Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlarla dileyip arzuladıkları şeylerin arasına bir engeldir çekildi artık, nitekim daha önce onların yolunu tutanlara da böyle olmuştu; şüphe yok ki onlar, tereddüt içindeydiler, şüpheye düşmüşlerdi.
Besim Atalay (1965)
Daha önce, benzerlerine yapıldığı üzere, kendileriyle, dilekleri arasına engel girmiştir, onlar koyu ikircimlik içindeler
Cemal Külünkoğlu
Artık kendileriyle (dünyaya dönüş) arzularının arasına engel çekilmiştir. Nitekim bundan evvel emsallerine de böyle yapılmıştı. Çünkü onlar (azap ve kıyamet hakkında) derin bir şüphe içinde idiler.
Cemil Said (1924)
Arzu itdikleri şey ile beynlerine büyük hâil girecekdir. Her şeyden şübhe idüb mütereddid olan selefleri hakkında da böyle oldı.
Diyanet Vakfı
Artık, bundan önce benzerlerine yapıldığı gibi, kendileriyle arzu ettikleri şey arasına perde çekilmiştir. Şüphesiz onlar, kendilerini endişeye düşüren bir korku içindeydiler.
Edip Yüksel
Sonunda, arzuladıkları şeylerden yoksun bırakılırlar. Kendilerinden önceki benzerlerine de aynı şey yapılmıştı. Onlar aşırı bir kuşku içinde idiler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Artık kendileriyle arzularının arasına sed çekilmiştir, tıpkı bundan evvel emsallerine yapıldığı gibi, çünkü hepsi işkilli bir şek bulunuyorlardı
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Artık kendileriyle arzularının arasına set çekilmiştir. Tıpkı bundan önce benzerlerine yapıldığı gibi. Çünkü hepsi işkilli bir şüphe içinde bulunuyorlardı
Emrah Demiryent
Artık onlarla, (tekrardan dünyaya dönme, îmân ve cennete girme gibi) arzuladıkları şeyler arasına engel çekilmiştir. Tıpkı kendilerinden evvel yaşayıp gitmiş olan (inkârcı) lara yapıldığı gibi. Gerçekten onlar (önceki kâfirlerin yaptığı gibi âhiret, hesap ve azaptan yana) derin bir şüphe içindeydiler.
Abdullah-Ahmet Akgül
(Şimdi) Artık kendileriyle aşırı arzuladıkları (huzurlu ve sonsuz bir hayata ulaşmak gibi) şeyler arasına bir perde-engel çekilmiştir; daha önce benzerlerine yapıldığı gibi (reddedilip cehenneme sürüklenmişlerdir.) Çünkü onlar, (inkârcılar ve münafıklar, dünyada) kuşku verici bir tereddüt içinde bulunup bocalıyorlardı. (Görünüşte inanıyor, gerçekte Hakkın hâkimiyetine ve ahirete şüphe ile bakıyorlardı.)
Erhan Aktaş
Tıpkı bundan önce benzerlerine yapıldığı gibi; artık canlarının arzu ettiğini yapamayacaklar. Onlar derin bir kuşku içindeydiler.¹
Eski Anadolu Türkçesi
daħı men' olındı anlaruñ arasında daħı arzuladuķları arasında ya'nį girü dünyeye yā įmāna nite kim eylenildi beñdeşlerine anlaruñ. ilerüden. bayıķ anlar oldılar şek içinde gümān bıraġıcı.
Hasan Basri Çantay
(Artık) kendileriyle arzu edegeldikleri şeylerin arasına bir sed çekilmişdir, bundan evvel benzerlerine de yapıldığı gibi. Çünkü hepsi de (insanları) kötü zanna düşüren bir şübhe içinde idiler.
Hayrat Neşriyat
Artık, onlarla canlarının çekmekte oldukları şeyler arasına engel konulmuştur. Nitekim daha önce benzerlerine de böyle yapılmıştı. Çünki onlar, (kendilerine) kuşku veren bir şübhe içinde idiler.
İhsan Aktaş
Artık (o gün) kendileriyle arzularının (tekrar dünyaya dönüp iman etme isteklerinin) arasına engel çekilmiş (olacak)tır. Nitekim bundan evvel (bunlardan önce de ölmüş olan) emsallerine (yoldaşlarına) de böyle yapılmıştır (çünkü hiç kimseye imtihan için tekrar dünyaya dönüş yoktur). Şüphesiz onlar (karşılaşacakları bu durumdan dünyada iken) şüphe ve tereddüt içerisinde idiler.*
İlyas Yorulmaz
Onların arasına daha önceden onların benzerlerine yapılan (dünya azabı) gibi, tercih ettikleri (inkârları) ile arzu ettikleri (azaptan kurtuluş ümitleri) arsına uzak bir mesafe konulur. Çünkü onlar (karşılaşacakları bu durumdan dünyada iken) şüphe ve tereddüt içerisinde idiler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Kendileriyle özledikleri arasına bir set çekilmiştir, kendilerinden önceki benzerlerine de yapıldığı gibi. Çünkü onlar bocalatıcı bir işkil içinde idiler.
