48. Ayet
قُلْ اِنَّ رَبّ۪ي يَقْذِفُ بِالْحَقِّۚ عَلَّامُ الْغُيُوبِ
De ki: “Şüphesiz Rabbim gerçeği ortaya koyar. O, gaybleri hakkıyla bilendir.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
قُلْ اِنَّ رَبّ۪ي يَقْذِفُ بِالْحَقِّۚ عَلَّامُ الْغُيُوبِ
De ki: “Şüphesiz Rabbim gerçeği ortaya koyar. O, gaybleri hakkıyla bilendir.”
De ki: Şüphe yok ki Rabbim, gerçeği yerine getirir, gizli şeyleri de en iyi ve adamakıllı bilir.
De ki: «Tanrım hakkı söyler, iyi bilir göze görünmiyeni»
De ki: “Rabbim, kuşkusuz, (yalan ve sahte olana karşı) değişmez gerçeği ortaya koyacaktır. O, yaratılmışların bilmediği her şeyi hakkıyla bilendir.”
"Benim rabbim ancak müstehakkına vahy ider ’âlem-i gaybı pek a’lâ bilür" di.
De ki: Kuşkusuz, Rabbim gerçeği ortaya koyar. Çünkü O, gaybı çok iyi bilendir.
De ki, "Benim Rabbim gerçeği etkili kılar. O tüm gizemleri Bilendir."
De ki hakıkaten rabbım hakkı fırlatır allâmül'guyubdur
De ki: "Gerçekten Rabbim, hakkı yerli yerine koyar. O, gaybları hakkıyla bilendir."
De ki: “Şüphesiz Rabbim, hakkı (hakikati, hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde) ortaya koyar. O, bütün gaybı hakkıyla bilendir.”
De ki: "Şüphesiz Benim Rabbim Hakkı (ortaya) koyar. (İmanı mü’minlerin kalbine sokar, sonra bâtılın tepesine atıp onu parçalar.) O, gaybleri Bilendir. (Tüm gizlilikleri, görünmezleri, özel ve sinsi proje ve şifreleri, geçmişi ve geleceği en küçük ayrıntılarına kadar bilen yalnız Allah’tır. O, zalimlerin ve hainlerin hesaplarını; önce fikir planında, sonra iktidar alanında boşa çıkaracaktır.)"
De ki “Benim Rabb'im gerçeği ortaya koyar. O, bütün gaybı¹ en iyi bilendir.”
eyit “bayıķ çalabum bıraġur ḥaķķı ġayblar bilici.”
De ki: «Benim Rabbim hiç şübhesiz hakkı (yerine) koyar. (O), ğaybları kemâliyle bilendir».
De ki: “Şübhesiz Rabbim, hakkı (ortaya) atar (peygamberlerine hakkı indirir). (O,)gaybları (bütün gizlilikleri) çok iyi bilendir.”
Yine onlara) de ki: "Rabbim, kuşkusuz, (yalan ve sahte olana karşı) değişmez gerçeği ortaya koyacaktır; O bütün gaybları (görülmeyenleri ve yaratılmışların kavramaktan aciz oldukları her şeyi hakkıyla) bilendir"
Deki “Benim Rabbim bilinmeyenleri (gaybın) tek bileni olduğu için, O yalnızca doğruları ortaya atandır (yalnızca doğruları söyler).
De ki: "Gerçekten benim çalabım doğruyu ileri sürer. Bilinmezleri de çok iyi bilir."
De ki Rabbim hak sözü peygamberlerine ilka eder [⁷]. O, bütün gayıpları gayet iyi bilen Zat/tır.
De ki: “Muhakkak ki Benim Rabbim gerçeği/hakkı ortaya koyar.²⁰ O, algılanamayan gerçekleri en iyi bilendir”[allâmu’l-ğuyûb].
De ki: “Şüphesiz Rabbim, hakkı (Kur'an'ı) ilka edip indirir. O, gaypleri çok iyi bilendir.
De ki: “Rabbim şüphesiz, değersiz, geçersiz, yalan ve sahte olana karşı değişmez olan gerçeği ortaya koyacaktır. O, yaratılmışların kavramaktan aciz oldukları herşeyi hakkıyla bilir.”
De ki: “Kuşkusuz rabbim gerçeği ortaya koyar; O, gayblar âlemini hakkıyla ¬bilmektedir.”
