Sebe' Suresi 28. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

28. Ayet

وَمَٓا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا كَٓافَّةً لِلنَّاسِ بَش۪يرًا وَنَذ۪يرًا وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

Biz, seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve biz, seni bütün insanlara, ancak müjdeci ve korkutucu olarak gönderdik ve fakat insanların çoğu bilmez.

Besim Atalay (1965)

Biz ancak seni bütün insanlara hem müjdeci, hem de kocundurucu olarak göndermişizdir, insanların pek çoğuysa bilmezler!

Cemal Külünkoğlu

(Ey Resul!) Biz seni bütün insanlığa rahmetimizin müjdeleyicisi, azabımızın uyarıcısı olarak gönderdik. Ama insanların çoğu senin risaletinin onlar için ne büyük bir nimet olduğunu bilmezler.

Cemil Said (1924)

Seni insânlara tebşîrâtda ve aynı zamânda tehdîdâtda bulunmak içün gönderdik. Lâkin insânların ekserîsi bilmezler.

Diyanet Vakfı

Biz seni bütün insanlara ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bunu bilmezler.

Edip Yüksel

Biz seni tüm halka bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Ancak halkın çoğu bilmez.

Elmalılı Hamdi Yazır

Seni de başka değil, ancak bütün insanlara şamil bir risaletle rahmetimizin müjdecisi, azâbımızın habercisi gönderdik ve lâkin insanların ekserisi bilmezler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Biz seni ancak bütün insanlara bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler.

Emrah Demiryent

(Habibim!) Biz seni ancak bütün insanlara bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu (bu hakikati) bilmezler.

Abdullah-Ahmet Akgül

Biz Seni bütün insanlığa (dünyada hürriyet ve adalet şartlarını; ahiret hazırlığında ise cennet ve ebedi saadet yollarını gösterici) ve müjdeleyici, (ayrıca) uyarıp inzar (ve irşad) edici (küfür ve kötülüklerden ve onların acı neticelerinden ikaz ve ıslah edici) olarak gönderdik. Ancak insanların çoğu (bu gerçekleri) bilmeyen (cahil ve gafil takımıdır.)

Erhan Aktaş

Biz, seni bütün insanlığa yalnızca haber verici ve uyarıcı olarak gönderdik. Ne var ki insanların çoğu bu gerçeği anlamıyorlar.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı viribimedük seni illā dükeli ādemįlere muştılayıcı daħı ķorķıdıcı velįkin eyregi ādemįlerüñ bilmezler.

Hasan Basri Çantay

(Habîbim) seni (rahmetimizin) müjdeci (si, azabımızın) haberci (si ve) bütün insanların peygamberi olmakdan başka (bir sıfatla) göndermedik. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler.

Hayrat Neşriyat

(Ey Resûlüm!) (Biz) seni ancak bütün insanlara bir müjdeci ve bir korkutucu olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bilmezler.

İhsan Aktaş

Ve biz seni (belli bir çağa ve belli bir topluma değil) ancak (kıyamete kadar) bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu (bu gerçeği) bilmezler. *

İlyas Yorulmaz

Biz seni, insanların hepsine yalnızca, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Ama insanların çoğu bunu bilmiyor.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Biz seni ancak bütün insanlara müjdeleyici, uyarıcı olarak gönderdik. Ancak, insanların pek çoğu bunu bilmezler.

İsmail Hakkı İzmirli

Biz seni ancak bütün insanlara müjdeci, Allah azabıyle korkutucu olarak gönderdik. Fakat nâs/ın pek çoğu bunu bilmezler.

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) Biz seni bütün insanlara ancak bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.¹⁶ Fakat insanların pek çoğu bilmezler.

Kadri Çelik

Biz seni ancak bütün insanlara bir müjde verici ve uyarıp korkutucu olarak gönderdik. Ancak insanların çoğu bilmezler.

Abdullah Parlıyan

Ey Muhammed! Biz seni bütün insanlığa, ancak bir müjdeci ve uyarıcı olman için gönderdik. Fakat insanların çoğu, bu gerçeği anlamazlar.

Kuran Yolu

Biz seni sadece müjdeleyici ve uyarıcı olarak bütün insanlara gönderdik; fakat insanların çoğu bunu anlamıyorlar.

