46. Ayet
وَمَا تَأْت۪يهِمْ مِنْ اٰيَةٍ مِنْ اٰيَاتِ رَبِّهِمْ اِلَّا كَانُوا عَنْهَا مُعْرِض۪ينَ
Onlara Rablerinin âyetlerinden bir âyet gelmez ki ondan yüz çeviriyor olmasınlar.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَمَا تَأْت۪يهِمْ مِنْ اٰيَةٍ مِنْ اٰيَاتِ رَبِّهِمْ اِلَّا كَانُوا عَنْهَا مُعْرِض۪ينَ
Onlara Rablerinin âyetlerinden bir âyet gelmez ki ondan yüz çeviriyor olmasınlar.
Ve onlara, Rablerinin delillerinden bir delil geldi mi ancak yüz çevirirler ondan.
Tanrı belgelerinden, bir belge gelmesin ki, yüz dönmüş olmayalar
Ne zaman kendilerine Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelse, ondan yüz çevirir (ve bunun yerine kendilerinin ve atalarının uydurduğu yolları izler)ler.
Rablerinin âyâtının kâffesine i’tirâz itdiler.
Onlara Rablerinin âyetlerinden bir âyet gelmeyedursun, ille de ondan yüz çevirmişlerdir.
Rab'lerinin ayetlerinden bir ayet kendilerine geldiğinde, ondan yüz çevirmeyi adet edinmişlerdi.
Kendilerine rablarının âyetlerinden her hangi bir âyyet de gelse mutlaka ondan yüz çevire geldiler
Ve kendilerine Rablerinin âyetlerinden herhangi bir âyet geldiği zaman mutlaka ondan yüz çevirirler.
Onlara ne zaman Rablerinin âyetlerinden bir âyet (veya bir mu‘cize) gelse mutlaka ondan yüz çevirirler.
Onlara, Rablerinin ayetlerinden (herhangi) bir ayet (hüküm ve emir) gelmeyegörsün, mutlaka ondan yüz çevirirlerdi.
Onlar, Rabb'lerinin ayetlerinden hangi ayet gelirse gelsin ondan yüz çevirenler oldular.
daħı gelmez anlara hįç nişān çalabı’ları nişānlarından illā oldılar andan yüz döndüriciler.
Onlara Rablerinin âyetlerinden herhangi bir âyet gelmeye dursun, ille ondan yüz çeviricidirler.
Ve onlara ne zaman Rablerinin âyetlerinden bir âyet gelse, mutlaka ondan yüz çevirici kimseler olmuşlardır.
Ve onlara (o kendilerine dünya ve ahiret azabını gerektiren inkâr, zulüm ve kötü işlerden sakının ki esirgenesiniz denildiği zaman buna aldırmayanlar) Rablerinin ayetlerinden bir ayet (mesaj) gelmeye görsün, mutlaka ondan yüz çeviriciler olmuşlardır. *
Senin onlara Rabbinin mesajlarından bir mesaj getirdiğinde, hemen mesajlardan yüz çevirenlerden oldular.
yine onlara çalaplarının belgelerinden bir belge gelince onlar yüz çevirmesinler, olmaz.
Onlara Rablerinden hiçbir âyet ve hüccet gelmez ki onlar ondan yüz çevirmiş olmasınlar.
(Yine) Rabbinin ayetlerinden bir ayet gelmesin ki, onlar ondan yüz çevirmemiş olsun.
Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeye görsün, mutlaka ondan yüz çeviricidirler.
Bunca ayet ve ibretlerden sonra, İslâm'ı kabul edip, teslim olacakları yerde, Rablerinin ayetlerinden herhangi biri ile karşılaştılar mı, hemen yüz çevirirler.
Onlara rablerinin âyetlerinden bir âyet gelmeyedursun, illâ da ondan yüz çevirirler.
Onlara ne zaman Rab’lerinden bir mûcize, bir delil, bir kitap, bir mesaj; yani bir ayet gelse, mutlaka ondan yüz çevirir ve bunun yerine, kendilerinin ve atalarının uydurdukları yolları izlerler.
Onlara rabb’lerinin âyetlerinden bir âyet gelse, ondan ancak yüz çevirenler oldular.
Ama insanlar her ne zaman kendilerine Allah tarafından böyle bir davet gelse hep burun kıvırıp terslemişlerdir.
Onlara Rabbinden bir ayet gelse hemen yüz çevirirler. Niçin yüz çeviriyorlar? Belki kendilerine gönderilen ayet onların hayrına olacak! Belki onlara lazım olan bir gerçeği hatırlatıyor.
Ve kendilerine Rablerinin ayetlerinden bir ayet geldiğinde, mutlaka ondan yüz çevirmişlerdi.
O (kâfirlere) Rablerinin âyetlerinden bir âyet gelmeye görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler. ¹
ve onlara Rablerinden hiçbir mesaj ²⁵ ulaşmamıştır ki ondan yüz çevirmiş olmasınlar.
Ve onlara Rablerinin bunu hatırlatan ayetlerinden bir ayet geldiğinde tek yaptıkları yüz çevirmek olmuştur. 39/71, 67/6...12
Onlara Rablerinin âyetlerinden bir âyet geldiği, Allah'ın birliği ve Rasulünü tasdiki ile ilgili bir mûcize gösterildiği zaman mutlaka ondan yüz çevirirler, tebliği engelleyen tedbirler alırlar.
zira onlara Rablerinden ne zaman bir mesaj ulaşmışsa, her seferinde ondan yüz çevirmişlerdir.
Ve onlara Rablerinin âyetlerinden bir âyet gelmez ki, illâ ondan yüz çeviriciler olmuşlardır.
Onlara; Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeye dursun, ille ondan yüz çevirirler.
Ve Onlara Rablerinden bir âyet gelmez ki illa ondan yüz çevirmiş olmasınlar.
Ve onlara Rab'lerinin ayetlerinden bir ayet geldiği zaman ancak, ondan yüz çevirenler oldular.
Daḫı ne vaḳt özlerine bir āyet gelse Tañrıları āyetlerinden, andan yüz ḳay‐tarurlar.
Ne zaman Rab'lerinin âyetlerinden bir âyet, gelse, yüz çevirirler. . .
Zaten, onlara Rabblerinin ayetlerinden hiçbir ayet gelmez ki ondan yüz çevirmiş olmasınlar.
Onlara rablerinin âyetlerinden bir kelime gelmedikce illâ ondan i'râz ile yüz çevirdiler.
Onlara Rablerinin âyetlerinden hangisi gelse yüz çevirirler[*].
Onlara ne zaman Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelse mutlaka ondan yüz çevirirler.
Zaten Rablerinin âyetlerinden onlara gelmiş hiçbir âyet yoktur ki, yüz çevirmiş olmasınlar.
Çünkü Rablerinin ayetlerinden kendilerine bir ayet gelince, ondan mutlaka yüz çevirmişlerdir.
Onlara, Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyi görsün, mutlaka ondan yüz çevirirler.
Kendilerine Rablerinin âyetlerinden herhangi bir âyet (mucize) gelse, muhakkak ondan yüz çeviregeldiler.
Ve Rablerinin herhangi bir ayeti onlara geldiğinde yine yüz çevirirler.
Çünkü Rabblerinin âyetlerinden kendilerine bir âyet gelince, ondan mutlaka yüz çevirmişlerdir.