Yâsin Suresi 9. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

9. Ayet

وَجَعَلْنَا مِنْ بَيْنِ اَيْد۪يهِمْ سَدًّا وَمِنْ خَلْفِهِمْ سَدًّا فَاَغْشَيْنَاهُمْ فَهُمْ لَا يُبْصِرُونَ

Biz, onların önlerine bir set, arkalarına da bir set çekip gözlerini perdeledik. Artık görmezler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve önlerine bir set çektik, arkalarına bir set ve gözlerini bağladık da bu yüzden onlar, görmezler.

Besim Atalay (1965)

Onların hem önüne, hem de arkalarına birer duvar çekmişiz, gözlerini kapattık, artık onlar göremezler

Cemal Külünkoğlu

Biz, onların (âdeta) önlerine bir set ve arkalarına bir set koyduk, böylece onları her taraftan kuşattık. Artık onlar (gerçekleri) görmezler.

Cemil Said (1924)

Önlerinde ve ardlarında bire mâni’a vardır gözlerini örtü ile örtdük hiç bir şey görmüyorlar.

Diyanet Vakfı

Önlerinden bir set ve arkalarından bir set çektik de onları kapattık, artık göremezler.

Edip Yüksel

Önlerinden bir set ve arkalarından bir set çekerek onları perdeledik; artık göremezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem önlerinden bir sedd ve arkalarından bir sedd çekmişiz, kendilerini sarmışızdır da baksalar da görmezler

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Hem önlerinden bir sed, arkalarından bir sed çekmişiz, kendilerini sarmışızdır. Baksalar da görmezler.

Emrah Demiryent

(Hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf etmedikleri ve ısrarla hakkı inkâr etmelerinden dolayı) biz, onların önlerine (manevi) bir set ve arkalarına (da manevi) bir set çektik, böylece onları her taraftan kuşattık. Artık onlar (hakikati) gör (e) mezler.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Hakka diretmeleri ve hayra hıyanetleri sebebiyle onların) Önlerinden (manevi) bir perde ve arkalarından (manevi) bir perde çektik de, (böylece) onları(n görüş alanını) kapattık (ve gönül ekranlarını kararttık); artık bunlar (imani ve Kur’ani gerçekleri) göremez (ve kavrayamaz durumdalardır.)

Erhan Aktaş

Önlerine ve arkalarına birer set çektik¹. Böylece onları perdeledik. Artık gerçeği görmezler.²

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ķılduķ ileylerinde dįvar ya'nį ġaflet daħı artlarından dįvar pes örttük anları pes anlar görmezler.

Hasan Basri Çantay

Biz hem önlerinden bir sed, hem arkalarından bir sed çektik. Böylece onları sarıverdik. Artık görmezler.

Hayrat Neşriyat

(İsyanlarındaki ısrarları yüzünden) önlerinden bir sed, arkalarından da bir sed çektik de onları(n gözlerini) perdeledik; artık onlar görmezler.

İhsan Aktaş

Yine biz (o hesap günü) hem önlerinden bir set hem arkalarından bir set çekmiş (olacağ)ız. Böylelikle kendilerini sarmış oluruz; artık (azaptan kaçmaya çalışsalar da önlerini ve arkalarını) göremezler. (*)

İlyas Yorulmaz

Önlerine bir engel ve arkalarına bir engel koyduk ki onları çepe çevre kuşatalım sonra hiçbir şey göremesinler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Biz onların önlerine bir duvar, artlarına bir duvar çektik, gözlerini de bağladık. Artık onlar doğru yolu göremezler.

İsmail Hakkı İzmirli

Onların önlerine, arkalarına setler koyduk, onların gözlerini bağladık, artık onlar doğru yolu göremezler.

İsmail Yakıt

Biz onların önlerine bir set, arkalarına da bir set çektik, böylece onları perdeledik. Artık göremezler.

Kadri Çelik

Biz onların önlerine bir sed, arkalarına da bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler.

Abdullah Parlıyan

Hem önlerine, hem arkalarına birer set çekmişiz ve böylece kendilerini sarıp kuşatmışız da, artık baksalar da göremezler.

Kuran Yolu

Onların önlerinden bir set, arkalarından da bir set çektik, böylece gözlerini perdeledik; onlar artık göremezler.

Mahmut Kısa

Onların önlerine ve arkalarına, kendi ürünleri olan önyargı, haset, bencillik gibi engeller koyduk ve mal hırsı, dünya tutkusu ile onları çepeçevre kuşattık; işte bu yüzden, bağnazlıktan, taassuptan kurtulup da gerçeği göremezler. Geçmiş olaylardan ders alıp da günahlardan vazgeçmez, gelecekte kendilerini bekleyen tehlikelerden sakınmazlar. Dolayısıyla;

Mahmut Özdemir

Önlerinden bir set, arkalarından da bir set çektik; böylece onları kuşattık; artık onlar görmezler.

