Ankebût Suresi 40. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

40. Ayet

فَكُلًّا اَخَذْنَا بِذَنْبِه۪ۚ فَمِنْهُمْ مَنْ اَرْسَلْنَا عَلَيْهِ حَاصِبًاۚ وَمِنْهُمْ مَنْ اَخَذَتْهُ الصَّيْحَةُۚ وَمِنْهُمْ مَنْ خَسَفْنَا بِهِ الْاَرْضَۚ وَمِنْهُمْ مَنْ اَغْرَقْنَاۚ وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيَظْلِمَهُمْ وَلٰكِنْ كَانُٓوا اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

Bunların her birini kendi günahları yüzünden yakaladık. Onlardan taş yağmuruna tuttuklarımız var. Onlardan o korkunç sesin yakaladığı kimseler var. Onlardan yerin dibine geçirdiklerimiz var. Onlardan suda boğduklarımız var. Allah, onlara zulmediyor değildi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Hepsini de suçları yüzünden helak ettik. Onlardan, üstlerine kasırgayla taş yağdırdıklarımız var ve onlardan, bir bağırışla helak olanlar var ve onlardan yere geçirdiğimiz var ve onlardan sulara garkettiğimiz var ve Allah zulmetmemişti onlara ve fakat onlar, kendi kendilerine zulmetmişlerdi.

Besim Atalay (1965)

Günahları yüzünden, hepsini de yakaladık biz, kimine taş yağdırdık, kimini deprem aldı, kimin yere batırdık, kimini de suda boğduk, zulmeder olmadı Allah onlara, onlarsa zulmetti kendilerine

Cemal Külünkoğlu

Bunların her birini kendi günahları yüzünden yakaladık. (Yaptıkları yüzünden) onlardan taş yağmuruna tuttuklarımız var. Onlardan o korkunç sesin yakaladığı kimseler var. Onlardan yerin dibine geçirdiklerimiz var. Onlardan suda boğduklarımız var. Allah, onlara zulmetmiyordu, fakat onlar (yaptıkları kötülüklerle) kendilerine zulmediyordu.

Cemil Said (1924)

Hepsi günâhlarından dolayı tecziye olundılar bunlardan ba’zılarının üzerine taş yağdıran bir rüzgâr gönderdik sayhaya hedef oldılar ba’zılarını yutması içün toprağa emir iyledik ve diğerlerini gark itdik Allâh ânlara zulüm itmedi, bizzat kendileri nefislerine zulüm iylediler.

Diyanet Vakfı

Nitekim, onlardan her birini günahı sebebiyle cezalandırdık. Kiminin üzerine taşlar savuran rüzgârlar gönderdik, kimini korkunç bir ses yakaladı, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Allah onlara zulmetmiyor, asıl onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Edip Yüksel

Hepsini günahlarıyla yakaladık. Onlardan kimine çılgın bir fırtına gönderdik, kimini korkunç bir ses yakaladı, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de boğduk. Onlara zulmeden ALLAH değildi; onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hasılı her birini günahiyle yakaladık, kiminin başına bir taş yağdıran gönderdik, kimini sayha alıverdi, kimini yere geçirdik, kimini de garkettik, Allah onlara zulmetmiyordu ve lâkin kendi nefislerine zulmediyorlardı

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Nitekim onlardan herbirini günahları sebebiyle suç üstü yakaladık: Kiminin üzerine taşlar savuran rüzgarlar gönderdik, kimini korkunç bir ses yakaladı, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Allah onlara zulmetmiyor, asıl onlar kendilerine yazık ediyorlardı.

Emrah Demiryent

(Hakkı inkârda inat eden toplumların) her birini yaptıkları günahları yüzünden (azabımız ile) yakalayarak cezalandırdık. (Azap olarak) kiminin üzerine bir kasırga gönderdik, kimini korkunç bir sayhâ yakaladı, kimini yerin dibine batırdık, kimini de suda boğduk. Allah, onlara zulmediyor değildi, fakat onlar (hakkı inkâr ederek) kendilerine zulmediyorlardı.

