Sebe' Suresi 52. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

52. Ayet

وَقَالُٓوا اٰمَنَّا بِه۪ۚ وَاَنّٰى لَهُمُ التَّنَاوُشُ مِنْ مَكَانٍ بَع۪يدٍۚ

(Azabı görünce), “ona inandık derler” ama onlar için, artık uzak bir yerden (dünyadan)[446] iman elde etmek nasıl mümkün olur?

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve diyecekler ki: İnandık ona, fakat bu uzak bir yerde nereden imana kavuşacaklar, ondan faydalanacaklar?

Besim Atalay (1965)

Biz O'na inandık!» diyeceklerdir, ırak bir yerden, nice ulaşılır inan işine?

Cemal Külünkoğlu

(Azabı gördükleri zaman:) “Biz O'na inandık” derler. Ama iyice uzağında kaldıkları (dünya hayatı gelip geçtikten sonra) imanı nasıl yakalayacaklar?

Cemil Said (1924)

"Biz îmân itmiş idik" diyecekler. Lâkin îmândan o kadar uzaklaşmış iken nasıl îmân idebilecekler.

Diyanet Vakfı

(İş işten geçtikten sonra:) «Ona inandık» demişlerdir, ama uzak yerden (dünya hayatı gelip geçtikten sonra) imana kavuşmak onlar için nasıl mümkün olur?

Edip Yüksel

"Ona inandık," derler. Uzak bir yerden ona nasıl ulaşabilirler?

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve «iyman ettik ona» demektedirler, fakat onlara uzak yerden el sunmak nerede?

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Ve: "O'na iman ettik" demektedirler. Fakat onlar için (âhiret gibi) uzak bir yerden (imana) el sunmak (ulaşabilmek) nerede?

Emrah Demiryent

(Kâfirler, azabı gördükleri zaman,) “Ona (Peygambere ve tebliğ ettiklerine) inandık” derler. Ancak (iş işten çoktan geçmiştir) onlar o uzak yerden (âhiretten dünyaya dönüp de) îmâna nasıl ulaşacaklar.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Bu durumda mecburen) "Biz O’na (Allah’a ve Kur’an’ına) iman ettik" derler; ancak onlara böyle uzak bir yerden (ve çok geç kalınmış bir halde hidayete) el uzatmaları (ve iman nimetine kavuşmaları artık) nerede (ve nasıl mümkün olacaktır? Çünkü son pişmanlık faydasızdır.)

Erhan Aktaş

“O'na iman ettik.” dediler. Bunu uzak bir yerden¹ nasıl elde edebilirler?

Eski Anadolu Türkçesi

daħı eyittiler “inanduķ aña.” daħı nite ola anlaruñ ŧutmaķ ya'nį įmānı tevbeyi ıraķ yirden!

Hasan Basri Çantay

«Ona îman etdik» demişlerdir. Fakat onlar için (dünyâye) uzak (kalmış) bir yerden (tevbeye) el sunmak nerede?.

Hayrat Neşriyat

Artık (iş işten geçtikten sonra): “Ona (Muhammed'e) îmân ettik” demişlerdir. Fakat uzak bir yerden (âhiret âleminden, dünyada olması gereken îmânı) elde etmek, onlar için nasıl (mümkün) olur?

İhsan Aktaş

İşte (ahiret günü ile karşılaştıkları zaman) onlar (dünyada iken inkâr etmiş olanlar)"Biz ona (ahiret gününe) inandık!" derler. Ama iyice uzağında kaldıkları (dünya hayatı gelip geçtikten sonra) imanı nasıl yakalayacaklar? *

İlyas Yorulmaz

“O’na (Allah’a) iman ettik” dediler. Fakat çok uzak bir mekânda (dünya hayatında) inkâr etmişken, (azabı gördüklerinde iman ettik demekle) onların nasıl bir kurtuluş ümitleri olabilir ki?

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

"Allah’a inandık" diyecekler. Ancak, nasıl olur da onlar bu kadar uzak yerden inanca kavuşabilirler?

İsmail Hakkı İzmirli

O zaman onlar «— Biz ona [³] inandık» diyecekler. Uzak bir yerden kolayca imana el sunmak [⁴] onlar için nasıl mümkün olabilir?

İsmail Yakıt

“Şimdi biz inandık” derler. Uzak bir yerden/dünyadan onlar için imana zahmetsizce ulaşmak ne mümkün!

Kadri Çelik

“Biz ona (Kur'an'a) iman ettik” derler; ancak onu uzak bir yerden (berzahtan dünyaya) nasıl uzanıp alacaklar ki?

Abdullah Parlıyan

İş işten geçtikten sonra o gün: “Biz O'na iman ettik” derler; ama uzak yerden, yani dünyaya tekrar dönüp kurtuluşa ermeleri onlar için ne mümkün.

Kuran Yolu

“Artık ona inandık” diyecekler; ama (dünyaya) bu kadar uzak bir yerden (kurtarıcı bir imana) kavuşmak ne mümkün!

Mahmut Kısa

İşte o zaman, “Biz şimdi ona inandık!” diye yalvaracaklar fakatbu kadar uzak bir mesafeden nasıl dünyaya ellerini uzatıp imanı alabilecekler? Kaçan fırsat bir daha ele geçer mi hiç?

