Sâffât Suresi 28. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

28. Ayet

قَالُٓوا اِنَّكُمْ كُنْتُمْ تَأْتُونَنَا عَنِ الْيَم۪ينِ

Şöyle derler: “Siz bize sağdan gelirdiniz. Bize haktan yana görünürdünüz.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Gerçekten de derler, siz sağımızdan çıkagelir, iyilik ediyor görünürdünüz bize.

Besim Atalay (1965)

Onlara uyanlar diyecekler ki : «Bize haktan gelirdiniz!»

Cemal Külünkoğlu

(Kötülükte kendilerine uyanlar, uydukları kimselere:) “Siz bize hep haktan yana görünerek yaklaşırdınız.” diyecekler.

Cemil Said (1924)

Kendilerini iğfâl idenlere: "Bize sağ cihetden geliyor idiniz [1]" diyecekler.

Diyanet Vakfı

(Uyanlar, uydukları adamlara:) Siz bize sağdan gelirdiniz (sûreti haktan görünürdünüz) derler.

Edip Yüksel

"Siz bize sağ yanımızdan yaklaşıyordunuz," derler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Siz diyorlardır: bize sağdan gelir dururdunuz

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Onlar: "Siz bize (uğurlu görünerek) sağdan gelir dururdunuz" derler.

Emrah Demiryent

(Tâbileri, önderlerine şöyle der:) “Siz bize sağdan gelirdiniz (sûret-i haktan görünerek, bâtılı hak gösterirdiniz)!”

Abdullah-Ahmet Akgül

"Gerçekten sizler (dünyada iken) bize sağdan (sağduyudan ve Hakk’tan) yana (görünerek) gelip yanaşıyordunuz (bizi aldatıp bâtıl yollara sevk ediyordunuz)" diye (çıkışacaklardır).

Erhan Aktaş

“Gerçek şu ki siz bize, hep sağ taraftan¹ geliyordunuz.” derler.

Eski Anadolu Türkçesi

eyittiler “bayıķ siz olduñuz-idi gelür idüñüz ḥaķdın yañadın.”

Hasan Basri Çantay

«Hakıykat siz, derler, bize sağdan (suret-i hakdan) gelirdiniz».

Hayrat Neşriyat

(Tâbi' olanlar, elebaşlarına:) “Doğrusu siz, bize sağdan gelirdiniz (hayrımıza çalışır görünürdünüz)!” derler.

İhsan Aktaş

Onlar (uyanlar, uydukları kimselere:) Siz, bize güç ve kuvvetle gelirdiniz (güç kullanarak bizi de kendiniz gibi olmaya zorluyordunuz) derler.

İlyas Yorulmaz

“Siz, bizi en güçlü tarafımızdan yakaladınız” derler.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

"İşte sizler kendinizi bizlere doğru gibi gösterdiniz."

İsmail Hakkı İzmirli

Tâbi/ler metbu/lara diyecekler: Siz bize sağ taraftan [¹] geliyordunuz.

İsmail Yakıt

(Önderlerine), “Muhakkak ki siz bize hep sağdan/haktan yana gelirdiniz.”¹⁰

Kadri Çelik

“Doğrusu siz, bize sağdan (nasihat edercesine) gelirdiniz” derler.

Abdullah Parlıyan

Onlardan bir kısmı: “Bakın” diyecek. “Siz bize ayartma niyetiyle, sağdan yaklaşır, bizi şaşırtırdınız.”

Kuran Yolu

Derler ki: “Siz, evet siz, bize iyi niyetliymiş gibi görünerek gelirdiniz.”

Mahmut Kısa

“Siz ey şeytanlar, bizi yaldızlı sözlerle aldatıyordunuz! Bazen Allah’ın adını kullanarak, kimi zaman gururumuzu okşayarak bize hep sağımızdan yanaşırdınız!”

Mahmut Özdemir

-“Siz, bize Sağ’dan geliyordunuz” dediler.