İsmail Hakkı İzmirli
Bundan evvel onlar gibilerine yapıldığı gibi kendileri ile arzu ettikleri tövbe ve iman arasına ayrılık girmiştir. Çünkü onlar kıyamet ve azap hususunda kuvvetli bir şek içindeydiler.
İsmail Yakıt
Tıpkı daha önce benzerlerine yapıldığı gibi, kendileriyle arzuladıkları arasına bir engel konmuştur. Çünkü onlar kaygı verici [murîb] bir ikilem [şekk] içindedirler. tercüme edilen “mesnâ” kelimesi Razî’ye göre, başka bir insanla beraber veya başka insanlarla beraber anlamına da gelir.
Kadri Çelik
(Şimdi) Tıpkı bundan önce benzerlerine (yoldaşlarına) yapıldığı gibi kendileriyle istek duydukları şeyler arasında perde çekilmiştir. Çünkü onlar, kuşku verici bir tereddüt içinde idiler.
Abdullah Parlıyan
Artık kendileriyle arzuladıkları iman ve cennete girme arasına engel çekilmiştir. Tıpkı kendilerinden evvel yaşayıp gitmiş olanlara yapıldığı gibi. Çünkü bunlarda öncekiler gibi ahiret, hesap ve azaptan büyük bir kuşku içindeydiler.
Kuran Yolu
Artık kendileriyle arzuladıkları arasına bir set çekilmiştir; tıpkı daha önce benzerlerine yapıldığı gibi. Çünkü onlar sürekli şaşkınlığa iten bir kuşku içindeydiler.
Mahmut Kısa
Fakat bugün, kendileri ile arzuları arasına bir set çekilmiştir; tıpkı, daha önceki yoldaşlarına yapıldığı gibi! Böylece bütün istek ve özlemlerinden mahrum bırakılacaklar. Çünkü onlar, Allah’ın adâleti konusunda, vicdanları rahatsız eden karmakarışık bir şüphe içindeydiler!
Mahmut Özdemir
Önceden benzerlerine de yapıldığı şeyler gibi onların arasına ve arzulayacakları şeylerin arasına mesafe (engel) koyuldu. Onlar, kuşku verici bir şüphe içindeydiler.
Mehmet Çakır
Artık kendileri ile hayalleri arasına duvar örülmüştür. Onların tarihteki benzerlerine de aynısı yapılmıştı. Çünkü onlar da bunlar gibi kuşkucu idiler.
Mehmet Çoban
Bundan önce benzerlerine yapıldığı gibi arzu ettikleri şeyler arasına perde çekildi. Şüphesiz onlar kendilerini endişeye düşüren katmerli bir kuşku içindeydiler.
Mehmet Okuyan
Bundan önce benzerlerine yapıldığı gibi, kendileriyle arzu ettikleri şey [*] arasına perde çekilmiş (olacak)tır. Şüphesiz ki onlar kuşkulandıran bir şüphe içindeydiler.
Mehmet Türk
Artık, kendilerinden önce yaşayan ve (âhiret hayatından) ciddi bir tereddüt içerisinde bulunan benzerlerine yapıldığı gibi, bunların da kendileriyle arzu ettikleri şeyler arasına bir perde çekilmiştir.
Muhammed Esed
Böylece, kendileri ile istek ve özlemleri arasına bir set çekilecektir, ⁶⁶ tıpkı onlardan önce yaşayıp gitmiş olanlara yapıldığı gibi: çünkü ötekiler [de] şüpheye ⁶⁷ varan bir tereddüt içinde boğulup gitmişlerdi.
Mustafa Çavdar
Sonuçta, tıpkı kendilerinden önce gelip geçmiş benzerlerine yapıldığı gibi, bunların da geri dönüş isteklerine bir engel konulmuştur. Çünkü onlar şimdi inandık dedikleri hakikatlere karşı dünyada iken derin bir şüphe içindeydiler. 7/101, 20/99, 54/41...48, 57/12...14
Ahmet Tekin
Bundan önce, izlerinden giderek inkârda, isyanda, ilâhî kuralları tanımamada devamları oldukları; Allah'ın kitabından, sünnetten ve ümmetten ayrılan, baskıcı, zorba, medeniyetten nasiplenmemiş, ayrılıkçı, kapalı geçmiş toplumlara yapıldığı gibi, kendileriyle arzu ettikleri şey arasına set çekilmiş, ayrılık girmiştir... Hâlâ onlar, hak kitaba, Kuran'a karşı sû-i zanlarının-art niyetlerinin beslediği şüpheler içindedirler.
