Yâsin Suresi 47. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

47. Ayet

وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمْ اَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُۙ قَالَ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اَنُطْعِمُ مَنْ لَوْ يَشَٓاءُ اللّٰهُ اَطْعَمَهُۗ اِنْ اَنْتُمْ اِلَّا ف۪ي ضَلَالٍ مُب۪ينٍ

Onlara, “Allah’ın sizi rızıklandırdığı şeylerden Allah yolunda harcayın” denildiği zaman, inkâr edenler iman edenlere, “Allah’ın, dilemiş olsa kendilerini doyurabileceği kimselere mi yedireceğiz? Siz ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz” derler.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onlara, Allah'ın, sizi rızıklandırdığı şeylerin bir kısmını hayır yoluna harcayın dendi mi kafir olanlar, inananlara derler ki: Dileseydi Allah doyururdu onu, biz mi doyuralım? Siz, ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz.

Besim Atalay (1965)

Onlara: «Allahın verdiğinden yediriniz!» denildiğinde, kâfir olanlar inananlara derler ki: «Allahın isterse yedireceğini, bizler mi yedirelim?», «Sizler ancak, pek açık bir sapkınlık içindesiniz»

Cemal Külünkoğlu

Onlara: “Allah'ın size verdiği rızıktan başkaları için harcayın” denilince inkâr edenler inananlara: “Allah dileseydi, doyurabileceği bir kimseyi biz mi doyuralım? Siz gerçekten sapıtmış kimselersiniz?” derler.

Cemil Said (1924)

47,48. "Allâh’ın ihsân itdiği erzâkdan fukarâya sadaka viriniz" dinildiği zamân "Allâh’ın ister ise i’âşe idebileceğini biz mi i’âşe ideceğiz? Siz âşikâr dalâletdesiniz. Allâh’ın va’adleri ne vakit infâz olunacak sözünüzde sâdık iseniz söyleyiniz" diyorlar.

Diyanet Vakfı

Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden hayra sarfediniz, denildiğinde, kâfirler müminlere dediler ki: Allah'ın dilediği takdirde doyuracağı kimseleri biz mi doyuracağız? Siz gerçekten apaçık bir sapıklık içindesiniz.

Edip Yüksel

Kendilerine, "ALLAH'ın size verdiği rızıklardan verin," denildiğinde, inkar edenler inananlara, "ALLAH'ın, dilediği taktirde besleyebileceği kimseleri mi besleyelim? Siz gerçekten iyice sapıtmışsınız," derler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Allahın size merzuk kıldığı şeylerden hayra sarfedin denildiği zaman da onlara o küfredenler iyman edenler için şöyle dediler, biz hiç yedirirmiyiz o kişiye ki Allah dilese ona yiyeceğini verirdi, siz ap açık bir dalâl içinde değil de nesiniz!

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Onlara: "Allah'ın size rızık olarak verdiği şeylerden hayra harcayın" dendiği zaman, o kâfirler, müminler için: "Allah'ın dileyince doyurabileceği kimseyi biz mi doyuracağız? Siz apaçık bir sapıklık içinde değil de nesiniz?" dediler.

Emrah Demiryent

Onlara, (müşriklere,) “Allah’ın sizi rızıklandırdığı şeylerden (bir kısmını), Allah yolunda (fakirlere) harcayın” denildiği zaman, o kâfirler, mü’minlere derler ki: “(Sizin inancınıza göre) Allah’ın dilediği takdirde doyuracağı kimseleri biz mi doyuracağız? Doğrusu siz (bu inancınıza rağmen böyle düşünmekle), apaçık bir sapkınlık içerisindesiniz.”

Abdullah-Ahmet Akgül

Ve onlara: "Size Allah’ın rızık olarak verdiklerinden (hayır ve hizmet yolunda) infak edin" denildiği zaman, o inkâr edenler iman edenlere derler ki: "Eğer dilemiş olsaydı (zaten) Allah’ın yedireceği (ve zengin edebileceği) kimseyi biz mi doyurup besleyecekmişiz? (Allah onlara da servet ve genişlik verseydi, bize ne!..) Gerçekten siz (ey iman ehli, fakirlere zekât vermek ve infak etmekle) apaçık bir şaşkınlık içindesiniz" (diyerek mü’minlerle dalga geçilmektedir.)

