Sebe' Suresi 51. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

51. Ayet

وَلَوْ تَرٰٓى اِذْ فَزِعُوا فَلَا فَوْتَ وَاُخِذُوا مِنْ مَكَانٍ قَر۪يبٍۙ

Sen onları, dehşetli bir korkuya kapılıp da kaçıp kurtulamayacakları ve yakın bir yerden yakalanacakları zaman bir görsen!

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve dehşetli bir korkuya kapıldıkları ve hiçbirinin kurtulamayıp en yakın bir yerde azaba uğratıldıkları gün, bir görsen onları.

Besim Atalay (1965)

Sen onların korktukların, kurtulmadan hemen yakalanıp, yakıncak bir yerde tutuldukların bir görseydin?

Cemal Külünkoğlu

Onları bir de paniğe kapıldıklarında görsen! Kaçacakları hiçbir yer yok. (Cehennemin) yakınında yakayı ele vermişlerdir.

Cemil Said (1924)

Görmelisin nasıl melce’ bulmaksızın titreyecekler ve nasıl yakından ateşle ihâta olunanacaklar.

Diyanet Vakfı

(Resûlüm!) Telaşa düştükleri zaman, bir görsen! Artık kurtuluş yoktur, yakın bir yerden yakalanmışlardır.

Edip Yüksel

Korkuya kapıldıkları anı bir görsen; kaçamazlar; yakın bir yerden yakalanmışlardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Görsen o telâşa düştükleri vakıt, artık kaçamak yoktur' yakın yerden yakalanmışlardır

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Onları telaşa düştükleri zaman görsen: Artık kaçamak yoktur. Yakın yerden yakalanmışlardır.

Emrah Demiryent

(Resûlüm!) Sen onları, (hesap günü) korkudan dehşete düştüklerinde bir görsen. Artık (onlar için azaptan) hiçbir kaçış yeri yoktur ve yakın bir yerden yakalanmışlardır.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Hakkın bâtıla galip geldiği Mehdiyet ve medeniyet devriminde ve nihayet kıyametin gerçekleştiği günde) Eğer o vakit Sen onların (nasıl) korkuya ve telaşa kapıldıklarını bir görsen (hepsi şaşkın ve perişan olacaklardır). Artık hiçbir kaçış (imkânı) yoktur ve (cehenneme) yakın bir yerden yakalanmış (ve çaresiz bırakılmış)lardır.

Erhan Aktaş

Onları, korkuya kapıldıkları zaman bir görsen. Artık kurtuluş yoktur. Yakın bir yerden¹ yakalandılar.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı eger göresin ol vaķt kim ķorķdılar! ķurtılmaķ yoķdur daħı dutıldılar yaķın yirden ya'nį sin.

Hasan Basri Çantay

Onları can baş kaygısına düşdükleri vakıt görmelisin. Artık kaçacak yerleri de yokdur. Yakın bir mahalde yakalanmışlar,

Hayrat Neşriyat

(Ey Resûlüm!) Hâlbuki (onları mahşer günü) dehşete düştükleri zaman bir görsen; artık (onlar için) kaçış yoktur, çünki (onlar) yakın bir yerden yakalanmışlardır.

İhsan Aktaş

(Ey Resûlüm!) Hâlbuki (onları hesap günü) dehşete düştükleri zaman bir görsen; artık (onlar için) asla kaçış yoktur ve (onlar o zaman) yakın bir yerden yakalanmış (olacak)lardır.*

İlyas Yorulmaz

Sen (kıyamet gününde) onların korkulu hallerini bir görseydin. Çünkü öyle yakın bir yerden yakalanmışlar ki, kaçacak hiçbir yerleri yok.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

O gün onların nasıl can kaygısına düştüklerini bir görmelisin. Kaçacak delik bulamıyacaklar, en yakın yerde yakalanacaklardır.

İsmail Hakkı İzmirli

Onları, dehşetli bir surette korkacakları, asla kurtulamayacakları, hususa yakın bir yerden yakalanacakları zaman [²] görmeliydik!

İsmail Yakıt

Sen onları, dehşetli bir korkuya kapılıp da kaçıp kurtulamayacakları ve yakın bir yerden/şah damarından yakalanacakları zaman bir görsen!

Kadri Çelik

Sen onları korkuya kapıldıklarında bir görsen! Artık hiç bir kaçış yoktur ve yakın bir yerden yakalanıvermişlerdir.

Abdullah Parlıyan

Ey Muhammed! Gerçekleri inkâr edenleri, kabirlerinden kalkıp telaşa düştükleri zaman bir görsen, kaçacak bir yer bulamazlar ve yakın bir yerde yani can damarlarından veya kendi kişiliklerinden kıskıvrak yakalanmışlardır.

Kuran Yolu

Korkuya ve telâşa kapıldıklarında onları bir görsen! Artık kaçış-kurtuluş yoktur, yakın bir yerden yakalanmışlardır.

Mahmut Kısa

Ey Muhammed! Onları, Mahşer Gününde korkudan tir tir titreyecekleri zaman çırpınırken bir görseydin! Öyle ki, artık hiçbir kurtuluş çareleri kalmamıştır; çünkü yakın bir yerden, can damarlarından kıskıvrak yakalanmışlardır!

