36. Ayet
قُلْ اِنَّ رَبّ۪ي يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَقْدِرُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ۟
Ey Muhammed, de ki: “Şüphesiz, Rabbim rızkı dilediğine bol verir ve (dilediğine) kısar. Fakat insanların çoğu bilmezler.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
قُلْ اِنَّ رَبّ۪ي يَبْسُطُ الرِّزْقَ لِمَنْ يَشَٓاءُ وَيَقْدِرُ وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ۟
Ey Muhammed, de ki: “Şüphesiz, Rabbim rızkı dilediğine bol verir ve (dilediğine) kısar. Fakat insanların çoğu bilmezler.”
De ki: Şüphe yok ki Rabbim, dilediğinin rızkını bollaştırır, dilediğinin daraltır ve fakat insanların çoğu bilmez.
De ki: «Tanrım dilediği kimseye, geniş verir azığı, dilediği kimseye de dar verir, insanların pek çoğuysa bilmezler»
De ki: “Rabbim rızkı kullarından dilediğine bol verir ve (dilediğine) kısar. Fakat insanların çoğu (Allah'ın yol ve yöntemlerini) bilmezler.”
Ânlara di ki: "Benim rabbim ihsânlarını kime ister ise mebzûl olarak ve kime ister ise mahdûd olarak virir. Lâkin insânların ekserîsi bilmez."
De ki: Rabbim, dilediğine bol rızık verir ve (dilediğinden) kısar; fakat insanların çoğu bilmezler.
De ki, "Rabbim nimetleri dilediğine bol verir veya kısar. Ama halkın çoğu bilmez."
De ki rabbım rızkı dilediğine döşer dilediğine sıkar ve lâkin nâsın ekserisi bilmezler
De ki: "Rabbim rızkı dilediğine genişletir, dilediğine sıkar. Fakat insanların çoğu bilmezler."
De ki: “Şüphesiz Rabbim, dilediğinin rızkını bollaştırır, dilediğinin daraltır. Ancak insanların çoğu (hakikati) bilmezler (de, sanırlar ki mal ve evlat çokluğu şeref ve büyüklük sebebidir).”
(Ey Resulüm!) De ki: "Şüphesiz Benim Rabbim rızkı dilediğine genişletip-yayar ve (istediğinde de) kısıp daraltır. Ancak insanların çoğu (gerçekleri ve başlarına gelecekleri) bilmeyen (cahil kesimidir)."
De ki: “Benim Rabb'im, dilediği kimseye rızkı genişletir ve takdir eder. Fakat insanların çoğu idrak etmezler.”
eyit “bayıķ çalabum döşer rūzıyı aña kim diler daħı ŧar eyler velįkin. ādemįlerüñ eyregi [230b] bilmezler.
De ki: «Şübhesiz Rabbim kimi dilerse onun rızkını genişletir, (kimi de dilerse onunkini) daraltır. Fakat insanların çoğu (bunu) bilmezler».
De ki: “Şübhesiz ki Rabbim, (imtihân için) dilediğine rızkı genişletir ve (dilediğine)daraltır. Fakat insanların çoğu bilmezler.”(1)
(Ey Resulüm!) De ki; Şüphesiz benim Rabbim dileyen (Rabbimin kâinatta geçerli tabii kanunlarını gözeterek, çalışıp, çabalayan, rızkı kazanmak için sebeplere sarılan ve gereği üzere gayret gösteren) kimse için rızkını yayıp bir ölçüye göre takdir eder. Fakat insanların çoğu (bu gerçeği) bilmezler. (*)
Deki “Rabbim rızkı dilediğine bol verip yayar, dilediğinin rızkını da kısar.” Ancak insanların çoğu bunları bilmiyor.
De ki: "Çalabınız dilediğinin azığını artırır, dilediğininkini de kısar. Ancak, insanların pek çoğu bunu bilmezler."
Onlara de ki «— Rabbim rızkını dilediğine genişletir, dilediğine darlaştırır. Fakat nâs/ın pek çoğu bunun hikmetini bilmezler.»
(Ey Peygamber!) De ki: “Rabbim dilediği kimseye rızkı genişletir ve takdir eder. Fakat insanların çoğu bilmezler.”
De ki: “Şüphesiz benim Rabbim, rızkı dilediğine genişletip yayar ve kısar da. Ancak insanların çoğu bilmezler.”
De ki: Rabbim dilediğine mal ve evladı çokça verir, dilediğine de az verir. Fakat insanların çoğu, bunun hikmetini bilmezler ve sanırlar ki, mal ve evlat çokluğu, şeref ve büyüklük sebebidir.
De ki: “Rabbim rızkı dilediğine bol verir, dilediğine kısar; fakat insanların çoğu (bunun hikmetini) bilmezler.”
