165. Ayet
وَاِنَّا لَنَحْنُ الصَّٓافُّونَۚ
“Şüphesiz biz (orada) saf duranlarız.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَاِنَّا لَنَحْنُ الصَّٓافُّونَۚ
“Şüphesiz biz (orada) saf duranlarız.”
Ve şüphe yok ki biz, safsaf dizilmişiz elbet.
Evet, biz de sıra sıra duranlardanız
Biz orada saflar halinde duranlarız.
165,166. Saf saf dizileceğiz ve zikru(A)llah ile tesbîh çekeceğiz.
164, 165, 166. (Melekler şöyle derler:) Bizim her birimiz için, bilinen bir makam vardır. Şüphesiz biz, orada sıra sıra dururuz ve şüphesiz Allah'ı tesbih ederiz.
Biz, dizenleriz,
Ve biz elbette biz o saf dizenleriz
164,165,166. (Melekler): "Bizden her birimizin belli bir makamı vardır. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!" derler.
Şüphesiz biz, (Allah’ın azametinden korkan, emirlerine boyun eğen ve emre amade bir şekilde) saflar hâlinde duran (yaratılmış kul) larız.
"Biziz, o saf saf halinde dizilmiş (farklı görevler üstlenip, iş bölümü yapıp kenetlenmiş kimseler) gerçekten biziz! (Her an Allah’ın emrine hazır bulunmaktayız.)"
Biziz biz, saf saf duranlar.
daħı bayıķ śaf dutıcılaruz.
Biziz o saf saf dizilenler mutlak biz.
“Ve şübhesiz ki, (emrolunacağımız herşey için) saf saf duranlar elbette ancak biziz.”
164 , 165, 166. Ve (müşriklerin, bu iddialarına karşılık melekler de şöyle derler:) “Bizim her birimiz için bilinen bir makamı (görev yeri- boyutu - derecesi) vardır. Biz orada (Allah’ın emirlerini yerine getirmek ve ona kulluk ve ibadet etmek için) saflar hâlinde duranlarız. Bizler elbette O’nun (Allah’ın) sınırsız şanını yüceltenleriz (yani biz de Allah’ın kullarıyız, onun çocukları değiliz)! (*)
Ve bizde O’nun huzurunda saf tutanlarız.”
Sıra sıra dizilenler işte bizleriz.
Biz ayakta saf saf dururuz,
“Muhakkak biz sıra sıra durur;”
“O saflar halinde dizilmiş olanlar, gerçekten biziz.”
Biziz o saf saf dizilenler, biz.
Biz mutlaka (o yerlerde) saf tutarız.
“Biz müminler, gerek Rabb’imizin huzurunda namaz kılarken, gerek zâlimlere karşı cephe oluştururken, tuğlaları birbirine perçinlenmiş bir bina gibi, omuz omuza, sıra sıra dizilenleriz!”
“Biz, elbette biz Saf Duranlar’ız.
164,165. Cebrail bir ara resule teselli babında: “ Biz meleklerin yeri bellidir. // bizler saf halinde
Rabbinin makamında olanlar: "Biziz o sıralar halinde dizilenler biz."
Şüphesiz ki biz (orada) sıra sıra dururuz.
164,165,166. (O cinler ve melekler): “Bizim her birimiz için belli bir makam vardır.¹ Biz de (Allah’ın huzurunda) kesinlikle saf tutarız ve Onu tesbih ederiz.” derler.
biz de [ibadetlerimizde O’nun önünde] saf tutarız;
Evet biz saf saf durup O’ndan ferman bekleyenleriz. 37/1
“- O saflar halinde tesbih ederek dizilenler, emir bekleyenler biziz.”
evet (emre âmâde olup) saf saf duranlar biziz, biz;
Ve şüphe yok ki, bizleriz, elbette bizleriz, o saf beste olanlar.
164,165,166. (Melekler) "Bizim her birimizin belirli bir makamı vardır, kuşkusuz biz (Rabbimizin huzurunda) saf bağlayıp duranlarız ve O'nu tesbih edenleriz" derler.
Ve biz, o saf saf dizilenleriz...
Biz, elbette biz dizi dizi olanlarız.
Daḫı ṣaf dutıcılar‐biz ‘ibādetde.
Saf saf dizilenler biziz. [37, 1]
Biziz, o saf saf dizilenler, biz.
"Saf saf durırız."
Hepimiz aynı çizgideyiz.
Şüphesiz, o saflar halinde dizilenler biziz.
“Biz saf saf dizilenleriz.
O saf saf dizilenler elbette biziz.
“Biziz, o saflar halinde dizilmiş olanlar, gerçekten biziz.”
Gerçekten biz, (Allah'ın emri karşısında) saf bağlayanlarız.
Ve gerçekten biz, sıra sıra diziliriz.
“Biz saf tutarız.”