169. Ayet
لَكُنَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ
167,168,169. Müşrikler) şunu da söylüyorlardı: “Eğer yanımızda öncekilere verilen kitaplardan bir kitap olsaydı, elbette biz ihlâslı kullar olurduk.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
لَكُنَّا عِبَادَ اللّٰهِ الْمُخْلَص۪ينَ
167,168,169. Müşrikler) şunu da söylüyorlardı: “Eğer yanımızda öncekilere verilen kitaplardan bir kitap olsaydı, elbette biz ihlâslı kullar olurduk.”
Elbette biz de ihlasa eren Allah kulları olurduk.
167,168,169. «Bizim de yanımızda, geçenleri bildiren bir kitap olsaydı Bizler de Allahın özden olan kullarındandık!» diyor idiyseler de
167-168-169. İnkârcılar (kendilerine kitap ve peygamber gelmeden önce) şöyle deyip duruyorlardı: “Eğer yanımızda öncekilerden bir zikir (kitap) bulunmuş olsaydı elbette biz de Allah'ın temiz kulları olurduk.”
167,168,169.- Bu kâfirler "Bize evvel gelenlerden kitâb kalmış olsa idi Allâh’ın muhlis ’ibâdı olur idik" dirler.
167, 168, 169. Putperestler: Eğer öncekilere verilenlerden bizde de bir kitap olsaydı, mutlaka Allah'ın ihlâslı kulları olurduk! diyorlardı.
"Kendimizi ALLAH'a adar, sadece O'na kul olurduk."
Her halde Allahın ıhlâs ile seçilmiş kullarından olurduk
167,168,169. (Müşrikler) şöyle diyorlardı: "Eğer yanımızda önceki (ümmet)lerden bir kitap olsaydı, elbette biz de Allah'ın ihlas ile seçilmiş kullarından olurduk."
167-168-169. Hâlbuki onlar (müşrikler, kendilerine kitap ve peygamber gelmeden önce) şöyle diyorlardı: “Eğer yanımızda öncekilere verilenler gibi bir kitap olsaydı, muhakkak biz de Allah’ın ihlâslı kullarından olurduk.”
Kesinlikle bizler de, Allah’ın (mü’min ve) muhlis kullarından olurduk" (şeklinde yalan iddialarda bulunacaklardı.)
Biz de Allah'ın muhles kullarından olurduk.
168-169. “eger bayıķ bizüm ķatumuzda kitāb imisse ilerügilerden oladuķ Tañrı ķulları ķurtılmışlar.”
«Elbet biz de Allahın ihlâsa erdirilmiş kullarından olurduk».
167,168,169. Ve (o müşrikler) doğrusu diyorlardı ki: “Eğer şübhesiz bizim yanımızda(da) öncekiler(e verilenler)den bir kitab olsaydı, (biz de) elbette Allah'ın ihlâsa erdirilmiş kulları olurduk.”
167 , 168, 169. Ve (Resulüm!) Onlar (o putperestler), daha önce (seni elçi yapmadan önce) şunu da söylüyorlardı: Eğer öncekilerden (atalarımızdan) bize tevarüs edilen (ilahi) bir zikir (kitap) devralmış olsaydık, “Hiç kuşkusuz Allah’ın ihlasa erdirilmiş has kulları biz olurduk.”*
Bizde Allah’ın salih kullarından olurduk.
besbelli ki biz de Allah’ın öz kullarından olurduk."
167, 169. Gerçi müşrikler «— Yanımızda evvelkilerden kalmış bir Kitap bulunsaydı biz de Allah/ın halis ve muhlis kulları olurduk» demişlerdir.
“Biz de elbette kendini Allah’a adayan [muhlesîn] kullarından olurduk.”
“Biz de elbet Allah'ın ihlâsa erdirilmiş kulları olurduk.”
kesinlikle Allah'ın öz ve temiz kullarından olurduk.”
Elbet biz de Allah’ın hâlis kulları olurduk.”
Elbette biz de Allah’ın seçkin ve samîmî kulları olurduk!”
“Elbette Allah’ın Muhlis (İhlâslı) kulları olurduk”.
167,168,169. Eğer Mekkeliler: -" bizim de atalarımızdan kalma kitabımız olsaydı, // biz de Allah'ın has kulları olurduk. " – derlerse varsın desinler.
"Elbette biz Allah’ın temiz kulları olurduk!"
168,169. “Öncekilere (verilenlerden) bizde de bir [zikr] (kitap) olsaydı mutlaka Allah’ın samimi kulları olurduk!” [*]
167,168,169,170. Her ne kadar o (kâfirler, daha önce): “Eğer bizim yanımızda da öncekilerden kalan bir kitap bulunsaydı, bizler de Allah’ın iyi kullarından olurduk.” dedilerse de (kitap gelince) onu hemen inkâr ettiler. Fakat pek yakında (inkârlarının sonucunu) anlayacaklar.
kesinlikle Allah’ın halis kulları olurduk!”
Kesinlikle dini Allah’a has kılan kullar olurduk. 5/19
“Elbette biz de Allah'ı ilâh tanıyan, candan müslüman samimi kullar olurduk.”
elbet biz de imanını saf ve temiz tutma çabasını Allah’ın desteklediği halis kullarından olurduk!”
Elbette ki, biz Allah'ın ihlâsa nâil olmuş kullarından olur idik.
167,168,169. (Müşrikler evvelce) "Eğer bizim yanımızda (öncekiler gibi) bir kitap bulunmuş olsa idi, elbette ki biz Allah’ın has kullarından olurduk" diyorlardı.
Kesinlikle biz Allah’ın halis kulları olurduk!
Elbette Allah'ın ihlaslı kulları olurduk.
biz olurduḳ Tañrınuñ muḫliṣ ḳullarından.
167, 168, 169. Müşrikler önceleri: “Eğer, derlerdi, daha önceki milletlere verilen kitap gibi bir kitap bizde de olsaydı, Biz de yalnız Allah'a ibadet eden halis kullarından olurduk. ” [35, 42; 6, 156-157]
Elbette biz, Allah'ın halis kulları olurduk!
"Allâh'ın muhlis kulları olurduk" dirler.
Allah'ın en samimi kulları yine biz oluruz".
Muhakkak biz de Allah'ın ihlasa erdirilmiş kulları olurduk."
“Biz de Allah'ın ihlâsa erdirdiği kullardan olurduk.”
Elbette biz de Allah'ın samimi kullarından olurduk."
“Gerçekten bizler de, Allah'ın muhlis olan kullarından olurduk.”
Herhalde Allah'ın ihlas sahibi kullarından olurduk.”
Elbette, Allah’ın halis kullarından olurduk” diyorlar.
167,168,169. Müşrikler, “Öncekilere verilenlerden bizde de bir kitap olsaydı, mutlaka Allah'ın ihlaslı kulları olurduk!” diyorlardı.