Abdullah-Ahmet Akgül

İşte Biz, onların her birini kendi günahıyla (işledikleri kötülük ve hıyanetlere uygun bir cezayla) yakalayıverdik. Böylece onlardan kiminin üstüne taş fırtınası gönderdik, kimini şiddetli bir çığlık sarıverdi, kimini (depremle) yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğup (helak ettik.) Ancak Allah onlara zulmedici değildi, lâkin onlar (inkâr ve isyanla) kendi nefislerine zulmediyorlardı.

Erhan Aktaş

Bunun üzerine suçları nedeniyle hepsini cezalandırdık. Bir kısmının üzerine taşlar savuran rüzgârlar gönderdik. Kimisini de korkunç bir ses yakaladı. Kimisini de yerin dibine geçirdik. Kimisini de boğduk. Böyle yapmakla, Allah onlara haksızlık yapmadı. Fakat onlar kendi kendilerine haksızlık yaptılar.

Eski Anadolu Türkçesi

pes dükelin duttuķ yazuġı-y-ıla pes bir nicesi anlaruñ viribidük anuñ üzere ŧaş daħı bir nicesi anlaruñ oldur kim duttı anı ün ya'nį ŝemūd ķavmı daħı bir nicesi anlaruñ oldur kim ķoyduķ anı yire daħı bir nicesi anlaruñ oldur kim ġarķ eyledük. daħı olmadı Tañrı kim žulm eyleye anlara velįkin oldılar gendüzilerine žulm eylerler.

Hasan Basri Çantay

İşte biz (onların) her birini günâhı sebebiyle yakaladık. İşte kiminin tepesine (taş yağdıran) bir kasırga gönderdik, kimini korkunç bir ses aldı, kimini yere geçirdik, kimini de suda boğduk Allah onlara zulm etmiyordu. Fakat onlar kendilerine (bizzat) kendileri zulm ediyorlardı.

Hayrat Neşriyat

Bunun üzerine (biz de) her birini günâhı sebebiyle yakaladık. Artık onlardan kiminin üzerine, (taş yağdıran) bir kasırga gönderdik! İçlerinden kimini de o (korkunç) ses yakaladı! Onlardan bazısını ise yere batırdık! İçlerinden bazısını da suda boğduk! Hâlbuki Allah onlara zulmediyor değildi; fakat onlar (bu isyanlarıyla) kendilerine zulmediyorlardı.

İhsan Aktaş

Onlardan her birini (işlediği) suçu sebebiyle yakaladık (cezalandırdık). Kiminin üzerine (volkanik patlamalar sonucunda kızgın lavlardan ibaret) taşlar (lavlar) gönderdik, kimini şiddetli bir ses (dalgası) yakaladı, kimini (evleriyle birlikte) yerle bir ettik, kimini de suda boğduk. Hâlbuki (bunlarla zatım olan) Allah onlara asla zulmediyor değildi; fakat onlar (inkâr, zulüm, azgınlık ve isyanlarıyla) kendilerine zulüm (yazık) ediyorlardı. *

İlyas Yorulmaz

Onların hepsini günahları ile birlikte yakalamıştık. Onlardan üzerlerine kasırga gönderdiklerimiz olduğu gibi, onlardan bir kısmını da yüksek bir ses dalgası yakalamış, bir kısmını yerin dibine geçirmiş ve onlardan bir kısmını da suda boğmuştuk. Allah onlardan hiç birisine zulmetmemiş, onlar kendi kendilerine zulmetmişlerdi.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Bunun üzerine hepsini günahları yüzünden çarptık. Kiminin başına taş yağdırdık. Kimini de korkunç bir çarptı. Kimini yerin dibine geçirdik. Kimini de suda boğduk. Allah onlara kıymıyordu, ancak, onlar kendikendilerine kıyıyorlardı.

