Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve nice mahluk vardır ki rızıklarını kendileri bulup götürmezler; onları da Allah rızıklandırır; sizi de ve odur duyan, bilen.
Besim Atalay (1965)
Nice canlı vardır ki, azıkların taşımazlar, Allah hem onlara, hem de size azık verir; o işitir, o bilir
Cemal Külünkoğlu
(Bilmediğiniz ve görmediğiniz) nice canlılar vardır ki, hiçbir geçim endişesi taşımaz. Onların da sizin de rızkınızı Allah sağlar. O, (her şeyi) hakkıyla işiten, (her şeyi) hakkıyla bilendir.
Cemil Said (1924)
Ne kadar mahlûkât rızıklarını düşünmezler, Allâh sizin rızkınızı virdiği gibi ânların da rızkını virir. Her şeyi işidir, her şeyi bilür.
Diyanet Vakfı
Nice canlı var ki, rızkını (yanında) taşımıyor. Onlara da size de rızık veren Allah'tır. O, her şeyi işitir ve bilir.
Edip Yüksel
Besinlerini taşıyamıyan nice yaratıklar vardır ki onları da sizi de ALLAH besler
Elmalılı Hamdi Yazır
Öyleya nice hayvanlar var rızkını taşıyamaz, Allah onlara da rızk veriyor size de, o öyle semi' öyle alîm
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Nice hayvanlar var ki, rızkını (biriktirip yanında) taşımıyor. Çünkü onların da, sizin de rızkınızı Allah veriyor. O, her şeyi işitir ve bilir.
Emrah Demiryent
(Bilmediğiniz ve görmediğiniz) nice canlılar vardır ki, rızıklarını taşıyamazlar (yiyecek biriktirmezler ve sabaha aç kalkarlar). Onları da sizi de Allah rızıklandırır. O, her şeyi hakkıyla işitendir, her şeyi hakkıyla bilendir.
Abdullah-Ahmet Akgül
(Görmüyor musunuz?) Kendi rızkını taşımaktan (ve toplamaktan aciz) nice canlı vardır ki, onları ve sizi Allah rızıklandırıp beslemektedir. O, İşitendir, Bilendir.
Erhan Aktaş
Rızıklarını temin edemeyen¹ nice dabbe² vardır. Onlara da size de Allah rızık verir. O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı niçe cānaver götürmez rūzįsın Tañrı rūzį virür aña daħı size. daħı ol işidicidür bilicidür.
Hasan Basri Çantay
Nice canlı mahluk vardır ki rızkını kendisi taşımıyor. Onu da, sizi de Allah rızıklandırıyor. O, hakkıyle işiden, kemâliyle bilendir.
Hayrat Neşriyat
(Yeryüzünde) hareketli olan nice canlı da vardır ki rızkını taşıyamaz (kendi te'mîn edemez). Onlara da size de Allah rızık verir.(2) Çünki O, Semî' (rızık isteyen her canlıyı işiten)dir, Alîm (herbirinin ihtiyâcını bilen)dir.
İhsan Aktaş
Ve nice canlılar vardır ki, besinlerini sağlamaya güçleri yetmez. Ama sizin de onların da rızkını Allah verir (dünyadaki rızkın kaynağını o yaratır). O, (her şeyi hakkıyla) işiten, (her şeyi hakkıyla) bilendir.
İlyas Yorulmaz
Nice canlılar var ki, onlar kendi rızıklarını yüklenemezler. O canlılarında, sizin de rızkınızı Allah veriyor. O her şeyi işiten ve her şeyi bilendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Nice canlılar vardır ki azıklarını elleri altında bulunduramazlar. Ancak onlara da, size de azığınızı veren Allah’tır. Allah işiticidir, bilicidir.
İsmail Hakkı İzmirli
Nice yürür hayvanlar vardır ki kendi rızkını taşımaz, Allah ona da, sizlere de rızk verir [⁵]. O sözlerinizi işitir, içinizde olanı hakkıyle bilir.
İsmail Yakıt
Rızkını taşıyamayan/biriktiremeyen nice canlılar vardır. Allah onları da sizi de rızıklandırır.³⁴ Zira O, Semî’dir, Alîm’dir.
Kadri Çelik
Kendi rızkını taşıyamayan (stoklamayan) nice canlı vardır; ona da size de Allah rızık vermektedir. O, işitendir, bilendir.
Abdullah Parlıyan
Nice canlılar vardır ki, rızkını biriktirip yanında taşımıyor. Çünkü sizin de, onların da rızkını Allah veriyor. O'dur herşeyi bilen ve işiten.
Kuran Yolu
Nice canlı var ki rızkını sırtında taşımıyor; onları da sizi de besleyip barındıran Allah’tır. O her şeyi işitir, her şeyi bilir.
Mahmut Kısa
Ey insanlar! Güvenilmeye lâyık tek varlığın Allah olduğunu daha iyi anlamak için, O’nun yarattığı doğal hayata bir göz atın: Nice canlılar vardır ki, kendi yiyeceklerini taşımaya bile güçleri yetmez fakat Allah,yiyecek, içecek, barınak ve benzeri her türlü ihtiyaçlarını karşılayarak onları ne güzel besliyor; işte sizin rızkınızı veren de O’ndan başkası değildir. Unutmayın ki O, her şeyi işiten, her şeyi bilendir. Aslında bunu, Allah’a kulluğu reddeden zâlimler de pekâlâ bilirler. Nitekim:
Mahmut Özdemir
Dâbbeden / hareketliden nicesi de vardır ki kendi rızkını taşıyamaz / üstlenemez. Onları da, sizi de Allah rızıklandırıyor. O Bilen İşiten’dir.