Mahmut Özdemir

Bir görsen; hani, dehşetli bir korkuya kapıldılar, artık kaçış yok; yakın bir yerden yakalandılar.

Mehmet Çakır

Resulüm! Asıl sen onların az ötede kıstırılıp kıskıvrak yakalanma anındaki çırpınışlarını, görmelisin. (BEDR'e işaret ?)

Mehmet Çoban

Onların dünyada hava atıp durduklarına bakma! Onlar dünyada boşa atıp tutuyorlar. Hesap günü haklarında hükmedilen cezayı gördüklerinde korkuları yüzlerine vurur. Cezamızdan kaçıp kurtulmak isterler. Şaşkınlıktan ne yapacaklarını bilemezler. Onların halini bir görsen!

Mehmet Okuyan

Telaşa düştükleri zaman (onları) bir görsen! Artık kurtuluş yoktur; yakın bir yerden yakalanmışlardır.

Mehmet Türk

Sen onları, (kıyamet günü) korkudan dehşete düştüklerinde bir görsen. Artık onlar (cehenneme) yakın bir yerde yakalandıkları için (azaptan) asla kurtulamazlar.

Muhammed Esed

SEN, [Kıyamet Günü, hakikati inkar edenlerin,] -can damarlarından ⁶³ yakalandıkları için- kaçacak bir yer bulamayıp korkuyla büzüldükleri [anki halleri]ni bir görsen;

Mustafa Çavdar

Sen onların kaçıp kurtulamayacakları yakın bir yerden yakalanıp tutuklandıklarında nasıl dehşetli bir korkuya kapıldıklarını görmeliydin! 55/41...45, 67/23...27

Ahmet Tekin

Onları korkudan, telaşa, dehşete düştükleri zaman bir görsen! Artık kurtuluş yoktur, yakın bir yerde, dünyada yakalanarak cezalandırılacaklar.

Mustafa İslamoğlu

ASIL sen onları, vicdanları[³⁸⁶⁹] tarafından yakalanıp, kaçacak delik bulamamış bir halde dehşetten panikledikleri zaman bir görmeliydin!

Ömer Nasuhi Bilmen

Görecek olsan telaşa düştükleri zaman (ne garip bir manzara görmüş olursun) artık kurtuluş yok ve onlar yakın bir mahalden yakalanmışlardır.

Orhan Kuntman

(Ey Muhammed) Onları, telaşa düştükleri zamanı bir görsen. Artık kaçacak yerleri yoktur. Yakın bir mahalde yakalanmışlardır! (Artık dünyayı terk etmişlerdir, oradan uzaklaşmışlardır, ahiret yönünden ise yakalanmışlardır)

Osman Fırat

Telâşa düştükleri zaman (onları) bir görsen: Hiçbiri kurtulamaz, yakın yerden yakalanmışlardır.

Şaban Piriş

Onların dehşetli bir korkuya tutuldukları anı bir görsen! Geçip gitmek yok... Yakın bir yerden yakalanmışlardır.

Satıraltı Meal (1534)

Eger görseñ yā Muḥammed anlar ürkdükleri vaḳt ḳurtulabilmez. Daḫı dutula yaḳın yirden.

Suat Yıldırım

Kıyamet günü o kâfirler can kaygısına düştükleri zaman bir görsen! Artık kaçacak hiç bir yerleri yoktur ve cehenneme yakın bir yerde yakalanmışlardır.

Süleyman Ateş

Telaşa düştükleri zaman (onları) bir görsen: Hiçbiri kurtulamaz, yakın yerden yakalanmışlardır.

Süleyman Tevfik (1927)

Onları, korkularından dehşet istilâ iylediği zamân görsen. Allâh'ın 'azâbından kurtulmak imkânı yokdur. Yakın yerden alınub cehenneme atılur.

Süleymaniye Vakfı

Kıskıvrak yakalandıkları ve kaçma imkanları da kalmadığı sırada, onların nasıl tir tir titrediklerini bir görsen!

Ahmet Varol

Sen onları korkuya kapıldıklarında bir görsen. Artık hiçbir kaçış yeri yoktur ve yakın bir yerden yakalanmışlardır.

Ümit Şimşek

Can derdine düştükleri zaman onları bir görsen! Kaçacak hiçbir yer yoktur; azabın çok yakınında yakalanmışlardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Bir görsen onları korku ve telaşa düştüklerinde! Artık kaçış-kurtuluş yok! Çok yakın bir yerden yakalanmışlardır.

Ali Bulaç

Sen onları korkuya kapıldıklarında bir görsen. Artık hiç bir kaçış yoktur ; yakın bir yerden yakalanmışlardır.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm, kıyamet günü o kâfirleri) dehşete düştükleri vakit görsen!... Artık kaçacak yerleri yoktur ve (cehenneme) yakın bir yerde yakalanmışlardır.

Bahaeddin Sağlam

51,52. Telaşa düştükleri zamanı bir görseydin! Onlara kurtuluş olmayacaktır. Ve yakın bir yerden yakalanacaklardır. (O gün) “O Kur’ana inandık” derler. Fakat çok uzak bir yerden nasıl ona ulaşacaklardır?!

Bayraktar Bayraklı

Onların korkuya kapılacakları, hiçbir kaçış yollarının olmayacağı ve yakın bir yerde yakalandıkları anı bir görseydin!