Diğer Türkçe mealler
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve seni yalanlarlarsa gerçekten de onlardan öncekiler de, peygamberleri, onlara apaçık delillerle, sahifelerle ve aydınlatıcı kitapla geldikleri halde yalanladılar.
Besim Atalay (1965)
Seni yalanlıyorlarsa, onlardan öncekiler de yalanlamışlardı, belgelerle, sayfalarla aydınlatan kitaplarla, onlara peygamberler gelmiş idi
Cemal Külünkoğlu
Eğer onlar seni yalanlıyorlarsa bil ki, daha önceki milletler de peygamberlerini yalanlamışlardı. Oysa peygamberleri onlara açık kanıtlar, kutsal sayfalar ve aydınlatıcı kitaplar getirmişti.
Cemil Said (1924)
Sana yalancı diyorlar, halbuki ânlardan evvelkiler dahî ’alâmât-ı zâhire Zebur ve Tevrat ile gelen peygamberlere de yalancı didiler.
Diyanet Vakfı
Eğer seni yalanlıyorlarsa (üzülme), onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. (Oysa ki) peygamberleri onlara açık âyetler (mucizeler), sahifeler ve aydınlatıcı kitap getirmişlerdi.
Edip Yüksel
Seni yalanlıyorlarsa, senden öncekiler de yalanlamışlardı. Elçileri kendilerine apaçık belgeler, ilahiler ve aydınlatıcı kitaplar getirdiler
Elmalılı Hamdi Yazır
Seni tekzib ediyorlarsa bunlardan evvelkiler de tekzib etmişlerdi, onlara Peygamberleri beyyinelerle, suhuflarla ve nurlu kitab ile gelmişlerdi
Elmalılı (Sadeleştirilmiş)
Seni yalanlıyorlarsa, onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Onlara peygamberleri mucizelerle, sahifelerle ve aydınlatıcı kitaplarla gelmişlerdi.
Emrah Demiryent
(Habibim!) Eğer (kavmin içerisindeki inkârcılar) seni yalanlıyorlarsa (üzülme), senden önceki (peygamber) ler de (kavimleri tarafından) yalanlanmıştı. Hâlbuki peygamberleri kendilerine, apaçık mu‘cizeler, sahîfeler ve aydınlatıcı kitap (lar) getirmişlerdi.
Abdullah-Ahmet Akgül
(Ey Nebim!) Eğer Seni yalanlıyorlarsa (aldırma ve dayan), zira Senden önceki (elçi)ler de gerçekten (böyle) yalanlandı; oysa elçileri kendilerine apaçık ayetler, sahifeler ve aydınlatıcı kitaplarla gelip (Hakka ve hayra çağırmışlardı.)
Erhan Aktaş
Eğer seni yalanlıyorlarsa, bil ki onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Onların resulleri, onlara kanıt içeren bilgiyle, sahifelerle ve aydınlatıcı kitaplarla gelmişlerdi.
Eski Anadolu Türkçesi
daħı eger yalan dutarlar ise seni bayıķ yalan duttı anlar kim anlardan ilerüyidi. geldi anlara yalavaçlar ḥüccetler-ile daħı kitāblar-ile daħı nur virici kitāb-ıla ya'nį tevrįt daħı incįl daħı ķur’ān.
Hasan Basri Çantay
Eğer (Habîbim) seni tekzîb ediyorlarsa kendilerinden öncekiler de (peygamberlerini) tekzîb etmiş (ler) dir. Halbuki onların peygamberleri kendilerine açık açık mu'cizeler, sahîfeler ve nuur veren kitablar da getirmişlerdi.
Hayrat Neşriyat
Bununla berâber seni yalanlıyorlarsa, (bil ki) şübhesiz onlardan öncekiler de yalanlamıştı. (Hâlbuki) peygamberleri onlara mu'cizeler, sayfalar ve nûr saçan kitab getirmişti.
İhsan Aktaş
(Ey Resulüm!) Eğer seni yalanlıyorlarsa (üzülme, dayan), onlardan öncekiler de (mesajlarımızı tebliğ eden elçilerimizi) yalanlamışlardı. (Oysaki) elçileri onlara açıklayıcı deliller, sahifeler ve aydınlatıcı Kitap(lar) getirmişlerdi. *
İlyas Yorulmaz
Eğer seni yalanlarlarsa, onlardan öncekilerde, kendilerine açıklayıcı delilleri, sahifeleri ve onların önlerini aydınlatan kitapları getiren elçileri yalanlamışlardı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
Onlar nasıl seni yalancı saydılarsa onlardan öncekiler de elçilerini öyle yalancı saymışlardı. Oysaki bu elçiler onlara açıklayıcı belgeler, sayfalar, ışık saçan Kitap’lar getirmişlerdi.
