Sebe' Suresi 53. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

53. Ayet

وَقَدْ كَفَرُوا بِه۪ مِنْ قَبْلُۚ وَيَقْذِفُونَ بِالْغَيْبِ مِنْ مَكَانٍ بَع۪يدٍ

Oysa daha önce onu inkâr etmişlerdi ve uzak bir yerden gayb hakkında atıp tutuyorlardı.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve gerçekten de önce ona kafir olmuşlardı ve uzak bir yerdeyken gizli şeye dair dillerine geleni söylüyorlardı.

Besim Atalay (1965)

Daha önce, O'nu tanımadılar, ırak yerden görmeksizin, lâf atıyorlar

Cemal Külünkoğlu

Hâlbuki daha önce onu inkâr etmişlerdi. O zaman insan kavrayışının ötesindeki (ahiret) hakkında uzaktan laf atıp tutuyorlardı.

Cemil Said (1924)

Evvelce inanmıyorlardı ve uzakdan bilmedikleri şeyler hakkında dûr u dirâz söylüyorlardı.

Diyanet Vakfı

Halbuki daha önce onu (hakkı) inkâr etmişlerdi. Uzak bir yerden gayb hakkında atıp tutuyorlardı.

Edip Yüksel

Halbuki daha önce onu yalanlamışlardı. Bilgileri olmayan konularda uzaktan atıp tutuyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Halbuki evvel ona küfretmişlerdi, uzak yerden gaybe taş atıyorlardı

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Halbuki daha önce (dünyada) O'nu inkâr etmişlerdi. Uzak yerden gayba taş atıyorlardı.

Emrah Demiryent

Hâlbuki daha önceden (dünyada iken) onu (Peygamberi ve tebliğ ettiklerini) inkâr ediyorlardı. Uzak bir yerden, gayb hakkında atıp tutuyorlardı. (Dünya hayatında iken, yeniden diriltiliş ve hesap günü hakkında alay edip, hadsizce ileri geri konuşuyorlardı.)

Abdullah-Ahmet Akgül

Oysa daha önce Onu (Kur’an’ı ve Resulüllah’ı) kesinlikle inkâr ediyorlardı; ve onlar uzak bir yerden (asılsız ihtimallerle tahmin yürütüyor) gayba (görünmeyen karanlıklara taş) atıp duruyorlardı (ve İslam’a dil uzatıyorlardı).

Erhan Aktaş

Oysaki daha önce onu¹ kesin olarak yalanlamışlardı. Uzak bir yerden² gayb³ hakkında atıp tutuyorlardı.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı bayıķ kāfir oldılar aña ilerüden daħı sögerlerdi gümān-ile ıraķ yirden.

Hasan Basri Çantay

Halbuki daha evvel ona küfretmişlerdi. Uzak bir yerden gaybe atıb tutuyorlardı.

Hayrat Neşriyat

Hâlbuki daha önce onu gerçekten inkâr etmişlerdi. Ve uzak bir yerden gayba (taş)atıyor (bilmeden ileri geri konuşuyor)lardı.

İhsan Aktaş

Hâlbuki daha önce (dünya hayatında) onu (o ahiret gününü) inkâr etmişlerdi. O zaman insan kavrayışının ötesindeki (ahiret) hakkında uzaktan laf atıp tutuyorlardı.

İlyas Yorulmaz

Hâlbuki daha önceden Allah’ı inkâr edip, dünya hayatında hiçbir bilgileri olmadığı halde, gayb (dirilme, hesap günü) hakkında uzaktan uzağa boş boş atıp duruyorlardı.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Oysaki bundan önce Onu tanımamışlardı. Görmeden, bilmeden uzaktan uzağa Onu çekiştirip durmuşlardı.

İsmail Hakkı İzmirli

Onlar ise bundan evvel onu tanımamışlardı. Hakikatten uzak olarak bilmediklerini dillerine dolamışlardı.

İsmail Yakıt

Oysa onu daha önce inkâr etmişlerdi. Uzak bir yerden algılayamadıkları şeye atıp tutuyorlardı.

Kadri Çelik

Oysa daha önce onu inkâr etmişlerdi; onlar uzak bir yerden (dünyadan) gayb (ahiret) hakkında atıp tutuyorlardı (yalanlıyorlardı).

Abdullah Parlıyan

Halbuki daha önce, dünyada Allah'ı, peygamberi, kitabı inkâr etmişlerdi, insan kavrayışının ötesindeki bazı şeylere yani cennet, cehennem, mahşer ve hesaba dil uzatıyorlardı.

Kuran Yolu

Daha önce onu inkâr etmişlerdi, gayb hakkında da körü körüne atıp tutuyorlardı.

Mahmut Kısa

Oysa daha önce fırsat varken onu inkâr etmişlerdi! Tâ uzaklardan, nasıl da âhiret hakkında câhilce atıp tutuyorlardı!

Mahmut Özdemir

Hâlbuki önceden onu inkâr ettiler. Uzak bir yerden Gayb ile / Görmeden atıyorlar.