Erhan Aktaş

Onlara: “Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden infak¹ edin.” dendiği zaman, gerçeği yalanlayan nankörler, iman edenlere: “Allah'ın dileseydi doyuracağı kimseyi biz mi doyuracağız? Siz ancak apaçık bir sapkınlık içindesiniz.” dediler.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ķaçan kim eyidildi anlara “nafaķa eyleñ andan kim rūzį virdi size Tañrı” eyitti anlar kim kāfir oldılar anlara kim įmān getür diler “iy yidürelüm mi aña kim eger dilese-di Tañrı yidüre-di? degülsiz illā azġunlıķda bellü.”

Hasan Basri Çantay

Onlara : «Allahın sizi rızıklandırdığı şeylerden (hayra) harc edin» denilince o küfredenler, îman edenlere (şöyle) dedi (ler): «Allahın, dileseydi, yedireceği kimseye biz mi yedirecek misiz? Siz apaçık bir sapıklıkda bulunanlardan başkaları değilsiniz».

Hayrat Neşriyat

Kendilerine: “Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden (siz de O'nun yolunda) sarf edin!” denildiğinde ise o inkâr edenler, îmân edenlere dedi(ler) ki: “Allah dileyecek olsaydı kendisini doyuracağı bir kimseyi, (biz) mi doyuracağız? Doğrusu siz ancak apaçık bir dalâlet içindesiniz.”

İhsan Aktaş

Yine onlara: ‘’Allah’ın size verdiği rızıktan (fakir, yoksul, muhtaç ve işsizlere) sarfedin’’ denince o inkâr etmiş olanlar inanmış olanlara: ’Allah dileseydi doyurabileceği bir kimseyi biz mi doyuralım? Doğrusu siz açık bir sapıklıktasınız’ derler. *

İlyas Yorulmaz

Onlara “Allah’ın size rızık olarak verdiklerinden ihtiyaç sahiplerini rızıklandırın” denildiği zaman, inkâr edenler iman edenlere “Dileseydi Allah’ın doyurabileceği kimseleri, biz mi doyuracağız” dediler. Ey İnkârcılar! “Siz ancak açık bir sapıklık içerisindesiniz.”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Yine onlara: "Allah’ın size verdiği azıklardan siz de başkalarına verin" denilince inanmıyanlar inananlara derler: "Allah’ın dileyince doyurabileceklerini, biz mi doyuracağız?" Sizler ancak açıktan açığa sapkınlık içindesiniz.

İsmail Hakkı İzmirli

Onlara, fakirler tarafından «— Allah/ın size verdiği rızktan sarfedin» denildiği zaman o kâfirler mü/minlere istihza ile «— Allah dileseydi zamınızca ta/am vereceği kimselere mi ta/am verelim?», «— Siz meşiyeti Bâri/ye muhalif hareket ettiğinizden ancak açık bir sapıklık içindesiniz» derlerdi.

İsmail Yakıt

Onlara, “Allah’ın size verdiği rızıktan harcayınız [enfikû]” denildiği zaman, inkâr edenler inananlara, “Allah’ın dilediğinde doyurabileceği kişilere mi yedirelim? Siz ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz” derler.

Kadri Çelik

Ve onlara, “Size Allah'ın rızık olarak verdiklerinden infak edin” denildiği zaman da o küfre sapanlar, iman edenlere dediler ki: “Allah'ın, dilediği takdirde yedirip doyuracağı kişiyi acaba biz mi doyuracağız? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz.”

Abdullah Parlıyan

Ve yine bu tür insanlara, Allah'ın size verdiği şu rızıktan, O'nun uygun gördüğü yerlere ve kimselere harcayın denildiğinde, Allah'tan gelen gerçekleri örtbas edenler, inananlara derler ki: “Dileseydi, Allah doyururdu onları, biz mi doyuralım yani?” Gerçekten siz böyle düşünmekle, apaçık sapıtmış kimselersiniz.

Kuran Yolu

Onlara, “Allah’ın size verdiği rızıktan başkaları için de harcayın” dendiğinde, inkârcılar müminlere derler ki: “Dilese Allah’ın doyuracağı kimseleri biz mi besleyeceğiz! Doğrusu siz açık bir yanılgı içindesiniz.”

Mahmut Kısa

Yine onlara, “Allah’ın size bahşettiği nîmetlerden bir kısmını yoksullar için harcayın!” denildiği zaman, hakîkati inkâr edenler, dünya hayatının baştan başa bir imtihândan ibaret olduğunu görmezlikten gelerek, inananlara şöyle itiraz ederler: “Allah’ın dileseydi doyurabileceği —fakat doyurmadığı— kimseleri biz mi doyuracağız? Allah fakir edecek, biz besleyeceğiz, öyle mi? Allah onlara vermemişken bize ne oluyor? Biz daha mı merhametli, daha mı adâletliyiz? Ey Müslümanlar, siz düpedüz yanlış bir yoldasınız!” derler.

