Sâffât Suresi 18. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

18. Ayet

قُلْ نَعَمْ وَاَنْتُمْ دَاخِرُونَۚ

De ki: “Evet, hem de siz aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz).”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

De ki: Evet ve siz horhakir bir halde dirileceksiniz.

Besim Atalay (1965)

Diyesin ki: «Evet, hem de siz horlanarak»

Cemal Külünkoğlu

De ki: “Evet, hem de aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz).”

Cemil Said (1924)

"Evet dirileceksiniz ve müstağrak-ı hacâlet olacaksınız" di.

Diyanet Vakfı

De ki: Evet, hem de hor ve hakir olarak (diriltileceksiniz).

Edip Yüksel

De ki, "Evet, hem de horlanarak."

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: evet, hem siz çok hor, hakîr olarak

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

De ki: "Evet, hem de sizler çok aşağılanmış olarak (dirileceksiniz)."

Emrah Demiryent

(Resûlüm!) De ki: “Evet, (öldükten sonra, hesap vermek üzere diriltileceksiniz!) Hem de hor ve hakir olarak!

Abdullah-Ahmet Akgül

De ki: "Evet, üstelik boyun bükmüş ve zelil düşmüş kimseler olarak (elbette hepiniz diriltileceksiniz)."

Erhan Aktaş

De ki: “Evet, aşağılanmış olarak.”

Eski Anadolu Türkçesi

eyit: “evet siz ħorlar iken.”

Hasan Basri Çantay

Sen de ki: «Evet (diriltileceksiniz). Hem siz (hepiniz) hor ve hakıyr olarak».

Hayrat Neşriyat

(Ey Resûlüm!) De ki: “Evet! Hem de siz zelîl kimseler olarak (diriltileceksiniz)!”

İhsan Aktaş

(Resulüm!) De ki: “Evet (diriltileceksiniz), üstelik boyun bükmüş, aciz ve çaresiz bir vaziyette.

İlyas Yorulmaz

Evet, siz aşağılanmış olarak.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

De ki: "Evet öyle! Hem de hepiniz alçala alçala!"

İsmail Hakkı İzmirli

De ki evet, zelil olduğunuz halde dirileceksiniz.

İsmail Yakıt

(Ey Peygamber!) De ki: Evet, hem de hor ve hakirler olarak.”

Kadri Çelik

De ki: “Evet, hem de siz hor ve hakirler olarak (diriltileceksiniz).”

Abdullah Parlıyan

De ki: “Evet üstelik boyun bükmüş, aciz ve çaresiz bir vaziyette diriltileceksiniz.

Kuran Yolu

De ki: “Evet, hem de burnunuz yere sürtülerek!”

Mahmut Kısa

Onlara de ki: “Evet; hepiniz diriltileceksiniz, hem de alçaltılmış bir şekilde!”

Mahmut Özdemir

De ki: -“Evet öyle! Hem de siz hor-hakîr olanlarsınız.

Mehmet Çakır

De ki " Evet. Siz de, hem de rezil bir şekilde. "

Mehmet Çoban

Onlara de ki: "Evet! Hem de inkârınızdan dolayı hor ve hakir olarak diriltileceksiniz."

Mehmet Okuyan

De ki: “Evet hem de hor ve değersiz olarak (diriltileceksiniz).”

Mehmet Türk

(Sen de onlara): “Evet hem de rezil bir durumda.” de.

Muhammed Esed

De ki: “Elbette, hem de en perişan ve zavallı şekilde!”

Mustafa Çavdar

Onlara de ki: -Evet, hem de rezil rüsva bir halde! 36/51...67

Ahmet Tekin

Onlara: “Evet, sizler, hem de aşağılanarak, hakaret edilerek diriltileceksiniz.” de.

Mustafa İslamoğlu

“Evet” de, “Hem de rezil rüsva bir halde!”

Ömer Nasuhi Bilmen

De ki: «Evet. Ve sizler zeliller olarak haşrolunacaksınızdır.»

Orhan Kuntman

(Ey Muhammed) De ki "Evet!.. (Diriltileceksiniz) hem de, hor ve hakir olarak! (Rabbinizin emrine boyun eğmiş aşağılanmış olarak)

Osman Fırat

De ki: "Evet, hem de değersiz kimseler olarak (diriltileceksiniz). "

Şaban Piriş

De ki:-Evet, hem de hor ve hakir olarak!

Satıraltı Meal (1534)

Eyit yā Muḥammed: Evet, daḫı siz ẕelīller‐iken.

Suat Yıldırım

De ki: “Evet, diriltilecek, hem de zelil ve perişan bir vaziyette diriltileceksiniz!

Süleyman Ateş

De ki: "Evet siz aşağılanarak (diriltileceksiniz)!"

Süleyman Tevfik (1927)

Yâ Muhammed! Onlara di ki: "Evet siz ve babalarınız hor ve zelîl oldığınız halde ba's olunursunuz."

Süleymaniye Vakfı

De ki: “Evet! Hem de siz alçaltılmış bir halde olacaksınız.

Ahmet Varol

De ki: "Evet hem de küçük düşürülmüş olarak."

Ümit Şimşek

De ki: Evet. Hem de horlanmış şekilde diriltileceksiniz.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Evet! Ve, siz de! Aşağılanmış, ezilmiş olarak."

Ali Bulaç

De ki: 'Evet, üstelik boyun bükmüş kimseler olarak (diriltileceksiniz).”

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm), de ki: “- Hem hepiniz zelîl ve hakîr olarak (diriltileceksiniz).”

Bahaeddin Sağlam

De ki: “Evet (dirileceksiniz!) Hem de hor ve hakir olarak.”

Bayraktar Bayraklı

De ki: “Evet, siz hem de aşağılanarak diriltileceksiniz.”