Sâffât Suresi 76. Ayet

Arabic Uthmani · Diyanet İşleri

76. Ayet

وَنَجَّيْنَاهُ وَاَهْلَهُ مِنَ الْكَرْبِ الْعَظ۪يمِۘ

Onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.

Diğer Türkçe mealler

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onu ve ailesini, pek büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık.

Besim Atalay (1965)

76,77. Biz onu, onun ailesini en büyük bir sıkıntıdan kurtardık, sürekli de kıldık onun neslini

Cemal Külünkoğlu

Zira onu ve (iman birliği yaptığı) ailesini büyük bir badireden kurtardık.

Cemil Said (1924)

75,76. Nûh bizden istimdâd itdi. İmdâdına yetişdik. Felâket-i ’azîmeden kendisini ve ’âilesini kurtardık.

Diyanet Vakfı

Kendisini ve ailesini büyük felâketten kurtardık.

Edip Yüksel

Onu ve ailesini o büyük felaketten kurtarmıştık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem onu ve ehlini o büyük sıkıntıdan kurtardık

Elmalılı (Sadeleştirilmiş)

Biz hem onu, hem ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.

Emrah Demiryent

Biz, onu (nla birlikte mü’minleri) ve (kendisine inanan) ailesini, o büyük felaketten (tufandan, sağ sâlim) kurtarmıştık.

Abdullah-Ahmet Akgül

Onu ve ailesini, o büyük üzüntüden kurtarmıştık.

Erhan Aktaş

Onu ve ehlini¹ büyük sıkıntıdan kurtardık.

Eski Anadolu Türkçesi

daħı ķurtarduķ anı daħı ķavumını ġarķdan ķayġudan ulu.

Hasan Basri Çantay

Biz hem onu, hem ehlini o büyük sıkıntıdan kurtardık.

Hayrat Neşriyat

Çünki (biz) onu ve ehlini o büyük felâketten kurtardık.

İhsan Aktaş

75 , 76. Ve kuşkusuz, Nuh bize (bir zaman yalvarıp) seslenmişti. Biz de ne güzel icabet etmiştik. Biz, hem onu, hem ehlini (kendisine inananları) o büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.

İlyas Yorulmaz

Nuh’u ve ona inananları büyük bir beladan kurtarmıştık.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu

Biz hem onu hem de onunkileri büyük bir yıkımdan kurtamıştık.

İsmail Hakkı İzmirli

Onu ve ailesini büyük bir tasadan kurtardık.

İsmail Yakıt

Biz, onu ve ailesini büyük sıkıntıdan/tufandan kurtardık.¹⁹

Kadri Çelik

Onu ve ailesini, o büyük sıkıntıdan kurtardık.

Abdullah Parlıyan

Biz O'nu da, aile ve dostlarını da o korkunç felaketten kurtarmıştık.

Kuran Yolu

Nitekim kendisini ve ailesini o büyük felâketten kurtardık.

Mahmut Kısa

Onunla birlikte mü’minleri ve kendisine inanan ailesini Nûh tufanı diye bilinen ve bütün kâfirleri yutup yok eden o büyük felâketten kurtardık.

Mahmut Özdemir

Onu ve ailesini Çok Büyük Felaket’ten / Âfet’ten kurtardık.

Mehmet Çakır

Nûh’u ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.

Mehmet Çoban

Nuh’u ve ailesini büyük sıkıntılardan kurtarmıştık!

Mehmet Okuyan

Kendisini ve ailesini (destekçilerini) büyük felaketten [*] kurtarmıştık.

Mehmet Türk

Onu ve ailesini, o büyük felâketten kurtardık.

Muhammed Esed

çünkü o’nu ve ailesini o korkunç felaketten ²⁹ kurtardık,

Mustafa Çavdar

Onu ailesini ve ona uyanları da, o büyük felaketten kurtarmıştık. 11/21...28

Ahmet Tekin

Biz onu ve ailesini, mü'minleri büyük sıkıntıdan, büyük felaketten kurtardık.

Mustafa İslamoğlu

Zira onu ve (inanç) ailesini[⁴⁰¹⁴] büyük bir badireden kurtarmıştık;

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve O'nu ve ehlini o pek büyük gamdan kurtardık.

Orhan Kuntman

Onu ve ailesini, o büyük felaketten kurtardık.

Osman Fırat

Onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtardık.

Şaban Piriş

Onu ve ailesini, o büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.

Satıraltı Meal (1534)

Daḫı ḳurtarduḳ anı, ehlini daḫı ulu muṣībetden.

Suat Yıldırım

Onu, ailesini ve yanındaki müminleri o müthiş felaketten kurtardık.

Süleyman Ateş

Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.

Süleyman Tevfik (1927)

Onı ve ehlini büyük belâdan kurtardık.

Süleymaniye Vakfı

Onu ve ailesini o büyük üzüntüden kurtarmıştık.

Ahmet Varol

Onu da ailesini de o büyük sıkıntıdan kurtardık.

Ümit Şimşek

Onu ve ailesini o büyük felâketten kurtardık.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve kurtarmıştık onu da ailesini de o büyük sıkıntıdan.

Ali Bulaç

Onu ve ailesini, o büyük üzüntüden kurtarmıştık.

Ali Fikri Yavuz

Biz, hem onu, hem ehlini (kendisine iman edenleri) o büyük sıkıntıdan kurtardık.

Bahaeddin Sağlam

Onu ve ailesini büyük sıkıntıdan kurtardık.

Bayraktar Bayraklı

Kendisini ve ehlini o büyük felâketten kurtardık.