İsmail Hakkı İzmirli

Bunlardan herbirini kendi günahıyle muaheze ettik. Onlardan kimine taş fırtınası yağdırdık, kimini de korkunç bir ses aldı. Kimini yere geçirdik, kimini suda boğduk, Allah onlara zulüm etmiyor. Fakat onlar cehil ve inatlarıyle öz nefislerine zulüm ettiler.

İsmail Yakıt

Biz de onların her birini günahıyla yakaladık. Onlardan kiminin üzerine taş yağdıran rüzgârları gönderdik, kimini korkunç ses [sayha] yakaladı, kimini de yerin dibine geçirdik [hasefnâ] ve kimini de (suda) boğduk. Allah onlara zulmediyor değildi, fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.²⁶

Kadri Çelik

İşte biz onların her birini kendi günahıyla yakalayıverdik. Böylece onlardan kiminin üstüne taş fırtınası gönderdik, kimini şiddetli bir çığlık sarıverdi, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Allah onlara zulmedici değildi, ancak onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.

Abdullah Parlıyan

Çünkü onlardan herbirini, günahlarından dolayı yakalayıverdik. Kiminin tepesine taş yağdıran bir fırtına gönderdik, kimini korkunç bir ses yakaladı, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de sularda boğduk. Allah onlara haksızlık yapıyor değildi, fakat onlar kendi kendilerine haksızlık ediyor ve yaradılış gayesi dışında yaşıyorlardı.

Kuran Yolu

Her birini günahından dolayı cezalandırdık; kiminin üzerine taşları savuran fırtınalar gönderdik, kimini o korkunç ses yakaladı, kimini yerin dibine gömdük, kimini sularda boğduk. Allah’ın muradı onlara kötülük etmek değildi, fakat onlar kendi kendilerine kötülük ediyorlardı.

Mahmut Kısa

Sonuç olarak, bu zâlim toplumların her birini işlediği günahtan dolayıcezalandırdık; kiminin üzerine taş yağmuru yağdırdık, kimini bir çığlık yakalayıverdi, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk! Elbette Allah, hak ettikleri cezayı vermekle onlara zulmediyor değildi fakat asıl, onlar suç işleyerek kendilerine zulmediyorlardı.

Mahmut Özdemir

Hepsini, kendi günahı sebebiyle yakaladık. Onlardan kiminin üzerine taş savuran bir kasırga gönderdik. Kimini Sayha / Yüksek Ses yakaladı. Kimini de Yer’e geçirdik. Kimini de suda boğduk. Allah onlara zulmedecek değildi; ama onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.

Mehmet Çakır

Biz de hepsini suçüstü yaptık: Kiminin üzerine kasırgalar saldık. Kimini ses patlaması alıp götürdü. Kimini yere batırdık. Kimini de sulara gömdük. Allah onlara haksızlık etmedi. Ama gerçekleri inkarla,en büyük haksızlığı kendilerine yapmışlardı.

Mehmet Çoban

İnkârcıları günahları yüzünden yakaladık! Bir kısmını taş yağmuruna tuttuk! Bir kısmını korkunç ses yakaladı. Bir kısmı yerin dibine geçirildi. Bir kısmını suda boğduk! Allah onlara zulmediyor değildi. Fakat onlar yasalarımıza karşı çıkarak kendilerine zulmediyorlardı.

Mehmet Okuyan

Nitekim onlardan her birini günahı sebebiyle cezalandırmıştık. Kiminin üzerine taş göndermiştik. [*] Kimini korkunç bir ses yakalamıştı. [*] Kimini yerin dibine geçirmiştik. [*] Kimini de suda boğmuştuk. [*] Allah onlara haksızlık edecek değildi fakat onlar kendi kendilerine haksızlık etmekteydiler.

Mehmet Türk

İşte Biz, onların hepsini kendi günâhları sebebiyle kimini üzerine taş yağdırarak, kimini şiddetli bir çığlıkla, kimini yerin dibine geçirerek, kimini de suda boğarak¹ helâk ettik. Allah, onlara zulmetmiyor bilakis onlar, (helâki gerektirecek suç işleyerek) kendi kendilerine zulmediyorlardı.

