89. Ayet
اِلَّا الَّذ۪ينَ تَابُوا مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ وَاَصْلَحُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ
Ancak bundan sonra tövbe edip kendilerini düzeltenler müstesnadır. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِلَّا الَّذ۪ينَ تَابُوا مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ وَاَصْلَحُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ
Ancak bundan sonra tövbe edip kendilerini düzeltenler müstesnadır. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Ancak bundan sonra tövbe edenler ve düzgün bir hale gelenler müstesna. Çünkü Allah, suçları örter ve rahimdir.
Bundan sonra ancak tövbe edip, yararlı iş görenler böyle değildir, Allah bağışlayıcı, Allah yarlıgayıcı
Ancak bunun ardından tevbe edip kendisini düzeltenler müstesnadır. Şüphesiz Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.
Lâkin tevbe iderek rabbine rücû’ idenler ve a’mâl-i sâlihada bulunanlar içün öyle olmıyacakdır. Zîrâ Allâh gafûr ve rahîmdir.
Ancak, bundan sonra tevbe edip yola gelenler başka. Çünkü Allah çok bağışlayıcı ve merhametlidir.
Ancak, bundan sonra yönelip durumlarını düzeltenler başka. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Ancak onun arkasından tevbe edib salâha girenler başka, çünkü Allah gaffurdur rahîmdir
Ancak bundan sonra tevbe edip kendini düzeltenler başka. Şüphesiz ki Allah, çok bağışlayan ve çok esirgeyendir.
Ancak (ölmeden önce) tövbe edip kendini düzeltenler başka. Şüphesiz ki, Allah, (tövbe edenleri) çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Ancak bu (uyarıların) ardından (ölmeden önce pişman olup vicdanlarına uyarak); tevbe edenler, salih olarak davranıp (tekrar Hakka dönenler) başka. Çünkü Allah, gerçekten Bağışlayandır, Esirgeyendir.
Ancak, bundan sonra tevbe edip¹ kendilerini düzeltenler hariç. Kuşkusuz, Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
illā anlar kim tevbe eylediler şundan śoñra daħı eyü iş işlediler. bayıķ Tañrı yarlıġayıcıdur raḥmet ķılıcı.
Bundan sonra tevbe (ve rücu) ve (nefslerini) ıslah edenler müstesna. Çünkü Allah cidden (kusurları) örten, çok esirgeyendir.
Ancak, bundan sonra tevbe edip (hâllerini) ıslâh edenler müstesnâdırlar; hiç şübhesiz ki Allah, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.
Ancak daha sonra (dünyada iken) tövbe edip durumlarını düzeltmiş olanlar, bu cezadan hariç tutulacaklardır. Şüphesiz Allah (çok) bağışlayan, (çok) merhamet edendir.
Ancak bundan sonra, inkârlarından vazgeçip (tövbe edip) durumlarını düzeltirlerse (yeniden İslam’a dönüp gereğini yerine getirirlerse), elbetteki Allah bağışlayıcı ve merhametli olandır.
Meğer ki bundan sonra tövbe edip de düzelmiş olsunlar. Çünkü Allah yarlıgayıcıdır, esirgeyicidir.
88, 89. Onlar orada [¹] dâim kalırlar. Onların azapları tahfif olunmaz, kendilerine de bakılmaz [²] Meğer ki bundan sonra tövbe edip ıslahı nefs etsinler; çünkü Allah gafurdur, rahimdir.
Ancak, bundan sonra tevbe edip, düzelenler başka. Muhakkak ki Allah, Gafûr’dur, Rahîm’dir.
Ancak bunun ardından tevbe edip düzelenler müstesnadır. Doğrusu Allah bağışlayıcıdır, merhamet edicidir.
Ama daha sonra tevbe edip kendilerini düzeltenler, bu cezadan hariç tutulacaklardır. Zira Allah çok bağışlayan ve çok acıyandır.
Ama yaptıklarının ardından tövbe edip kendilerini düzeltenler başka; çünkü Allah çok bağışlayıcı ve merhametlidir.
Ancak, işlediği günahın ardından pişmanlık duyarak tövbe edip kendilerini düzeltenler bunun dışındadır. Allah onları elbette bağışlayacaktır. Çünkü Allah çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.
