35. Ayet
وَقَالُوا نَحْنُ اَكْثَرُ اَمْوَالًا وَاَوْلَادًاۙ وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّب۪ينَ
Yine, “Bizim mallarımız ve çocuklarımız daha çoktur. Bize azap edilmeyecektir” demişlerdi.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَقَالُوا نَحْنُ اَكْثَرُ اَمْوَالًا وَاَوْلَادًاۙ وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّب۪ينَ
Yine, “Bizim mallarımız ve çocuklarımız daha çoktur. Bize azap edilmeyecektir” demişlerdi.
Ve biz demişlerdi, mal bakımından da daha fazla mala sahibiz, evlat bakımından da topluluğumuz daha çok ve bize azap edilemez.
Yine derler ki: «Bizler malca, oğulca da çokluğuz, bize azap gelemez!»
Ve yine “Bizim malımız da evlâdımız da sizinkinden daha fazla, sizden daha güçlüyüz. Biz, öyle azap falan da görecek değiliz!” diye karşı çıkmışlardır.
34,35. Bir karyeye bir peygamber gönderdiğimiz vakit zenginler "Biz ânın me’mûriyetine inanmıyoruz, biz emvâl ve evlâdca daha zenginiz, biz ’azâb çekmeyiz" didiler.
Ve dediler ki: Biz malca ve evlâtça daha çoğuz, biz azaba uğratılacak da değiliz.
Hatta, "Bizim paramız ve çocuklarımız daha çoktur; biz cezalandırılmayacağız," dediler.
Ve dediler ki «biz emvalce de daha çoğuz evlâdca da, ve biz ta'zib olunmayız»
Ve yine dediler ki: "Biz malca da daha çoğuz, evlatça da, bize azab edilmez."
Ve (o kâfirler, mü’minlere), “Bizim malımız, evladımız (sizinkinden daha) çoktur, (bu durum, bizim doğru yolda olduğumuzun ispatıdır. Öyle sizin iddiâ ettiğiniz gibi) biz azap görecek de değiliz!” dediler.
(Üstelik onlar:) "Hem biz mal ve evlatlar (servet ve sayı) bakımından (sizden) daha çoğuz (ve etkiniz. Hiç kimse ve hiçbir şekilde bizim kurulu düzenimizi değiştiremeyecektir.) Asla azaba uğratılacak da değiliz" diyerek (sapıtıvermişlerdir).
“Biz, varlık ve evlat olarak çok daha fazlayız. Ve biz, azap görecek de değiliz.” dediler.
daħı eyittiler “biz eyregüz mallardın yaña daħı oġul ķızlardın yaña daħı degülüz 'aźāb olınmışlar.”
Ve: «Biz, dediler, mallarca da, evlâdca da daha çoğuz. Biz azâb edileceklerden değiliz».
Bir de: “Biz mallar ve çocuklar cihetiyle (mü'minlerden) daha fazlayız ve biz azâba uğratılacak kimseler değiliz” dediler.
Bir de (o azgın, şımarık ve refah düşkünleri) “Biz mallar ve çocuklar bakımından (sizden) daha fazlayız (daha güçlüyüz). Biz, azaplandırılacak de değiliz!” demişlerdir.
O seçkinler “Biz sizden mal ve evlat sayısı bakımından daha çoğunluktayız (güçlüyüz) ve bize azap ta edilmeyecek” dediler.
Bir de derler: "Bizim malımız, çocuğumuz çok. Biz azap görecek kimseler değiliz."
Onlar «— Bizim malımız, çoluk çocuğumuz sizinkinden daha çoktur, bu halde biz azap görecek değiliz» derler.
(Yine) dediler ki: “Biz mal/servet ve evlat bakımından daha da çoğuz. Azaba uğratılacak da değiliz.”
Ve “Biz mallar ve evlatlar bakımından daha çoğunluktayız ve biz azaba uğratılacak da değiliz” demişlerdir.
Hem diyorlar ki: “Servet ve soy sop olarak biz, sizden daha güçlüyüz ve bu gücümüzden dolayı da, azaba uğratılmayacağız!”
Ardından şunu eklemişlerdir: “Biz servet ve nüfus açısından üstünüz; dolayısıyla, azaba uğratılacaklar biz olamayız.”
