Yâsin Suresi 44. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

44. Ayet

اِلَّا رَحْمَةً مِنَّا وَمَتَاعًا اِلٰى ح۪ينٍ

Ancak tarafımızdan bir rahmet olarak ve bir süreye kadar daha yaşasınlar diye kurtarılırlar.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ancak bizden bir rahmet olur ve bir zamanadek yaşayıp geçinmeleri takdir edilmiş bulunursa o başka.

Besim Atalay (1965)

Ancak, rahmetimizden —bir zamana değin— faydalanmalariçin, biz onları kurtardık

Cemal Külünkoğlu

Ancak bizden bir rahmet olarak bir süreye kadar daha yaşasınlar diye (hayatlarına devam edecekler).

Cemil Said (1924)

43,44. İstese idik hepsini gark ider idik. Eğer halâs buldılar ise ancak merhametimiz yüzündendir ve bir müddet daha dünyâdan müstefîd olmaları içündür.

Diyanet Vakfı

Ancak bizim tarafımızdan bir rahmet ve belli bir zamana kadar dünyadan faydalandırmamız müstesnadır.

Edip Yüksel

Bunun yerine, bizden bir merhamet görürler ve belli bir süreye kadar yaşatılırlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ancak tarafımızdan bir rahmet ve bir zamana kadar yaşatmak için başka

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Ancak tarafımızdan bir rahmet ve bir zamana kadar yaşatmak başka.

Emrah Demiryent

Onlar, ancak tarafımızdan bir rahmetle belli bir zamana kadar daha yaşasınlar, diye kurtarılırlar.

Abdullah-Ahmet Akgül

Ancak Bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız için (ve imtihan gereği onlara mühlet verilmektedir).

Erhan Aktaş

Bizden bir merhamet ve belli bir zamana kadar yararlandırmamız hariçtir.

Eski Anadolu Türkçesi

illā raḥmet bizden daħı gönenmek bir zamāna degin.

Hasan Basri Çantay

Meğer ki bizden bir esirgeme ve daha bir zamana kadar yaşatma (mukadder) ola.

Hayrat Neşriyat

Ancak tarafımızdan bir rahmet ve bir zamâna kadar (dünyadan) faydalandırma müstesnâ.

İhsan Aktaş

Ancak bizden bir rahmet olması ve (onları) bir süreye kadar (dünyada) yararlandırmamız (bundan) müstesnadır. *

İlyas Yorulmaz

Ancak, belirli bir zamana kadar yaşam ihtiyaçları bizden bir rahmet olarak karşılandı.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Ancak şu var ki Biz onlara acırız. Varsınlar günleri gelinceye kadar gönensinler diye.

İsmail Hakkı İzmirli

Şu kadar ki acıdığımızdan bir zamana kadar geçinmeleri için onları kurtardık.

İsmail Yakıt

Ancak tarafımızdan bir rahmet olarak ve onları belirli bir süre daha (dünyadan) faydalandırmaktan başka (bir şey istemedik).

Kadri Çelik

Ancak katımızdan bir rahmet ve bir süreye kadar faydalandırma hariç.

Abdullah Parlıyan

Gemi içindekileri, ancak bizim tarafımızdan bir rahmet kurtardı ve imtihan için belli bir zamana kadar, dünyadan faydalanmaları uygun görüldü.

Kuran Yolu

Ama tarafımızdan bir rahmet ve belli zamana kadar faydalanma fırsatı vermemiz başkadır.

Mahmut Kısa

Eğer onları hâlâ helâk etmediysek, bu ancak merhametimiz sayesinde, bir süre daha yaşamaları ve böylece imtihânın tamamlanması içindir. İşte, hayat programınızı çizen Allah böylesine lütufkâr, böylesine merhametlidir. Hal böyleyken;

Mahmut Özdemir

Ancak bizden rahmet ve bir süreliğine geçimlik başka!

Mehmet Çakır

Ancak bizim sevgimize mazhar olup da bir süre daha yiyecek ekmeği olanlar kurtulabilir.