Muhammed Esed

Çünkü onların her birini günahlarından dolayı hesaba çektik: Kiminin tepesinde ölümcül fırtınalar estirdik; kimini [âni] bir kasırga yok etti; ³⁶ kimisini yerin dibine geçirdik ve kimisi de suda boğulup gitti. Onlara haksızlık yapan Allah değildi, fakat onlar kendi kendilerine haksızlık yapıyorlardı.

Mustafa Çavdar

Sonuçta hepsini günahlarından dolayı cezalandırdık. Onlardan kiminin üzerine taş savuran kasırga gönderdik. Kimini bir çığlık yok etti. Kimini de yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Oysa Allah, onların hiç birine haksızlık yapmıyordu, fakat onlar kendi kendilerine zulmedip yazık ediyorlardı. 11/66- 67, 28/78...81, 69/6-7

Ahmet Tekin

Onlardan her birini, günahları sebebiyle cezalandırdık. Bir kısmının üzerine görevli, taş savuran rüzgârlar estirdik. Bir kısımın işini şiddetli bir gürleme halinde âni bir darbe bitirdi. Bir kısmını yerin dibine batırdık. Bir kısmını da boğduk. Allah onlara zulmetmiş olmadı. Fakat onlar birbirlerine zulmetmeyi, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engellemeyi, kendilerine yazık etmeyi alışkanlık haline getirmişlerdi.

Mustafa İslamoğlu

Sonuçta her birini günahlarından dolayı enseledik:[³⁵¹⁷] Ve onlardan kimileri üzerinde (bela) fırtınası estirdik, kimisini de sarsıcı bir azap çığlığı yakaladı;[³⁵¹⁸] yine onlardan bazı kimseleri yerin dibine geçirdik, bazılarını da boğulmaya terk ettik: Ne var ki onlara zulmeden asla Allah değildi; ve fakat onlar asıl kendi kendilerine zulmetmişlerdi.

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık hepsini de kendi günahlarıyla yakaladık. Binaen-aleyh onlardan bazıları üzerine bir rüzgâr gönderdik ve onlardan bazılarını şiddetli bir ses tutuverdi ve onlardan bazısını da yere batırdık ve onlardan kimisini de garkettik ve Allah onlara zulmeder olmadı. Fakat onlar kendi nefislerine zulmediciler oldular.

Orhan Kuntman

Her birini suçüstü yakaladık, kimine taşlar kavuran kasırga gönderdik, kimini korkunç bir ses yakaladı, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk Allah, onlara zulmetmiyordu, onlar kendilerine yazık ediyordu! (Allah, onların yaptıkları kötülüklerin cezasını veriyordu ve vereceği cezayı daha evvel onlara bildirmişti)

Osman Fırat

Nitekim hepsini günâhiyle yakaladık. Onlardan kiminin üstüne taş yağdıran bir fırtına gönderdik, kimini korkunç ses yakaladı, kimini yere batırdık, kimini de boğduk. Allâh onlara zulmedecek değildi; fakat onlar, kendi kendilerine zulmediyorlardı.

Şaban Piriş

Hepsini günahlarıyla birlikte yakaladık. Onlardan kiminin üzerine taş savuran kasırga gönderdik. Kimini bir çığlık yakaladı. Kimini de yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Allah, onlara zulmetmiyordu, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.

Satıraltı Meal (1534)

Barçasını helāk itdük günāhı bile. Niçesi üstine ṭaş yaġdurduḳ Lūṭ ḳavmigibi ve niçesini helāk itdi Cebrā’il ṣayḥası ‘Ād ḳavmi gibi ve ẞemūd gibi veniçesini yire geçürdük Ḳārūn gibi ve niçesini ġarḳ eyledük Fir‘avn gibi. Daḫıanlara Tañrı ẓulm itmedi. Lākin anlar kendü nefslerine ẓulm eylediler.