Mahmut Özdemir

Onlara: -“Allah’ın sizi rızıklandırdığı şeylerden infâk edin!” denildiği zaman inkâr etmiş olanlar, iman etmiş kimseler için dedi ki: -“Şayet Allah dilerse, doyurabildiği kimseyi doyurur muyuz? Siz ancak açık bir şaşkınlık içindesiniz”.

Mehmet Çakır

" Allah'ın verdiklerinden bir kısmını hayra sarfedin " dendiğinde ise inkarcılar inananlara: " doyurmak mı!? Madem Allah istediğini doyuruyormuş buyursun doyursun, " herhalde siz, kafayı yediniz. "

Mehmet Çoban

Allah’ın size verdiklerinden yoksullara, yetimlere, yolda kalmışlara, fakirlere verin denildiğinde şöyle derler: "Allah’ın dilediği zaman doyuracağı kimseleri biz mi doyuracağız? Siz gerçekten apaçık bir sapıklık içindesiniz. Onları doyurmuyoruz diye bizi tehdit mi ediyorsunuz?"

Mehmet Okuyan

Onlara “Allah’ın size rızık olarak verdiklerinden [infak] edin (verin)” dendiğinde, kâfir olanlar iman edenlere “Allah’ın, dilemesi hâlinde doyuracağı kişileri biz mi doyuracakmışız! Siz sadece apaçık bir sapkınlık içindesiniz!” demişlerdi.

Mehmet Türk

Ve o (kâfirlere): “Allah’ın size rızık olarak verdiklerinden Allah yolunda harcayın.” denilince o kâfirler, îman edenlere; “Allah’ın dilediği zaman doyurabileceği kimseleri, (şimdi) biz mi doyuracağız? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içerisindesiniz” ¹ dediler.

Muhammed Esed

Kendilerine, “Allah’ın size verdiği rızıktan başkaları için harcayın!” ²⁶ denildiğinde, hakikati inkara şartlanmış olanlar, inananlara, “Rabb[iniz] dileseydi [Kendisinin] besleyebileceği kimseleri biz mi besleyelim? Doğrusu siz açık bir yanılgı içindesiniz!” derler;

Mustafa Çavdar

Yine onlara: – Allah’ın size verdiği nimetlerden açları ve muhtaçları doyurun denildiğinde, bu nankör kâfirler iman edenlere derler ki: – Dilediği takdirde Allah’ın doyurabileceği kimseleri biz mi doyuracağız? Öyleyse siz, açıkça saçmalıyorsunuz. 51/15.19, 76/7...11

Ahmet Tekin

Onlara: “Allah'ın size rızık ve servet olarak verdiklerinden, Allah yolunda, karşılık gözetmeden gönüllü hayra harcayın, insanların ihtiyaçlarını görün” denildiği zaman, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, küfre saplananlar, iman edenlere: “Allah'ın sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olması halinde doyuracağı akıllı ve sorumlu kimseleri, biz mi doyuracağız? Siz apaçık bir yanılgı içindesiniz.” diyorlar.

Mustafa İslamoğlu

Kendilerine “Allah’ın size verdiği servetten (Allah yoluna) cömertçe sarf edin”[³⁹⁵⁹] denildiğinde, inkârda ısrar edenler imanda sebat gösterenlere dediler ki: “Ne yani, Allah’ın isterse pekâlâ doyuracağı kimseyi biz mi doyuracakmışız? Şimdi siz açık bir şaşkınlık içinde değil de nesiniz!”

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlara «Allah'ın sizi merzûk ettiği şeylerden infak ediniz» denildiği vakit kâfir olanlar, imân edenlere dediler ki: «Biz mi taam vereceğiz o kimseye ki, eğer Allah dilese idi ona taam verirdi. Siz başka değil, ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz?»

Orhan Kuntman

(Nitekim ayetlerimizde) "Allah’ın rızık olarak verdiklerinden hayra harcayın" denildiğinde, kâfirler müminlere, "Allah’ın dilediği takdirde doyurabileceği kimseleri biz mi doyuracağız? Siz gerçekten apaçık bir sapıklık içindesiniz" derler.

Osman Fırat

Onlara, "Allah’ın sizi rızıklandırdığı şeylerden Allah yolunda harcayın" denildiği zaman, inkâr edenler iman edenlere, "Allah dilemiş olsa kendilerini doyurabileceği kimselere biz mi yedireceğiz? Siz ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz" derler.