Mehmet Çakır

Önden ve arkadan set çekip ufuklarını kararttık. üstelik gözlerini de perdeledik, artık bırakın ileriyi, burunlarının ucunu bile göremezler.

Mehmet Çoban

Önlerine arkalarına tercih ettikleri özellikleri set olarak yerleştirdik. Bu nedenle onlar geçmişiyle yüzleşmezler. Gerçeklere göre hareket etmezler. Uydurdukları yalanlarda kaybolurlar. Hâlbuki alçak gönüllü olmayı, sevgiyi, affı, paylaşım duygularını öne çıkarsalardı daha iyi olurdu. İnkâr edenler inatçı bencil oldular. Böylece tercih ettikleri özelliklerin ön yargısıyla gerçeklere karşı kör, sağır, dilsiz oldular. Onlar şımarıkça hareketleriyle kendilerini üstün gören, kendilerinden başkasını dinlemeyenlerdir.

Mehmet Okuyan

Önlerinden ve arkalarından bir set çektik ve onları çepeçevre kuşattık; gerçeği görmezler.

Mehmet Türk

Biz onların önlerinden ve arkalarından birer set çekerek (basiretlerini) örtüverdik de onlar (bu yüzden Hakkı) görmezler.

Muhammed Esed

önlerine ve arkalarına setler çektik ⁸ ve göremesinler diye üzerlerine perdeler geçirdik:

Mustafa Çavdar

Böylece biz onların adeta önlerine ve arkalarına hakikate ulaşmalarını engelleyen bir set çekmişiz ve gözlerini perdelemişiz de bu yüzden gerçeği göremiyorlar. 6/35, 18/57...59, 45/23

Ahmet Tekin

Önlerinden, sağlarından, sollarından ve arkalarından setler çektik. Onları sardık. Artık, baksalar da göremezler.

Mustafa İslamoğlu

Yine (adeta) önlerinden ve arkalarından birer set çekmiş ve gözlerini perdelemişizdir de, artık görememektedirler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Biz onların önlerinde bir sed ve arkalarında bir sed vücuda getirdik, öylece onları sarıverdik. Artık onlar göremezler.

Orhan Kuntman

Hem önlerinden, hem de arkalarından bir set çektik, böylece onları salıverdik, artık onlar göremezler.

Osman Fırat

Önlerinden bir sed ve arkalarından bir sed çektik de onları kapladık ;artık onlar görmezler.

Şaban Piriş

Önlerine bir set, arkalarına da bir set çekerek onları bürüdük de artık göremezler.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı anlaruñ ileylerinde sed ḳılduḳ, ardlarından daḫı sed ḳılduḳ. Anlaruñgözler[ini kör] itdük. Pes anlar hīç ḥaḳḳı görmezler.

Suat Yıldırım

Hem önlerinden hem arkalarından bir set yaparak, öylesine çepeçevre sardık ki, artık hiç göremezler onlar. . .

Süleyman Ateş

Önlerinden bir sed ve arkalarından bir sed çektik de onları kapattık; artık görmezler.

Süleyman Tevfik (1927)

Onların önlerinde bir sed, arkalarında bir sed kıldık ve gözlerini perdeledik. Onlar hakkı ve hakîkati görmezler.

Süleymaniye Vakfı

Sanki önlerine bir engel, arkalarına da bir engel koyup onları kuşatmışız da göremiyorlar[*].

Ahmet Varol

Onların önlerine bir set, arkalarına da bir set çektik. Böylece onları örtüverdik. Artık görmezler.

Ümit Şimşek

Önlerine bir sed, arkalarına bir sed çekip onları öyle bir kuşattık ki, birşey görecek halleri yoktur.

Yaşar Nuri Öztürk

Önlerine bir set, arkalarına da başka bir set çektik. Böylece onları kuşatıp sardık; artık onlar görmezler.

Ali Bulaç

Biz önlerinde bir sed, arkalarında bir sed çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler.

Ali Fikri Yavuz

Biz onların önlerine (ahiret işlerine) bir engel, arkalarına (dünya işlerine) bir engel çekip kendilerini sarmışız da artık onlar (hakkı) göndermezler.

Bahaeddin Sağlam

Önlerine bir sed, arkalarına da bir sed yapmışız (onları kuşatmışız.) Gözlerine perde çekmişiz, artık onlar asla göremezler.

Bayraktar Bayraklı

Önlerinden bir set ve arkalarından bir set çektik de onları çepeçevre kuşattık. Artık göremezler.