Suat Yıldırım

Onlardan her birini kendi suçu sebebiyle cezaya çarptırdık: Kiminin üzerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik, kimini korkunç bir gürültü bastırıverdi, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Allah onlara zulmetmedi, onlar asıl kendi kendilerine zulmettiler.

Süleyman Ateş

Nitekim hepsini günahiyle yakaladık. Onlardan kiminin üstüne taş yağdıran bir fırtına gönderdik, kimini korkunç ses yakaladı, kimini yere batırdık, kimini de boğduk. Allah onlara zulmedecek değildi; fakat onlar, kendi kendilerine zulmediyorlardı.

Süleyman Tevfik (1927)

Bütün bunları ahz ve helâk itdik. Onlardan ba'zıları üstüne furtına rüzgârları gönderdik ve ba'zılarını da sayha aldı. Ve onlardan bir takımını yere batırdık. Bir takımını da suda boğduk. Allâh Te'âlâ onlara zulüm ider olmadı ve lâkin onlar kendi nefislerine zulüm itdiler.

Süleymaniye Vakfı

Bunların hepsini, işlediği günah yüzünden cezaya çarptırdık. Kimine taş yağdırdık. Kimi korkunç bir sese tutuldu. Kimini yerin dibine geçirdik. Kimini de suda boğduk. Allah onlara yanlış yapmıyordu, yanlışı onlar, kendilerine yapıyorlardı.

Ahmet Varol

Onların her birini günahından dolayı yakaladık. Onlardan kiminin üzerine taş yağdıran kasırga gönderdik, kimini şiddetli çığlık aldı, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de (suda) boğduk. Allah onlara haksızlık edecek değildi. Ama onlar kendi kendilerine haksızlık ediyorlardı.

Ümit Şimşek

Onların hepsini de günahlarıyla yakaladık. Kiminin başına taş yağdırdık. Kimini o korkunç ses yakaladı. Kimini yerin dibine geçirdik. Kimini de boğduk. Allah onlara haksızlık etmedi; onlar kendilerine zulmedip duruyorlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Her birini kendi günahı ile yakaladık. Bazılarının üstüne taş yağdıran bir kasırga gönderdik. Bir kısmını, o korkunç titreşimli ses yakaladı. Onlardan, yere batırdıklarımız da oldu. Bazılarını da boğduk. Allah onlara zulmedecek değildi. Fakat onlar kendi benliklerine zulmediyorlardı.

Ali Bulaç

İşte biz, onların her birini kendi günahıyla yakalayıverdik. Böylece onlardan kiminin üstüne taş fırtınası gönderdik, kimini şiddetli bir çığlık sarıverdi, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Allah onlara zulmedici değildi, ancak onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.

Ali Fikri Yavuz

Biz de, her birini günahıyla yakaladık. Kiminin üzerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik, kimini korkunç gürültü yakalayıverdi, kimini yere batırdık, kimini de suda boğduk. (Lût kavmi taş yağmuruna tutuldu, Şuayb ile Salih'in kavmi korkunç gürültü ile helâk edildi. Karûn ve beraberindekiler yere geçirildi, Firavun ve kavmi suda boğuldu). Allah onlara zulmetmiyordu, fakat onlar kendi nefislerine zulmediyorlardı.

Bahaeddin Sağlam

Günahlarından dolayı hepsini yakalayıverdik. Kimisinin üzerine taş fırtınasını gönderdik, kimisini de bir patlama yakalayıverdi. Kimisini yere batırdık, kimisini de suda boğduk. Allah, onlara zulmeden değildi. Fakat onlar, kendi kendilerine zulmettiler.

Bayraktar Bayraklı

Herbirini günahından dolayı yakaladık. Kiminin üzerine taşlar savuran rüzgârlar gönderdik; kimini korkunç bir ses yakaladı, kimini yerin dibine geçirdik, kimini de suda boğduk. Allah onlara zulmetmiyor, asıl onlar kendi kendilerine zulmediyorlardı.