Onlara de ki: “Bakın, belli bir hikmete uygun olarak dilediğine sınırsız nîmetler bahşeden ve dilediğinin rızkını yeterince veren,ancak Rabb’imdir. Bundan dolayı kibirlenmeye hakkınız yoktur. Fakat insanların çoğu, gerçek üstünlük ölçüsünün ancak ahlâk, dürüstlük ve erdemlilik olduğunu bilmezler.
De ki: -“Benim rabbim, dileyeceği kimseler için Rızk’ı genişletiyor ve ölçülü veriyor; ama İnsanlar’ın en çoğu bilmez”.
Resulüm de ki: " Allah rızkı dilediğine bol bol, dilediğine gıdım gıdım ölçüp verir. " Ama çokları bunun anlamını bilemez.
Onlara de ki: "Şüphesiz Rabbim rızkı dilediğine bolca verir veya dilediğinden kısar. Fakat insanların çoğu Rabbimin bunu niye yaptığını bilmez."
De ki: “Rabbim rızkı dilediğine (layık olana) açarak (bol) da verir, kısarak (dar) da verir fakat insanların çoğu bilmezler.”
(Onlara): “Şüphesiz benim Rabbim, rızkı dilediğine bol bol verir, dilediğine de daraltır. Fakat insanların pek çoğu bunu bilmiyorlar.” de.
De ki: “Rabbim dilediğine bol rızık verir, [dilediğine] az: fakat insanların çoğu [Allah’ın yol ve yöntemlerini] anlamazlar”. ⁴⁷
De ki: – Benim Rabbim, gerekli çabayı gösterene rızkı yayar ve bir ölçüye göre verir. Fakat insanların çoğu bu gerçeği bilmezler. 45/22, 53/39-40
“Rabbim sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselere bol rızık ve servet verir. Dilediğine de ölçüyle kısarak verir. Fakat insanların çoğu bilmezler.” de.
De ki: “Şüphe yok ki isteyene rızkı açmayı da, sınırlandırmayı da dileyen benim Rabbimdir; fakat insanların çoğu bunu(n hikmetini) dahi kavrayamaz.”
De ki: «Şüphe yok Rabbim rızkı dilediği kimseye genişletir ve darlaştırır. Fakat insanların çoğu bilmezler.»
(Ey Muhammed) De ki: "Rabbim dilediğinin rızkını genişletir veya kısar. (Bir kulun dünya nimetleri ile zengin olması; Rabbinin o kulundan razı olduğuna muhakkak delil teşkil etmez, bu bağış bir imtihan gereği de olabilir) Ne var ki insanların çoğu bunu bilmez! (Böyle böbürlenir şımarırlar)
De ki: ’’Rabbim dilediğine rızkı yayar ve dilediğine kısar; fakat insanların çoğu bilmezler’’
De ki:-Rabbim, dilediğine rızkı yayar, dilediğine de daraltır. Fakat, insanların çoğu bilmez.
Eyit yā Muḥammed: Benüm Tañrım çoḳ virür rızḳ, kime dilese daḫı azvirür. Lākin çoḳ kişiler bilmezler.
De ki: “Rabbim dilediği kimsenin rızkını, nasibini bollaştırır, dilediğinin nasibini kısar. Ama insanların ekserisi bu gerçeği bilmezler. ”
De ki: "Rabbim dilediğine rızkı yayar ve (dilediğine) kısar; fakat insanların çoğu bilmezler, (sanırlar ki mal ve evlad çokluğu şeref ve büyüklük sebebidir.)"
Di ki: "Rabbim dilediğine rızkı bast ider ve yayar ve dilediğinden kısar lâkin ekser nâs bunı bilmezler."
De ki: "Sahibim rızkı, çalışan ve yeterli donanıma sahip olan için yayar. Ama çoğu insan bunu böyle bilmez."
De ki: "Şüphesiz Rabbim dilediğine rızkı genişletir ve daraltır. Ancak insanların çoğu bilmezler."
Sen de ki: Rabbim dilediğinin rızkını genişletir, dilediğininkini daraltır. Lâkin insanların çoğu bunu bilmez.
De ki: "Rabbim, dilediğine rızkı genişletip açar, dilediğine ölçülü verir/kısar. Fakat insanların çokları bilmiyorlar."
De ki: 'Şüphesiz benim Rabbim rızkı dilediğine genişletir-yayar ve kısar da. Ancak insanların çoğu bilmiyorlar.'
(Ey Rasûlüm, onlara) de ki: “- Rabbim dilediğine rızkı genişletir, dilediğine kısar. Fakat insanların çoğu bilmezler (bu gerçeği tasdik etmezler).
De ki: “Sahibim ve terbiyecim olan Allah, rızkı istediğine açan ve kısandır. Fakat insanların çoğu bunu bilmiyorlar.”
De ki: “Şüphesiz ki Rabbim, rızkı dilediğine bolca da verir, kısar da. Fakat, insanların çoğu bunu bilmezler.”