Sâffât Suresi 29. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

29. Ayet

قَالُوا بَلْ لَمْ تَكُونُوا مُؤْمِن۪ينَۚ

Diğerleri de onlara şöyle derler: “Hayır, siz zaten mü’min kimseler değildiniz.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Hayır derler öbürleri, siz inanmamıştınız.

Besim Atalay (1965)

Öbürleri derler ki: «Hayır, siz inanmış değildiniz

Cemal Külünkoğlu

(Diğerleri de onlara) şöyle diyecek: “Hayır, siz zaten hiçbir zaman mü'min olmadınız ki.”

Cemil Said (1924)

29,30,31,32. Ânlar da: "Hayır siz inanmak istemediniz, bizim size karşu hiç bir hükmümüz yok idi, siz mücrim kavim idiniz, rabbimizin hükmi bizim hakkımızda da sâdır oldı, biz de ’azâbı çekeceğiz. Biz sizi dalâlete sevk itdik çünki biz de dalâletde idik." cevâbını virecekler.

Diyanet Vakfı

29, 30. (Ötekiler de:) «Bilâkis, derler, siz inanan kimseler değildiniz. Bizim sizi zorlayacak bir gücümüz yok. Fakat siz kendiniz azgın bir toplum idiniz.»

Edip Yüksel

Derler ki, "Aslında siz inanmış kimseler değildiniz."

Elmalılı Hamdi Yazır

Yok, diyorlardır: siz inanmamıştınız

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

(İleri gelenler de) derler ki: "Hayır, siz inanmamıştınız."

Emrah Demiryent

(Önderleri de tabilerine,) “Hayır! Siz zaten îmân eden kimseler değildiniz!” derler.

Abdullah-Ahmet Akgül

(Diğerleri de:) "Hayır" derler. "Zaten sizler (aslında) mü’min kimseler değildiniz." (Gerçekten ve samimiyetle iman etmemiştiniz.)

Erhan Aktaş

“Hayır, siz zaten inanan kimseler değildiniz.” derler.

Eski Anadolu Türkçesi

[238b] eyittiler ya'nį serverler “belki olmaduñuz-idi mü’minler.”

Hasan Basri Çantay

(Metbu'ları da:) «Hayır, siz (esasen) îman ediciler değildiniz», derler,

Hayrat Neşriyat

(O reisler ise) derler ki: “Bil'akis, (siz zâten) mü'min kimseler olmamıştınız.”

İhsan Aktaş

29 , 30. (Diğerleri de onlara) “Aksine, siz zaten inanan kimseler değildiniz. Bizim sizi zorlayacak bir gücümüz de yoktu. Fakat siz de (bize uymuş olmanız sebebiyle) azgın bir toplum olmuştunuz.” derler.

İlyas Yorulmaz

Diğerleri “Evet, çünkü siz inanmışlardan değildiniz.”

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Derler: "Yok, siz oldu bitti inanan kimseler değildiniz.

İsmail Hakkı İzmirli

Metbu/lar diyecekler ki «— Hayır siz zaten mü/min değildiniz ki sizi azdırmış olalım.

İsmail Yakıt

Onlar da “Bilakis siz inanan kimseler değildiniz.”

Kadri Çelik

(Diğerleri de:) “Hayır” derler. “Zaten sizler müminler değildiniz.”

Abdullah Parlıyan

Ötekiler de: “Zaten siz, inanan kimseler değildiniz.

Kuran Yolu

Diğerleri, “Aksine” derler, “Siz inanmış kimseler değildiniz.

Mahmut Kısa

Buna karşılık liderleri, “Hayır!” diye karşılık verecekler, “Siz zatenAllah’ın ayetlerine hiçbir zaman inanmamıştınız ki!”

Mahmut Özdemir

Dediler ki: -“Aksine, mümin değildiniz”.

Mehmet Çakır

Öbürü: " Hiç de değil. Aslında siz inanmış değildiniz.

Mehmet Çoban

İnsanları dünyada yalanlarıyla kandıranlar: "Hayır! Biz sizleri kandırmadık. Sizler zaten inanmıyordunuz. O nedenle bizim söylediklerimiz hoşunuza gitti. Kendinize destek buldunuz. Siz sadece inkârınızı bizimle güçlendirmek istediniz. Şimdi kandırıldık numarası çekmeyin!"

Mehmet Okuyan

(Uyulanlar ise) şöyle diyecekler: “Aksine siz inananlar değildiniz.

Mehmet Türk

29,30,31,32. (Diğerleri de:) “Hayır! (Aslında) siz zâten Müslüman bile değildiniz. (Sonra) bizim sizin üzerinizde hâkimiyet kurma gücümüz de yoktu. Hatta siz, azgın bir toplum idiniz. Sonunda (hepimiz) Rabbimizin azabını hak ettik ve bu azabı mutlaka tadacağız. Biz, sizi azdırdık, çünkü biz de azgın kimselerdik.” derler. ¹

Muhammed Esed

Ötekiler, “Hayır” diyecekler, “aslında siz kendiniz imandan zerre kadar nasip almamıştınız!

Mustafa Çavdar

Diğerleri de; – Hayır, asıl siz bile bile inanmadınız... 7/35...40, 14/21-22

Ahmet Tekin

Güç ve iktidar sahipleri de: “Aksine, siz zaten inanmamıştınız.” diyorlar.

Mustafa İslamoğlu

(Diğerleri) “Asla” diyecekler, “Siz zaten hiç mü’min olmadınız ki!

Ömer Nasuhi Bilmen

Metbû bulunanlar da derler ki: «Hayır. Siz mü'min kimse olmuş değildiniz.»

Orhan Kuntman

Onlar ise: "Hayır!.. siz (aslında) iman etmiş kimseler değildiniz.”

Osman Fırat

"Hayır, siz zaten mü’min kimseler değildiniz. " derler.

Şaban Piriş

Diğerleri de derler ki;-Hayır, siz inanan kimseler değildiniz.

Satıraltı Meal (1534)

Eyideler: Bel ki siz mü’minler degül‐idüñüz.

Suat Yıldırım

29, 30, 31, 32. “Hayır, bilakis! derler öbürleri, siz zaten iman eden kimseler değildiniz. Hem bizim, sizi zorlayacak bir gücümüz yoktu ki! Bilakis, siz azgın bir gürûh idiniz! ”“Ne dersek boş! Artık Rabbimizin azap hükmü hakkımızda kesinleşti. Biz hak ettiğimiz cezayı mutlaka tadacağız. Evet, sizi biz kışkırttık, çünkü biz de azmış durumdaydık. ”

Süleyman Ateş

(Ötekiler de): "Hayır, dediler, zaten siz kendiniz inanan insanlar değildiniz."

Süleyman Tevfik (1927)

Onlar da: "Siz zâten îmân ider değildiniz."

Süleymaniye Vakfı

Onlar da şöyle cevap verirler: “Hayır, siz inanan kimseler değildiniz.

Ahmet Varol

(Ötekiler de) derler ki: "Hayır siz zaten mü'minler değildiniz.

Ümit Şimşek

Diğerleri de “Siz zaten inanmamıştınız ki,” diye cevap verirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Ötekiler dediler: "Hayır, siz zaten inanmıyordunuz?"

Ali Bulaç

(Diğerleri de:) 'Hayır' derler. 'Zaten siz mü'min kimseler değildiniz.'

Ali Fikri Yavuz

(Öncüler de yardakçılarına cevap verib şöyle) diyecekler: “- Hayır, doğrusu siz Allah'a iman etmemiştiniz.

Bahaeddin Sağlam

(Diğerleri:) “Zaten siz inanmadınız.”

Bayraktar Bayraklı

Uyulanlar da şöyle diyecekler: “Siz zaten inanmıyordunuz.”