İsmail Hakkı İzmirli
Onlar, seni yalancı sayarlarsa üzülme. Çünkü onlardan evvelki peygamberleri de yalancı saymışlardı. Halbuki peygamberleri onlara açık mucizeler, sayfalar, ışık saçan Kitaplar getirmişlerdi.
İsmail Yakıt
(Ey Peygamber!) Eğer seni yalanlıyorlarsa bil ki, hiç şüphesiz onlardan öncekiler de elçilerini, kendilerine apaçık belgeler/mucizeler, hikmet dolu sayfalar [zubur] ve aydınlatıcı bir kitap getirdikleri hâlde yalanlamışlardı.
Kadri Çelik
Eğer seni yalanlıyorlarsa, senden öncekiler de yalanlandı; peygamberleri ise, kendilerine apaçık olan ayetler (mucizeler), sahifeler (hikmetler) ve aydınlatıcı kitaplar getirmişlerdi.
Abdullah Parlıyan
Ve eğer seni yalanladıklarını görürsen aldırma, onlardan önce yaşamış olanların çoğu da, elçileri kendilerine apaçık delillerle, sahifelerle ve aydınlatıcı kitapla geldikleri halde yalanladılar.
Kuran Yolu
Seni yalancılıkla itham ediyorlarsa, bil ki daha öncekiler de (peygamberlerini) yalancılıkla itham etmişlerdi. Peygamberleri onlara açık kanıtlar, sahifeler ve aydınlatıcı kitap getirmişlerdi.
Mahmut Kısa
Ey Peygamber! Eğer Kur’an’a çağırdığın kimseler seni yalanlıyorlarsa, bundan dolayı üzülme, ümitsizliğe kapılma! Unutma ki, vaktiyle onlardan önceki zâlimler de kendilerine apaçık deliller, hikmet dolu öğütler ve aydınlatıcı kitap getiren Peygamberlerini ve dâvetçilerini yalanlanmışlardı.
Mahmut Özdemir
Seni yalanlıyorlarsa, bil ki onlardan öncekiler de yalanladı. Onlara rasûlleri Aydınlatıcı Kitap ile, Sahifeler ile, Beyyineler (Açık Belgeler) ile geldi.
Mehmet Çakır
Seni inkar ederlerse, dert etme çünkü bunlardan öncekiler de yalanladılar. Üstelik elçiler onlara, ilahî belgeler yanı sıra aydınlatıcı yazı ve Kitaplar da getirmişlerdi.
Mehmet Çoban
Eğer seni yalanlıyorlarsa üzülme! Geçmişteki toplumlarda elçilerimizi yalanlamışlardı. Üstelik elçilerimiz onlara gerçekleri açıklayan belgeler, sahifeler ve kitaplar getirmişti. Şöyle düşün: Aslında onlar elçileri yalanlamıyorlar. Onlar Allah’ı, Allah’ın ayetlerini yalanlıyorlar. Sen, Allah’ı, ayetlerini, yasalarını hatırlatmaktan başka ne yapıyorsun? Hesap günü neyi yalanladıklarını görecekler.
Mehmet Okuyan
Seni yalanlarlarsa (üzülme), elbette onlardan öncekiler de kendilerine apaçık deliller, sahifeler ve aydınlatıcı kitabı getiren elçileri yalanlamışlardı. [*]
Mehmet Türk
Eğer (Mekkeli kâfirler) seni yalanlıyorlarsa (üzülme,) onlardan öncekiler de kendilerine apaçık mûcizeler, sahifeler ve aydınlatıcı kitaplar getiren Peygamberlerini yalanladılar.
Muhammed Esed
Ve eğer seni yalanladı(klarını görürsen aldırma), onlardan önce yaşamış olanlar[ın çoğu] da, elçileri kendilerine hakikatin bütün kanıtlarıyla ve ilahî hikmet yüklü kitaplarla ve aydınlatıcı vahiyle geldiklerinde hakikati yalanlamışlardı;
Mustafa Çavdar
Eğer seni yalancılıkla suçlarlarsa bil ki, onlardan öncekiler de elçilerimiz kendilerine apaçık belgeler, hikmetli sahifeler ve aydınlatıcı kitaplar ile geldiği halde onları yalanlamışlardı. 3/184, 6/34
Ahmet Tekin
Seni yalanlıyorlarsa eğer, üzülme. Unutma ki, onlardan öncekiler de peygamberleri yalanlamışlardı. Oysaki Rasulleri onlara, apaçık âyetlerle, mûcizelerle, vahyin içeriğini açıklayan beyanlarla, tavsiyelerle, hak peygamber olduklarını tasdik eden delillerle, hikmet dolu sayfalarla, aydınlatıcı kitaplarla gelmişlerdi.
