168. Ayet
لَوْ اَنَّ عِنْدَنَا ذِكْرًا مِنَ الْاَوَّل۪ينَۙ
167,168,169. Müşrikler) şunu da söylüyorlardı: “Eğer yanımızda öncekilere verilen kitaplardan bir kitap olsaydı, elbette biz ihlâslı kullar olurduk.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
لَوْ اَنَّ عِنْدَنَا ذِكْرًا مِنَ الْاَوَّل۪ينَۙ
167,168,169. Müşrikler) şunu da söylüyorlardı: “Eğer yanımızda öncekilere verilen kitaplardan bir kitap olsaydı, elbette biz ihlâslı kullar olurduk.”
Katımızda evvelkilere ait bir kitap olsaydı.
167,168,169. «Bizim de yanımızda, geçenleri bildiren bir kitap olsaydı Bizler de Allahın özden olan kullarındandık!» diyor idiyseler de
167-168-169. İnkârcılar (kendilerine kitap ve peygamber gelmeden önce) şöyle deyip duruyorlardı: “Eğer yanımızda öncekilerden bir zikir (kitap) bulunmuş olsaydı elbette biz de Allah'ın temiz kulları olurduk.”
167,168,169.- Bu kâfirler "Bize evvel gelenlerden kitâb kalmış olsa idi Allâh’ın muhlis ’ibâdı olur idik" dirler.
167, 168, 169. Putperestler: Eğer öncekilere verilenlerden bizde de bir kitap olsaydı, mutlaka Allah'ın ihlâslı kulları olurduk! diyorlardı.
"Yanımızda öncekilerden bir uyarı bulunsaydı,"
«eğer yanımızda evvelkilerinkinden bir zikrolsa idi
167,168,169. (Müşrikler) şöyle diyorlardı: "Eğer yanımızda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydı, elbette biz de Allah'ın ihlas ile seçilmiş kullarından olurduk."
167-168-169. Hâlbuki onlar (müşrikler, kendilerine kitap ve peygamber gelmeden önce) şöyle diyorlardı: “Eğer yanımızda öncekilere verilenler gibi bir kitap olsaydı, muhakkak biz de Allah’ın ihlâslı kullarından olurduk.”
"Eğer yanımızda evvelki (ümmet)lere (verilenler)den bir zikir (gerçeği hatırlatıcı ve uyarıcı kitap) bulunmuş olsaydı;
Yanımızda öncekilere verilen öğüt¹ gibi bir öğüt olsaydı.
168-169. “eger bayıķ bizüm ķatumuzda kitāb imisse ilerügilerden oladuķ Tañrı ķulları ķurtılmışlar.”
«Eğer nezdimizde evvelki (ümmetlere inen) lerden bir kitab olsaydı»,
167,168,169. Ve (o müşrikler) doğrusu diyorlardı ki: “Eğer şübhesiz bizim yanımızda(da) öncekiler(e verilenler)den bir kitab olsaydı, (biz de) elbette Allah'ın ihlâsa erdirilmiş kulları olurduk.”
167 , 168, 169. Ve (Resulüm!) Onlar (o putperestler), daha önce (seni elçi yapmadan önce) şunu da söylüyorlardı: Eğer öncekilerden (atalarımızdan) bize tevarüs edilen (ilahi) bir zikir (kitap) devralmış olsaydık, “Hiç kuşkusuz Allah’ın ihlasa erdirilmiş has kulları biz olurduk.”*
“Öncekilerden gelen bizim yanımızda da bir hatırlatıcı olsaydı.”
"İşte eğer bizim elimizde bizden önce gelenlerden kalma bir Kitap olsaydı,
167, 169. Gerçi müşrikler «— Yanımızda evvelkilerden kalmış bir Kitap bulunsaydı biz de Allah/ın halis ve muhlis kulları olurduk» demişlerdir.