Şaban Piriş

Kendilerine:-Allah'ın size verdiği rızıklardan infak edin, denildiği zaman; nankörlük edenler, iman edenlere;-Allah istese doyurabileceği kimseleri biz mi doyuracağız? Siz, ancak açık bir sapıklık içindesiniz, derler

Satıraltı Meal (1534)

Ve ḳaçan anlara eyidilse ḫarc eyleñüz, ṣadaḳa virüñüz Tañrı Ta‘ālā sizevirdügi rızḳdan. Eydür kāfir olanlar īmān getürenlere: Biz yidürelik mi olkimseye ki Tañrı Ta‘ālā dilese‐y‐di aña yidürürdi. Siz degülsiz, illā bellüazġunluḳ içinde.

Suat Yıldırım

Onlara ne zaman: “Allah'ın size lütfettiğinden, siz de muhtaçlar için harcayın” denilse, kâfirler müminlere şöyle derler: “Size kalsa Allah'ın dilediği takdirde bol bol rızıklandıracağı kimseyi doyurmak bizim mi işimiz? Siz, böyle ne sapık düşünürsünüz! ”

Süleyman Ateş

Onlara: "Allah'ın size verdiği rızıktan (Allah için) verin!" dendiği zaman, nankörler, inananlara: "Allah'ın dilediği takdirde yedireceği bir kimseye biz mi yedirelim? Doğrusu siz, apaçık bir sapıklık içindesiniz." derler.

Süleyman Tevfik (1927)

Onlara, "Size Allâh'ın rızk iylediği şeylerden fukarâya infâk idiniz" dinildikde kâfirler mü'minlere: "Allâh murâd itse idi it'âm ideceği adamları biz mi it'âm idelim? Şübhesiz âşikâr dalâletdesiniz"

Süleymaniye Vakfı

“Allah’ın verdiği rızıktan hayra harcayın” dense, görmezlikten gelenler, müminlere derler ki, “Onları biz mi doyuracağız; gerekli görseydi Allah doyururdu. Sizin hepiniz açık bir sapıklık içindesiniz.”

Ahmet Varol

Onlara: "Allah'ın size rızık olarak verdiğinden (hayır yolunda) harcayın" dendiğinde inkâr edenler iman edenlere derler ki: "Allah'ın dilediği takdirde yedireceği kimseye biz mi yedireceğiz? Doğrusu siz apaçık bir sapıklık içindesiniz."

Ümit Şimşek

Kendilerine “Allah'ın sizi rızıklandırdığı şeylerden bağışta bulunun” dendiği zaman, inkâr edenler iman edenlere dediler ki: “Dilediği takdirde Allah'ın doyurabileceği kimseleri biz mi doyuralım? Siz iyice şaşırmışsınız!”

Yaşar Nuri Öztürk

Onlara, "Allah'ın size lütfettiği rızıklardan dağıtın!" dendiğinde, nankörlüğe sapanlar, iman edenlere şöyle derler: "Allah'ın, dilediği takdirde yedirip doyuracağı kişiyi biz mi doyuracağız? Siz açık bir sapıklık içindesiniz, hepsi bu."

Ali Bulaç

Ve onlara: 'Size Allah'ın rızık olarak verdiklerinden infak edin' denildiği zaman, o inkâr edenler iman edenlere dediler ki: 'Allah'ın, eğer dilemiş olsaydı yedireceği kimseyi biz mi yedirecek mişiz? Gerçekten siz, apaçık bir şaşkınlık içindesiniz.'

Ali Fikri Yavuz

Onlara: “-Allah'ın size rızık olarak verdiği şeylerden hayra harcayın.” denildiği zaman, o kâfir olanlar, iman edenlere şöyle dediler: “- O kimseye biz mi yedireceğiz ki, Allah dileseydi ona yiyeceğini verirdi? Siz (Allah'ın iradesine aykırı teklifte bulunmakla) ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz.”

Bahaeddin Sağlam

Onlara “Allah’ın size verdiği rızıktan nafaka verin.” denildiğinde, o kâfirler müminlere derler ki: “Allah yedirmek isteseydi yedirirdi. (Ve yedirmediği kişiyi biz nasıl yediririz! Siz ancak apaçık bir sapıklık içindesiniz.”

Bayraktar Bayraklı

“Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden, hayra sarfediniz” denildiğinde kâfirler müminlere şöyle der: “Allah'ın dilediği taktirde doyuracağı kimseleri biz mi doyuracağız? Siz gerçekten apaçık bir sapıklık içindesiniz.”