29. Ayet
وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ
“Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek” diyorlar.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَيَقُولُونَ مَتٰى هٰذَا الْوَعْدُ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ
“Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdit ne zaman gerçekleşecek” diyorlar.
Ve derler ki: Ne vakit yerine gelecek bu vait, doğru söylüyorsanız.
Onlar derler ki: «Gerçekseniz işbu va'it ne zaman?»
Onlar: “Eğer doğru söylüyorsanız, şu vaat ne zaman gerçekleşecek?” diyorlar.
"Bu va’d olunan kıyâmet ne vakit olacak doğrı sözli isen söyle" diyorlar.
Eğer sözünüzde doğru iseniz bu vâdettiğiniz (kıyamet) ne zaman kopacak? derler.
"Doğru söylüyorsanız o söz ne zaman gerçekleşecek?" diyerek meydan okuyorlar.
Ve «ne vakıt bu va'd eğer gerçekseniz?» diyorlar
Ve: "Eğer gerçekçiyseniz bu vaad ne zaman olacak?" diyorlar.
Onlar (müşrikler), “Eğer doğru söylüyor iseniz, bu vaat (ettiğiniz azap) ne zamanmış?” derler.
Onlar (kâfirler mü’minlere): "Eğer doğru sözlü iseniz, bu va’ad (ettiğiniz azap) ne zamanmış?" diye (sorup durmakta ve kendi akıllarınca Kur’ani haber ve yorumları alaya almaktadırlar).
“Eğer doğru söylüyorsanız, bizi tehdit ettiğiniz uyarı ne zaman?” diyorlar.
daħı eydürler “ķaçandur uşbu va'de eger olduñuz ise [230a] girçekler?
Onlar: «Eğer (sözünüzde) gerçek söyleyenlerseniz bu va'd (in tehakkuku) ne zaman»? derler.
Bir de “Eğer (iddiânızda) doğru kimseler iseniz, bu va'd (edilen kıyâmet) ne zaman?” diyorlar.(2)
Ve (iman edenlere), “İddianızda doğru ve samimi iseniz, mutlaka gelecek deyip durduğunuz şu vaat (edilen yeniden dirilme ve yargılanma günü) ne zamanmış?” derler.
Onlar “Eğer doğru söyleyenler den iseniz söyleyin, vaat edilen (kıyamet) ne zaman?” derler.
Derler: "Eğer siz doğru kimseler iseniz, hani söz verdiğiniz o kalkış günü?"
«— Sözünüzde gerçekseniz bu vaadolunan kıyamet ve azap, ne zaman vücude gelecektir» derler.
“Eğer doğru sözlü iseniz bu vaat ne zamandır?” diyorlar.
Onlar, “Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu vaat (ettiğiniz azap) ne zamanmış?” derler.
Ve bu sebeple sorarlar, bu yeniden dirilip, hesap görülme zamanı ne zaman gerçekleşecek? Eğer doğruyu söylüyorsanız ey mü'minler! Buna cevap verin!
“Eğer doğru söylüyorsanız, bu vaad ne zaman gerçekleşecek, söyleyin bakalım!” diyorlar.
Bu yüzden soruyorlar: “Eğer dedikleriniz doğru ise, söyleyin bakalım, bu yeniden dirilme ve yargılanma vaadi ne zaman gerçekleşecek?”
-“Eğer sadık / doğru söyleyen iseniz, bu Vaad ne zaman?” diyorlar.
Bir de durup durup: " Sahi şu kıyamet olayı ne zaman? " diye soruyorlar.
Onlar derler ki: "Tehdit ettiğin ceza ne zaman gelecek? Biz beklemekten bıktık! Haydi! Cezamızı verin!"
“Doğruysanız o vaat (Son Saat) ne zamanmış!” derler. [*]
(Bir de o kâfirler): “Eğer doğru söylüyorsanız (şu tehdit edip durduğunuz) azap ne zaman gerçekleşecek.”¹ diyorlar.
ve bu sebeple sorarlar: “Bu [yeniden dirilme ve yargılanma] vaadi ne zaman gerçekleşecek? Eğer doğruyu söylüyorsanız [ey müminler, buna cevap verin!]” ³⁶
Ve bir de kalkıp şöyle diyorlar: – Eğer iddianızda doğruysanız haydi söyleyin bakalım bizi tehdit ettiğiniz o vaat ne zaman? 6/57, 21/38-39, 26/135...139
“Eğer sözünüzde doğru iseniz, bu va'dettiğiniz, tehdit ettiğiniz kıyamet ne zaman kopacak?” diyorlar.
ki, “Bu vaad ne zaman gerçekleşecek; eğer sözünüze sadıksanız (söyleyin)?” diyorlar.[³⁸⁴⁷]
Ve derler ki: «Eğer siz doğru sözlü kimseler iseniz ne vakit bu vaad?»
"Eğer doğru sözlüler iseniz, o va’dedilen kıyamet ne zaman kopacak? (Bize bildirin bakalım, diye alay ederler)
"Eğer doğru söyleyenler iseniz, bu tehdidiniz ne zaman gerçekleşecek" diyorlar.
Ve diyorlar ki: -Eğer doğru söylüyorsanız, Bu söz ne zaman gerçekleşecek?
Ve eydürler ki: Ne vaḳt olur bu va‘de, eger girçekler‐iseñüz? didiler.
29, 30. Bir de: “Eğer doğru söylüyorsanız vâd ettiğiniz kıyamet ne zaman gerçekleşecek? ” derler. De ki: “Sizinle öyle bir buluşma günümüz var ki ondan ne bir saat ileri geçebilirsiniz, ne de bir saat geri kalabilirsiniz. ! ” [42, 18; [71, 4; 11, 104-105]
Diyorlar ki: "Doğru iseniz bu tehdid(ettiğiniz azap) ne zaman (olacak)?"
"Eğer sâdıklar iseniz bu va'd olunan kıyâmet ne vakitdir?" didiler.
"İddianız doğruysa bu vaad ne zaman gerçekleşecek?" derler.
"Eğer doğru söyleyenlerseniz bu vaad ne zamandır?" diyorlar.
Diyorlar ki: “Doğru söylüyorsanız, vaad ettiğiniz bu şey ne zaman?”
Diyorlar: "Doğru sözlülerseniz, bu tehdit ne zaman?"
Onlar: 'Eğer doğru söylülor iseniz, bu va'd(ettiğiniz azab) ne zamanmış?' derler.
Onlar (Mekke, kâfirleri) diyorlar ki: “-Eğer doğru söyleyenlerseniz, bu vukuu vaad edilen kıyamet ne zaman?”
Ve diyorlar ki: “Eğer doğru iseniz, (bize) söz verdiğiniz bu mesele (ahiret,) ne zaman olacaktır?”
Derler ki: “Eğer doğru söylüyorsanız, bu vaad ettiğiniz kıyamet ne zaman kopacak?”