28. Ayet
قَالُٓوا اِنَّكُمْ كُنْتُمْ تَأْتُونَنَا عَنِ الْيَم۪ينِ
Şöyle derler: “Siz bize sağdan gelirdiniz. Bize haktan yana görünürdünüz.”
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
قَالُٓوا اِنَّكُمْ كُنْتُمْ تَأْتُونَنَا عَنِ الْيَم۪ينِ
Şöyle derler: “Siz bize sağdan gelirdiniz. Bize haktan yana görünürdünüz.”
Gerçekten de derler, siz sağımızdan çıkagelir, iyilik ediyor görünürdünüz bize.
Onlara uyanlar diyecekler ki : «Bize haktan gelirdiniz!»
(Kötülükte kendilerine uyanlar, uydukları kimselere:) “Siz bize hep haktan yana görünerek yaklaşırdınız.” diyecekler.
Kendilerini iğfâl idenlere: "Bize sağ cihetden geliyor idiniz [1]" diyecekler.
(Uyanlar, uydukları adamlara:) Siz bize sağdan gelirdiniz (sûreti haktan görünürdünüz) derler.
"Siz bize sağ yanımızdan yaklaşıyordunuz," derler.
Siz diyorlardır: bize sağdan gelir dururdunuz
Onlar: "Siz bize (uğurlu görünerek) sağdan gelir dururdunuz" derler.
(Tâbileri, önderlerine şöyle der:) “Siz bize sağdan gelirdiniz (sûret-i haktan görünerek, bâtılı hak gösterirdiniz)!”
"Gerçekten sizler (dünyada iken) bize sağdan (sağduyudan ve Hakk’tan) yana (görünerek) gelip yanaşıyordunuz (bizi aldatıp bâtıl yollara sevk ediyordunuz)" diye (çıkışacaklardır).
“Gerçek şu ki siz bize, hep sağ taraftan¹ geliyordunuz.” derler.
eyittiler “bayıķ siz olduñuz-idi gelür idüñüz ḥaķdın yañadın.”
«Hakıykat siz, derler, bize sağdan (suret-i hakdan) gelirdiniz».
(Tâbi' olanlar, elebaşlarına:) “Doğrusu siz, bize sağdan gelirdiniz (hayrımıza çalışır görünürdünüz)!” derler.
Onlar (uyanlar, uydukları kimselere:) Siz, bize güç ve kuvvetle gelirdiniz (güç kullanarak bizi de kendiniz gibi olmaya zorluyordunuz) derler.
“Siz, bizi en güçlü tarafımızdan yakaladınız” derler.
"İşte sizler kendinizi bizlere doğru gibi gösterdiniz."
Tâbi/ler metbu/lara diyecekler: Siz bize sağ taraftan [¹] geliyordunuz.
(Önderlerine), “Muhakkak ki siz bize hep sağdan/haktan yana gelirdiniz.”¹⁰
“Doğrusu siz, bize sağdan (nasihat edercesine) gelirdiniz” derler.
Onlardan bir kısmı: “Bakın” diyecek. “Siz bize ayartma niyetiyle, sağdan yaklaşır, bizi şaşırtırdınız.”
Derler ki: “Siz, evet siz, bize iyi niyetliymiş gibi görünerek gelirdiniz.”
“Siz ey şeytanlar, bizi yaldızlı sözlerle aldatıyordunuz! Bazen Allah’ın adını kullanarak, kimi zaman gururumuzu okşayarak bize hep sağımızdan yanaşırdınız!”
-“Siz, bize Sağ’dan geliyordunuz” dediler.
Biri: "Siz bize kıyın soyun yaklaşıyordunuz."
Kendilerini kandıran adamlara derler ki: "Siz bize güzel sözlerle, güya akıllı mantıklı fikirlerle gelir. Dirilişin hesap gününün olmadığını söylerdiniz. O halde bu ne?"
(Uyanlar, uyduklarına) “Şüphesiz ki siz bize (hep) sağdan gelirdiniz!” [*] diyeceklerdir.
26,27,28. O gün (aralarında yardımlaşmaları bir yana) onlar, zilletle boyun eğecekler ve dönüp birbirlerini sorumlu tutarak (ötekilere): “Gerçekten siz (dünyada) bize hep haktan yana gibi görünürdünüz.”¹ diyecekler.
[Onların] bir kısmı: “Bakın” diyecek, “Siz bize [ayartma niyetiyle] sağdan yaklaşırdınız!” ¹²
– Siz bize hep sureti haktan görünerek yaklaşırdınız, diyecekler. 33/66...68, 34/31.34
Güç ve iktidar sahiplerine uyanlar: “Siz sûreti haktan görünerek etkili usullerle bize yaklaşır, inkâra cür'et ettirir ve bizi hak yoldan uzaklaştırırdınız” diyorlar.
(Bir kısmı) şöyle diyecek: “Siz bize hep sûret-i haktan görünerek yanaşırdınız.”[³⁹⁹⁷]
(Tâbi olanlar) Derler ki: «Şüphe yok, siz bize sağdan gelir olmuştunuz.»
(Güçsüzler, elebaşlarına) "Doğrusu, siz kendinizi bize doğru sözlü göstermiştiniz!” (Bizi kandırdınız.) derler.
"Hani siz bize (haktan yanayız diye) sağdan gelirdiniz.’’ derler...
- Siz bize sağdan geliyordununuz, derler.
Eyideler: Siz bize gelürdüñüz ṣaġ yanumuzdan.
Tâbi olanlar önderlerine: “Siz, derler, bize (en çok önem verdiğimiz taraftan), sağ cihetten gelir, ısrarla size tâbi olmamızı isterdiniz? ”
(Uyanlar, uydukları adamlara) Dediler ki: "Siz bize sağdan gelir(güvendiğimiz yandan bize sokulup vesvese verir)diniz."
'Avâm ruesâya: "Bizi dünyâda doğrı görinerek iğvâ itdiniz ve bu belâya düşürdiniz." dirler.
“Sizler bize güç gösterisiyle gelirdiniz” derler.
Derler ki: "Doğrusu siz bize sağdan geliyordunuz." [1]
“Siz iyiliğimizi ister görünüyordunuz” derler.
Dediler: "Siz bize sağ taraftan geliyordunuz."
'Gerçekten sizler bize sağdan (sağ duyudan ve haktan) yana gelip yanaşıyordunuz.' derler.
(Yardakçılar, öncülerine şöyle) diyecekler: “- Siz, bize sağdan (en sağlam taraftan) gelirdiniz.”
“Şüphesiz siz, sağ tarafımızdan (güveneceğimiz bir tarz ile) bize sokuldunuz” derler.
Uyanlar, uyduklarına: “Siz, bize sağdan geliyordunuz” diyecekler.