Bunun ardından tevbe etmiş ve islah olmuş / düzelmiş kimseler başka! Allah, rahîm gafûrdur.
Ancak, bütün bunlara rağmen tövbe edip kendilerine çeki düzen verenler olursa bilin ki Allah engin hoşgörülü bir sevgi selidir.
Ancak bundan sonra tövbe edip kendilerini düzeltenler müstesnadır. Şüphesiz Allah çok bağışlayan ve merhamet edendir.
Ancak bundan sonra tevbe edip kendilerini düzeltenler hariçtir. [*] Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
Ancak, daha sonra gerçekten tevbe edip durumunu düzeltenlere¹ gelince, şüphesiz ki Allah (kullarını) çok bağışlayandır, pek esirgeyendir.
Ama daha sonra tevbe edip kendilerini düzeltenler hariç tutulacaktır: Zira Allah, çok affedicidir, rahmet kaynağıdır.
Ancak, bu hatalarından sonra tövbe ile dönüş yapan ve hallerini düzeltenler müstesnadır. Allah, eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz merhamet sahibidir. 20/82, 39/53
Ancak taahhüdünü bozduktan, küfrü imana tercih ettikten sonra tevbe edip İslâmî hakikatleri ortaya koyarak, samimiyetle Allah'a itaate yönelenler, yaymaya devam ettikleri yanlış bilgileri düzeltenler müstesna. Allah çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.
Ama tevbe edenler ve durumlarını düzeltenler hariç; çünkü Allah’ın bağışı da, merhameti de tariflere sığmaz.[⁶²⁹]
Ancak o kimseler ki, bundan sonra tevbe ettiler ve ıslahta bulundular, onlar müstesna. Çünkü Allah Teâlâ şüphe yok ki gafûrdur, rahîmdir.
Ancak dinden döndükten sonra -küfürde ısrar etmeyip pişman olarak- tevbe edenler ve hallerini düzeltenler başka; (onların tevbeleri kabul buyurulur) çünkü Allah, çok bağışlayandır ve çok merhametli olandır.
Ancak bundan sonra tövbe edip kendilerini düzeltenler müstesnadır. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Ancak, bu hatalarından sonra tevbe edip, hallerini düzeltenler müstesnadır. Allah, affedendir, merhamet edendir.
İllā ol kişiler kim tevbe eylediler, andan ṣoñra ṣāliḥ oldılar. Pes Tañrı Ta‘ālāyarlıġayıcıdur, raḥmet idicidür.
Ancak daha sonra tövbe edip nefislerini ıslah edenler, bu hükmün dışındadır. Çünkü Allah gafurdur, rahîmdir (çok affedicidir, merhamet ve ihsanı boldur).
Ancak ondan sonra, tevbe edip uslananlar başka. Çünkü Allah, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
Ancak bu îmândan döndükden sonra tevbe idüb salâh-ı hâl alanların (tevbeleri kabûl olunur) çünki Allâh mağfiret idici ve merhamet iyleyicidir.
(Ölmeden) Dönüş yapıp kendini düzelten olursa başka. Allah onları bağışlar ve iyilikte bulunur.
Ancak bundan sonra tevbe edip durumlarını düzeltenler müstesnadır. Çünkü Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Ancak daha sonra tevbe eden ve durumlarını düzeltenler müstesnadır. Çünkü Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Ondan sonra tövbe edip hallerini düzeltenler müstesna. Hiç şüphesiz, Allah, çok affedici, çok merhametlidir.
Ancak bundan sonra tevbe edenler, 'salih olarak davrananlar' başka. Çünkü Allah, gerçekten bağışlayandır, esirgeyendir.
Ancak onun arkasından tevbe edip hallerini düzeltenler başka. Çünkü Allah, hakikaten günahları bağışlayan, çok esirgeyendir.
Bundan sonra tevbe edip yapıcı işler yapanlar ise, (bilsinler ki) Allah çok bağışlayan ve çok acıyandır.
Ancak, daha sonra tövbe edip kendilerini düzeltenler hariç tutulacaktır; zira Allah çok affedicidir; merhamet sahibidir.