10. Ayet
وَسَوَٓاءٌ عَلَيْهِمْ ءَاَنْذَرْتَهُمْ اَمْ لَمْ تُنْذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ
Onları uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَسَوَٓاءٌ عَلَيْهِمْ ءَاَنْذَرْتَهُمْ اَمْ لَمْ تُنْذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ
Onları uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar.
Ve birdir onlara korkutsan da, korkutmasan da; onlar, inanmazlar.
Sen onları, istersen kocundur, istersen kocundurma, onlar inan etmezler
Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar.
Sen ânlara ihtârâtda bulunsan da bulunmasan da îmân itmeyecekler.
Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar.
Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar.
Ve onlarca müsavidir: ha inzar etmişin kendilerini ha etmemişin; inanmazlar
Onları korkutsan da korkutmasan da onlara göre birdir, inanmazlar.
Onları uyarsan da uyarmasan da birdir, îmân etmezler.
(Bu nasipsiz kâfirlerin) Kendilerini uyarmış mısın, ya da uyarmamış mısın, onlar için birdir; zira onlar inanmazlar (inanmayacaklardır).
Uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir. Onlar inanmazlar.
daħı berāberdür anlaruñ üzere [235a] ķorķıdduñ mı kim anları yā ķorķıtmaduñ mı anları inanmazlar.
Onları (azâb ile) ha korkutmuşsun, ha korkutmamışsın onlarca birdir. İman etmezler.
(Habîbim, yâ Muhammed!) Onları korkutsan da, korkutmasan da onlar için birdir; îmân etmezler.
Ve (Resulüm!) Sen onları (inkâr ve sapkınlığı tercih edip inanmak istemeyenleri) ha uyarmışsın ha uyarmamışsın, onlar için birdir; (onlar) inanmazlar.*
Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için fark etmez inanmayacaklar.
Sen onları uyarsan da bir, uyarmasan da. Çünkü onlar inanmıyacaklardır.
Onları Allah azabıyle korkutsan da, korkutmasan da birdir, yine inanmazlar.
Onları uyarsan da uyarmasan da fark etmez. Onlar inanmazlar.⁵
Kendilerini uyarıp korkutsan da uyarmayıp korkutmasan da onlar için birdir; onlar iman etmezler.
Onları ha uyarmış, ha uyarmamışsın, hiç farketmez, asla inanmazlar. Yani cenneti kaybetmek, cehenneme gitmek konusunda umursamazlar.
Kendilerini uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, asla iman etmezler.
Sen onları uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir, onlar durumlarını değiştirmez, inanmazlar. O hâlde, onlardan dolayı üzülme, ümidini ve heyecanını yitirme! Bu çağrıya kulak verecek tertemiz gönüllere ulaşıncaya dek, bıkıp usanmadan tebliğe devam et! Unutma ki:
Onları uyardın mı, yoksa uyarmadın mı; onlara göre eşit düzeydedir; inanmazlar.
Resulüm! bu gurur yumaklarını uyarsan da uyarmasan da farketmez, inanmazlar artık...
Onların halleri budur. Onları uyarsan da uyarmasan da birdir. Çünkü inanmazlar. Sana karşı ön yargılara sahipler. Aslında senin onlara okuduğun ayetlerde gerçeklerini görüyorlar ama vazgeçmiyorlar. Ayetlerimize inanırlarsa alçak gönüllü olmayı, af kapısını açmayı, insanlar arasında sevgiyi, paylaşmayı öne çıkaracaklar. Böyle olmaktan korkuyorlar. Bunu gördüklerinde dünya malına karşı sevgileri artıyor. Büyük bir hırsla dünyaya sarılıyorlar. Kalpleri dünya için katılaşıyor. Artık inkâr edenler çıkarlarının peşinden giden, kendilerinden başkasını düşünmeyen, katı, kaba cahiller oldular.
Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar. [*]
Sen, onları uyarsan da uyarmasan da fark etmez; artık onlar, asla inanmayacaklar.¹
artık onları uyarsan da uyarmasan da onlarca birdir: inanmazlar.
Artık onları uyarsan da uyarmasan da fark etmez çünkü iman etmezler. 6/69-70, 16/125, 50/45
Onları uyarsan da, uyarmasan da farketmez. Onlar iman etmeyecekler.
Şu halde sen onları uyarsan da, uyarmasan da onlar için fark etmez: iman etmezler.
Ve onları korkutmuş olsan da, korkutmasan da onlara karşı müsavîdir, imân etmezler.
(Ey Muhammed) Sen onları (azap ile) uyarsan da, uyarmasan da fark etmez. (Ne kadar uğraşsan) onlar iman etmezler..
Onları uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir, iman etmezler.
Onları uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar.
Berāberdür anlar üstine kendüleri ḳorḳutsañ, daḫı ḳorḳutmasañ. Daḫı īmān getürmezler.
Kendilerine müsavidir: ha uyardın onları, ha uyarmadın, artık iman etmezler onlar. . .
Onları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, inanmazlar.
Onları inzâr idüb 'azâbdan korkutsan onlar içün müsâvîdir. Îmân itmezler.
Onları uyarsan da bir, uyarmasan da: inanmıyorlar.
Onları uyarsan da uyarmasan da kendileri için birdir. İman etmezler.
Uyarsan da onlar için birdir, uyarmasan da; artık iman etmezler.
Sen ha uyarmışsın onları ha uyarmamışsın, fark etmez onlar için; inanmazlar.
Kendilerini uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar.
Sen onları korkutsan da, korkutmasan da onlarca birdir; iman etmezler.
Öyle ki onları uyarsan da uyarmasan da birdir. Onlar iman etmeyeceklerdir.
Onları uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar.