Sâffât Suresi 56. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

56. Ayet

قَالَ تَاللّٰهِ اِنْ كِدْتَ لَتُرْد۪ينِۙ

Ona şöyle der: “Allah’a andolsun, neredeyse beni de helâk edecektin.”

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Allah'a andolsun ki der, az kalmıştı, beni de helak edecektin.

Besim Atalay (1965)

Diyecek ki: «Allaha ant ederim, az kala beni de yok edecekti

Cemal Külünkoğlu

Ona şöyle der: “Allah'a andolsun, neredeyse beni de helâk edecektin.

Cemil Said (1924)

56,57. "Allâh’a kasem iderim ki sen az kaldı benim mahvıma sebeb olacak idin, Allâh’ın lütfı olmıya idi ben de cehennemde olur idim" diyecek.

Diyanet Vakfı

56, 57. «Yemin ederim ki, sen az daha beni de helâk edecektin. Rabbimin nimeti olmasaydı, şimdi ben de (cehenneme) getirilenlerden olurdum» dedi.

Edip Yüksel

"ALLAH'a andolsun, az kalsın sen beni de mahfedecektin," der.

Elmalılı Hamdi Yazır

Tallahi, der: doğrusu sen az daha beni helâk edecektin

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Ona şöyle der: "Allah'a yemin ederim ki, doğrusu sen az daha beni helak edecektin."

Emrah Demiryent

Der ki: “Allah’a yemin olsun ki, sen (inkâr ve isyana teşvik etmekle) neredeyse beni de (şu bulunduğun yere) düşürecektin!

Abdullah-Ahmet Akgül

Dedi ki: "Andolsun Allah’a, neredeyse beni de (şu bulunduğun yere) düşürecektin (sana kalsa, bizi kandırıp Hakk’tan caydıracaktın)."

Erhan Aktaş

“Vallahi az kalsın beni de mahvedecektin.” dedi.

Eski Anadolu Türkçesi

eyitti “Tañrı-çun bayıķ yaķın olduñ-ıdı kim helāk eyleyesin beni.'

Hasan Basri Çantay

(Ve ona) dedi ki: «Allaha yemîn ederim, sen az kaldı beni de muhakkak helak edecekdin».

Hayrat Neşriyat

Dedi ki: “Allah'a yemîn olsun ki, (sen) nerede ise gerçekten beni (de) helâk edecektin!”

İhsan Aktaş

Ona,) “Allah’a yemin ederim ki” der, “Neredeyse (dünyada) beni de (kendin gibi inkârcı yapıp) mahvedecektin!”

İlyas Yorulmaz

“Allah’a yemin olsun ki, neredeyse beni de mahvedecektin” dedi.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

"Allah’a ant olsun ki az kalsın sen beni de, ne de olsa azdıracaktın.

İsmail Hakkı İzmirli

Ve «Allah/a ant olsun ki az kaldı beni de helâk edecektiniz,

İsmail Yakıt

“Allah’a andolsun ki, sen az kalsın beni de mahvedecektin!” der.

Kadri Çelik

Der ki: “Andolsun Allah'a, şüphesiz sen az daha beni helâk edecektin.”

Abdullah Parlıyan

Ve “Aman Allah'ım!” der. Ey eski arkadaşım! Neredeyse beni de mahvedecektin.

Kuran Yolu

“Allah’a yemin ederim ki” der, “Neredeyse beni de mahvedecektin!

Mahmut Kısa

Ve ona, “Allah’a yemin olsun ki,” diyecek, “az kalsın beni de mahvedecektin!”

Mahmut Özdemir

Dedi ki: -“Tallâhi / Allah’a yemin olsun, neredeyse beni de mahvedecektin!”.

Mehmet Çakır

O zaman ona seslenip der ki: " Vallahi nerdeyse beni de kendine benzetiyordun.

Mehmet Çoban

Dedi ki: "Tallahi! Az daha sen beni de azdırıp alçaltacaktın!"

Mehmet Okuyan

(Mümin olan, ateşteki arkadaşına) şöyle diyecektir: “Allah’a yemin olsun: [*] Sen az daha beni de helak edecektin.

Mehmet Türk

55,56. Sonra bakıp onu cehennem ateşinin tam ortasında görünce, ona: “Allah’a yemin ederim ki sen, neredeyse beni de helâk edecektin.” diyecek.

Muhammed Esed

ve “Aman Allahım!” der, “[Ey eski arkadaşım], neredeyse [beni de] mahvedecektin!

Mustafa Çavdar

– Aman Allah’ım! Az kalsın sen, neredeyse beni de mahvedecektin! Der. 25/11...30

Ahmet Tekin

Arkadaşına: “Allah'a yemin ederim ki, sen, az kalsın beni yakacaktın” der.

Mustafa İslamoğlu

“Aman Allah’ım!” der, “Az kalsın beni de mahvedecektin!

Ömer Nasuhi Bilmen

Der ki: «Vallahi sen az kaldı elbette beni helâk edecek idin.»

Orhan Kuntman

"Allah’a andolsun ki, sen, az kaldı beni de mahvedecektin.”

Osman Fırat

Ona dedi ki: "Vallahi, neredeyse beni de helak edip yakacaktın/ mahvedecektin. "

Şaban Piriş

-Allah'a yemin ederim ki, sen, neredeyse beni de mahvedecektin! der.

Satıraltı Meal (1534)

Eyide: Allāh ḥaḳḳı‐çun yaḳın olduñ‐ıdı ki beni ‘aẕāba bıraḳup helāk idesin,diye.

Suat Yıldırım

54, 55, 56, 57. “Şimdi ister misiniz onu size göstereyim? ” Onlar da arzu edince, derhal bir tarama yapıp onu cehennemin tam ortasında bulur. “Vallahi, nerdeyse beni de düştüğün o helâke sürükleyecektin! Rabbimin hidâyet nimeti yetişmeseydi, eli kolu kelepçeli getirilip o azaba atılanlardan olacaktım! ” [7, 43]

Süleyman Ateş

Tallahi, dedi, sen az daha beni de alçaltacaktın.

Süleyman Tevfik (1927)

Ve: "Vallâhi az kaldı beni de iğvâ idüb helâk idecekdin."

Süleymaniye Vakfı

Ona şöyle der: “Vallahi az kalsın beni de bu hale düşürecektin.”

Ahmet Varol

Der ki: "Allah'a yemin olsun, sen az kalsın beni de helâke götürecektin.

Ümit Şimşek

Der ki: “Allah'a yemin olsun, neredeyse beni de helâk edecektin.

Yaşar Nuri Öztürk

Dedi: "Vallahi, az kalsın sen beni de buralara düşürecektin."

Ali Bulaç

Dedi ki: 'Andolsun Allah'a, neredeyse beni de (şu bulunduğun yere) düşürecektin.'

Ali Fikri Yavuz

(Ona şöyle) der: “-Vallahi, doğrusu sen, az daha beni helâk edecektin.

Bahaeddin Sağlam

Şöyle dedi: “Allah’a andolsun! Gerçekten, nerede ise beni de helak edecektin.”

Bayraktar Bayraklı

Ona diyecek ki: “Allah'a andolsun ki, az kalsın beni de helâk edecektin.”