148. Ayet
فَاٰمَنُوا فَمَتَّعْنَاهُمْ اِلٰى ح۪ينٍۜ
Nihayet onlar iman ettiler. Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
فَاٰمَنُوا فَمَتَّعْنَاهُمْ اِلٰى ح۪ينٍۜ
Nihayet onlar iman ettiler. Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
Derken inandılar da onları muayyen bir zamanadek yaşattık, geçindirdik.
Hemen ona inandılar, bir zaman da geçindirdik
Nihayet onlar iman ettiler. Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
Ânlar îmân itdiler bir vakt-i mu’ayyene kadar dünyâdan istifâde itmelerine müsâ’ade iyledik.
Sonunda ona iman ettiler, bunun üzerine biz de onları bir süreye kadar yaşattık.
İnandılar, biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
O vakıt ona iyman ettiler de onları bir zamana kadar istifade ettirdik
O zaman ona iman ettiler de biz onları bir zamana kadar yaşattık.
(Îmân ettiklerini, yaptıkları günahlara da tövbe ettiklerini, peygamberimizin huzurunda ikrar etme şartı ile tövbe ve dualarını kabul ettiğimiz Ninova halkı, tekrardan kendilerine gelen Yûnus peygamberin huzurunda) îmân etti (k) ler (ini ve yaptıkları günahlara pişman olduklarını itiraf ettiler). Biz de onları belli bir süreye kadar (dünya nimetlerinden) faydalandırdık.
Nihayet ona iman ettiler, Biz de onları bir süreye kadar (dünyada barındırıp) yararlandırdık.
Bu sefer inandılar. Biz de onları belli bir süre yararlandırdık.
pes įmān getürdiler pes gönendürdük anları bir zamāna degin.
Nihayet ona îman etdiler de kendilerini bir zamana kadar geçindirdik.
Sonunda îmân ettiler de onları bir zamâna kadar (dünya ni'metlerinden)faydalandırdık.
Onlar, (bu defa ona) inandılar; bunun üzerine biz de onlara bir süreye kadar (ömürlerinin sonuna kadar) mutlu bir hayat yaşattık. *
Yunus’a inandılar. Bizde Yunus’a inananları bir zamana kadar yaşattık.
Bunun üzerine inandılar. Biz de onları bir süreye dek gönendirdik.
Bunun üzerine onlar iman ettiler, biz de bir müddet onları geçindirdik.
Sonunda inandılar Biz de onları bir süreye kadar hayattan yararlandırdık.
Sonunda ona iman ettiler, biz de onları bir süreye kadar yararlandırdık.
Onlar bu defa Yunus'a inandılar. Bunun üzerine biz de onları, belli bir süre geçindirdik.
Bu defa onlar iman ettiler, biz de kendilerini belirli bir vakte kadar nimetlerimizle yaşattık.
Böylece onlar, Yunus’un çağrısına uyup ona iman ettiler. Biz de, tepelerine binmek üzere olan azâbı geri çevirdik ve onları, hayatlarının sonuna kadar huzur içinde yaşattık.
İman ettiler; onları bir süre geçindirdik.
Yûnusu sevdiler. Biz de onlara dirlik verdik...
Sonunda kavmi ona inandı. Bunun üzerine biz de onları bir süreye kadar yaşattık!
(Ona) inanmışlardı; biz de onları bir süreye kadar yaşatmıştık. [*]
Sonunda ona îman ettiler, Biz de onları (uygun gördüğümüz) süreye kadar yaşattık.
onlar, [bu defa o’na] inandılar; ⁵⁹ bunun üzerine Biz, verilen süre zarfında ⁶⁰ onlara mutlu bir hayat yaşattık.
Bu sefer Yunus’a iman ettiler, biz de onları belirli bir süreye kadar dünya nimetlerinden faydalandırdık. 10/98
O zaman, onlar iman ettiler. Biz de, bir vakte kadar, onları zevk-u safa içinde, refah içinde yaşattık.
Bu kez onlar iman ettiler; bu yüzden Biz de onları bir müddet daha refah içinde yaşattık.[⁴⁰³⁷]
Nihâyet imân ettiler, artık onları bir müddete kadar geçindirdik (faidelendirdik).
(İlkin inkâr edenler) Sonunda ona inandılar, Biz de (dünyada) onları bir süreye kadar geçindirdik.
Nihayet onlar iman ettiler. Biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
Ona iman ettiler, biz de onlara bir süreye kadar geçimlik verdik.
Īmān getürdiler. Pes gönderdük anları bir zamāna degin.
Yûnus onları tekrar hakka çağırınca, bu sefer iman ettiler. Biz de belirli bir süreye kadar onları hayattan istifade ettirdik.
İnandılar, biz de onları bir süreye kadar geçindirdik.
Îmân itmeleriyle onları bir zamân-ı mu'ayyene kadar hayâtdan müstefîd itdik.
Daha sonra ona inandılar. Biz de onları bir süreye kadar refah içinde yaşattık.
Sonunda iman ettiler. Biz de onları belli bir süreye kadar (dünya nimetlerinden) yararlandırdık.
Onlar iman ettiler; Biz de onları belirli bir vakte kadar nimetlerimizden nasiplendirdik.
Onlar inandılar. Biz de onları bir vakte kadar nimetlendirdik.
Sonunda ona iman ettiler, biz de onları bir süreye kadar yararlandırdık.
Nihayet (Yunus peygamberin gaybubetinde azab gören kavmi) ona iman ettiler de onları ömürlerinin sonuna kadar geçindirdik.
Ona inandılar. Biz de belli bir zamana kadar onları yaşattık.
Ona inandılar, bu sebeple biz de onları belli bir süreye kadar refah içinde yaşattık.