Mustafa İslamoğlu
Eğer seni yalanlıyorlarsa, unutma ki bunlardan öncekiler de, elçileri kendilerine hakikatin apaçık delilleriyle, hikmet yüklü sayfalarla[³⁹⁰⁷] ve aydınlatıcı vahiy ile geldiklerinde yalanlamışlardı.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve eğer seni tekzîp ediyorlarsa onlardan evvelkiler de (kendi peygamberlerini) muhakkak ki tekzîp etmişlerdi. Onlara peygamberleri açık hüccetler ile ve yazılı sahifeler ile ve aydınlatan kitaplar ile gelmişlerdi.
Orhan Kuntman
Eğer seni yalanlıyorlarsa (üzülme) onlardan öncekiler de; peygamberleri onlara, apaçık deliller, sahifeler ve aydınlatıcı kitaplar ile geldikleri halde, onları yalan saymışlardı.
Osman Fırat
Eğer seni yalanlıyorlarsa bunlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Resulleri onlara açık kanıtlar, sahifeler ve aydınlatıcı Kitap getirmişlerdi (yine de yalanladılar).
Şaban Piriş
Eğer seni yalanlarlarsa, onlardan öncekiler de peygamberlerimiz onlara belgeler, sahifeler ve aydınlatıcı kitaplarla geldiği halde onları yalanlamışlardı.
Satıraltı Meal (1534)
Eger seni yalanlasalar, pes yalanladılar anlardan burun geçen ümmetlernebīlerini, geldi‐y‐idi anlara nebīleri mu‘cizātlar‐ıla ve ṣuḥuflar‐ıla ve nūrlukitāblar‐ıla.
Suat Yıldırım
Eğer seni yalancı sayarlarsa, üzülme. Bu yeni bir şey değil. Onlardan öncekiler de gerçeği yalan saymışlardı. Resulleri onlara parlak deliller, kitaplar ve özellikle aydınlatıcı bir kitapla gelmişlerdi. (Amma nafile! )
Süleyman Ateş
Eğer (bunlar) seni yalanlıyorlarsa (üzülme çünkü) bunlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Elçileri onlara açık kanıtlar, sahifeler ve aydınlatıcı Kitap getirmişlerdi (yine de onları yalanladılar).
Süleyman Tevfik (1927)
Yâ Muhammed! Eğer kavmin seni tekzîb iderlerse onlardan evvel olanlar da rasûllerini tekzîb itdiler. Onlara rasûlleri açık mu'cizât, suhuf ve münîr kitâblarla gelmişlerdi.
Süleymaniye Vakfı
Eğer sana yalancı diyorlarsa bil ki, onlardan öncekiler de elçilerine yalancı demişlerdi. Hâlbuki elçileri onlara belgeler, sayfalar ve aydınlatıcı kitaplar getirmişlerdi.
Ahmet Varol
Eğer onlar seni yalanlıyorlarsa onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Oysa peygamberleri onlara apaçık deliller, sahifeler ve aydınlatıcı kitap getirmişlerdi.
Ümit Şimşek
Seni yalanlıyorlarsa, şu bir gerçek ki, onlardan öncekiler de peygamberlerini yalanlamışlardı. Oysa peygamberleri onlara apaçık deliller, sayfalar ve aydınlatıcı kitaplar getirmişlerdi.
Yaşar Nuri Öztürk
Seni yalanlıyorlarsa, onlardan öncekiler de yalanlamıştı. Resulleri onlara açık-seçik mesajlar, sayfalar ve aydınlatıcı kitap getirmişlerdi.
Ali Bulaç
Eğer seni yalanlıyorlarsa, senden öncekiler de yalanlandı; elçileri ise; kendilerine apaçık ayetler, sahifeler ve aydınlatıcı kitaplar getirmişlerdi.
Ali Fikri Yavuz
(Ey Rasûlüm, üzülme. Kureyşliler) seni tekzip ediyorlarsa onlardan öncekiler de (peygamberlerini) tekzip etmişlerdi. Onlara, peygamberleri mucizelerle, suhuf ile nurlu kitap ile (Tevrat ve İncil ile) gelmişlerdi.
Bahaeddin Sağlam
Eğer seni yalanlarlarsa, şüphesiz kendilerinden öncekiler de yalanladılar. Elçilerimiz onlara mucizelerle, mektuplarla ve aydınlatıcı bir kitap ile geldiler. (Fakat onlar, o elçileri yalanladılar.)
Bayraktar Bayraklı
Eğer seni yalanlıyorlarsa, onlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Oysa ki peygamberleri onlara açık âyetler, sahifeler ve aydınlatıcı kitap getirmişlerdi.