Mahmut Kısa

Ey Muhammed! Biz seni, sadece belli bir çağa ve belli bir topluma, belli bir bölgeye bir Peygamber olarak değil, kıyâmete kadar gelecek bütün insanlığı rahmetimizle müjdelemen ve azâbımızla uyarman için gönderdik; ne var ki, insanların çoğu bunu bilmezler.

Mahmut Özdemir

Biz seni ancak bütün İnsanlar için bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik; ama İnsanlar’ın en çoğu bilmez.

Mehmet Çakır

Resulüm! Biz seni bütün insanlığa müjdeci ve uyarıcı olarak görevlendirdik. Ama çokları, söylenenleri kavramış değil.

Mehmet Çoban

Biz seni bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik! Fakat insanların çoğu bilmez.

Mehmet Okuyan

Biz seni bütün insanlara [*] ancak müjdeleyici ve uyarıcı olarak [*] gönderdik fakat insanların çoğu bilmezler.

Mehmet Türk

(Ey Muhammed!) Biz seni, ancak bütün insanlara (rahmetimizin) müjdecisi, (azabımızın) habercisi olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bunu bilmiyorlar.¹

Muhammed Esed

[EY MUHAMMED, sana gelince,] Biz seni insanlığa ancak bir müjdeci ve uyarıcı olman için gönderdik; fakat insanların çoğu [bunu] anlamazlar,

Mustafa Çavdar

Biz seni ancak bütün insanlık için bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat onların çoğu bunu bile bilmiyorlar. 22/49, 48/8

Ahmet Tekin

Biz seni bütün insanların haklarının korunması, iyiliği için, ancak rahmetimizi, merhametimizi, ihsanımızı, sevgimizi müjdeleyici, sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan uyarıcı olarak özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere gönderdik. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.

Mustafa İslamoğlu

(EY NEBÎ!) Biz seni ancak, bütün insanlık için bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik; ama insanların çoğu bunun farkına dahi[³⁸⁴⁶] varmamış olacaklar

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve seni, ancak bütün insanlar için bir müjdeleyici ve bir korkutucu olarak gönderdik. Fakat insanların pek çoğu bilmezler.

Orhan Kuntman

(Ey Muhammed) Biz seni ancak, bütün insanlara müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Ne var ki, insanların çoğu bilmezler. (Uyarılarının gerçek olduğunu bilip, kabul etmezler de)

Osman Fırat

Biz, seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler

Şaban Piriş

Biz seni bütün insanlara, ancak bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat, onların çoğu bilmiyor.

Satıraltı Meal (1534)

Biz seni göndermedük yā Muḥammed, illā barça ḫalḳa beşāret itmeg‐içüncenneti ve ḳorḳutmaġ‐ıçun cehennemden. Lākin ḫalḳuñ çoġı bilmezler.

Suat Yıldırım

Ey Resûlüm! Biz seni bütün insanlığa rahmetimizin müjdecisi, azabımızın uyarıcısı olarak gönderdik, lâkin insanların ekserisi bunu bilmezler. [7, 158; 25, 1; 6, 116; 12, 103]

Süleyman Ateş

Biz seni ancak bütün insanlara müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik; fakat insanların çoğu bilmezler.

Süleyman Tevfik (1927)

Yâ Muhammed! Biz seni ancak kâffe-i nâsa müjdeci ve korkudıcı olarak gönderdik ve lâkin nâsın ekserîsi bunı bilmezler.

Süleymaniye Vakfı

Biz seni bütün insanlara, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik ama çoğu insan bunu böyle bilmez.

Ahmet Varol

Biz seni ancak bütün insanlara bir müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Ancak insanların çoğu bilmezler.

Ümit Şimşek

Biz seni bütün insanlara bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bunu bilmiyor.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz seni, bütün insanlara bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik, başka değil! Ama insanların çokları bilmiyorlar.

Ali Bulaç

Biz seni ancak bütün insanlara bir müde verici ve uyarıcı olarak gönderdik. Ancak insanların çoğu bilmiyorlar.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm), biz, seni ancak bütün insanlara cenneti müjdeleyici, azabı haber verici olarak peygamber gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler (bunu tasdik etmezler).

Bahaeddin Sağlam

Ve Biz seni, ancak bütün insanlar için müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bilmezler.

Bayraktar Bayraklı

Biz, seni bütün insanlara sadece müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu bunu bilmezler.