İşte, çağdaş kâfirler de, “Biz ekonomik ve sosyal açıdan sizden daha ileriyiz ve servet ve nüfus bakımından sizden daha öndeyiz! Bu da bizim doğru yolda olduğumuzun ispatıdır. Madem dünyada bu kadar nîmete nâil olduk, öyleyse âhirette de azâba uğratılacak değiliz!” diyorlar.
-“Biz mal ve evlad bakımından en çoğuz. Azap edilecek değiliz!” de dediler.
" Biz, varlıklıyız güçlüyüz, ceza falan da görecek değiliz. " demişlerdir.
"Bizim mallarımız ve çocuklarımız daha çoktur. Bize azap edilmeyecektir." demişlerdi.
(Onlar) “Biz mal ve evlat bakımından daha çoğuz; [*] biz asla azaba uğratılacak da değiliz” [*] demişti.
Ve: “Biz mal ve çocuklar bakımından sizden daha güçlüyüz ve biz zâten azaba da uğratılmayacağız.” dediler.
ve sonra eklerler, “Servet ve soy olarak biz [sizden daha] güçlüyüz, ve [bu gücümüz sayesinde] azaba uğratılmayacağız!” ⁴⁶
– Hem bizim malımız mülkümüz ve evladımız sizinkinden çok, dolayısıyla biz azap falan görmeyiz, derler. 18/46, 68/14
“Bizim çok paramız, servetimiz, çocuklarımız, gücümüz var. Bizim gibiler cezalandırılmazlar.” dediler.
Yine, “Biz servet ve soy açısından sizden daha güçlüyüz: bu durumda bizim cezaya çarptırılmamız söz konusu olamaz” derler.
Ve dediler ki: «Biz emvâlce ve evlatca daha çoğuz ve biz azap görecek kimseler değiliz.»
"Biz servet ve evlatça sizden daha üstünüz. (Demek ki Rabbimiz bizi çok sevdiği için, bize bu nimetleri veriyor. İnanmıyoruz, ama ahiret olsa bile) biz azap görecek kimseler değiliz" demekten de çekinmemişlerdir.
Ve dediler ki: "Biz malca ve evlatça daha çoğuz, biz azâba da uğratılacak değiliz. "
-Bizim malımız ve evladımız daha çok. Biz, azap görecek de değiliz, dediler.
Daḫı eyitdiler: Bizüm mālumuz sizden çoḳdur, oġul ḳızlarumuz daḫıçoḳdur. Bize ‘aẕāb daḫı olmaz.
Ve ilave ettiler: “Bizim malımız da, evladımız da sizinkinden daha fazla, sizden daha güçlüyüz. Biz öyle iddia ettiğiniz gibi azaba falan da uğrayacak değiliz! ” [26, 111; 11, 27; 6, 53-133; 23-55-56; 9, 55; 7, 4; 11-17]
Ve dediler ki: "Biz malca ve evladça daha çoğuz, biz azaba uğratılacak değiliz."
Ve "Bizim evlâd ve emvâlimiz çokdur ve biz kıyâmetde 'azâb olunacaklardan değiliz" didiler.
Bir de şunu derler: "Malları çok olanlar biziz, evladı çok olan da. Biz azap görecek de değiliz".
Yine: "Bizim mallarımız ve çocuklarımız daha çok. Biz azaplandırılacak da değiliz" dediler.
Ve dediler ki: “Bizim malımız da, evlâdımız da sizden çok; biz azaba uğratılmayız.”
Şunu da söylemişlerdir: "Biz, malca da evlatça da çoğuz. Azaba uğratılacak olanlar, bizler değiliz."
Ve: “Biz mallar ve evlatlar bakımından daha çoğunluktayız ve bir azaba uğratılacak da değiliz” de demişlerdir.
Bir de (o refah düşkünleri) dediler ki: “- (Ey Peygamberler), biz mallar ve çocuklar bakımından (sizden) daha fazlayız. (Allah dünyada bize bu kadar mal ihsan ettikten sonra artık ahirette) biz azaba uğratılmayız.”
Ve “Malımız ve evlatlarımız, sizinkinden daha çoktur. Biz azap görecek de değiliz.” dediler.
Yine dediler ki: “Mallarımız ve çocuklarımız daha fazladır; biz azaba uğratılacak değiliz.”