemez hale düştü. Elçiler, “Korkuya düşme ve hüzne kapılma. Karın dışında, seni de aileni de muhakkak kurtaracağız. O ise, arkada kalacak olanlardandır” dediler.

Abdullah Parlıyan

Elçi meleklerimiz, yakışıklı delikanlılar şeklinde Lût'a gelince, Lût onları koruyamıyacağını düşünerek üzüntüye kapıldı ve onları düşünmesinden dolayı, sıkıntıya düştü. Melekler dediler ki: “Bizden dolayı korkma, tasalanma, o günahkarlar bize ulaşamazlar, biz seni ve aileni kurtaracağız, ancak karın geride azap içinde kalacaktır.”

Kuran Yolu

Elçilerimiz kendisine geldiğinde Lût, onlardan dolayı huzursuz oldu ve ne yapacağını şaşırdı. Ama onlar “Korkma, tasalanma!” dediler; “Biz seni ve karın dışında bütün aileni kurtaracağız; karın ise geride kalanlar arasında yer alacak.”

Mahmut Kısa

Daha sonra elçilerimiz, yakışıklı birer delikanlı sûretinde Lut’un yanına gelince, onların melek olduğunu henüz fark etmeyen Lut,kâfirlerin onları tâciz edeceğinden korkarak onlar için üzüntüye, endişeye kapıldı ve misafirlerini koruyacak gücü olmadığından, onlardan dolayı yüreğini bir sıkıntı kapladı. Bu arada, şehre gelen yabancıların Lut’un evinde misafir olduğunu haber alan sapıklar, âdetâ kudurmuş bir hâlde koşarak Lut’un kapısına dayandılar. Lut onlara, “Ey kavmim! Allah’tan korkun, beni rezil etmeyin! Sizin içinizde aklı başında bir adam yok mu?” dedi. Fakat sapıkların onu dinlemeye hiç mi hiç niyetleri yoktu. Melekler nihâyet gerçek kimliklerini ortaya koyarak, “Ey Lut!“Sakın korkma, üzülme! Seni ve aileni bu zâlimlerin elinden kurtaracağız; ancak inkârı tercih eden karın geride kalanlar arasında olacak!” dediler. Ve eklediler:

Mahmut Özdemir

Lût’a bizim elçilerimiz geldiğinde onlar sebebiyle fenalaştı; içi daraldı / eli ayağı dolaştı. Dediler ki: -“Korkma, üzülme! Biz, Geride Kalanlar’dan olmuş karın hariç, seni ve aileni kurtaracağız”.

Mehmet Çakır

Meleklerimiz Lût'a geldiğinde, Lût'un rengi attı. Eli ayağına dolaştı. Melekler: " Korkma, üzülme, " diye onu teselli ettiler. biz seni ve aileni kurtaracağız, ama karınız geride kalıp cezasını çekecek. " dediler.

Mehmet Çoban

Elçilerimiz Lût’a gelince, onların yüzünden fenalaştı, onların durumu için huzursuzca daraldı. Dediler ki: "Korkma üzülme! Elbette biz seni ve aileni kurtaracağız. Yalnız karın kalanlardan olmuştur!"

Mehmet Okuyan

Elçilerimiz Lut’a gelince, (Lut) onların yüzünden üzülmüş ve onlardan dolayı içi daralmıştı. [*] Ona “Korkma, tasalanma! Şüphesiz ki biz seni de aileni de kurtaracağız. Yalnız, (azapta) kalacaklar arasında bulunan hanımın hariç!” demişlerdi.

Mehmet Türk

Elçilerimiz Lût’a gelince o, onlar(ın) gelişinden dolayı kötüleşti¹ ve içi daraldı. (Melekler de ona): “Sakın korkma ve kederlenme. Arkada kalacaklardan olan karın dışında, seni de aileni de kesinlikle kurtaracağız...“

Muhammed Esed

Elçilerimiz kendisine geldiklerinde Lût onlar adına üzüntüye kapıldı, çünkü onları koruyamayacağını gördü; ²⁸ ama onlar Lût’a: “Korkma ve üzülme! Biz seni ve karın dışında bütün aileni koruyacağız; karın ise geride bırakılanlar arasında yer alacak.

Mustafa Çavdar

Elçilerimiz, Lut’a geldiklerinde, kavminin, gelen elçilere bir kötülük yapacağından korkarak yüreği daraldı ve çaresizlik içinde ne yapacağını şaşırdı. Elçiler ona: – Korkma ve bizim için tasalanma! Biz, seni ve aileni kurtaracağız, ancak hanımın hariç o geride kalıp helak olanların arasında yer alacak. 26/160...174

Ahmet Tekin

Elçilerimiz, melekler Lût'a gelince, Lût onlarla ilgili endişeye kapılıp kötülendi. Kavmini misafirlerinden uzaklaştırmakta zorlandı. Melekler Lût'a: “Korkma, üzülme. Seni ve aileni, mü'minleri kurtaracağız. Yalnız karın, geride kalanlardan, cezaya çarptırılanlardan olacak.” dediler.