“Şayet yanımızda öncekilerden bir kitap olsaydı;”
“Eğer yanımızda öncekilerden bir zikir (kitap) bulunmuş olsaydı.”
“Eğer yanımızda evvelkilere gelen kitaplardan bir kitap olsaydı,
“Elimizde öncekilerden gelmiş bir kitap bulunsaydı;
“Eğer bizim elimizde, öncekilerden kalma öğüt verici bir ilâhî Kitap olsaydı,
-“Yanımızda İlk Öncekiler’den bir zikir olsaydı;”
167,168,169. Eğer Mekkeliler: -" bizim de atalarımızdan kalma kitabımız olsaydı, // biz de Allah'ın has kulları olurduk. " – derlerse varsın desinler.
"Öncekilerin uyarıldığı gibi bizler de uyarılsaydık! Yanımızda bize gerçekleri açıklayan bir Kitap olsaydı!"
168,169. “Öncekilere (verilenlerden) bizde de bir [zikr] (kitap) olsaydı mutlaka Allah’ın samimi kulları olurduk!” [*]
167,168,169,170. Her ne kadar o (kâfirler, daha önce): “Eğer bizim yanımızda da öncekilerden kalan bir kitap bulunsaydı, bizler de Allah’ın iyi kullarından olurduk.” dedilerse de (kitap gelince) onu hemen inkâr ettiler. Fakat pek yakında (inkârlarının sonucunu) anlayacaklar.
“Eğer atalarımızdan [bu yönde] bir gelenek ⁷² devralmış olsaydık,
– Eğer bizim elimizde öncekilere verilen vahiyler olsaydı. 20/133-134
“Eğer yanımızda, önceki ümmetlerinkine benzer bir kitap olsaydı, biz de hâlis kul olurduk.”
“Eğer geçmiş atalarımızdan bize tevarüs eden ilâhî bir uyarı devralmış olsaydık,
Eğer bizim yanımızda evvelkilerden bir kitap bulunmuş olsa idi.
167,168,169. (Müşrikler evvelce) "Eğer bizim yanımızda (öncekiler gibi) bir kitap bulunmuş olsa idi, elbette ki biz Allah’ın has kullarından olurduk" diyorlardı.
167-168. O (inkâr edenler) dedik-leri tek şey "Keşke evvelki atalarımızdan bizde böyle doğru bir hatırlatma olsaydı’’ demeleridir.
-Öncekilerden yanımızda bir zikir/kitap olsaydı
Eger bizüm ḳatumuzda ‘ilm olsa‐y‐dı ilerükilerden,
167, 168, 169. Müşrikler önceleri: “Eğer, derlerdi, daha önceki milletlere verilen kitap gibi bir kitap bizde de olsaydı, Biz de yalnız Allah'a ibadet eden halis kullarından olurduk. ” [35, 42; 6, 156-157]
Eğer yanımızda öncekiler(e gelen Kitap'lar)dan bir uyarı olsaydı.
167,168. Rasûl gelmezden evvel müşrikler: "Eğer bizim de evvelki akvâm gibi bir kitâbımız olsa idi"
"Eski insanlara gelen bilgi bizde olsa
"Eğer yanımızda öncekiler(e inenler)den bir zikir (kitap) olsaydı,
“Öncekilerin kitapları gibi bizim de bir kitabımız olsaydı,
"Eğer katımızda öncekilere verilenlerden bir öğüt/bir düşündürücü olsaydı,
”Eğer yanımızda öncekilerden bir zikir (kitap) bulunmuş olsaydı.”
“- Eğer yanımızda evvelkilerin kitablarından bir kitab olsaydı,
167, 168. Gerçi o müşrikler: “Eğer eskilere gelen bilgiden bizde de bir şey olsaydı;
167,168,169. Müşrikler, “Öncekilere verilenlerden bizde de bir kitap olsaydı, mutlaka Allah'ın ihlaslı kulları olurduk!” diyorlardı.