63. Ayet
اِنَّا جَعَلْنَاهَا فِتْنَةً لِلظَّالِم۪ينَ
Şüphesiz biz onu zalimler için bir imtihan aracı kıldık.[456]
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
اِنَّا جَعَلْنَاهَا فِتْنَةً لِلظَّالِم۪ينَ
Şüphesiz biz onu zalimler için bir imtihan aracı kıldık.[456]
Şüphe yok ki biz onu, zulmedenleri sınamak için yarattık,
Zalimlere biz onu sınav kıldık
Gerçek şu ki, biz o (Zakkum ağacı)nı zalimler için (“ateşin içinde ağaç mı olur diye”) bir imtihan aracı kıldık.
Zakkum ağacı zâlimler içün âhiretde sebeb-i fitnedir.
62, 63. Şimdi, ziyafet olarak, cennet ehli için anılan bu nimetler mi daha hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı? Biz onu (zakkumu) zalimler için bir fitne (imtihan) kıldık.
Biz onu zalimler için bir test kıldık.
Ki biz onu zalimler için bir fitne kılmışızdır
Gerçekten biz onu zalimler için bir fitne (imtihan) yaptık.
Biz, onu (zakkum ağacını, “Cehennemin içinde hiç ağaç yetişir mi?” diyerek seninle alay eden) zâlimler (kâfirler) için bir imtihân vesilesi yaptık.
Doğrusu Biz onu (zakkumu) zalimler için bir fitne (ahiret azabı) kılmışızdır.
Biz, onu zalimler için bir fitne yaptık.
bayıķ biz eyledük anı fitne ya'nį śınamaķ žālimlere.
Hakıykat, biz onu zaalimler (kâfirler) için bir fitne (imtihan) yapdık.
Gerçekten biz, onu (alevler içindeki o ağacı) zâlimler için bir fitne (dünyada bir imtihan vesîlesi) kıldık.
62 , 63. (Ey insanlar!) Şimdi ziyafet olarak (cennet ehli için anılan) bu nimetler mi daha hayırlı, yoksa (meyvesi çok acı, görünümü ve kokusu da çok kötü olan) zakkum ağacı mı? Biz onu zalimler için bir dert ve azap yaptık.
O zakkum ağacını zalimler için imtihan aracı yaptık.
İşte biz bu ağacı kıyıcıları sınamak için var ettik.
Biz onu zalimlere mihnet ve ukubete bâis kıldık.
Muhakkak ki Biz onu zalimler için bir imtihan (vesilesi) yaptık.
Doğrusu biz onu (zakkumu), küfre sapanlar için bir fitne (azap ve işkence vesilesi) kıldık.
Gerçek şu ki, biz o ağacı yaratılış gayesi dışında yaşayarak, ömür tüketenler için bir sınama aracı yaptık.
Biz o zakkumu zalimler için bir sınama aracı yaptık.
Doğrusu Biz bu ağacı, Allah’ın ayetleriyle alay etmek için fırsat kollayan zâlimler için bir sınama aracı kıldık. Nitekim onlar, “Cehennemde alevlerin arasında ağaçlar da mı yetişiyormuş?” diyerek seninle alay edecekler.
Biz, onu Zâlimler için bir deneme / sınav kıldık.
Biz zakkumu zalimleri denemek için yarattık.
Biz zakkum ağacını zalimler için bir sınama aracı yaptık! Onlar: "Cehennem ateşinin içinde nasıl olur da bir ağaç olur, ateş o ağacı yakmaz mı?" diye inanmazlar. Onlar Rabbinin gücünü, kudretini anlamazlar. Hâlbuki düşünmüyorlar mı? Biri yanıcı, diğeri yakıcı gazı birleştirip suyu yarattık. Yakıcı olan gaz, yanıcı olan gazı neden yakmıyor? Hiç sormazlar mı? Üstelik biri yakıcı diğeri yanıcı gazdan olan su ile yangınları söndürüyorlar. Hiç akıllarını kullanmazlar mı? Gördükleri bu gerçekten ibret almazlar mı?
Şüphesiz ki biz onu (zakkumu) zalimler için bir [fitne] (sıkıntı) kıldık.
62,63. Şimdi, (cennetliklere) ilk ikram¹ olarak verdiğimiz bu nîmetler mi daha hayırlı, yoksa zâlimlere cezâ olarak verdiğimiz zakkum ağacı² mı?
Gerçek şu ki, biz o (ağac)ı zalimler için bir sınama aracı yaptık, ²³
Biz, zakkumu yanlışta ısrar eden zalimler için sınama vesilesi yaptık. 56/51...56
Biz, kaktüsü ateş içinde bitirerek inkârda, isyanda, şirkte ısrar eden zâlimler için ağır bir imtihan konusu yaptık.
Şüphe yok ki Biz onu zalimler için bir imtihan vesilesi kıldık:[⁴⁰⁰⁷]
Şüphe yok ki, Biz onu (O ağacı) zalimler için bir mihnet kıldık.
Gerçek şu ki biz onu, zalimler için bir imtihan kıldık. (Ki onlar "ateş ağacı yakar, nasıl olur da o ağaç, cehennemde bitermiş?" diye alay ederler.)
Şüphesiz biz onu zalimler için bir fitne aracı kıldık
Biz onu zalimler için bir fitne kıldık.
Biz anı miḥnet eyledük āḫiretde ẓālimlere ‘aẕāb‐ıçun.
62, 63, 64, 65. “Şimdi iyi düşünün! ” buyurur Yüce Allah, “Sonuç olarak böylesi bir mutluluk mu iyidir, yoksa zakkum ağacı mı? Biz onu zalimler için bir dert ve azap yaptık. O öyle bir ağaçtır ki cehennemin ta dibinden çıkar. Meyveleri: sanki şeytanların başları! ” [23, 20; 56, 51-52; 17, 60]
Biz onu zalimler için bir fitne (sınav) yaptık.
Biz, o ağacı kâfirler içün fitne ve belâ kıldık.
Onu, yanlış davrananlar için bir sıkıntı kaynağı yaparız.
Biz onu zalimler için bir fitne (sınama vesilesi) kıldık.
Biz onu zalimler için bir belâ yaptık.
O ağaç ki, zalimler için onu bir fitne yaptık.
Doğrusu biz, onu kâfirler için bir fitne (bir imtihan konusu) kıldık.
Gerçekten biz zakkûm ağacını kâfirler için (ahirette) bir azab yaptık.
Şüphesiz Biz o ağacı, zalimler için bir fitne (azap veya imtihan vesilesi) yaptık.(*)
Biz o ağacı, zâlimler için bir azap kıldık.