Mustafa İslamoğlu

Ve elçilerimiz Lût’a gelir gelmez, o derin bir hüzne kapıldı ve onlar adına hiç bir şey yapamayıp eli kolu döküldü kaldı.[³⁵⁰⁸] Ama onlar dediler ki: “Korkma ve üzülme! Çünkü biz seni ve yakınlarını elbette kurtaracağız; ancak karın hariç: zaten onun dökülenlerden biri olacağı malum.[³⁵⁰⁹]

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve o vakit ki, elçilerimiz Lût'a geldi. Onlar ile kederlendi ve onlar sebebiyle takatı darlaştı. Ve dediler ki: «Korkma ve mahzûn olma, şüphe yok ki, seni ve ehlini necâta erdireceğiz, yalnız zevcen müstesna. O geride kalanlardan oldu.»

Orhan Kuntman

Elçi meleklerimiz bu kez Lut’a (genç delikanlı şeklinde) geldiklerinde; Lut, -onlar için- tasalandı (onları korumak için) ne yapacağını bilemedi. (Bunun üzerine elçilerimiz kendilerini tanıttılar ve) "Korkma, endişe etme!.. Çünkü biz seni ve -karın hariç- aileni kurtaracağız.

Osman Fırat

Ne zaman elçilerimiz Lût’a geldiklerinde, Lût, onlar yüzünden tasalandı, onlar hakkında göğsünün genişliği daraldı. Elçiler ona, "Korkma, üzülme. Biz, seni ve aileni kurtaracağız. Ancak karın başka. O, geride kalıp helâk edilenlerden olacaktır. "

Şaban Piriş

Elçilerimiz, Lut'a geldiklerinde, onlar sebebiyle kötülenmiş ve içi daralmıştı.-Korkma ve üzülme! Biz, seni ve aileni kurtaracağız. Geride kalanlardan olan karın hariç.

Satıraltı Meal (1534)

Ol vaḳt ki geldiler bizüm resūllerümüz Lūṭ ḳayġuya düşdi anlar sebebi‐y‐le. Yüregi daḫı ṭar oldı. Eyitdiler: Ḳorḳma ve ḳayurma, biz seni ḳurtarur‐biz, evüñ cemā‘atini daḫı. Lākin ‘avratuñ helāk olanlardan olur.

Suat Yıldırım

Elçilerimiz Lût'a gelince, onları, halkının tecavüzlerinden koruyamayacağı düşüncesiyle üzüldü, eli kolu bağlanıp göğsü daraldı. Onlar dediler ki: “Bizden yana endişe etme, üzülme! Biz seni ve yakınlarını kurtaracağız, yalnız eşin geride kalanlar arasında yer alacaktır. ”

Süleyman Ateş

Elçilerimiz Lut'a gelince (Lut) onlar yüzünden fenalaştı ve onlar hakkında arşını daraldı. (Melekler): "Korkma üzülme, dediler, biz seni ve aileni kurtaracağız, yalnız karın, kalacaklardan olmuştur."

Süleyman Tevfik (1927)

Rasûllerimiz Lût'ın nezdine geldiklerinde Lût gâyet mağmûm ve mahzûn oldı ve tâkati kesildi. Melekler: "Korkma ve mahzûn olma. Biz seni ve helâkleri mukarrerlerden bulunan zevcenden başka ehlini kurtaracağız."

Süleymaniye Vakfı

Elçilerimiz Lut’a gelince, onu sıkıntı bastı, içi daraldı. Dediler ki: “Korkma, üzülme, seni ailenle birlikte kurtaracağız, küller altında kalacaklardan olan sadece karındır.”

Ahmet Varol

Elçilerimiz Lut'a gelince onlardan dolayı kaygılandı, göğsüne bir sıkıntı bastı. Dediler ki: "Korkma ve üzülme. Biz seni ve karın dışında aileni kurtaracağız. O ise geride kalacaklardan olmuştur.

Ümit Şimşek

Elçilerimiz kendisine geldiğinde, Lût bundan çok sıkıldı, göğsü daraldı. Onlar “Korkma ve üzülme,” dediler. “Biz seni ve aileni kurtaracağız. Ancak karın müstesna; o arkada kalanlardan olacak.

Yaşar Nuri Öztürk

Elçilerimiz Lût'a gelince, onlar yüzünden fenalaştı, eli-kolu birbirine dolandı. "Korkma, tasalanma dediler, biz seni de aileni de kurtaracağız. Ama karın, azaba terk edilenlerden olacaktır."

Ali Bulaç

Elçilerimiz Lut'a geldikleri zaman o, bunlar dolayısıyla kötüleşti ve içi daraldı. Dediler ki: 'Korkma ve üzülme. Karın dışında, seni ve aileni muhakak kurtaracağız. O ise, arkada kalacaktır.'

Ali Fikri Yavuz

Elçilerimiz (melekler) Lût'a gelince, (kavmi bunlara kötülük yapar diye korkarak) kendisine fenalık geldi; onlar yüzünden çok kederlenib takatı kesildi. Onlar dediler ki: “- Korkma ve keder etme; çünkü biz seni ve aileni kurtaracağız; ancak karın geride (helâk içinde) kalanlardan olmuştur.

Bahaeddin Sağlam

Elçilerimiz Lut’a geldikleri zaman, Lut bozuldu. Onlara güç yetiremeyeceğini anladı. Fakat onlar: “Korkma! Üzülme! Biz, seni ve aileni kurtaracağız. Yalnız hanımın, azap içinde kalacaklardan olacak.

Bayraktar Bayraklı

Elçilerimiz Lût'a gelince, Lût onlar hakkında ve onları korumak için ne yapacağını bilemedi. Ona, “Korkma, tasalanma! Çünkü biz seni de aileni de kurtaracağız. Yalnızca geri kalacaklar arasında bulunan karın müstesna” dediler.