Mehmet Çakır
Rızkını temin edemeyen her canlının rızkını Allah verir. Tıpkı size verdiği gibi, Çünkü Allah, her şeyi duyup bilmektedir...
Mehmet Çoban
Nice canlılar vardır; rızıklarını üzerlerinde taşımazlar. Biriktirip stok etmezler. Onun için hayatımız tehlikeye girer diye korkmayın! Nerede olursanız olun Allah rızkınızı verir. Allah hakkıyla işitendir ve bilendir.
Mehmet Okuyan
Nice canlı var ki rızkını (yanında) taşımıyor. Onlara da size de rızık veren Allah’tır. O duyandır, bilendir.
Mehmet Türk
Kendi rızkını bile taşıyamayan nice canlılara da size de rızkı, Allah veriyor. Çünkü O, herkesi işiten, her şeyi hakkıyla bilendir.¹
Muhammed Esed
Nice canlı var ki hiçbir geçim endişesi taşımaz, ⁵⁴ [ama] sizinki[ni sağladığı] gibi onların rızkını da Allah sağlar; çünkü yalnız O’dur her şeyi bilen, her şeyi duyan.
Mustafa Çavdar
Nice canlılar vardır ki, rızkını sırtında taşıyamaz, onların da sizin de rızkınızı verecek olan Allah’tır. Zira O’dur yarattıklarının isteklerini duyan ve onların her halini bilen. 11/6, 34/39
Ahmet Tekin
Rızkını, yiyeceğini depolamayan, yanında taşımayan nice canlı var. Onların da, sizin de rızkınızı Allah veriyor. Hakkıyla işiten, hakkıyla bilen O'dur.
Mustafa İslamoğlu
Nice canlılar vardır ki, rızkının sorumluluğunu yüklenmez;[³⁵⁴⁵] onların rızkını da sizinkini de yalnızca Allah verir: Zira her şeyi işiten ve bilen sadece O’dur.[³⁵⁴⁶]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve (yeryüzünde) yürüyen nice hayvanlar vardır ki, rızkını yüklenmiş olmaz. Onları da sizleri de Allah Teâlâ merzûk eder. Ve o, bihakkın işiticidir, bilicidir.
Orhan Kuntman
(Ey iman edenler, içinizde aç kalma korkusuyla, hicretten çekinen iki yüzlüler de var, oysa) Nice canlılar vardır ki rızkını kendi taşımaz. Sizin de, onların da rızkını Allah verir. Allah, her şeyi hakkıyle işitendir, her şeyi hakkıyle bilendir.
Osman Fırat
Nice canlı var ki rızkını taşıyamaz, onları da sizi de Allâh besler. O, işitendir, bilendir.
Şaban Piriş
Nice canlılar var ki, rızıklarını kendi elde edemezler. Allah, onları da rızıklandırır, sizi de. İşiten ve bilen O'dur.
Satıraltı Meal (1534)
İy niçe cānver vardur ki götürmez rızḳını. Daḫı Tañrı Ta‘ālā rızḳ virür añave size. Daḫı ol işidicidür, bilicidür.
Suat Yıldırım
Nice canlı mahlûk var ki rızıklarını kendileri taşıyamazlar. Ama sizi de, bütün onları da rızıklandıran Allah'tır. O her şeyi hakkıyla işitir ve bilir.
Süleyman Ateş
Nice canlı var ki rızkını taşıyamaz, onları da sizi de Allah besler. O, işitendir, bilendir.
Süleyman Tevfik (1927)
Ne kadar hayvân vardır ki rızkını arkasına yüklenmez, onları ve sizi rızıklandıran Allâh'dır. Allâh işidir ve görir.
Süleymaniye Vakfı
Nice hareketli canlılar vardır ki rızıklarını biriktirmezler. Onlara da, size de rızık veren Allah’tır; o işitir ve bilir.
Ahmet Varol
Nice canlı vardır ki rızkını taşımaz. Onu da sizi de Allah rızıklandırmaktadır. O duyandır, bilendir.
Ümit Şimşek
Rızkını üstlenemeyen nice canlılar vardır ki, onları da, sizi de Allah rızıklandırır. O herşeyi işiten, herşeyi bilendir.
Yaşar Nuri Öztürk
Nice hayvanlar var, kendi rızkını taşıyamaz. Allah onları da rızıklandırıyor, sizi de. Semî'dir O, Alîm'dir.
Ali Bulaç
Kendi rızkını taşıyamayan nice canlı vardır ki onu ve sizi Allah rızıklandırır. O, işitendir, bilendir.
Ali Fikri Yavuz
Ne kadar canlı hayvanlar vardır ki, (za'fiyetlerinden dolayı) rızkını taşıyamıyor, toplayamıyor; Allah onlara da rızık veriyor, (hicret ettiğiniz takdirde rızık darlığı çekmekten korkan) size de... O, Semî'dir= (bize kim rızık verecek, sözünüzü) kemaliyle işiticidir, Alîm'dir= (rızıklarınızın nereden olacağını) tamamiyle bilendir.
Bahaeddin Sağlam
Rızkını taşıyamayan nice canlılar vardır. Size de onlara da rızık veren Allah’tır. O, (her isteği) işiten, (her ihtiyacı) bilendir.
Bayraktar Bayraklı
Besinlerini temin edemeyen nice canlılar vardır. Onları da sizi de besleyen Allah'tır. O, her şeyi duyar, her şeyi bilir.