75. Ayet
وَلَقَدْ نَادٰينَا نُوحٌ فَلَنِعْمَ الْمُج۪يبُونَۚ
Andolsun, Nûh bize dua edip seslenmişti. Biz ne güzel cevap vereniz!
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَلَقَدْ نَادٰينَا نُوحٌ فَلَنِعْمَ الْمُج۪يبُونَۚ
Andolsun, Nûh bize dua edip seslenmişti. Biz ne güzel cevap vereniz!
Ve andolsun ki Nuh, bize nida etmişti, biz de ne güzel icabet etmiştik.
Nuh bize çağırmıştı, ne güzeldir cevap verenler
Andolsun ki, Nuh bize (dua edip) seslenmişti. Biz de ne güzel icabet etmiştik.
75,76. Nûh bizden istimdâd itdi. İmdâdına yetişdik. Felâket-i ’azîmeden kendisini ve ’âilesini kurtardık.
Andolsun, Nuh bize yalvarıp yakardı. Biz de duayı ne güzel kabul ederiz!
Nuh bize seslenmişti de ne güzel karşılık vermiştik.
Celâlim hakkı için bize Nuh nidâ etmişti, biz de hakıkat ne güzel mücîbiz
Andolsun ki Nuh bize seslenip dua etmişti de biz de ne güzel kabul etmiştik.
Kasem olsun ki, Nûh, bize (dua edip) yalvarmıştı da (duasına) ne güzel icabet etmiştik.
Andolsun, Nuh Bize (dua edip) seslenmişti de, (kendisine) ne güzel icabet etmiştik (hatırlayın).
Ant olsun ki Nûh, Bize dua etmişti. Biz, ne güzel karşılık vermiştik!
daħı bayıķ ķıġırdı bize nūḥ pes ne eyü cevāb viriciler ya'nį biz.
Andolsun ki Nuuh bize niyaz etmişdi de ne güzel icabet (ve kabul) eylemişdik.
Celâlim hakkı için, Nûh (kavminden ümîdini kesince) bize yalvarmıştı; işte (biz) ne güzel icâbet edenleriz!
75 , 76. Ve kuşkusuz, Nuh bize (bir zaman yalvarıp) seslenmişti. Biz de ne güzel icabet etmiştik. Biz, hem onu, hem ehlini (kendisine inananları) o büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
Nuh bize seslenmişti. Bizde onun çağrısına ne güzel yetişenlerden olduk.
Gerçekten Nuh bizi yardımına çağırmıştı. Biz de onun çağrısını ne güzel karşılamıştık.
* Nuh bizi yardımına çağırmıştı. Biz de ne güzel icabet ettik !
Andolsun, Nûh Biz’e niyaz [nâdânâ] etmişti de Biz ne güzel cevap vermiştik!
Şüphesiz Nuh bize seslenmişti de (biz de ona icabet etmiştik), doğrusu biz pek güzel icabet edenleriz!
Nuh işte bu sebeple bize yalvarmıştı ve bizim duasını kabul etmemiz ne güzeldi.
Vaktiyle Nûh bize yakarmıştı; biz de ne güzel karşılık vermiştik!
Andolsun Nûh, uğradığı sıkıntılardan dolayı Bize el açıp yalvarmıştı ve Biz onun duâsına ne güzel karşılık vermiştik! Şöyle ki:
And olsun Nûh bize seslendi! Cevap Verenler elbette ne güzeldir!
Nûh bize yürekten seslenmişti. Biz de cevap verdik. Ama ne cevap.
Şüphesiz ki; Nuh bize Salât-ı İkame ederek yaklaşmıştı. Biz de dualarını kabul etmiştik!
Yemin olsun ki Nuh, bize yalvarıp yakarmıştı. Biz de duayı ne güzel kabul edeniz!
Yemin olsun Nûh, Bize duâ edince, Biz (onun duâsını) ne de güzel kabul ettik.
Nûh [işte bu sebeple] Bize yalvarmıştı ve Bizim cevabımız ne güzeldi:
And olsun ki vaktiyle Nuh, bizden imdat dilemiş biz de ona ne güzel karşılık vermiştik. 23/25-26
Celâlim hakkı için, Nuh bize niyâz etmişti. Biz duaya ne güzel icabet edenleriz, duayı ne güzel kabul edenleriz.
DOĞRUSU, (onlardan biri olan) Nûh da bizden imdat dilemişti; ve imdat çağrısına icabet eden olmamız da güzeldi doğrusu...
Celâlim hakkı için Nûh Bize nidâ etmişti. Artık Biz ne güzel icabet edenler (olduk).
Andolsun ki Nuh, (kavmi şirk ve küfürde direnince) bize, dua ve niyazda bulunmuştu. Biz de onun duasını ne güzel kabul ettik.
Ve Nûh bize çağrıda bulunmuştu. Bizim cevabımız da ne güzeldi...
Nuh, bize seslenmişti de biz, ona ne güzel karşılık vermiştik.
Taḥḳīḳ bize ḳıġırdı Nūḥ peyġamber. Pes biz ne yaḫşı du‘ā ḳabūl idiciler‐biz.
Nitekim Nûh Bize yalvardı da, Biz onun duasını ne de güzel kabul buyurduk!
Andolsun Nuh bize yalvarmıştı da ne güzel kabul buyurmuştuk!
Ve Nûh (kavminin îmân itmeyenlerinden me'yûs oldukda) bize nidâ ve du'â itdi. Biz ne güzel du'â kabûl idiciyiz.
(Bir gün) Nuh bizi yardıma çağırmıştı; onu ne güzel karşılamıştık.
Andolsun, Nuh bize seslenmişti de ne güzel cevap vermiştik!
Nuh da Bize niyazda bulunmuştu; Biz ise ne güzel cevap verdik.
Yemin olsun, Nûh bize yakarmıştı da ne güzel karşılık vermiştik biz.
Andolsun, Nuh bize (dua edip) seslenmişti de, ne güzel icabet etmiştik.
Gerçekten Nûh bize dua etmişti de ne güzel icabet etmiştik (duasını kabul edip kavmini suda boğmuş, kendisi ile iman edenleri kurtarmıştık).
Andolsun! Nuh, Bize yalvardı da (onun yalvarmasına karşılık verdik.) En iyi karşılık veren Biz’iz!
Andolsun, Nûh bize yalvarıp yakardı. Biz de duayı ne güzel kabul ederiz![468]