Yine onlara de ki: “Siz gerçekler karşısında ne kadar direnseniz de, hem herkesin bildiği hem de hiç kimsenin bilemeyeceği bütün bilinmezleri bilen Rabb’im, eninde sonunda nurunu tamamlayacak ve hakîkati tüm açıklığıyla ortaya koyacaktır!”
De ki: Gaybler’in / Görülmeyenler’in mutlak bileni, benim rabbim, Hakk’ı ortaya çıkarıyor”.
De ki: " Görünmeyeni bilen Tanrım, doğruyu söylüyor."
"Şüphesiz Rabbim gerçeği ortaya koyar. O bilinmeyenlerin hepsini bütün gerçeğiyle bilendir."
De ki: “Şüphesiz ki Rabbim gerçeği ortaya koyar. [*](O), [gayb]ları (bilinemeyenleri) çok iyi bilendir.” [*]
“Şüphesiz benim Rabbim hakkı (bâtılın yerine) koyar.¹ Çünkü O kimsenin kavrayamadığı şeyleri en iyi bilendir.
De ki: “Rabbim, kuşkusuz, [yalan ve sahte olana karşı] değişmez gerçeği ortaya koyacaktır; ⁵⁹ O, yaratılmışların kavramaktan aciz oldukları her şeyi hakkıyla bilir!”
De ki: – Hiç şüphe yok ki benim Rabbim, batılı hak ile ortadan kaldıracaktır. Çünkü O, bütün gizlilikleri bilendir. 2/185, 13/19, 21/18, 47/2- 3
“Benim Rabbim, gerekçeli hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek, bâtılı ortadan kaldıracak hak kitabı, Kur'ân'ı ortaya koyuyor. Gayb âlemini, sizin bilmediklerinizi, bilemiyeceklerinizi, yalnız o bilir.” de.
De ki: “Rabbim (bâtılın başına) ebedî hakikati öyle bir geçirir ki...[³⁸⁶⁶] O kimsenin bilmediği (geleceğin, nelere gebe olduğunu) çok iyi bilir.”[³⁸⁶⁷]
De ki: «Muhakkak Rabbim hakkı ilkâ eder, bütün gaybleri tamamıyla bilendir.»
De ki: "Rabbim kuşkusuz hakk'ı ortaya koyar” (Gerçek ne ise onu, Peygamberine vahiy ile indirir, hakikat tecelli ettirir.)
De ki: "Şüphesiz Rabbim hakkı ortaya atar. O, gaybleri bilendir. "
De ki:-Rabbim, gerçeği hiç çekinmeden söyler, gizli şeyleri en iyi bilen O'dur.
Eyit yā Muḥammed: Benüm Tañrım indürür ḥaḳḳı ḫāṣ ḳulları üstine, ġayb‐ları ġāyetde bilicidür.
De ki: “Rabbim hakkı, gerçeği, yerli yerine kor. O bütün gaybları, bütün gizlileri bilir. ”[21, 18]
De ki: "Rabbim gerçeği, (dilediği kulunun kalbine) atar. (O) gaybleri bilendir."
Di ki: "Tahkîk rabbim müstehak olana hakkı (nübüvveti) ilkâ ider (virir) gaybları bilicidir."
De ki: "SahiRabbim, bütünüyle gerçeği ortaya koyar. O bütün gaybı[*] bilir."
De ki: "Şüphesiz Rabbim hakkı yerine koyar. O, bütün gizlilikleri bilendir? "
De ki: Hiç şüphesiz, Rabbim hakkı ortaya çıkaracaktır. Çünkü O bütün gizlilikleri bilir.
De ki: "Benim Rabbim, gerçeği ortaya koyar. Gaybları en iyi bilen O'dur."
De ki: 'Şüphesiz Rabbim hakkı (batılın yerine veya dilediği kimsenin kalbine) koyar. O, gaybleri bilendir.
De ki: “-Gerçekten benim Rabbim, hakkı yerli yerine kor. O, bütün gaybları tamamıyla bilendir.”
De ki: “Şüphesiz Rabbim, hakkı ortaya koyandır. O, bütün gizlilikleri bilendir.”
De ki: “Rabbim elbette gerçeği ortaya koyar. Çünkü O, gaybı en iyi bilendir.”