Mehmet Çakır

Fakat vaktiyle onlar, ahret hayatına uzaktan taciz atışları yaparak peygamberi inkar etmiş idiler.

Mehmet Çoban

Artık boşuna inandık demesinler. Dünyada iken hesap gününü inkâr etmişler. Ayetlerimize karşı çıkmışlar. Gerçeklerimiz hakkında atıp tutmuşlar. Yasalarımıza meydan okumuşlardı. Dünyada iken bilmiş bilmiş ukalaca konuşuyorlardı. Hâlbuki hiçbir şey bilmiyorlardı.

Mehmet Okuyan

Daha önce (dünyada) onu (gerçeği) inkâr etmişlerdi. Uzak bir yerden [gayb] (bilinemeyen) hakkında atıp tutuyorlardı.

Mehmet Türk

Oysa daha önce onlar, o (âhireti) inkâr ediyorlar ve uzaktan ğayba dil uzatıyorlardı.

Muhammed Esed

Halbuki önceleri hakikati inkara kalkışmışlar ve insan kavrayışının ötesindeki bazı şeylere uzaktan dil uzatmışlardı. ⁶⁵

Mustafa Çavdar

Oysaki onlar bu gerçekler karşısında yalana sarılmış. Dünya gibi uzak bir mesafeden ahirete dil uzatıyorlardı. 32/21, 67/25

Ahmet Tekin

Halbuki, daha önce, hakkı inkârda ısrar etmişlerdi. Uzak bir yerden gaybla, duyu ve bilgi alanı ötesiyle ilgili tahmin yürütüyorlar, mesnetsiz ileri-geri konuşuyorlardı.

Mustafa İslamoğlu

Oysa ki onlar daha önceden inkâr etmişler ve (dünya gibi) uzak bir noktadan (âhiret gibi) idraki aşan bir gerçeğe dil uzatmışlardı.

Ömer Nasuhi Bilmen

Halbuki, O'nu evvelce inkar etmişlerdi ve gayba uzak bir yerden taş atıyorlardı.

Orhan Kuntman

Oysa daha önce -dünyada- onu (Resulullah s.a.s.’ın hak davetini ve ahiret hayatını) inkâr ediyorlardı ve gayba uzak bir yerden taş atıyorlardı! (Ona, şair, kâhin ve deli diyorlardı, ahireti, tekrar dirilmeyi ve hesabı -hiçbir kesin delilleri olmadığı halde- inkâr ediyorlardı)

Osman Fırat

Ve daha önce onu inkâr etmişlerdi ve uzak bir yerden gayb hakkında atıp tutuyorlardı.

Şaban Piriş

Oysa daha önce onu inkar etmişlerdi. Uzak bir yerden atıp tutuyorlardı.

Satıraltı Meal (1534)

Anlar kāfir oldı‐y‐ıdı aña ilerüden. Daḫı raḥm iderlerdi ẓann‐ıla ıraḳ yir‐den.

Suat Yıldırım

Halbuki daha önce onu inkâr etmişlerdi ve uzak bir yerden gayba atıp tutuyorlardı! [18, 22; 45, 32]

Süleyman Ateş

Oysa daha önce onu inkar etmişlerdi. Uzak yerden görülmeyene taş atıyorlardı.

Süleyman Tevfik (1927)

Onlar bundan evvel (dünyâda bulundukları zamân) ona küfür itmişlerdi. Hakîkati ve hakkı bilmeksizin uzakdan uzağa peygambere isnâd iderlerdi.

Süleymaniye Vakfı

Oysa daha önce görmezlikten gelerek[1] uzakça bir yerden karanlığa taş atıyorlardı[2].

Ahmet Varol

Daha önce onu inkâr etmişlerdi ve uzak bir yerden gayba atıp tutuyorlardı. [4]

Ümit Şimşek

Oysa daha önce onu inkâr etmişlerdi; o zaman gayb âlemi hakkında uzaktan uzağa atıp tutuyorlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Daha önce inkâr etmişlerdi onu. Gayba taş atıp duruyorlardı o uzak yerden.

Ali Bulaç

Oysa daha önce onu inkar etmişlerdi; onlar uzak bir yerden gayba atıp tutuyorlardı (dil uzatıyorlardı).

Ali Fikri Yavuz

Halbuki daha önce (dünyada) O'nu= Hz. Peygamberi inkâr etmişlerdi; ve bilmedikleri şeye haktan uzak olarak lâf atıp duruyorlardı; (Peygamber için sihirbazdır, şairdir, kâhindir diyorlardı).

Bahaeddin Sağlam

Çünkü daha önce (ona yakın iken,) onu inkâr etmişlerdi. Çok uzak bir yerden, (tahminlerle) gayba taş atıyorlardı.

Bayraktar Bayraklı

Onlar, bu duruma düşmeden önce inkâr etmişler, bilmeden uzaktan taş atmışlardı.