15. Ayet
وَمَا يَنْظُرُ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً مَا لَهَا مِنْ فَوَاقٍ
Bunlar da (müşrikler de) ancak (vakti gelince) asla geri kalmayacak korkunç bir ses bekliyorlar.
Arabic Uthmani · Diyanet İşleri
وَمَا يَنْظُرُ هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اِلَّا صَيْحَةً وَاحِدَةً مَا لَهَا مِنْ فَوَاقٍ
Bunlar da (müşrikler de) ancak (vakti gelince) asla geri kalmayacak korkunç bir ses bekliyorlar.
Ve bunlar da bekliyorlar ancak o tek bağrışı ki vakti geldi miydi, gecikmesine, dönmesine imkan yok.
Onlar ancak, durmayacak bulunan bir tek çığlık beklerler
Ve o (hakikati inkâr ede)nleri, tek bir (bela) çığlığı beklemektedir. O, (vakti gelince) bir an bile gecikmeyecektir.
Mekkeliler ne bekliyorlar? Kendilerine mutlak irişecek olan sadâyı mı?
Bunlar da ancak, bir an gecikmesi olmayan korkunç bir ses beklemektedirler.
Bunlar, onması olmayan bir tek patlama bekliyorlar.
Onlar da başka değil, bir tek sayhaya bakıyorlar öyle ki ona hık yok
Onlar da bir tek haykırışa bakıyorlar. Öyle ki onun gecikmesi de yoktur.
Bunlar da (müşrikler de) ancak bir an gecikmesi olmayan ve korkunç bir sayhâ (dan ibaret olan İsrâfil’in Sûr’a ilk üfürüşünü) bekliyorlar.
(İşte) Bunlar da (bugünkü zalimler ve işbirlikçileri de, vakti geldiğinde) bir anlık gecikmesi bile olmayan (kahredici) bir tek çığlıktan başkasını gözetliyor (sayılmazlardı)!
Bunlar geri dönüşü olmayan bir çığlıktan başkasını beklemiyorlar.
daħı baķmaz uşbunlar illā bir çaġırmaġa yoķdur anuñ dönmek.
Bunlar da iki sağım aralığı kadar bile gecikmeyecek bir tek korkunç sesden başkasını gözetmiyor (lar).
Bunlar da ancak tek bir sayhayı (sûra birinci üfürülüşü) bekliyor. (Ama) onun (bir hayvanın ikinci sağımı kadar bile) gecikmesi yoktur.
Bunlar da (bu müşrikler de vakti geldiğinde) bir anlık gecikmesi bile olmayan şiddetli bir sayhadan (çok yüksek frekanslı bir ses dalgasından ibaret olan kıyamet günündeki Sûrün üfürülüşünden) başka bir şey beklemiyorlar (yani bunlardan ölünceye dek şirk, inkâr ve zulme devam edenlerin cezası ahirette verilecektir).
Onlar üzerlerinden gelecek, engellenilemeyecek yüksek sesli bir belayı bekliyorlardı.
Bunların beklediği, yalnız bir tek çığlıktır. Bunun pek gecikeceği de yoktur.
Onlar ancak asla geri kalmayacak bir tek korkunç sesi [¹²] bekliyorlar.
(Onların yok olması) ancak (vakti gelince) bir an bile geri kalmayacak olan korkunç bir sese [sayha] bakar.
Bunlar da (geldiğinde) bir anlık mühleti bile olmayan bir tek çığlıktan başkasını gözetlemiyorlar.
Ve o inkârcıları tek bir bela çığlığı beklemektedir, o bir an bile gecikmeyecektir.
Bunlar da şimdi, bir daha geri dönüşe imkân bırakmayacak olan korkunç bir sesi, yalnızca bunu beklemektedirler.
Onlar, ölümün habercisi olan ve gelip çattığı anda ertelenmesi asla mümkün olamayan korkunç bir çığlıktan başka ne bekliyorlar! Öyle bir gaflet bataklığına gömülmüşler ki:
Bir tek sayha / yüksek sesten başka beklemiyorlar. Hiçbir gecikmesi yoktur.
Anlaşılan şimdi de bunlar, karşı konamaz o büyük patlamayı bekliyorlar.
Bunlar da tıpkı geçmiştekiler gibi uyarılarımızı ciddiye almıyorlar. İllaki kendilerini cezalandıracağımız korkunç bir ses mi bekliyorlar? Hiç düşünmüyorlar mı? Cezamız başlarına gelince geri dönüşü yoktur. Cezamız gelince hepsi yok edilir.
Bunlar da geri dönüşü olmayan bir (bela) sesinden başka bir şey beklemiyorlar.
Bu (kâfirler de) asla dönüşü olmayan bir çığlıktan başka bir şey beklemiyorlar.
Ve onları, [şimdi hakikati inkar edenleri,] tek bir [bela] çığlığı beklemektedir: o, bir an bile gecikmeyecektir. ¹⁸
İşte bunlar da ansızın başlarına gelecek ve tek bir nefes bile aldırmayacak korkunç sesten başka bir şey beklemiyorlar. 7/70, 36/49
Onlar da, sadece şiddetli bir gürleme halinde âni tek bir darbeye bakıyor. Onun da gecikmesi sözkonusu değil.
Ve şu berikiler var ya; işte bunları bir tek belâ çığlığı beklemektedir: ilave bir nefes bile alamazlar.
Bunlar da kendisi için bir deve sağılacağı kadar bile geç kalmayacak bir tek sayhadan başkasını beklemiyorlar.
Müşrikler de ertelenmesi imkânsız olan o korkunç sesi, (kıyamette sûr'un üfürülmesini) beklemektedirler. (Oysa onun alametleri belirmiştir),
Bunlar işi tek bir nara’ya bakıyor ve ondan koruyacak da yoktur.
Bir an bile gecikmesi olmayan tek bir korkunç sesten başka bir şey beklemiyorlar.
Bunlar muntaẓır olmazlar, illā bir ṣayḥaya ki nefḫ‐i ṣūrdur. Aña hīç te‐vaḳḳuf yoḳdur.
Onların kabirlerden dirilmeleri sadece bir tek çağrıya bakar. Ses yayılır yayılmaz hemen kalkarlar.
Bunlar(ın işi) de sadece geri dönmesi olmayan bir na'raya bakıyor.
Bu Mekke müşrikleri (helâkleri içün) ancak bir sayhaya intizâr iderler. O vakit bundan kurtuluş yokdur.
Bunların beklediği de ertelenmeyecek olan bir sesli buyruktan başkası değildir.
Onlar geri dönüşü olmayan bir tek çığlıktan başka bir şey beklemiyorlar.
Bunların beklediği de birtek sesten ibarettir ki, vakti eriştiğinde bir an bile gecikmeksizin geliverir.
Bunların beklediği de sadece, en küçük bir gecikmesi olmayan o müthiş titreşimli tek sestir.
Bunlar da, (geldiğinde) bir anlık gecikmesi bile olmayan bir tek çığlıktan başkasını gözetlemiyorlar.
Bunlar (kavmin olan Kureyş) da ancak bir tek sayhaya (kıyametteki Sûr üfürülüşüne) bakıyorlar. Öyle ki, onun geri çevrilişi yok...
Bunlar, bir tek patlamadan başka bir şey beklemiyorlar. Öyle bir patlama ki, ayrılma ve geri dönüşü olmayacaktır.
Bunlar da ancak, bir an gecikmesi olmayan korkunç bir ses beklemektedirler.