Mehmet Çoban

Başlarına ne gelirse gelsin tayin ettiğimiz vakte kadar yaşarlar. Her insan için bir ömür tayin ettik! Ömürleri bitinceye kadar yeryüzündeki nimetlerimizden yararlanırlar. İnançları ne olursa olsun ecelleri gelinceye kadar yeryüzünden yararlanmalarına izin veririz. Belki düşünüp öğüt alırlar.

Mehmet Okuyan

43,44. Katımızdan bir merhamet ve onları belirli bir süreye kadar yaşatma kararı hariç, dilersek onları (suda) boğabiliriz. Artık yardım da isteyemezler; boğulmaktan da kurtarılamazlar.

Mehmet Türk

Ancak Bizden bir rahmet gelirse veya (onlar için tarafımızca belirlenmiş, dünyadan) yararlandırma süresi (dolmamışsa) o zaman başka...

Muhammed Esed

meğer ki Biz onlara katımızdan bir rahmet ve [biraz daha fazla] hayat bağışlayalım.

Mustafa Çavdar

Yapmıyorsak bu ancak bizim şefkat ve merhametimizden ve onlara, dünya nimetlerinden yararlanmaları için belli bir süreye kadar mühlet vermemizdendir. 16/61, 18/58, 35/45

Ahmet Tekin

Ancak bizim tarafımızdan bir rahmet ve bir vakte kadar dünya nimetlerinden faydalandırmamız söz konusu olursa kurtarılırlar.

Mustafa İslamoğlu

sadece katımızdan bir rahmet ve geçici bir mühlet tanımamız sayesinde yaşayabilirler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ancak bizden bir rahmet olarak ve bir zamana kadar müstefit kılmak için (dilersek onları kurtarırız).

Orhan Kuntman

Ancak (içlerinde) Rahmetimizle dünyadan bir süre daha yararlanmaları takdir edilenler başka!

Osman Fırat

Ancak bizden bir rahmet olarak ve bir süreye kadar da faydalansınlar...

Şaban Piriş

Ancak bizden bir rahmet ve bir süreye kadar geçimlik verilmiş ola.

Satıraltı Meal (1534)

Lākin bizüm raḥmetümüzle anları ḳurtarduḳ. Daḫı gönderdük anları birzamāna degin.

Suat Yıldırım

Sadece Biz'den ulaşacak bir rahmet ve onları bir vâdeye kadar yaşatma irademizle hayatta kalabilirler.

Süleyman Ateş

Ancak bizden bir rahmet ve bir süreye kadar yaşatma vardır (acıyarak onları bir süre yaşatırız).

Süleyman Tevfik (1927)

Ancak tarafımızdan eser-i rahmet olarak bir vakt-i mu'ayyene kadar onları yaşadırız.

Süleymaniye Vakfı

Bizden bir ikram olsun ve bir süreye kadar yararlansınlar diye kurtarırsak başka.

Ahmet Varol

Sadece tarafımızdan bir rahmet ve bir süreye kadar yararlandırma dolayısıyla (onları hayatta tutuyoruz).

Ümit Şimşek

Ancak tarafımızdan bir rahmetle ve belirli bir zamana kadar yaşatılmak üzere kurtulurlarsa, o başka.(19)

Yaşar Nuri Öztürk

Ancak bizden bir rahmet olarak bir süreye kadar daha nimetlensinler diye kurtarılırlar.

Ali Bulaç

Ancak bizden bir rahmet olması ve (onları) belirli bir zamana kadar yararlandırmamız başka.

Ali Fikri Yavuz

Ancak tarafımızdan bir rahmet ve mukadder ecele kadar yaşayış onları kurtarır.

Bahaeddin Sağlam

Ancak Bizden bir rahmet ile ve belli bir zamana kadar, (imtihan için) verilen mühletten yararlanarak kalıyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Ancak katımızdan bir rahmet olarak boğmuyor ve belli bir süreye kadar onları yaşatıyoruz.