77. Ayet
وَجَعَلْنَا ذُرِّيَّتَهُ هُمُ الْبَاق۪ينَۘ
Onun neslini yeryüzünde kalanlar kıldık.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَجَعَلْنَا ذُرِّيَّتَهُ هُمُ الْبَاق۪ينَۘ
Onun neslini yeryüzünde kalanlar kıldık.
Ve soyunu, yeryüzünde kalan bir soy haline getirdik.
76,77. Biz onu, onun ailesini en büyük bir sıkıntıdan kurtardık, sürekli de kıldık onun neslini
(Ve böylece onun) soyunu (yeryüzünde kıyamete kadar) kalıcı kıldık.
77,78,79. Zürriyetini idâme iyledik, âhir gelen enbiyâdan Nûh’a zikr-i cemîl bırakdık, cümle meyânında Nûh’a selâm vardır.
Biz yalnız Nuh'un soyunu kalıcı kıldık.
Onun soyunu ise yaşattık.
Hem zürriyyetini bâkıy kalanlar kıldık
Hem onun neslini bâki kalanlar kıldık.
Ve (yeryüzünde), yalnızca onun zürriyetini devam ettirdik.
Ve onun soyunu, (dünyada) onları da bâki kalanlar kıldık. (Kıyamete kadar yaşattık.)
Onun soyunu kalıcı kıldık.
daħı ķılduķ neslini anlar girü ķalmışlar.
Zürriyyetini (yer yüzünde) devamlı kalanların ta kendileri kıldık.
Ve (yeryüzünde) onun neslini gerçekten kalıcı kimseler kıldık.
Ve (kavmi arasında) onun (inanç) soyunu baki kalanlar kıldık. (*)
Nuh’un neslinin devamını sağladık.
Onun soyunu yeryüzünde sürekli kıldık.
Onun zürriyetini yeryüzünde bâki kıldık.
Yalnız onun neslini kalıcı kıldık.
Hem onun neslini sürekli kalıcılar kıldık.
Kavmini tufanla helak ettikten sonra, Nuh'un soyunu, yeryüzünde kalan ve O'ndan türeyip çoğalan bir toplum kıldık.
Ve yalnız onun soyunu kalıcı kıldık.
Ve yeryüzünde, yalnızca onun ve ona inananların soyunu devam ettirdik.
Soyunu da Bâkî kıldık / devam ettirdik.
77,78. Nûh’un soyunu devam ettirdik. // Onu gelecek nesillere bayrak ettik.
İnkâr edenleri yok edip, yalnız Nuh’u ve soyunu kalıcılar yapmıştık!
Biz onun (Nuh’un) soyunu -işte onları- kalıcı kılmıştık.
Ve (dünyada) sadece onun soyunu, kalıcı kıldık.¹
soyunu [yeryüzünde] kalıcı yaptık;
Böylece onun soyunu da devam ettirdik. 7/59...64
Biz onun neslini, işte onları payidar kıldık.
onun (inanç) soyunu da bâki kıldık:
Ve onun zürriyetini (evet onları) payidârlar kıldık.
Soyunu da, yeryüzünde (kıyamete dek gelecek) kullarımızdan kıldık.
Ve onun neslini yeryüzünde kalıcı kıldık.
Onun soyunu da devam ettirdik.
Daḫı anuñ ẕürriyetini bāḳīlerden ḳılduḳ.
Hayatta kalıp payidar olmayı da onun soyuna has kıldık.
Yalnız onun zürriyetini kalıcılar yaptık (onlardan başka hepsini helak ettik).
Zürriyetini dünyâda bâkî iyledik.
Soyunu devam ettirdiğimiz sadece onlar olmuştu.
Yalnız onun soyunu sürekli kıldık.
Yalnız onun neslini sağ bıraktık.
Onun zürriyetini, evet onları kalıcılar yaptık.
Ve onun zürriyetini, (dünyada) onları da baki kıldık.
Hem (Nûh'un kıyamete kadar) zürriyetini, bakî kalanlar kıldık.
Biz onun neslini (yeryüzünde) devamlı kıldık.(*)
Sâdece onun soyunu geriye bırakmıştık.