88. Ayet
خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ لَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَۙ
Onun (lânetin) içinde ebedî kalacaklardır. Onların azabı hafifletilmez, onlara göz açtırılmaz.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
خَالِد۪ينَ ف۪يهَاۚ لَا يُخَفَّفُ عَنْهُمُ الْعَذَابُ وَلَا هُمْ يُنْظَرُونَۙ
Onun (lânetin) içinde ebedî kalacaklardır. Onların azabı hafifletilmez, onlara göz açtırılmaz.
Ve bu lanette ebedi kalırlar, ne azapları hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.
Onlar, cehennemde sonsuz kalırlar, azapları yeğnitilmez, onlara bakılmaz da
Onlar ebedî olarak bu lanet ve azabın içinde kalacaklardır. Kendilerinden ne azap hafifletilecek ne de yüzlerine bakılacaktır.
İlelebed dûçâr-ı la’net olacaklardır, ’azâbları hafiflemiyecek ve Allâh ânlara atf-ı nazar-ı merhamet itmeyecekdir.
Bu lânete ebedî gömülüp gidecekler. Onların azapları hafifletilmez; yüzlerine de bakılmaz.
Orada sürekli kalıcıdırlar; azapları hafifletilmez ve kendilerine bakılmaz.
ebediyyen onun içindedirler, azabları hafifletilmez ve kendilerine mühlet verilmez
Onlar bu (lanetin) içinde ebedî kalacaklardır. Kendilerinden ne bu azab hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.
(Küfür üzere ölenler,) orada (cehennemde) ebedî kalacaklar. (Müstahak oldukları üzere) onların azabı hafifletilmeyecek ve onlara merhamet edilmeyecek.
Bunlar onun (bu lanet ve zilletin) içinde temelli kalıcı kimselerdir. Onların azabı hafifletilmeyecek ve onlar (asla korunup) gözetilmeyeceklerdir. (Hakk’tan cayan dönek hainlere asla mühlet verilmeyecek ve merhamet edilmeyeceklerdir.)
Onlar, bu halde sürekli kalacaklardır. Onlardan ne azap hafifletilecek ve ne de onların yüzlerine bakılacak.
ebed ķalıcılarken anuñ içinde. yiynidilmeye anlardan 'aźāb ne daħı anlar baķınılalar.
Onlar bunun (bu lâ'netin ve cehennemin) içinde ebedî kalıcıdırlar. Kendilerinden ne azâb hafifletilir, ne de onlara (yüzlerine, suratlarına) bakılır.
(Onlar,) orada (Cehennemde) ebedî olarak kalıcıdırlar. Onlardan ne azab hafifletilir, ne de onlar (rahmet nazarıyla) gözetilirler.
(Cezaları devam ettiği sürece,) onlar bu dışlamanın (azabı) içinde kalacaklardır. Ne cezaları hafifletilecek, ne de kendilerine (rahmet ile) bakılacaktır.
(Cehennem azabında) Sürekli kalacaklar, orada onlardan azap asla hafifletilmeyecek ve onlara bakılmayacak da.
Onlar hep Cehennem’de kalacaklardır. Onların azabı ne azaltılacak, ne de geciktirilecektir.
88, 89. Onlar orada [¹] dâim kalırlar. Onların azapları tahfif olunmaz, kendilerine de bakılmaz [²] Meğer ki bundan sonra tövbe edip ıslahı nefs etsinler; çünkü Allah gafurdur, rahimdir.
Onlar bu hâlde ebediyen kalırlar, ne azapları hafifletilir ne de (yüzlerine) bakılırlar.
Onlar onda (ilahi lanette) temelli kalıcılardır. Onlardan azap hafifletilmez ve onlara mühlet de verilmez.
Bu lanete ebediyen gömülüp gideceklerdir. Onların ne azapları hafifletilecek, ne de yüzlerine bakılacaktır.