Mehmet Çakır

Biri: "Siz bize kıyın soyun yaklaşıyordunuz."

Mehmet Çoban

Kendilerini kandıran adamlara derler ki: "Siz bize güzel sözlerle, güya akıllı mantıklı fikirlerle gelir. Dirilişin hesap gününün olmadığını söylerdiniz. O halde bu ne?"

Mehmet Okuyan

(Uyanlar, uyduklarına) “Şüphesiz ki siz bize (hep) sağdan gelirdiniz!” [*] diyeceklerdir.

Mehmet Türk

26,27,28. O gün (aralarında yardımlaşmaları bir yana) onlar, zilletle boyun eğecekler ve dönüp birbirlerini sorumlu tutarak (ötekilere): “Gerçekten siz (dünyada) bize hep haktan yana gibi görünürdünüz.”¹ diyecekler.

Muhammed Esed

[Onların] bir kısmı: “Bakın” diyecek, “Siz bize [ayartma niyetiyle] sağdan yaklaşırdınız!” ¹²

Mustafa Çavdar

– Siz bize hep sureti haktan görünerek yaklaşırdınız, diyecekler. 33/66...68, 34/31.34

Ahmet Tekin

Güç ve iktidar sahiplerine uyanlar: “Siz sûreti haktan görünerek etkili usullerle bize yaklaşır, inkâra cür'et ettirir ve bizi hak yoldan uzaklaştırırdınız” diyorlar.

Mustafa İslamoğlu

(Bir kısmı) şöyle diyecek: “Siz bize hep sûret-i haktan görünerek yanaşırdınız.”[³⁹⁹⁷]

Ömer Nasuhi Bilmen

(Tâbi olanlar) Derler ki: «Şüphe yok, siz bize sağdan gelir olmuştunuz.»

Orhan Kuntman

(Güçsüzler, elebaşlarına) "Doğrusu, siz kendinizi bize doğru sözlü göstermiştiniz!” (Bizi kandırdınız.) derler.

Osman Fırat

"Hani siz bize (haktan yanayız diye) sağdan gelirdiniz.’’ derler...

Şaban Piriş

- Siz bize sağdan geliyordununuz, derler.

Satıraltı Meal (1534)

Eyideler: Siz bize gelürdüñüz ṣaġ yanumuzdan.

Suat Yıldırım

Tâbi olanlar önderlerine: “Siz, derler, bize (en çok önem verdiğimiz taraftan), sağ cihetten gelir, ısrarla size tâbi olmamızı isterdiniz? ”

Süleyman Ateş

(Uyanlar, uydukları adamlara) Dediler ki: "Siz bize sağdan gelir(güvendiğimiz yandan bize sokulup vesvese verir)diniz."

Süleyman Tevfik (1927)

'Avâm ruesâya: "Bizi dünyâda doğrı görinerek iğvâ itdiniz ve bu belâya düşürdiniz." dirler.

Süleymaniye Vakfı

“Sizler bize güç gösterisiyle gelirdiniz” derler.

Ahmet Varol

Derler ki: "Doğrusu siz bize sağdan geliyordunuz." [1]

Ümit Şimşek

“Siz iyiliğimizi ister görünüyordunuz” derler.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler: "Siz bize sağ taraftan geliyordunuz."

Ali Bulaç

'Gerçekten sizler bize sağdan (sağ duyudan ve haktan) yana gelip yanaşıyordunuz.' derler.

Ali Fikri Yavuz

(Yardakçılar, öncülerine şöyle) diyecekler: “- Siz, bize sağdan (en sağlam taraftan) gelirdiniz.”

Bahaeddin Sağlam

“Şüphesiz siz, sağ tarafımızdan (güveneceğimiz bir tarz ile) bize sokuldunuz” derler.

Bayraktar Bayraklı

Uyanlar, uyduklarına: “Siz, bize sağdan geliyordunuz” diyecekler.