Mahmut Özdemir

-“Ona inandık” dediler. Uzak bir yerden, Kurtulmak Üzere Uzanmak / El Uzatmak onlar için nasıl olur?

Mehmet Çakır

O gün: " Pes inandık " derler ama, öbür dünyadan bu dünyaya iman postalanmaz ki.

Mehmet Çoban

Hesap günü gerçeklerle karşılaşınca: "İnandık derler." Onların hesap günü inanmaları bir işe yaramaz. Çünkü dünya yaşamında inanmaları gerekiyordu. Artık bu da mümkün değil. Çünkü onlara verilen dünya hayatı bitti. Bir daha dünyaya dönemeyecekler.

Mehmet Okuyan

“Ona inandık!” demişlerdir. Ama uzak bir yerden (imana) ulaşmak onlar için nasıl mümkün olur ki! [*]

Mehmet Türk

(İşte o zaman onlar): “Biz O (Allah’a) îman ettik” derler. Ancak onlar o uzak yer (olan âhiretten dünyaya dönüp de) îmana nasıl ulaşacaklar?¹

Muhammed Esed

ve [görsen, nasıl] “Biz [şimdi] ona inandık!” diye yalvarırlar!” Fakat nasıl bu kadar uzaktan ⁶⁴ [kurtuluşa] ere[ceklerini ümit ede]bilirler?

Mustafa Çavdar

Onlar orada “Biz inandık” diye feryat ederler ama iş işten geçtikten sonra bunca uzak mesafeden inanıp kurtuluşa ermek ne mümkün! 6/26...28, 23/99...108, 32/12

Ahmet Tekin

İş işten geçtikten sonra: “Ona iman ettik” demişlerdir. Uzak bir yerden, ulaşılması mümkün olmayan bir yerden imana el uzatmak, ona kavuşmak, onlar için ne mümkün!

Mustafa İslamoğlu

İşte onlar (o zaman) “Biz ona inandık!” diye haykırırlar.[³⁸⁷⁰] Ama bunca uzak mesafeden (kurtuluşa) zahmetsizce ulaşmak[³⁸⁷¹] nasıl ve nereden mümkün olacak?

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve demiş olurlar ki, ona imân ettik. Fakat onlara uzak bir yerden el sunmak nerede?

Orhan Kuntman

"Ona (Resulullah s.a.s.'a ve Kur’an’a) iman ettik" demişlerdir, ama uzak bir yerden imana kavuşmak nasıl mümkün olabilir!

Osman Fırat

(Azabı görünce), "ona inandık derler" ama onlar için, artık uzak bir yerden (dünyadan) iman elde etmek nasıl mümkün olur?

Şaban Piriş

-Ona inandık, derler. Bu kadar uzak yerden ona nasıl ulaşılır?( İnanmak neye yarar?)

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı eyideler: Biz aña inanduḳ, ḳaçan īmāna yitişeler geñezlik bile ıraḳ yirden.

Suat Yıldırım

İş işten geçtikten sonra “Peygambere inandık. ” demektedirler; ama uzak yerden, ta dünyadan imanı nasıl alabilsinler? [32, 12]

Süleyman Ateş

Ona inandık demektedirler, ama uzak yerden (ta dünyadan imanı) nasıl alabilsinler?

Süleyman Tevfik (1927)

O vakit onlar: "Rasûle ve yevm-i âhirete îmân itdik" dirler. Fakat kâbil midir ki o kadar uzak yerden îmânı elde ideler." (Îmân, dünyâda iken lâzım olub âhirete gitdikden sonra onı elde itmek imkânı yokdur.)

Süleymaniye Vakfı

“Tamam biz ona inandık" derler ama, o kadar uzaklaşmışken ona nereden ulaşacaklar?

Ahmet Varol

"Ona inandık" derler. Ama onlar için, uzak bir yerden [3] (imana) ulaşmak nerede?

Ümit Şimşek

“Ona iman ettik” demektedirler. Ama o kadar uzaktan imana el atmak ne mümkün?(6)

Yaşar Nuri Öztürk

"Ona inandık!" dediler. Ama nasıl mümkün olur onlar için imana ulaşmak o uzak yerden!

Ali Bulaç

'Biz O'na iman ettik' derler; ancak onlara uzak bir yerden (ahiretten imana) el uzatmak nerede?

Ali Fikri Yavuz

(Ve azabı gördükleri zaman): “-Biz O'na= Hz. Muhammed'e (s.a.v.) iman ettik.” demektedirler; fakat uzak bir yerden (ahiretten) tevbe etmek nerede?

Bahaeddin Sağlam

51,52. Telaşa düştükleri zamanı bir görseydin! Onlara kurtuluş olmayacaktır. Ve yakın bir yerden yakalanacaklardır. (O gün) “O Kur’ana inandık” derler. Fakat çok uzak bir yerden nasıl ona ulaşacaklardır?!

Bayraktar Bayraklı

Onlar o zaman, “Gerçeğe inandık” derler. Uzak bir yerden ona nasıl ulaşacaklar?