Ebedî olarak bu lânetin içine gömülüp gideceklerdir. Ne azapları hafifletilecek ne de kendilerine fırsat tanınacaktır.
Sonsuza dek o lânetin içerisinde kalacaklar; ne azapları hafifletilecek, ne de yüzlerine bakılacaktır!
İçinde sürekli kalacaklardır. Azap onlardan hafifletilmez, onlara süre verilmez.
Bunlar, sonsuza kadar ateşte kalacaklardır. Cezaları hafifletilmeyecek, yüzlerine bakan bile olmayacaktır.
Onlar yanlışlarını fark edip Allah’a tövbe etmedikleri sürece merhametimizden uzak kalacaklardır. Onların azabı hafifletilmez, onlara göz açtırılmaz.
Onlar orada (lanet içinde) [ebedî] kalıcıdır. Azapları hafifletilmez [*] ve onlara bakılmaz. [*]
Onlar, bu (ceza) içerisinde sürekli olarak kalacaklardır. Onların bu azapları hafifletilmediği gibi, yüzlerine de bakılmayacaktır.¹
Onlar bu halde kalacaklar; [ve] ne azapları hafifletilecek, ne de onlara bir mühlet tanınacak.
Onlar, o lanette süreklidirler. Azap, onlardan asla hafifletilmez ve onların yüzüne de bakılmaz. 18/100...106, 40/49
O lânet içinde, cehennemde ebedî kalırlar. Onların cezası hafifletilmez, özür dilemelerine, tevbe etmelerine fırsat verilmez, merhamet nazarıyla bakılmaz, onlara göz açtırılmaz.
Onlar bu hâlde kalacaklar; ne azapları hafifletilecek ne de onlara süre tanınacaktır.
(Onlar) Bunun içinde ebedîyyen kalıcılardır. Onlardan azab hafifletilmez ve onlara nazar olunmaz.
87-88. Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti onların üzerinedir; işte onların hak ettiği ceza budur! Onlar bunun (bu lanetin ve cehennemin) içinde sonsuza dek kalacaklardır; ne azapları hafifletilir, ne de yüzlerine bakılır.
Onun (lânetin) içinde sürekli kalacaklardır. Onların azabı halifletilmez, onlara hiç de bakılmaz.
O lanette daimidirler. Azap, onlardan hafifletilmez ve onlara bakılmaz da.
Hemīşe ḳalurlar ṭamu içinde, yeynilmez anlaruñ üstinden cehennem‘aẕābı, anlara mühlet daḫı virilmez.
Onlar bu lânetin içinde ebedî kalacaklardır. Ne cezaları hafifletilecek, ne de yüzlerine bakılacaktır.
O(la'net)in içinde ebedi kalacaklardır. Onlardan azab hafifletilmeyecek ve onlara asla fırsat verilmeyecektir.
O la'netde dâim kalırlar. Onlardan 'azâb tahfîf idilmez ve onlara merhamet nazarıyla bakılmaz.
Sürekli dışlanmış olarak kalırlar. Azapları hafifletilmez, yüzlerine de bakılmaz.
Onlar orada (lanette) sonsuza kadar kalıcıdırlar. Üzerlerinden azap hafifletilmez ve kendilerine bakılmaz.
Ebediyen de bu lânet içindedirler; ne azapları hafifler, ne yüzlerine bakan olur.
O lanet içinde sürekli kalacaklardır. Ne azap hafifletilecektir onlardan ne de yüzlerine bakılacaktır onların.
İçinde temelli kalıcıdırlar. Onların azabı hafifletilmez ve onlar gözetilmezler.
Onlar ebedî olarak bu lânet ve azabın içindedirler. Kendilerinden ne azap hafifletilir, ne de onlara merhamet gözü ile bakılır.
Onlar o mahrumiyet içinde ebedî kalacaklar. Ne azapları hafifler ne de gözetilirler.
Onlar bu halde kalacaklar; ne azapları hafifletilecek ne de onlara bir mühlet tanınacak.