4. Ayet
عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍۜ
2,3,4. (Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur’an’a andolsun ki, sen elbette dosdoğru bir yol üzere (peygamber) gönderilenlerdensin.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
عَلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍۜ
2,3,4. (Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur’an’a andolsun ki, sen elbette dosdoğru bir yol üzere (peygamber) gönderilenlerdensin.
Doğru bir yoldasın.
4,5. Doğru yoldasın; Kur'an, emre olan, yarlıgayan Tanrının indirdiğidir
2-3-4. (Ey Muhammed!) Hikmet dolu Kur'an'a yemin olsun ki, sen elbette dosdoğru bir yol üzere gönderilen (nebi)lerdensin.
3,4. Yâ Muhammed! Sen tarîk-i müstakîme sevk iden bir rasülsin.
Doğru yol üzerindesin.
Dosdoğru bir yol üzerinde.
Bir sıratı müstakîm üzerindesin
Dosdoğru bir yol üzerindesin.
(Bütün peygamberlerimiz gibi, sen de) dosdoğru bir yol (olan, İslâm dini) üzeresin.
(Ve elbette) Dosdoğru ve en uygun bir yol üzerinde(sin).
Dosdoğru bir yoldasın;
ŧoġru yol üzere.
Dosdoğru bir yol üzerindesin.
Dosdoğru bir yol üzerinde(sin).(3)
2, 3, 4. Hakîm (akıl ve tabiata uygun muhkem ve doğru hükümler içeren) Kur’an’a yemin olsun ki! (Resulüm!) Sen elbette dosdoğru bir yol üzere (elçilik görevi ile tarafımızdan) gönderilenlerdensin.*
Doğru yol üzerindesin.
insanlara doğru yolu göstermek için,
Doğru yol üzeresin [³].
Dosdoğru bir yol üzerindesin.
Dosdoğru olan bir yol üzeresin.
Hiç eğriliği olmayan, dosdoğru, insanı cennette Allah'la buluşturan bir cadde üzerindesin.
2-4. Hikmet dolu Kur’an’a andolsun ki, sen kesinlikle dosdoğru bir yolda yürümek üzere gönderilmiş peygamberlerden birisin.
Hem de, hiç eğriliği olmayan, insanı hem dünyada, hem ahirette kurtuluşa ileten dosdoğru bir yol üzeresin. Bu yol, Âdem ile başlayan ve cennette biten İslâm yoludur. İnsanlık tarihi boyunca, bu yoldan cehenneme ayrılan her yol sapağında Elçiler görevlendirilmiştir.
Doğru bir yol üzerinde;
3,4. sen, diğer elçilerimizden birisin ve // doğru yoldasın.
Sen Putperestliğin temeli olan şirkten arınmış doğru bir yol üzerindesin! Onlar gibi uydurulan yalan dolan bilgilere inanmaz, onların yasalarıyla yolunu çizmezsin! Sen insanlara karşı özgürlüğünü ilan ederek, sadece Rabbine itaat eden, Rabbinin yasalarına göre hayatını yaşayansın!
3,4. Şüphesiz sen (hepsi) doğru yol üzerinde olan elçilerdensin. [*]
(Sen tam) hak yol üzerindesin.¹
dosdoğru bir yol üzeresin,
Sen bu Kuran sayesinde dosdoğru bir yol üzeresin. 42/52, 43/64
Doğru, muhkem, güvenli ve mutedil bir yolda sorumluluklar yüklenecek, İslâmî hayatta sebat edip büyük hedeflere, hayırlara, büyük mükâfatlara, önünü aydınlatıcı bilgilere ulaşacak, bunları insanlara öğretecek ve uygulayacaksın.
Dosdoğru bir yol üzeresin.[³⁹²⁸]
Bir istikametli yol üzere bulunmaktasın.
Doğru yol üzerindesin.
Dosdoğru bir yol üzerindesin..
Dosdoğru bir yol üzerindesin..
Doġru yol üstinesin.
Dosdoğru yol üzerindesin.
Dosdoğru bir yol üzerinde,
3,4. Sen doğrı yol üzerinde rasûllerdensin.
Doğru yoldasın.
Dosdoğru bir yol üzere.
Dosdoğru bir yol üzerindesin.
Dosdoğru bir yol üzerindesin.
Dosdoğru bir yol üzerinde(sin).
Doğru bir yol, (İslâm dini) üzerindesin.
Dosdoğru bir yol üzeresin.
Dosdoğru bir yol üzerindesin.