Mustafa İslamoğlu
Artık kendileriyle arzu ve özlemleri arasına bir set çekilmiştir; tıpkı kendilerinden önce geçip gitmiş kafadarlarına yapıldığı gibi: çünkü ötekiler de korku ve endişeyle karışık bir kuşku içinde (helâk) olup gitmişlerdi.[³⁸⁷²]
Ömer Nasuhi Bilmen
Artık kendileriyle arzu ettikleri şey arasına bir ayrılık girmiştir. Nasıl ki, evvelce onların benzerleri hakkında da yapılmıştı. Muhakkak ki onlar, şüpheye düşüren bir tereddüt içinde idiler.
Orhan Kuntman
Artık kendileriyle arzu ettikleri şey arasına (dünyaya geri dönerek iman edip, sâlih amellerde bulunma temennileri arasına) bir set çekilmiştir. Bu arzularına erişmeleri asla mümkün değildir. Daha önce benzerlerine yapıldığı gibi!.. (*) Şüphe yok ki onlar (müşrikler, bu uyarılardan sonra) kuvvetli bir kuşkuya düştüler! (Umulur ki içlerinden tevbe edip, imana gelenler olur.)
Osman Fırat
Tıpkı daha önce benzerlerine
Şaban Piriş
Arzu duydukları şeyler ile aralarına engel kondu. Daha önce benzerlerine de yapıldığı gibi. Çünkü onlar, şüphe ve tereddüt içinde idiler.
Satıraltı Meal (1534)
Men‘ oluna anlar ortasında, anlar diledükleri īmān ortasında. Nite kimişlendi anlara beñzer kimselere kendülerden burun. Taḥḳīḳ anlar şek içinde‐y‐idiler gümāna bıraḳıcı.
Suat Yıldırım
Neticede, tıpkı daha önce benzerlerine yapıldığı gibi, kendileriyle arzu ettikleri şey arasına sed çekilir. Çünkü onlar, kıyamet hakkında gerçekten insanları kötü zanna düşüren bir şüphe içindeydiler.
Süleyman Ateş
Tıpkı bundan önce benzerlerine yapıldığı gibi, kendileriyle arzu ettikleri şey arasına perde çekildi. Doğrusu, onlar katmerli bir kuşku içindedirler.
Süleyman Tevfik (1927)
Onlar ile arzu itdikleri şey (îmân ve halâs) beynine, evvel geçen kâfirlere yapıldığı gibi hâil kılındı. Çünki onlar dünyâda kuvvetli şek ve şübhede idiler.
Süleymaniye Vakfı
Bunlarla çok istedikleri şey[1] arasına da engel[2] konmuş olacaktır. O engel, daha önce kendi yandaşlarına da[3] konmuştu. Bunlar şüphe duyup ikileme düşmüşlerdi. hepsi korkutucu bir şüphe[4] içindedirler.
Ahmet Varol
Daha önce benzerlerine yapıldığı gibi kendileriyle arzuladıkları şeyler arasına engel konmuştur. Onlar gocundurucu bir tereddüt içindeydiler.
Ümit Şimşek
Artık onlarla arzu ettikleri şey arasına bir perde çekilmiştir—tıpkı daha önceki benzerlerine yapıldığı gibi. Çünkü onlar daha önce bu konuda derin bir şüphe içindeydiler.
Yaşar Nuri Öztürk
Artık kendileriyle, iştahla arzuladıkları şey arasına engel konmuştur. Tıpkı daha önce benzerlerine yapıldığı gibi. Gerçek şu ki onlar, tutarsızlığa iten bir kuşku içindeydiler.
Ali Bulaç
(Şimdi) Kendileriyle istek duydukları şeyler arasında perde çekilmiştir; daha önce benzerlerine yapıldığı gibi. Çünkü onlar, kuşku verici bir tereddüt içinde idiler.
Ali Fikri Yavuz
Artık kendileriyle (dünyaya dönüş) arzularının arasına engel çekilmiştir. Nitekim bundan evvel emsallerine de böyle yapılmıştı. Çünkü onlar (azab ve kıyamet hakkında) endişe veren bir şüphe içinde idiler.
Bahaeddin Sağlam
Ve onlar ile arzuladıkları şeyler arasına bir engel (ölüm) giriverdi. Daha önce onların benzer takımlarının başına geldiği gibi. Çünkü onlar, kuşku verici bir tereddüt içinde idiler.
Bayraktar Bayraklı
Bundan önce de benzerlerine yapıldığı gibi, kendileri ile arzuladıkları iman arasına engel konulacak. Çünkü onlar, derin bir şüphe içindeydiler.[454]